Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/52
Karar No
K. 2023/869
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/52
KARAR NO: 2023/869
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/01/2023
KARAR TARİHİ: 16/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/07/2021 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpıştığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, hasarın tespiti amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu, ...sayılı dosyada yapılan yargılama da alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin aracında kaza nedeniyle 25.862,66-TL hasar tespit edildiğini, ayrıca müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından zararın karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı vekiline eksper raporuna göre davadan önce 07/02/2023 tarihinde 24.903,00-TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, ayrıca 19.118,40-TL'de hasar bedeli ödemesi yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, kazadaki kusur durumlarının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1.İstanbul Arabuluculuk Bürosunun...luculuk Son Anlaşamama Tutanağı,

2.... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen 33052558 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi,

3.Hasar dosyası,

4.Dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri,

5.08/07/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,

6.... ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları,

7.... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı,

8.Bilirkişi heyetinin 17/05/2023 havale tarihli raporları,

9.Otomotiv alanında uzman bilirkişinin 17/10/2023 havale tarihli ek raporu,

10.Davacı vekilinin 05/06/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,

11.Sair deliller. DAVA KONUSU :

Açılan dava, 08/07/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.

Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.

Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.

1180.bu husus kabul edilmektedir.

Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Türkiye Noterler Birliği Başkanlığına müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir.

Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır.

Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın mahkememizce resen belirlenecek bir trafik alanında uzman ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 08/07/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat ve tescil kayıtları, davacıya ait ... plakalı araca ait tramer kayıtları ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, ... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle 08/07/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, bilirkişi heyeti 17/05/2023 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü...'ın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını, ... plakalı 2017 model... Joy 1.5 DCI 90 marka aracın kaza tarihinde onarımının yapıldıktan sonraki değer kaybı oranının %10,46 olduğu dikkate alındığında, araçtaki değer kaybının; (178.696,82-TL*%10,46) 18.691,68-TL olabileceğini, bakiye alacağın ise (18.691,68-TL-3.000,00-TL) 15.691,68-TL olabileceğini mütalaa etmişlerdir.

Davacı vekilinin 05/06/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde, dava dilekçesinde 10,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 14.137,34-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmektedir.

Mahkememizce görülen lüzum üzerine dosyanın 17/05/2023 havale tarihli raporu tanzim eden bilirkişi heyetinde yer alan otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile trafik kazası sonucunda davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin otomotiv alanında uzman bilirkişinin mahkememizin sair dosyalarında da mahkeme ara kararına aykırılık teşkil eder şekilde rapor tanzim edip, yargılama masraflarının artmasına ve yargılama sürecinin uzamasına sebebiyet verdiği, bilirkişinin görevinin mahkemenin ara kararına uygun olarak rapor tanzim etmek olduğu, mahkeme ara kararına aykırı şekilde hareket etmenin, rapor düzenlemenin idari ve hukuki sorumluluk doğurabileceği unutulmaksızın, mahkememiz ara kararı doğrultusunda rapor tanzim edilmesi gerekliliğinin son kez ihtarı ile birlikte yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, dava açılmadan önce davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, otomotiv alanında uzman bilirkişi 17/10/2023 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; aracın kaza tarihinde hasarsız ortalama satış bedelinin 179.000,00-TL, onarım sonrası rayiç bedelinin ise 160.000,00-TL olabileceğini, araçta meydana gelen değer kaybı bedeli Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenecek miktarın (179.000,00-TL-160.000,00-TL) 19.000,00-TL olduğunu, kök raporda hesaplanan değer kaybı miktarının 18.691,68-TL olduğu ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, makul olduğunun değerlendirildiğini mütalaa etmiştir. Mahkememiz ara kararı doğrultusunda yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca otomotiv alanında uzman bilirkişinin ek raporunda serbest piyasa araştırması yapılmak suretiyle değer kaybı hesabının yapılması yerinde görülmüş ve bu hesap hükme esas alınmıştır.

Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 15/11/2021 tarihi itibariyle sigorta şirketine tebliğ edildiği, sigorta şirketi açısından temerrütün rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 26/11/2021 tarihinde vuku bulduğu anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 08/07/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, ... ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, ... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, bilirkişi heyetinin 17/05/2023 havale tarihli raporları, otomotiv alanında uzman bilirkişinin 17/10/2023 havale tarihli ek raporu, davacı vekilinin 05/06/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 08/07/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenen değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile 08.07.2021 günü gecesi saat 23.45 sıralarında İzmir ili Bayraklı ilçesi ... Sokak ile bila sokak kavşağına yaklaştığında düz şekilde ilerlerken aracının sol ön kısımları ile hemen ön ilerisinde ilerleyen ve bila sokağa sol dönüş yapmak isteyen sürücü... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ arka köşeden çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde ... plakalı araçta hasar meydana geldiği, meydana gelen hasar sebebiyle araçta oluşan değer kaybı bedelinin 19.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 3.000,00-TL mahsup edildiğinde, davacı taraça talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedelinin 16.000,00-TL olduğu,davacı vekilinin 05/06/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde, dava dilekçesinde 10,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 14.137,34-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 15/11/2021 tarihi itibariyle sigorta şirketine tebliğ edildiği, sigorta şirketi açısından temerrütün rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 26/11/2021 tarihinde vuku bulduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava ve bedel artırım dilekçeleri çerçevesinde iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Açılan davanın KABULÜ İLE,

1.Değer kaybı bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 14.137,34-TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 26/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı Rasime Eroğlu'na verilmesine,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 965,72-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL harç ile 242,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 543,82-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan 88,00-TL elektronik tebligat, 4,00-TL (KEP) posta masrafı, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı ve 242,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.093,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 14.137,34-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

6.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/11/2023 Katip ... E imza Hakim ... E imza

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.