Esas No
E. 2010/13225
Karar No
K. 2010/16552
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

3. Ceza Dairesi         2010/13225 E.  ,  2010/16552 K.

"İçtihat Metni"

Kemik kırılmasına sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/3, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay 25 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1-3 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin 12/01/2010 tarihli ve 2009/157 esas, 2010/6 sayılı kararma, sanık ve bir kısım katılanlar vekili tarafından yapılan itirazın denetim süresinin 3 yıl olacağından bahisle kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına ilişkin, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2010 tarihli ve 2010/336 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.07.2010 tarih ve 57310 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2010 tarih ve 2010/230356 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur İhbarnamede;

Dosya kapsamına göre, mercii mahkemece 5560 sayılı Kanunla değişik 5395 sayılı Kanunun 23 maddesi gereğince denetim süresinin "3 yıl" olması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; suçun işlendiği 06/04/2005 tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23 maddesinde haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen çocuklar yönünden denetim süresinin 5 yıl olarak belirlendiği, denetim süresi içerisinde ancak "hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçun" işlenmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın ortadan kaldırılacağına ilişkin düzenleme bulunduğu nazara alındığında, sonradan 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile değişik 5395 sayılı Kanunun 23 maddesinde öngörülen 3 yıllık denetim süresi içerisinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11 maddesinde belirtilen "kasıtlı bir suçun işlenmesi" halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ortadan kaldırılacağı, dolayısıyla kanuni değişiklikten önceki 5395 sayılı Kanunun 23. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararla ilgili olarak yer alan " denetim süresi içerisinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçun işlenmiş olması" şartının sanık lehine olduğu, bu hususunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2008/2-241 esas-2009/57 sayılı kararında da belirtildiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü;

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilk kez, “Hükmün geri bırakılması, denetimli serbestlik” başlığıyla Ceza Muhakemeleri Usulü Tasarısının 233. maddesinde yer verilmiş, Adalet Komisyonunca 233. maddenin Tasarı metninden çıkarılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu pozitif bir hukuk normu olarak ilk kez çocuklar hakkında 03.07.2005 tarihinde kabul edilerek 15.07.2005 ... ve 25876 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle aynı ... yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasında yer almıştır. 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca çocuklar tarafından işlenen suçlardan dolayı hükmolunan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası, maddedeki diğer objektif ve subjektif koşulların bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu olabilecektir. Anılan düzenlemede, hükmolunan cezanın tedbirlere veya adli para cezasına çevrilemeyeceği veya ertelenemeyeceğine ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle müessesenin hukuki niteliği bir tarafa bırakılarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmekle yetinilmemiş, hükümdeki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş, hatta erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin bir arada uygulanamayacağı dikkate alınmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte erteleme kararları da verilmiştir. Yasa koyucu tarafından uygulamadaki bu farklı algılama ve uygulamaların önüne geçilmek amacıyla 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi değiştirilmek suretiyle denetim süresindeki farklılık hariç olmak koşuluyla çocuklar ile yetişkinler hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı koşullara tabi kılınmıştır. 5560 sayılı Yasanın 23. maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231. maddesine eklenen 5-14. fıkralar ile de büyükler için kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yetişkinler yönünden başlangıçta şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak, hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası için kabul edilmiş iken, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 23.01.2008 ... ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklik ile de hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları için uygulanabilir hale getirilmiş, şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak uygulanan bu müessese Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Yasalarında yer alan suçlar ayrık olmak üzere tüm suçları kapsayacak hale getirilmiştir.

Somut olayda; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünde uygulanabilecek yegâne hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilecektir, her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine yollamada bulunulduğundan, 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması karma uygulama niteliğinde olacağı gözetilmeden Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine aykırı olup, kararın kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Buna göre;

Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2010 tarihli ve 2010/336 değişik iş kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog