Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/556
Karar No
K. 2023/764
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/556
KARAR NO: 2023/764
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 26/03/2022
KARAR TARİHİ: 19/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine,... numaralı sigorta poliçesi ile kasko rizikolarına karşı sigorta edilmiş bulunan sürücü... idaresindeki “... ” plakalı aracın, 10.01.2020 tarihinde ...istasyonu otoban karşı tarafına geçiş yapmak için tünelden geçtiği esnada aracın arıza yapması ve yakın mesafede tesise ait olan su borularından gelen suların tüneli doldurması sonucu yükselen suyun aracın motoruna sirayet etmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar sebebiyle... plakalı araç malikine 39.631,00-TL hasar ödemesi yapıldığını, hasar gören araç için yapılan ödemeyle ilgili olarak, davalı ... A.Ş.'ye rücu mektubu gönderildiğini, yapılan bu ödemenin davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle davalı borçlu hakkında 39.631,00-TL'nin avans faizi ile toplam tutarı olan 41.245,96-TL’nin tediyesini teminen Selçuk İcra Müdürlüğünün... Esas numaralı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlu ... A.Ş.'nin takibe geç itiraz ettiğini, daha sonrasında usulsüz tebligat iddiasında bulunulduğunu, Selçuk İcra Hukuk Mahkemesinin ... K. sayılı kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, hasarın sorumlusunun tespiti için yaptıkları araştırmalarda 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 2/b. maddesi uyarınca "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, " İSKİ'nin görev ve yetkileri arasında olup söz konusu kanunun 05.06.1986 gün ve... sayılı kanunla eklenen ek 4. Maddesi ile " Bu kanun diğer Büyükşehir Belediyelerine de uygulanır" hükmü getirildiğini, iş bu sebeple taraflarınca İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün de sorumlu olduğu tespit edilerek tahsilde tekerrür olmaması koşulu ile 07.01.2021 tarihinde kuruma yazılı idari başvuruda bulunulduğunu, 15.01.2021 tebliğ tarihli kurumun cevabında "... plakalı aracı zarar görmesine sebep olan aracın araç geçiş amacıyla yapılmadığı, yağmur sularının toplanması amacıyla Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından inşa edilmiş bir menfez olduğu, dolayısı ile bahse konu yağmur suyu menfezinin bakım ve onarım ve işletim sorumluluğunun Karayolları Bölge Müdürlüğü'ne ait olduğu anlaşılmıştır." şeklinde cevap verildiğini ve tazminat taleplerinin reddedildiğini, davalı tarafından hasar tazminatının ödenmesine ilişkin taleplerinin reddedilmesi üzerine, öncelikle İzmir... İdare Mahkemesinin ... Esas sayılı idari dava açıldığını, açılan davanın, uyuşmazlığın adli mahkemelerde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı ile sonuçlandığını, bu defa davalı borçlu İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü hakkında 39.631,00-TL'nin avans faizi ile toplam tutarı olan 46.774,49-TL'nin tediyesini teminen İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas numaralı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlunun süresinde vaki itirazıyla takibin durduğunu, bu nedenlerle davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada zorunlu Arabuluculuk müessesine başvurulması şartı bulunduğunu, müvekkili şirket aleyhine böyle bir başvuru bulunmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde müvekkili şirket aleyhine zorunlu arabuluculuk müessesine başvurulduğu ve tarafların uzlaşmadığının beyan edildiğini, dava dilekçesi ekinde uzlaşmama tutanağı sunulmuşsa da sunulan belgelerden de anlaşıldığı üzere, müvekkil şirket aleyhine bir başvuru bulunmadığını ve ayrı tüzel kişiliği haiz bulunan ve akaryakıt dağıtım şirketi olarak faaliyet gösteren ... Petrol A.Ş. hakkında bir başvuru bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine dava şartı noksanlığı nedeniyle esasa girilmeksizin reddinin gerektiğini, davacının su borularından gelen suların tüneli doldurması sonucu yükselen suyun aracın motoruna sirayet etmesi iddiasının müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği istasyonda ya da onunla bağlantılı alanlarda dahi hiçbir şekilde bugüne kadar vuku dahi bulmaması nedeniyle iddia edilen zararlardan müvekkili şirketin sorumlu olmayacağından bu konuda ayrıca husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin gerek hukuken gerekse fiilen faaliyet ve sorumluluk alanları içerisinde davacının iddia ettiği gibi bir su taşkını ya da birikmesi hiçbir zaman meydana gelmediğini, bu nedenle, davacının öncelikle böyle bir olayın müvekkil şirketin hukuki ve fiili yetki ve faaliyet alanları içerisinde özetle sorumlu olduğu alanlarda vuku bulduğunu ispat etmesi gerektiğini, aksi halde huzurdaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanları içerisinde ise böyle bir olayın asla vuku bulmadığını, bu nedenle, husumet itirazında bulunduklarını ve davanın bu nedenle de reddini talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafından sadece iddia edilen ve müvekkili şirkete rücu edilmek istenen zarara ilişkin yine sadece iddia ile sınırlı kalınan bu olayın vuku bulduğu tarih ve müvekkili şirkete rücu edilme tarihi dikkate alınarak zaman aşımı itirazında da bulunduklarını, müvekkili şirketin gerek hukuken gerekse fiilen faaliyet ve sorumluluk alanları içerisinde davacının iddia ettiği gibi bir su taşkını ya da birikmesi hiçbir zaman meydana gelmediği gibi böyle bir durumun vuku bulması halinde ise zaten tek yetkili resmi kurum olan İtfaiyeye müracaat edilmesi gerektiğini ve olay yerinde gerek vuku bulan olaya ilişkin gerekse de ortaya çıkan hasara ilişkin olarak bu konuda İtfaiye tarafından gerekli tutanakların tutulması gerektiğini, davacı tarafından da bu konuda hiçbir resmi tutanak sunulamadığını, sadece sigortalısının beyanı ile bir ödeme yapıldığını, fakat davacının kendi sigortalısının bu beyanını kabulünün sadece kendisi açısından bağlayıcı olacağını, hukuken müvekkili şirkete rücu edilmesi halinde bu konuda olayın vuku bulduğunu ve ayrıca kusur ve zarar ispatı için yeterli olmayacağını, dolayısıyla iddia edilen böyle bir olayın vuku bulduğunun huzurdaki davada ispat edilemediğini, bu nedenle öncelikle zarara sebebiyet verdiği iddia edilen olayın vuku bulduğunun ispatı gerektiğini, bu nedenle, davanın ayrıca kusur ve zararın oluştuğunun ispat edilememiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, bu nedenle huzurda görülen haksız ve hukuka aykırı davanın usuli itirazları nedeniyle reddine, huzurda görülen haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,

2.İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyası,

3.Selçuk İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyası,

4.Selçuk İcra Hukuk Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyası,

5.Türkiye Noterler Birliği nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tescil bilgi ve belgeleri,

6.... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ...numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, dava dışı sigortalı tarafından yapılan başvuru sonucunda açılan... hasar dosyası ve hasar dosyası kapsamında dava dışı sigortalıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar,

7.Keşif tutanağı,

8.Trafik alanında uzman bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin tanzim etmiş oldukları 19/12/2022 havale tarihli heyet raporu,

9.Mahkememizin ...Karar sayılı dosyası,

10.Sair deliller. DAVA KONUSU :

Açılan dava, dava dışı sigortalıya ait... plakalı aracın... istasyonu karşısına geçmek amacıyla otobanda bulunan tünelden geçtiği sırada arıza yapması ve yakın mesafede bulunduğu belirtilen davalı ... Anonim Şirketine ait olduğu belirtilen tesise ait su borularından gelen suların tüneli doldurması sonucunda yükselen suların aracın motoruna sirayet etmesi neticesinde ... plakalı araçta meydana gelen hasarın 39.631,00-TL tutarındaki onarım bedelinin... numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi tahtında davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesi akabinde, ödenen hasar onarım bedelinin rücuen tahsili amacıyla amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).

İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.

Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.

Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.

Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.

Selçuk İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ise davalı ... Anonim Şirketi olduğu, davacı vekilinin davalı şirket aleyhine 39.631,00-TL asıl alacak, 1.614,96-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.245,96-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.

Sigortacının rücu hakkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde ; ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.'' şeklinde düzenlenmiştir.

Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda, 22/03/1944 tarih ve... Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında aynen; "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." rücu davaları açısından görevli mahkemenin belirlenmesinde esas alınması gereken kıstaslara dikkat çekilmiştir. ... Anonim Şirketine müzekkere yazılarak,... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava dışı sigortalı tarafından yapılan başvuru sonucunda açılan ... hasar dosyasının ve hasar dosyası kapsamında dava dışı sigortalıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtların eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, gönderilen kayıt ve belgeler dosya arasına alınmıştır. Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak... plakalı araca ait tescil bilgi ve belgelerinin eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesinin istenilmiş, gönderilen kayıt ve belgeler dosya arasına alınmıştır.

Dava dışı sigortalının ...Turizm Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi olduğu, davalının da tacir sıfatını haiz olduğu gözetildiğinde, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına halef sıfatıyla ikame edilen iş bu rücuen tazminat davası açısından mahkememizin görevli olduğu izahtan varestedir.

Mahkememizin... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... Anonim Şirketi ile...Petrol Anonim Şirketine ait olarak bulunan ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde ... Anonim Şirketi ile ... Petrol Anonim Şirketinin farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, arabuluculuk başvurusu ... Anonim Şirketine husumet yöneltilerek yapılmış ise de, dava dilekçesi ekinde sunulan Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağından da görüldüğü üzere arabuluculuk son anlaşamama tutanağının ... Petrol Anonim Şirketi adına düzenlediği yöneltildiği ve sürecin bu şekilde tamamlandığı, davanın ise ... Anonim Şirketine husumet yöneltilmek suretiyle ikame edildiği, davacı tarafın son anlaşamama tutanağına karşı tanziminden sonra itiraz yasa yoluna başvurmasının mümkün olduğu, ancak arabuluculuk son anlaşamama tutanağına karşı itiraz yasa yoluna başvurulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bu kapsamda davalı ... Anonim Şirketi vekilinin arabuluculuk dava şartının bulunmadığı yönündeki itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ... Anonim Şirketi açısından dosyanın mahkememizin... Esas sayılı dosyasından tefrikine, tefrik edilen dosyanın mahkememizin son sıra esas numarasına kaydedilmesine karar verilmiş, tefrik edilen dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiş, yapılan yargılama neticesinde ''.....davanın ticari dava niteliğinde olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları kapsamında sigorta şirketinin tarafı olduğu tazminat davalarının tacir sıfatını haiz taraf veya taraflar yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, arabuluculuk başvurusu ... Anonim Şirketine husumet yöneltilerek yapılmış ise de, dava dilekçesi ekinde sunulan Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağından da görüldüğü üzere arabuluculuk son anlaşamama tutanağının... Petrol Anonim Şirketi adına düzenlediği yöneltildiği ve sürecin bu şekilde tamamlandığı, davanın ise ... Anonim Şirketine husumet yöneltilmek suretiyle ikame edildiği, davacı tarafın son anlaşamama tutanağına karşı tanziminden sonra itiraz yasa yoluna başvurmasının mümkün olduğu, ancak arabuluculuk son anlaşamama tutanağına karşı itiraz yasa yoluna başvurulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, ... Anonim Şirketi ile ... Petrol Anonim Şirketinin farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, bu kapsamda davalı ... Anonim Şirketi vekilinin arabuluculuk dava şartının bulunmadığı yönündeki itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ... Anonim Şirketi açısından dosyanın mahkememizin... Esas sayılı dosyasından tefrikine, tefrik edilen dosyanın mahkememizin son sıra esas numarasına kaydedilmesine karar verildiği, dava şartlarının bulunup bulunmadığının mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın doğrudan dava açılmış olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı.....'' gerekçeleriyle 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarihli ... Karar sayılı kararı kapsamında ''.....mahkemenin 07/10/2022 tarihli ara kararı ile,... esas sayılı dosyasından tefrik edilerek yeni bir esas üzerinden görülen davada; davanın ... Anonim Şirketine husumet yöneltilmek suretiyle ikame edildiği, davacı arabuluculuk başvuru dilekçesinde taraf olarak ... A.Ş.'yi gösterdiği halde, sehven hatalı işlem sonucu arabuluculuk anlaşmama tutanağında... A.Ş.nin taraf olarak yer aldığı, dosyamız davalısının taraf olarak gösterilmediği anlaşılmış; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre ... A.Ş. ile ... Petrol A.Ş. farklı tüzel kişilikler olduğu anlaşılmış ise de, adı geçen şirketlerin grup şirketler olduğu, vekillerinin aynı olduğu, ... A.Ş. adına icra dosyasına itirazlarını sunan vekilin ... A.Ş. vekili olarak arabuluculuk görüşmelerine katıldığı gibi, eldeki davada da davalı vekili olarak yer aldığı, kaldı ki, uyuşmazlığa konu icra takibinin tarafının da takip borçlusu/davalı olduğu, arabuluculuk görüşmelerinde müzakere edilen uyuşmazlık konusu olayın ve iddia edilen zararın takibe konu alacağın dayanağı ile aynı olduğu; davalının da husumet itirazında bulunmadığı görülmektedir. Arabuluculuk görüşmesi sonucu düzenlenen anlaşmama tutanağında karşı tarafın hatalı şekilde...Petrol A.Ş. olarak belirtilmiş olmasının maddi hatadan kaynaklandığının dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı; her ne kadar Mahkemece,"...dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın doğrudan dava açılmış olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı...'' gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına ve yukarıda yapılan açıklamalara göre, dava açılmadan önce davanın tarafları arasında arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak tamamlandığı, bu durumda, mahkemece taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, davanın yazılı gerekçe ile usulden reddi kararı hatalı olmakla, davacı vekilinin itirazının kabulü ile, kararın kaldırılması gerekmştir.....'' ile mahkememizin 17/10/2022 tarih ve ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek, yeniden yargılama yapılması amacıyla dosya mahkememize gönderilmiştir.

İş bu dosyanın tefrik edildiği mahkememizin... Esas sayılı dosyamız içerisindeki 06/10/2022 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararı ile dava konusu araçta oluşan hasarın meydana geldiği menfezin bulunduğu mahalde trafik düzenlemelerinin, menfezden hangi şirket veya kurumun sorumlu olduğunun tespiti ve belirlenmesi amacıyla keşif icra edilmesine karar verilmiş, keşfin icrası akabinde dosyanın keşif sırasında refakate alınan bir trafik alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası, davacı tarafından sigortalanan... plakalı araca ait tescil bilgi ve belgeleri, ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, dava dışı sigortalı tarafından yapılan başvuru sonucunda açılan ... hasar dosyası ve hasar dosyası kapsamında dava dışı sigortalıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü nezdinde ... Anonim Şirketine ait ... istasyonundan yolun karşı tarafından geçmek için kullanılan tünelin Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunup bulunmadığı, tünelin hangi amaçla inşa edildiği ve hangi amaçla kullanıldığı, tünelde su birikmesi olayının hangi sebep veya sebeplerden kaynaklandığı, tünel içinde veya yakınında herhangi bir su borusu bulunup bulunmadığı, var ise kim veya kimlere ait olduğu ve sair hususlar ile ilgili tüm evrak ve kayıtlar, hasar dosyası içeriğinde yer ala fotoğraflar, keşif tutanağı ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, dava dışı sigortalıya ait... plakalı aracın ... istasyonu karşısına geçmek amacıyla otobanda bulunan tünelden geçtiği sırada arıza yapması ve yakın mesafede bulunduğu belirtilen davalı ... Anonim Şirketine ait olduğu belirtilen tesise ait su borularından gelen suların tüneli doldurması ile yükselen suların aracın motoruna sirayet etmesi neticesinde ... plakalı araçta hasar meydana geldiği iddiası çerçevesinde, olayın meydana geldiği tünel açısından sorumluluğun hangi şirket veya kuruma ait olduğu, tünelin hangi amaçla inşa edildiği ve hangi amaçla kullanıldığı, tünelin sivil araç kullanımına açık olup olmadığı, tünel giriş ve çıkışı ile çevresinde tünelin kullanış amacı ve tüneli kullanabilecek araçların hangi araçlar olduğuna dair herhangi bir uyarı levhası bulunup bulunmadığı, özellikle tünelin fiziki durumu ile hasar dosyasında yer alan fotoğraflar esas alındığında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan dava konusu aracın olayın meydana geldiği tünelden geçişi noktasında sigortalının kusurunun bulunup bulunmadığı, tünele dolduğu iddia edilen suyun tünele nereden ve ne şekilde gelmiş olabileceği, tünel içerisinde veya çevresinde su borusu, su tesisatı veya su tankı bulunup bulunmadığı, var ise su borusu, su tesisatı veya su tankının hangi şirkete veya kuruma ait olduğu, dava dışı sigortalıya ait... plakalı aracın motoruna su sirayet etmesi neticesinde araçta oluşan hasarın neler olduğu, hasara ilişkin tamirat evraklarının iddia edilen olayın oluş şekli ile uyumlu olup olmadığı, tamirat belgeleri ve faturalarda yer alan bilgilerin piyasa koşullarına göre makul olup olmadığı, araçta oluşan hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen onarım bedelin piyasa koşullarına göre makul olup olmadığı, neticeten davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen onarım bedelinin hangi oran ve miktarda davalı veya davalılara rücu edilebileceği hususları ile sair hususların belirlenerek, gerekçeli ve bilimsel olarak taraflar, mahkememize ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay'ın denetimine uygun ve elverişli şekilde düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, bilirkişi heyeti 19/12/2022 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; dava konusu araç sürücüsü...'in 2918 sayılı KTK 47. maddesinde belirtilen trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar hükmünü ihlal ettiği, dava konusu olayın meydana geldiği kutu menfezin konumlandırıldığı bölgedeki sorumluluğun Karayolları Genel Müdürlüğüne ait olduğu, söz konusu sorumluluğun Karayolları Genel Müdürlüğü ile yapılan sözleşme ile akaryakıt istasyonlarını işleten firmaya devredildiği, dolayısı ile kutu menfezin her türlü bakım ve kontrolünün davalı akaryakıt firmasının sorumluluğunda olduğu, keşif mahallinde yapılan tespitlerde artezyen kuyusu marifetiyle su teminin yapıldığının tespit edildiği, diğer davalı İzsu Genel Müdürlüğünün bu bölümde herhangi bir içme suyu ve kanalizasyon alt yapı şebekesi olduğuna dair dosyada bir belge olmadığı, dolayısı ile sorumluluğunun bulunmadığı, tünel içerisine dolan suyun depoya su tedariği yapan borulardan birinin deforme olması nedeniyle patlaması sonucu dolabileceği, dava konusu... plakalı 2019 model ... Touch 1.5 DCI EDC110 otomobilin hasarlı olduğu taraflarınca değerlendirilen parçalarının dava konusu 10.01.2020 tarihli su taşkını olayı ile uyumlu olduğu, dava konusu... plakalı 2019 model...Sedan Touch 1.5 DCI EDC110 otomobilde 10.01.2020 tarihli olay nedeniyle meydana gelen hasarın giderim bedelinin 96.951,29-TL olduğu, dava konusu otomobilin 10.01.2020 tarihli su taşkını öncesi otomobilin 2.el rayiç bedelinin 152.731,00-TL olduğu, hasarın giderilmesi için gereken onarım bedelinin ise 96.951,29-TL olduğu göz önüne alındığında, aracın onarımının ekonomik olmadığı, pert total olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu otomobilin sovtaj bedelinin ekspertiz raporuna göre 113.100,00-TL olduğu görüşü verildiği, 10.01.2020 tarihli su taşkını neticesinde motor aksamında, yürüyen aksamında, elektrik ve mekanik aksamında hasar oluşması nedeniyle ekspertiz raporunda verilen sovtaj bedelinin makul ve yerinde olduğu, bu çerçevede araçta oluşan zararın 39.631,00-TL olduğu kanaatine varıldığını mütalaa etmişlerdir.

Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı (dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan reddedilir. Hemen belirtmek gerekir ki usul kanununda “husumet” olarak ifade edilen bir terim de bulunmamaktadır.

Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir. Meselâ, bir alacak davasında davacı olma sıfatı o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası, o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, dava, davacı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan) dolayı reddedilir (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder: Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 234; Yılmaz, Ejder; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2012, s. 530).

Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (davalı sıfatı). Örneğin bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın borçlusundan başka bir (üçüncü) kişiye karşı açılırsa davalının davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan) dolayı reddedilir.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir subjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.

Sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın mesmu olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmayıp, gene davanın esasına ilişkin bir karardır (taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır).

Mahkemenin sıfat yokluğunu kendiliğinden (resen) gözetmesi gerekir. Çünkü sıfat yokluğu, bir defi değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (resen) gözetir.

Az yukarıda değinildiği gibi taraf sıfatı, usul hukukuna değil maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (defi değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hâllerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (resen) gözetilir (Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 234- 237).

Dava konusu hasarın meydana geldiği mahalde yapılan keşif sırasında gerçekleştirilen tespitlerde menfez içerisinde araç giriş çıkışının yasak olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün araç girişinin yasak olduğu menfeze girmek suretiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/c. maddesini ihlal ettiği, bu kapsamda kusurun tamamıyla... plakalı araç sürücüsünde olduğu, menfez giriş ve çıkışına araç giriş çıkışının yasak olduğuna dair tabela koyan ilgili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, bu kapsamda davacı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusuru bulunması sebebiyle ilgili şirket veya kurumlara rücu hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası, Selçuk İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyası, Selçuk İcra Hukuk Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyası, Türkiye Noterler Birliği nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tescil bilgi ve belgeleri, ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, dava dışı sigortalı tarafından yapılan başvuru sonucunda açılan 462440 hasar dosyası ve hasar dosyası kapsamında dava dışı sigortalıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, keşif tutanağı, trafik alanında uzman bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin tanzim etmiş oldukları 19/12/2022 havale tarihli heyet raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalıya ait... plakalı aracın... istasyonu karşısına geçmek amacıyla otobanda bulunan tünelden geçtiği sırada arıza yapması ve yakın mesafede bulunduğu belirtilen davalı ... Anonim Şirketine ait olduğu belirtilen tesise ait su borularından gelen suların tüneli doldurması sonucunda yükselen suların aracın motoruna sirayet etmesi neticesinde ... plakalı araçta meydana gelen hasarın 39.631,00-TL tutarındaki onarım bedelinin... numaralı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi tahtında davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesi akabinde, ödenen hasar onarım bedelinin rücuen tahsili amacıyla amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, Selçuk İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin davalı şirket aleyhine 39.631,00-TL asıl alacak, 1.614,96-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.245,96-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi tanzim edilmek suretiyle sigortalanan... plakalı araç sürücüsünün otoban üzerinden karşı yöne geçmek istemesi sebebiyle... istasyonunda bulunan menfezi kullandığı sırada tünel içerisinde bulunan suyun aracın motoruna sirayet etmesi neticesinde zarar gördüğü, meydana gelen hasar sebebiyle dava dışı sigortalının başvurusu üzerine davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 39.631,00-TL ödemede bulunulduğu, sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminat bedelini olayın ve hasarın gerçekleşmesinde kusuru bulunan davalıya rücu etmek amacıyla davalı kurum ile dava dışı petrol şirketi aleyhinde ayrı ayrı icra takibi başlattığı, davaya konu İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin davalı şirket aleyhine 39.631,00-TL asıl alacak, 7.143,49-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 46.744,49-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, mahkememizce mahallinde gerçekleştirilen keşif ve akabinde düzenlenen bilirkişi raporu çerçevesinde, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın arızalandığı yerin sivil araç geçişine kapalı olan menfez mahiyetinde olduğu, araç sürücüsü...'in otoyolun karşı yönüne geçmek amacıyla menfezi kullanması çerçevesinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47. maddesinde belirtilen trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar hükmünü ihlal ettiği, her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde ve davalı ve dava dışı kurumlara yapılan başvurularda aracın menfez içerisinde bulunduğu sırada arızalanması akabinde, menfez içerisine su dolması neticesinde aracın motoruna su sirayet ettiği belirtilmiş ise de, hasar dosyası içeriğinde yer alan olay yeri fotoğrafları ile keşif sırasında bilirkişilerce çekilen ve raporda yer verilen fotoğraflar incelendiğinde, aracın arızalanması akabinde menfez içerisine bu miktarda su dolması iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca davacı tarafça aracın menfez içerisinde arızalı şekilde durduğu sırada boru patlaması neticesinde menfeze dolan su sebebiyle arıza gördüğü hususunun usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlanamadığı, dava konusu hasarın meydana geldiği mahalde yapılan keşif sırasında gerçekleştirilen tespitlerde menfez içerisinde araç giriş çıkışının yasak olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün araç girişinin yasak olduğu menfeze girmek suretiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/c. maddesini ihlal ettiği, bu kapsamda kusurun tamamıyla... plakalı araç sürücüsünde olduğu, menfez giriş ve çıkışına araç giriş çıkışının yasak olduğuna dair tabela koyan ilgili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, bu kapsamda davacı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusuru bulunması sebebiyle ilgili şirket veya kurumlara rücu hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

4.Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin mahkememizin... Karar sayılı dosyası kapsamında hüküm altına alındığı anlaşılmakla, bu hususta yeniden karar verilmesine yer ve gerek olmadığına,

6.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/10/2023 Katip ... E imza Hakim... E imza

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.