2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde;... plaka ile kayıtlı araç 06.10.2022 tarihinde davacı ...' nın maliki olduğu ... plaka sayılı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine neden olduğunu, Kazaya neden olan araç kazanın meydana gelmesine % 100 oranında, asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya neden olan araç davalı sigorta şirketine ... poliçe numarası sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine ilgili evrak ile davacı müvekkilin aracında meydana gelen gerçek zararın tazmin edilmesi amacıyla müracaatta bulunduk. Bunun üzerine davalı tarafından müvekkiline 8.292,43 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkili aracında meydana gelen zararın bunun çok çok üzerinde olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketine bakiye tazminatımızın ödenmesi amacıyla ikinci kez başvuruda bulunduklarını, taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından "Değer kaybı tespit raporu Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan Değer kaybı hesaplama esaslarına göre düzenlenmiş olup, hesaplamada herhangi bir eksikliğe rastlanmamıştır." şeklinde beyan ile reddedildiğini, arabuluculuk müracaatında bulunarak sigorta şirketi ile uzlaşma zemini aradıysak da görüşmeler neticesinde uzlaşıya varılamaması nedeni ile davayı açmak zorunda kaldıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile tahsilde tekerrür olmamak ve tarafımıza yapılan ödeme mahsup edilmek üzere şimdilik 1.000,00-TL araç değer kaybı tazminatının kazanın meydana geldiği 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; kaza tarihi itibari ile davalı sigorta şirketi meydana gelen zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, dosya içerisinde bulunan ... numaralı sigorta poliçesi içeriğine göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 50.000 TL ile sınırlı olduğunu, bu miktardan 33.281,53-TL dava dışı kasko şirketi ...A.Ş ye rücuen, taraflarına ise 8.292,45 TL araç değer kaybı olarak ödeme yapıldığını, buna göre davalı sigorta şirketi tarafından poliçe nedeniyle 33.281,53 TL + 8.292,45 TL = 41.573,98-TL toplam ödeme gerçekleştirildiğini, iş bu nedenlerle her ne kadar sayın bilirkişi tarafından zararlarını 21.707,55-TL olarak tespit edilmiş ise de davalı sigorta şirketinden poliçe bakiyesi olan 8.426,00-TL nin 1.000,00-TL sinin 31.03.2023 tarihinden itibaren, 7.426,00-TL sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davalı sigorta şirketi yerleşim yeri yukarıda belirtildiği üzere İstanbul Ataşehir olup iş bu dava ise İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, yasal düzenlemeler göz önüne alındığında, eldeki davanın derdest bulunduğu mahkemenizin işbu dava bakımından yetkili olmadığını, davacı tarafın müracaatı üzerine 06.10.2022 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak 8.292,45-TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığını, yapılan değer kaybı ödemesi ile başvuranın zararı karşılanmış olup fazlaya dair taleplerin reddi, araç üzerinde meydana gelen değer kaybı bedelinin yasal düzenlemelere göre belirlendiğini ve süresi içerisinde ödenmiş olduğundan davalı sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğinden davacının faize ilişkin taleplerin reddini arz ve talep ettiklerini, her durumda faiz başlangıç tarihi hesaplanırken KTK 99. Maddenin dikkate alınması, davacının değer kaybı bedeli davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığı, davanın açılmasına davalı sigorta şirketi sebebiyet vermediğini, dolayısıyla huzurdaki davanın reddi gerekmekte olup davalı şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER
Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 24.11.2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla, − Trafik kural ihlali yönünden: ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ... ile... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... arasında meydana gelen 1. kazada: Davacı sürücü ...’nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, ... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... ile ...plaka sayılı Davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...arasında meydana gelen 2. kazada:Sigortalı araç sürücüsü ...nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. − Değer Kaybı Bedeli Yönünden: Somut olayda... plaka sayılı... MULTIX TOUCH 1.5 DCI 90 2018 model otomobilde 06.10.2022 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak söz konusu araçta piyasa rayiçlerine göre 30.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Somut olayda davalı ...
Sigorta A.Ş.nin 30.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında (kusur oranı konusunda takdir Sn. Mahkemenindir) poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dosya kapsamında yer alan finansal evrak kaydına göre davacı vekile 06.10.2022 tarihinde 8.292,45 TL. değer kaybı bedeli ödediğini görülmüş, 21.707,55 TL olarak hesaplanan bakiye değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamından davacı vekili tarafından 20.03.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin ....com.tr elektronik posta adresine değer kaybı ihbarın yapıldığı anlaşılmış olup, elektronik postaların aynı gün adresine tebliğ edildiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin 31.03.2023 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1.Dava, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin KZMMS poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında 06/10/2022 tarihinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazası neticesinde aracın onarımı sonrasında değerinde eksilme oluştuğu iddiasına dayalı maddi tazminat davasıdır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş, davacının zararının dava öncesinde karşılandığını, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
3.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4.Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5.Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6.Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49.maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50.maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7.Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8.Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımına yönelik olarak yapılan incelemede dosya adli trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 24/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun kusura yönelik değerlendirmesinde; − Trafik kural ihlali yönünden: ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ... ile... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... arasında meydana gelen 1. kazada: Davacı sürücü ...’nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, ... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... ile ...plaka sayılı Davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...arasında meydana gelen 2. kazada: Sigortalı araç sürücüsü ...’nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Davalı tarafça rapora karşı kusur yönünden itirazlarda bulunulmuş ise de dava konusu kazayla ilgili olarak her iki tarafın da kabulünde olan kaza tespit tutanağına göre kazanın 2 aşamalı olarak meydana geldiği, ilk çarpışmada davacıya ait ...8 plaka sayılı aracın önünde seyreden araca güvenli sürüş mesafesini korumaması ve zamanında fren tertibatına başvurmaması nedeniyle tam kusurlu olarak çarpması suretiyle sebebiyet verdiği, ikinci çarpışmanın ise davalının sigortalısı olan... plaka sayılı aracın davacıya ait araca arkadan çarpması suretiyle kazanın oluştuğu, davalı şirketinin sigortalısı araç sürücüsünün 2.çarpışma yönünden tam kusurlu olduğu değerlendirildiğinden davalı vekilinin itirazları yerinde görülmemiş ve davalının sigortalısı araç sürücüsünün 2.çarpışma yönünden asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
9.Kusur durumlarının tespiti sonrasında dava konusu değer kaybı zararının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Dosyaya sunulan 24/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza öncesi serbest piyasa rayicinde 370.000,00-TL değerinde olduğu, aracın onarımının 47.538,21-TL tutarla mümkün olduğu, aracın kaza sonrasında onarım görmesi ile değerinde 30.000,00-TL azalma meydana geleceği ve 340.000,00-TL olacağı, onarımın ekonomik olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup davalı vekilince rapora itiraz edilmiş ise de dosya kapsamı ve onarım gören parçalar dikkate alındığında düzenlenen bilirkişi raporunun Yargıtay içtihatları ile kabul edilen gerçek zararın baz alınarak değer kaybı zararı belirlenmesine yönelik uygulamaya uygun olduğu, aracın model, segment ve km bilgisi ile önceki tarihli onarımlarının bulunup bulunmadığı hususunun irdelendiği, buna göre değer kaybına esas alınan incelemenin hükme esas alınabileceği değerlendirildiğinden yeniden rapor alınmamış, davacıya ait araçta kaza öncesine göre 30.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı kabul edilmiştir.
10.Dava dilekçesinde 1.000,00-TL değer kaybı zararı talebinde bulunulmuş olup, dilekçe içeriğinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 07/12/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değeri 8.426,00-TL'ye yükseltilmiştir.
Mahkememizce yapılan incelemede davalı sigorta şirketi tarafından davacıya dava öncesinde 8.292,45-TL ödemede bulunduğu, davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı zararının 21.707,55-TL olduğu tespit edilmiş ise de davacı tarafça poliçe limiti hususunda yanılgıya düşülerek bakiye poliçe limiti olduğu düşünülen 8.426,00-TL miktarda talepte bulunulmuştur. Oysa her ne kadar davalı şirket tarafından düzenlenen 14/01/2022 tarihli poliçede maddi hasar teminat limiti 50.000,00-TL olarak gösterilmiş ise de sigorta genel şartlarına göre 01/07/2022-31/12/2022 tarihleri arasında otomobil cinsi araçlar için kaza başına maddi zarar teminat limiti 100.000,00-TL olarak belirlenmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketinin 33.281,53-TL kasko şirketine rücu ödemesi ve 8.292,45-TL değer kaybı ödemesi toplamı 41.573,98-TL olup bakiye poliçe limiti 58.426,02-TL'dir. Davacının bakiye değer kaybı zararı olan 21.707,55-TL tamamen teminat limiti dahilinde ise de davacının talebinin 8.426,00-TL olduğu gözetilerek talep konusu dava değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
11.Davacı tarafça dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren reeskont faizi, ıslah dilekçesiyle artırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren reeskont faizi talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin faiz sorumluluğu için temerrüdünün gerçekleşmesi gerekmekte olup, dosya kapsamında göre 20/03/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine e-posta yoluyla yazılı başvuruda bulunulduğu ve 31/03/2023 tarihinde temerrüt gerçekleşeceği gözetilerek 1.000,00-TL'lik kısım için 31/03/2023 tarihinden itibaren, bakiye kısım yönünden taleple bağlı kalınarak ıslah tarihi 07/12/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
Davacı tarafça tazminatlara ticari faiz uygulanması talep edilmiş ise de sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı aracın kullanım amacına göre belirlenmekte olup, sigortalı aracın otomobil cinsi ve hususi nitelikte olduğu gözetilerek faiz türü yasal faiz olarak belirlenmiştir.
12.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ İLE, 8.426,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe sorumluluk sınırı 58.426,02-TL'yi aşmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminatın 1.000,00-TL'sine 31/03/2023 tarihinden 7.426,00-TL'sine taleple bağlı kalınarak ıslah tarihi 07/12/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 575,58-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak alınan 126,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 269,43-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 8.426,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 126,25-TL toplamı 306,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı ile 66,75-TL posta ve tebligat ücreti, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 3.746,65-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)