Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/45
Karar No
K. 2023/876
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/45 Esas
KARAR NO: 2023/876
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/06/2021
KARAR TARİHİ: 13/12/2023

.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında verilen Görevsizlik kararı kesinleşmiş olup, dosya tevzien mahkememize gönderilmiş olmakla, dosya ... Esas numarasına kaydedilmiş ve yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyaları kapsamında davacı ...'in davalılar ... ve ...'e borcunun bulunmadığının tespitine, alacakları olmadığını bildikleri halde kötü niyetli olarak ve bütün uyarılara karşın takiplerinden vazgeçmeyen ve ...'in taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ve banka hesapları üzerinde haciz talep ve tatbik eden ve kendisini zor durumda bırakan davalıların %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine, dava sonuçlanıncaya kadar icranın durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın da beyanlarıyla ikrar ettiği üzere ..., 16/01/2018 vadeli 150.000 TL'lik bonoyu ve 26/01/2018 vadeli 150,000 TL'lik bonoyu vadelerinde ödemediğini, davacının sunmuş olduğu protokolda da işbu bonoların vade tarihleri sabit olduğunu, müvekkil, ...'den aldığı senetleri cirolayarak borcuna karşılık ...'a verdiğini, vadesi geldiğinde ... ile görüşülmüş, vadesinde ödenmeyen senetler için net bir ödeme tarihi alınamadığını, durumun alacaklı ...'a bildirilmiş ve 1-2 gün bekleyen alacaklı senetleri icraya koyduğunu, ..., ödeme gününde ödeme yapamayacağını beyan ettiğini, ayrıca protokolde de ödeme yapılacak hesap numaralarının da belli olduğunu, ..., vadesinde ödeme yapacağını belirtmiş olsa idi senetler kendisine teslim edileceği halde, ödeme yapamayacağını belirten borçlunun bir de senetlerin ibraz edilmediğini iddia etmesi hakkın kötüye kullanımı olduğunu, İcra dosyaları hakkında herhangi bir bilgisi olmamakla birlikte davacının beyanlarından yola çıkarak alacaklı, müvekkile EFT yoluyla ödenmiş olan borçlar bakımından haricen tahsil bildiriminde bulunduğunu, yine herhangi bir bilgileri olmamakla birlikte davacının beyanlarından görüleceği üzere takip, bononun zamanında ödenmemiş olması sebebiyle tahakkuk etmiş olan faiz, vekalet ücreti ve icra masrafları üzerinden devam ettiğini, davacı borçlunun senet borcunun mücerretliği ilkesi çerçevesinde borcu olmadığına ilişkin iddiasını ancak alacaklı tarafa dermeyan edebileceğini, senet alacağı her ne kadar götürülecek borçlardan ise de borcu vadesinde ödeyemeyeceğini beyan eden borçlunun artık bu savunmayı yapması hukuken korunmayacağını, menfi tespit davasının icra takibi sonrası açılmış ise de, davalının takip alacaklısı olduğunu, işbu dava, niteliği gereği borcun mevcut olmadığını tespit ettirmek üzere açılan bir dava olması sebebiyle herhangi bir alacak iddiası bulunmayan kişiye karşı açılmasına imkan bulunmadığını belirterek, hukuki yarar yokluğu ve/veya pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine, müvekkili yönünden kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde özetle, diğer davalı ... lehine 3 adet bono düzenlediğini, bu bonoların bir protokole istinaden diğer davalıya verildiğini, bu bonolara ilişkin ödemeler yapmış olmasına rağmen bonoları geri alamadığını, bahse konu bonolar ile ilgili.... İcra Müdürlüğünün ...

E. Ve ...

E. Sayılı iki dosyanın kendisine karşı açılmış olduğunu, ancak bu bonolara ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığını, bono tutarlarını diğer davalı ...'e ödemekle borçtan kurtulduğunu bu sebeple anılan dosyalar bakımından borcunun bulunmadığının tespiti talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkil tarafından iki adet bono yukarıda esas numaraları mezkur iki ayrı icra dosyasından takibe konu edilmiştir. Anılan bonolar müvekkil ...'a alacağı karşılığında diğer davalı ... tarafından ciro edilmek suretiyle verilmiştir. Senet vadeleri geldiğinde ödeme yapılmaması üzerine ise müvekkilin talebi üzerine vekaleten tarafımızdan icra takibine konu edildiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde zikredildiği üzere bonoya ilişkin borç tutarı müvekkil hesabına veya takibe konu icra dosyasına değil, diğer davalı ... adına ödendiğini, ödemenin yapıldığı tarih ise davacı tarafça da beyan edildiği üzere 26.01.2018 tarihli bono için 30.01.2018 (kısmi ödeme) ve 02.02.2018 (bakiye kısım için ödeme) dir. Tarafımızca bahse konu icra dosyasının takibe konulma tarihi 30.01.2018 olup, bu durum icra dosyasının ve harç makbuzunun incelenmesi ile saati ve dakikasına varana kadar tespit edilebileceğini, davacı tarafça bu tarihte 50.000-TL lik kısmi ödeme yapıldığı beyan edilmişse de, bahse konu tutar tarafımıza ödenmemiş olup, diğer davalı ... hesabına ödendiğini, daha sonra ... tarafından müvekkile bahse konu senede ilişkin ödeme yapıldığında bu durum tarafımızca icra dosyasına bildirildiğini, somut olayda yasanın ön görmüş olduğu usuli işlemlerin tamamı tarafımızca dikkate alınmak suretiyle işlem tesis edildiğini, davacı taraf süresinde ödememiş olduğunu kabul ettiği bonoların takibe konu edilmesi gerekçesiyle yakınmakta ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, Halbuki, bahse konu kıymetli evrak üzerinde yer alan senede ilişkin geçerlilik unsurlarının tamamı mevcut olduğunu, vade tarihinde ödenmemiş olan kıymetli evraka ilişkin yasal takip yoluna başvurulmuş olması kadar doğal bir durum olmadığını, davacı vekilince senedin bankadan protesto edilmemiş olması gerekçe gösterilmek suretiyle müvekkilinin zarara uğradığı ileri sürüldüğünü, bono keşideci, lehtar ve tedavül halinde cirantaların oluşturmuş olduğu bir kayıt zincirinin ürünü olduğunu, Keşideci bonoyu düzenlemek suretiyle belirli bir vadede lehtara belirli bir miktar parayı kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt ettiğini, Lehtar ise bu ilişkinin alacaklısı konumunda olup, dilerse var olan veya mustakbel bazı borçlarına teminat amacıyla bu evrakı ciro etmek suretiyle kullanabildiğini, diğer davalı ... bahse konu bonoların lehtarı olup, ciro etmek suretiyle müvekkile kıymetli evrakı teslim ettiğini, bu dakikadan sonra ödememe halinden sorumlu olan keşideci aynı kalmak suretiyle lehtar yer değiştirdiğini, Yani senede ilişkin ödemelerin yapılacağı merci artık senedin zilyedliğine sahip olan müvekkilinin olduğunu, Keşidecinin senedin zilyedinin kim olduğunu bilmediği durumlarda ise yapması gereken bildiği son zilyede ödeme yapmak değil, tevdi mahalli tayini isteminde bulunmak suretiyle senedin icra takibine konu edilmesinin önüne geçmektedir! Davacı taraf ödemeyi bilinen son yasal hamile yaptığından bahisle borçlan kurtulmuş olduğuna inandığını, oysa senet ve hak birbirinden ayrılmaz bir parça halinde iken senedi elinde bulundurulan kişi dışında başkaca kişilere yapılan ödeme hiç bir önem arz etmemekte keşideciyi borçtan kurtarmadığını, kaldı ki, ödemeleri yaptıktan sonra dahi davacı taraf müvekkil ile veya icra dosyasında bilgileri bulunan alacaklı vekili ile irtibata geçmek yerine diğer davalı vekili ile irtibata geçtiğini, keşideci ödeme karşılığında bono aslını talep etmesi gerektiğini, Lehtarın senet aslını kendisine sunmaması halinde ise ödeme yapmaktan kaçınmalı ve tevdi mahalli tayini isteminde bulunarak bono tutarının tamamını tevdi mahalline depo etmek zorunda olduğunu, Bu sebeple davacı tarafın borcu diğer davalıya (yasal hamil olmayan kimseye) ödemiş olması kendisini borçtan kurtarmayacak ve tarafımızca takibe konu edilen kambiyo senetlerini dayanaksız ve haksız kılmayacağını, davacı tarafça dava konusu kambiyo senetlerinin protesto edilmemiş olması sebebiyle takibe konu edilemeyeceği yönündeki itirazı yerinde değildir. zira bahse konu itiraz hakkı ancak cirantalar tarafından ileri sürülebilir! davacı kambiyo senedini keşide edendir bu sebeple senedin takibe konu edilmesi hususunda borçlunun protesto edilmesi şartı bulunmadığını belirterek, haksız davanın reddi ile davacının davayı kötü niyetli olması sebebiyle % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davanın; ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyalarında takibe konu bonolar nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 150.000,00-TL asıl alacak ve 36,99-TL İşlemiş Faizi olmak üzere toplam 150.036,99-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 21/06/2017 düzenleme tarihli 16/01/2018 vade tarihli senet olduğu görülmüştür. ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 150.000,00-TL asıl alacak ve 160,27-TL İşlemiş Faizi olmak üzere toplam 150.160,27-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 21/06/2017 düzenleme tarihli 26/01/2018 vade tarihli senet olduğu görülmüştür. .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasın incelendiğinde; Davacı ... tarafından davalı ... hakkında .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında 01.03.2021 tarihinde yapılan hacizlerin iptali için şikayette bulunduğu, Mahkemenin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 20.05.2021 tarihinde verilen ... E. sayılı karar ile hacze konulan icra dosyasının vekalet ücreti alacağına ilişkin olduğu gözetilerek şikayetin Kabulü ile.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyadaki alacaklarına tatbik edilen haczin İPTALİNE, .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasında tahsil edilmiş olan bedelin .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına iadesine karar verilmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında; Davalı ...'in 04.10.2018 tarihli dilekçesi ile davalının ....İcra Md... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz ettiği, 21.06.2017 tarihli sözleşmede yer alan cezai şart bedeline ilişkin olduğunu, itirazın iptali ile davalının % 20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinin talep edildiği, yapılan yargılama sonucu, Borçlu tarafından bono bedellerinin davalıya ödenmiş olduğunun anlaşıldığı, bonoların süresinde ödenmemesi nedeniyle cezai şart bedeli talep edilmiş ise de, cezai şarta konu bonoların borçluya ibraz edilmemiş olduğu, bonolara ilişkin muacceliyet şartının gerçekleşmemiş olduğu, taraflarca bono bedelinin banka hesabına yatırılacağı kararlaştırılmasının bonolara ilişkin ibraz şartını ortadan kaldırmayacağı, öte yandan ödemeler süresinden sonra yapılmış ise de, ödemelerin makul sayılacak bir sürede yapılmış olduğu ve buna göre de cezai şart tallep edilemeyeceği kanaatine varılmakla birlikte 05.03.2020 tarihinde 2020/243 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın ... tarafından istinaf edildiği ve istinaftan dönmediği anlaşılmıştır.

İddia, savunmalar, sunulan deliller ve belgeler, ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyaları, .... İHM ... esas sayalı dosyası, .... AHM ... esas sayılı dosyası ile varsa tarafların ticari defterleri ve dayanak belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyaları ile davaya konu senetler (bono) yönünden davalılara borçlu olup olmadığı ile varsa miktarı hususlarında rapor tanzimi için dosyanın Mahkememizce resen seçilecek 1 Mali Müşavir bilirkişi ve 1 Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyeti 24/09/2022 tarihli raporlarında özetle; davacı ile davalı ... arasında mirasçılık ilişkisinden dolayı 21.06.2017 tarihinde bir protokol imzalandığı ve davacının davalıya 30.000,00-TL nakit ödeme yanında davacının borçlu olduğu; bu kapsamda davacının 20.12.2017 tarihli 100.000,00-TL, 16.01.2018 tarihli 150.000,00-TL ve 26.01.2018 tarihli 150.000,00-TL bedelli üç adet bono düzenleyerek davalı ...'e teslim ettiği, davacının, 20.12.2017 tarihli bonoyu ödeyerek geri aldığı, 16.01.2018 tarihli 150.000,00-TL tutarındaki bonoya karşılık 18.01.2018 tarihinde; 26.01.2018 tarihli 150.000,00-TL'lik bonoya karşılık 30.01.2018 tarihinde 50.000,00-TL, 02.02.2018 tarihinde ise EFT yoluyla 100.000,00-TL'lik havale işlemi gerçekleştirdiği ancak bahse konu bonoların davacıya iade edilmeyip davalı ...'a ciro edildiği, davalı ... tarafından ise her iki senet hakkında.... İcra Müdürlüğü ... E. ve ... E. sayılı dosyada Kambiyo Senetlerine Mahsus icra takibi başlatıldığı, bono, devredilebilir bir hakkı içerdiğinden ve işlevi gereği çoğu zaman devir suretiyle el değiştirdiğinden borçlunun, el değiştirme sebebiyle senedin kimin elinde olduğunu bilebilecek durumda olmadığı hususu nazara alındığında hamilin, vadesinde borçluya başvurarak senedin ödenmesi için ibraz etmesi gerektiği, Davacının söz konosu senetlerle ilgili herhangi bir ihbarname almadığı hususu nazara alındığında davalı hamil ...'ın düzenleyen davacı ...'e başvurmaksızın icra takibine girişmesinin "bononun ibraz zorunluluğuna" açıkça aykırılık teşkil ettiği, belirli bir günde yahut düzenleme gününde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bononun alacaklısının, senedi ödeme gününde veya onu takip eden iki iş günü içinde ödeme yerinde ödenmek üzere ibraz etmediği hâlde alacaklı temerrüdüne düşmüş olduğu, temerrüt halinde ise borçlunun gideri ve riski hamile ait olmak üzere, bononun bedelini tamamen veya kısmen bir bankaya tevdi etmesine ilişkin imkânının bulunduğu; bu imkânın yükümlülük değil yetki / hak niteliğinde olduğu, İbrazın, senet borçlusunun ödeme sürecinde uyarılması ve senet bedelinin ödeneceği kişinin tanınması sonucunu doğurduğu hususu nazara alındığında kendisine ödeme için ibraz talebinde bulunulmayan keşidecinin ise borçlu temerrüdüne düştüğünden bahsetmenin mümkün olmadığı; aksi yönde bir düşüncenin TTK m. 712'nin "(...) hamile ait olmak üzere poliçenin bedelini bir bankaya tevdi edebilir (...)" yönündeki borçluya tanınan imkânın borçlu aleyhine genişletilmesine sebebiyet vereceği gibi ödeme için ibraz kurumunu da amaçsız bırakacağı, tüm bu açıklamalardan sonuçla gerek davalı ...'ın kanunen öngörülen "düzenleyene ibraz zorunluluğunu" yerine getirmediği gerekse de davacının her iki senedi de ödediği hususları birlikte nazara alındığında davacının davalılara karşı.... İcra Müdürlüğü ... E. ve ... E. dosyaları dolayısıyla bir borcunun bulunmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;

Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, davalı alacaklı ibraz yükümlülüğüne uymamıştır. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip tarihinin 18/01/2018 olduğu ve takip tarihinin takibe konu senedin vade tarihi olan 16/01/2018 (salı günü) tarihinden itibaren ödememe protestosu için düzenlenen 2 iş günü süresi içinde yapıldığı, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında takip tarihinin 30/01/2018 olduğu ve takip tarihinin takibe konu senedin vade tarihi olan 26/01/2018 (cuma günü) tarihinden itibaren ödememe protestosu için düzenlenen 2 iş günü süresi içinde yapıldığı anlaşılmıştır.

Takip dosyası içeriği ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde; .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu senet için davacı tarafından 18/01/2018 tarihinde Banka aracılığıyla ...'e ödeme yapıldığı, takip dosyasında da davacı borçlu tarafından 09/06/2021 tarihinde 8.806,27-TL, 12/10/2021 tarihinde 19.887,97-TL, 23/03/2022 tarihinde 2.822,54-TL yatırılmak suretiyle borç tahsilatı yapıldığı, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu senet için ise davacı tarafından 30/01/2018 tarihinde Banka aracılığıyla 50.000,00-TL ve 02/02/2018 tarihinde Banka aracılığıyla 150.000,00-TL olmak üzere ...'e ödeme yapıldığı, takip dosyasında da 06/04/2022 tarihinde 1.799,49-TL borç tahsilatı yapılmış olduğu ancak bu borç tahsilatının.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında fazla yapılan ödemenin alacaklı tarafça yatırılması sonrası ... esas sayılı dosyasından iş bu dosyaya yatırılan tutar olduğu yani tahsilatın yine davacı borçlu ... tarafından yapılan ödemeden kaynaklandığı belirlenmiştir. Ayrıca.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ödeme emrinin davacı borçluya 12/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin ise 27/02/2018 tarihinde bu takip dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunduğu görülmüştür.

Davalı alacaklı ...'ın ibraz yükümlülüğüne uymayarak ödememe protestosu için öngörülen 2 iş günü süresi dolmadan her iki takibi başlatmış olup, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu senet için Banka aracılığıyla ...'e ödenen 50.000,00-TL'nin ödeme tarihinin takip tarihi olan 30/01/2018 olduğu ve Banka aracılığıyla ...'e ödenen 150.000,00-TL'nin ise ödeme emrinin davacı borçluya tebliğ tarihi olan 12/06/2021 tarihinden önce 02/02/2018 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında davacının takibe konu bono bedellerini ödemesi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Dava tarihinden sonra.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 12/10/2021 ve 23/03/2022 tarihinde, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında da 06/04/2022 tarihinde olmak üzere toplam 24.5410,00-TL ödeme/tahsilat yapıldığından ve bu tutar takip alacaklısı olan davalı ...'a ödendiğinden 24.510,00-TL'nin davalı ...'dan istirdadı ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, ayrıca gerek ibraz yükümlülüğüne uyulmadan takip yapılması, gerek ödemelerin takip tarihinde yapılması, gerekse ödemelerin dava dışı lehtar ...'e yapılmasına rağmen alacaklı ... vekilinin.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına 27/02/2018 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunması nedeniyle davalı alacaklı ...'ın ödeme yapıldığını bilmesine rağmen takip başlatması nedeniyle kötüniyetli olduğu değerlendirildiğinden Takip konusu alacak toplamının %20'si oranında 60.000,00-TL kötüniyet tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.Davanın KABULÜ ile,

Davacının dava konusu 21/06/2017 düzenleme tarihli 18/01/2018 vade tarihli 150.000,00-TL bedelli ve 21/06/2018 düzenleme tarihli 30/01/2018 vade tarihli 150.000,00-TL bedelli iki adet bonolar nedeniyle davalılara borçlu olmadığının ve bu bonoların konu edildiği.... İcra Dairesinin ... sayılı dosyaları yönünden de davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, dava açıldıktan sonra takip dosyalarına ödendiği belirlenen toplam 24.510,00-TL'nin davalı ...'dan istirdadı ile davacıya verilmesine, Takip konusu alacak toplamının %20'si oranında 60.000,00-TL kötüniyet tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 20.493,00-TL harçtan peşin alınan 5.123,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75 -TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 5.123,25-TL peşin harç, 8,50-TLvekalet harcı, 233,00-TL tebligat/ posta gideri, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.924,05-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5.Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 47.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog