7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. ile müvekkili şirket arasında ... numaralı İşyerim Paket Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalının riziko adreslerinde oluşacak zararlar teminat altına alınmış olup sigortalı şirketin faaliyet gösterdiği riziko adresindeki işyeri deposunda 3. Katta faaliyette bulunan davalı ... Teknolojilerinin ana su hattının patlaması sonucunda ilk olarak suların 2. Kata oradan da 1. Katta bulunan riziko adresine su basması nedeniyle sigortalının emtiaları üzerinde hasar oluştuğunu, sigortalı işyerinde zarara yol açan su baskınından dolayı davalı tarafın kusursuz olarak sorumlu olduğunu, iş bu sebeple müvekkilinin şirket tarafından yapılan ödemenin halefiyet prensipleri gereği davalı taraftan rücuen tazmini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Olay tarihi itibariyle tazmin yükümlülüğünün muaccel hale geldiğinin kabulü mümkün olmamakla yukarıda da açıkladığımız üzere; su borusunun patlayarak zararın meydana gelmesinde davalı müvekkilin kusur durumu henüz netleşmiş değildir. Bu halde tazmin yükümlülüğünün müvekkil davalıya yükletilebileceği kesin olmadığından tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğinin kabulüyle müvekkil hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün değildir. Yine davalı müvekkilin yerleşin yeri belli ve tazmin yükümlülüğünden kaçınmak için mallarını kaçırmaya yönelik somut bir girişimde bulunduğuna dair dosya kapsamına yansıyan somut bir delil de bulunmadığından bu halde de müvekkil hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olamayacağından davacının haksız ve mesnetsiz ihtiyati haciz talebinin de reddi gerekmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Davalının işyerinde meydana gelen su patlaması neticesinde davacının sigortalısı olan dava dışı ... Tic. A.Ş’nin işyerinde oluşan zararın davacı tarafından ödenmesi neticesinde davalıdan rücuen tazminatı istemine ilişkindir. Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 181.631,25 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 26/01/2023 havale tarihli raporunda; Heyetimizce yerinde inceleme için davalı ... Teknolojileri Ltd. Şti'nin internet araması sonucunda elde edilen telefon numarası ile aranılmış ancak ulaşılamamıştır. Keşif için firmaya ulaşılamayınca iletişim bilgileri mahkemede cevap dilekçesinde yer alan davalı vekili ... 'a ...@gmail.com adresine mail gönderilerek ulaşım sağlamaya çalışılmışsa da her hangi bir geri dönüş olmamıştır. Tüm bu sebeplere inşaat ve makine mühendisi bilirkişiler olarak yerinde inceleme yapamamamız sebebi ile dosya tarafımızca değerlendirilememiştir. Kusur ve hasarın oluş şekli değerlendirilemediğinden sigorta yönünden de sigorta şirketinin rücu durumu incelenememiştir. Sayın Mahkemenizce keşif günü takdir edilerek ve taraflara bildirilerek yerinde inceleme yapılması hususunda karar oluşturulması halinde, keşfe gidilerek yerinde inceleme yapılabilecek ve kök rapor düzenlenebileceğini bildirmiştir.
Bilirkişi 26/09/2023 havale tarihli raporunda; Davacının, İstanbul ... İcra Dairesinin ....E. - Nolu icra takip dosyası kapsamında dava tarihi itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı, Davalının, olayın olduğu tarihten bir sene sonra binaya taşınmış olması nedeniyle olayla ilgisinin bulunmadığı, Su baskınının teras katta olduğu diğer katları etkilediği, teras çatıda su izolasyonunun yetersiz olması nedeniyle kiracının sorumlu olmayacağı hususundaki, Görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacının sigortalısına ait iş yerinde 28/08/2018 tarihinde meydana gelen yangın olayı doğrultusunda hazırlanan ekspertiz raporları ve mahkememizce alınan rapor doğrultusunda, her ne kadar davalının dava konusu iş yerine 2019 yılındaki kira sözleşmesi ile su baskını tarihinden sonra taşındığı hususunun tespit edildiği görülmüş ise de gerek bu konuda davalı tarafın cevap dilekçesinde bir itiraz veya beyanının bulunmadığı ve dinlenen tanık beyanı ile de davalının meydana gelen olay tarihinde söz konusu iş yerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen su baskını olayında davalının kusurlu olup olmadığına dair yapılan incelemede ise, su baskınının, su tesisatın kullanılan boruların patlamış olma ihtimali ile olayın meydana gelmiş olabileceği , ancak yapılan yerinde incelemede borularda herhangi bir patlama bulunmadığı, binanın teras katında su yalıtımının çok zayıf olduğu ancak meydana gelen su baskının neyden kaynaklandığı hususunun tespit edilemediği anlaşılmış olduğundan bahisle davacının meydana gelen olay ile sigortalısının bu olay nedeniyle uğradığı zararın rücu talebi yönüyle açılan davada, zarar, kusur ve uygun illiyet bağını ispat edemediği sonuç ve kanaati ile davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gerekli 269,85 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.718,99 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.449,14 TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacının diğer davalı yönünden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 29.061,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/11/2023 Katip .... ¸ Hakim .... ¸