7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/06/2022 tarihinde müvekkiline ait... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpıştığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında kaza nedeniyle hasar 46.632,64-TL bedelli hasar meydana geldiğini, ayrıca araçta değer kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketi tarafından 16/08/2022 tarihinde 16.536,88-TL hasar bedeli ve 04/11/2022 tarihinde 7.358,79-TL değer kaybına yönelik ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin motorlu aracın neden olduğu riziko nedeniyle meydana gelen gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL hasar bedeli ile 100,00-TL değer kaybı bedelinin davalının hasar ödemesi tarihi olan 16/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bunun yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, dava konusu araca ilişkin 16.536,88-TL hasar bedelinin 16/08/2022 tarihinde ve 7.358,79-TL değer kaybı bedelinin 04/11/2022 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğu kalmadığını, davacının taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2.... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi,
3.Hasar dosyası,
4.Dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri,
5.16/06/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,
6....ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları,
7....plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı,
8.Bilirkişi heyetinin 14/08/2023 havale tarihli raporları,
9.Davacı vekilinin 27/09/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
10.Sair deliller. DAVA KONUSU :
Açılan dava, 16/06/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait...plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ve hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar onarım bedeli ile değer kaybı bedelinin hasar bedeli ödemesi tarihi olan 16/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.
1180.bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Türkiye Noterler Birliği Başkanlığına müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir.
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır.
Davalı vekili tarafından davanın hasar bedeli yönünden belirli değer kaybı bedeli yönünden ise belirsiz alacak davası olarak açılması açısından davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin talep edildiği, her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasından davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği göz önünde bulundurularak, davalı vekilinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın mahkememizce resen belirlenen bir trafik alanında uzman ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 16/06/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, ödeme evrakları, davacıya ait araca ilişkin olarak düzenlenmiş tramer kayıtları, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil kayıtları, dava konusu araca ait tamirat evrakları ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, ... plakalı araç sürücüsü ile...plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 16/06/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda davacıya ait...plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ve hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu ve ayrıca hasar sebebiyle dava konusu araçta varsa oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, bilirkişi heyeti 14/08/2023 havale tarihli raporlarında sonuç olarak, ... plakalı araç sürücüsünün bölünmüş yoldaki araca ilk geçiş hakkını vermeyerek çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu,... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken olmadığını, araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının 24.759,96-TL iskontosuz yedek parça bedeli, 11.650,00-TL işçilik bedeli ve 6.553,79-TL KDV olmak üzere toplam 42.963,75-TL olabileceğini, sigorta tarafından yapılan 16.536,88-TL'lik ödeme mahsup edildiğinde bakiye alacağın 26.426,87-TL olabileceğini, araçtaki değer kaybı bedelinin 12.500,00-TL olabileceğini, sigorta tarafından yapılan 7.358,79-TL'lik ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı bedelinin 5.141,21-TL olabileceğini mütalaa etmişlerdir.16/06/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile bilirkişi heyetinin 14/08/2023 havale tarihli raporları ve araçların hasar aldıkları bölgeler ile kazanın meydana geldiği yerin fiziki koşulları birlikte değerlendirilerek, dava konusu trafik kazasının ... plakalı araç sürücüsü...'in %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 27/09/2023 tarihli bedel artırım dilekçesinde, dava dilekçesinde hasar bedeli yönünden 100,00-TL olarak belirttiği dava değerini 20.963,12-TL olarak ve değer kaybı bedeli yönünden 100,00-TL olarak belirttiği dava değerini ise 5.141,21-TL olarak artırdıklarını beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmıştır.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 18/10/2022 tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 31/10/2022 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmış, ancak davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde dava konusu tazminat kalemlerinin 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini belirtmesi üzerine, faiz başlangıç tarihi açısından davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 16/06/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,... ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları,... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, bilirkişi heyetinin 14/08/2023 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 27/09/2023 havale tarihli dava değer artırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 16/06/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait...plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ve hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar onarım bedeli ile değer kaybı bedelinin hasar bedeli ödemesi tarihi olan 16/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının sürücü...'in idaresindeki ... plakalı aracı ile... istikametine seyir ettiği esnada 1173 Sokak kavşağına geldiği esnada aracının ön kısımları ile yine ...Sokaktan ... tesisleri istikametine bölünmüş yoldan seyrederek gelen sürücü ... idaresindeki...plakalı aracın sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü...'in %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait... plakalı aracın hasar gördüğü, araçta oluşan hasarın orijinal parça kullanılmak suretiyle, iskontosuz ve KDV bedeli dahil olmak üzere yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere gerçek zarar formülü esas alınmak suretiyle hesaplanan onarım bedelinin 42.963,75-TL olduğu, dava konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız halinin ikinci el değerinin 207.250,00-TL, hasarlı halinin ikinci el değerinin ise 194.750,00-TL olduğu, bu kapsamda araçta oluşan hasar sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybının 12.500,00-TL olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru çerçevesinde davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeli açısından ödenen 16.536,88-TL ile değer kaybı bedeli açısından ödenen 7.358,79-TL'nin mahsubu neticesinde davacı tarafça talep edilebilecek bakiye hasar onarım bedelinin 20.963,12-TL ve bakiye değer kaybı bedelinin 5.141,21-TL olduğu, davacı vekilinin 27/09/2023 tarihli bedel artırım dilekçesinde, dava dilekçesinde hasar bedeli yönünden 100,00-TL olarak belirttiği dava değerini 20.963,12-TL olarak ve değer kaybı bedeli yönünden 100,00-TL olarak belirttiği dava değerini ise 5.141,21-TL olarak artırdıklarını beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 18/10/2022 tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 31/10/2022 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmış, ancak davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde dava konusu tazminat kalemlerinin 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini belirttiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, faiz başlangıç tarihleri açısından davacı vekilinin talebi ile de bağlı kalınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.a)Hasar bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 20.963,12-TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'e verilmesine,
b)Değer kaybı bedeli bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 5.141,21-TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'e verilmesine,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.783,19-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL harç ile 443,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.160,29-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 3,75-TL (KEP) posta masrafı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı ve 443,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.876,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/10/2023 Katip... E imza Hakim ... ¸e imza