2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2012/17967 E. , 2012/40433 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Tanıklar ...'ın “önce bir çocuğun elinde poşet gördüklerini, ne yapıyorsun dediklerini, size ne çekin gidin dediğini ve uzaklaştığını, ardından iş merkezinin yanında bulunan dükkanların arkasından ayak sesleri gelmesi üzerine sese doğru gittiklerini, kendilerini fark eden üç kişinin kaçtığını, Avdel'i elinde çuval ve poşetle yakaladıklarını” beyan etmeleri karşısında iş yeri dokunulmazlığını bozma eyleminin birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği belirlenerek suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan ceza verildiği halde suçun gece işlendiği gerekçesiyle TCK'nın 143.maddesi uyarınca ceza artılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin en üst oranda artırım yapılması,
3.Suç tarihinde 18 yaşından küçük olup daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
4.Suça sürüklenen çocuğun daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı gözetilerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında da kabul edildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenebilecek olan ölçülebilir, maddi zarar olduğu dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuğa yükletilen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan dolayı mağdurun, maddi nitelikte bir zararı söz konusu olmadığı gibi mağdurun somut olarak belirlediği ve istediği bir tazminatında bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.