Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/521
Karar No
K. 2024/111
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/521 Esas
KARAR NO: 2024/111
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/07/2023
KARAR TARİHİ: 07/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Ada ... parseldeki davalıya ait taşınmazda inşaa edilen taşınmaz villanın yüklenici firması olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında yapılan ... tarihli İnşaat Yapım sözleşmesi gereğince müvekkili tarafından özenli olarak inşaat yapım faaliyetine başlandığını, inşaat işine dair tüm aşama, malzeme, işçilik ve giderler bakımından davalıya ait telefon numarasına whastaap mesajları, görüntü ve videoları ile bildirildiğini, inşaat yapımına dair tüm işlemlerin davalının bilgisi ve talimatı doğrultusunda yapıldığını, inşaat devam ederken ... tarihli inşaat yapım sözleşmesi yapılarak ilk sözleşmenin ortadan kaldırıldığını, sözleşmede davalının imzasının bulunmadığını, mail yoluyla gönderildiğini, sözlü olarak anlaştıklarını, davalının da müvekkili aleyhine açmış olduğu Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dava dilekçesinde ... TL'den çok daha fazla ödeme yaptığını iddia ettiğini, davalı tarafın müvekkili inşaatı neredeyse bitirme aşamasına getirdikten sonra inşaatı bıraktırdığını, davalı müvekkili şirket tarafından yapılan işin tespiti için Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi ...

D. İş sayılı davayı açtığını, Antalya ...Sulh Hukuk Mahkemesi ...D.iş dosyası ile tespiti istenildiğini, raporda ise %76 olduğu ve davacı tarafça yapılması gereken eksik ödemelerin bir kısmı tespit edildiğini, Antalya ... Noterliğince ihtarname gönderildiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü, 100TL maddi tazminatın, davacının hak etmiş olduğu inşaat maliyetinin %25 ine denk gelen hakediş/hizmet bedeline karşılık 100TL maddi tazminatın davalıdan iş başlama tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, tüm yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir kar amacı gütmediğini, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacı tarafça müvekkili ile aralarında ... tarihli bir sözleşme olduğunu iddia etse de taraflarınca bunun kabülünün mümkün olmadığını, ispat hukuku açısından da eser sözleşmesi niteliğinde ki ... tarihli sözleşmenin yazılı olarak ispatlanması gerektiğini, bahse konu sözleşmenin taraflarınca onaylanmadığını, müvekkilince iyi niyetli olarak ödemelerin yapıldığını, inşaatın sürekli geciktiğinin tespiti için Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş. dosyası ile tespit yapıldığını, müvekkilince ... keşif tarihli Antalya ... Sulh Hukuk mahkemesinin ... D.İş dosyası ile inşaatın durumu hakkında tespit yapıldığını, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...

E. Sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, inşaat sözleşmesinde müvekkilinin ödemesi gereken tutar olarak ...-TL olarak kararlaştırıldığını, yüklenici firma da inşaat maliyeti üzerinden %25 kar marjı alacağını belirterek dosyanın görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini gönderilmeyecek ise davanın esastan reddini, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı yüklenici tarafından açılmış alacak davasıdır. Davalının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve Antalya Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda davalının kaydının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.

Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup,

TTK'nun 4. maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir.

Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının basit usul ile vergilendirildiği, esnaf odasına kayıtlı olmadığı, ticaret sicil kaydının bulunmadığı, işletme defteri tuttuğu, faaliyet alanı itibariyle Vergi Usul Kanunu anlamında ve Vergi Dairesinin cevabi yazısına göre ticari kazanç sektöründen vergiye tabi olduğu ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür.

Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmaz ise HMK 20/2-son ve 331/2. madde gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak DEĞERLENDİRİLMESİNE,

4.Vekalet ücreti yargılama gideri olup (HMK 323/1-ğ) süresinde başvuru halinde görevli mahkemede, başvurulmaz ve mahkememizce dava açılmamış sayılır ise bu kararda hükmedilebileceği (HMK 331/2) için vekalet ücreti TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 07/02/2024 Katip ... (E-İmzalıdır) Hakim ... (E-İmzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog