Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/253
Karar No
K. 2024/49
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/253 Esas
KARAR NO: 2024/49 Karar

BİRLEŞEN DAVA DOSYASI ------

DAVA VE BİRLEŞEN DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 08/04/2022
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 08/04/2022
KARAR TARİHİ: 24/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine --------dosyasından faturaya (elektrik tüketim faturası) dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını,davalıların hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazdan sonra arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını ancak karşı tarafın anlaşmaya yanaşmadığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasında ------- akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı şahsın davalı şirketin yetkilisi olduğunu, sözleşmede ticari kefaletinin mevcut olduğunu, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödemediğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesinin basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, davalı şirketin tahakkuk ettirilen faturalara 8 günlük sürede itiraz etmediğini, belirterek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, borca haksız olarak itiraz edilmiş olması ve müvekkili şirketin alacağının likit olması nedeniyle borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava talep etmiştir.Davalılar vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı yan arasında ------- istinaden kısa süreli olarak enerji alımının olduğunu, sözleşmenin imzalandığı esnada tarafların anlaşmış olduğu birim fiyat üzerinden müvekkilinin işbu sözleşmeye istinaden süresinde ödeme yaptığını, sözleşme tarihinden bir süre sonra davacı yanın, tarafların anlaşmış olduğu fiyattan çok daha fazla ve fahiş olacak derecede toplam satış bedelini arttırdığını, akabinde, birçok alanda faaliyette bulunmasından kaynaklı olarak halihazırda her ay yüksek fatura bedelleri ödeyen müvekkilinin, davacı yanın kendisine kesmiş olduğu fahiş fatura bedellerini ödeyemez halde geldiğini, davacının dilekçesine dayanak olarak gösterdiği sözleşmenin ------ olduğunu, işbu sözleşmenin matbu(tip, standart) sözleşme olup, -----tarafından tek taraflı olarak alıcılarla(3.kişilerle) yapılmış veya ileride yapılacak olan sözleşmelerde kullanılmak amacıyla hazırlandığını, sözleşmenin tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulması gerektiğini, davaya dayanak matbu Elektrik Satışı Sözleşmesinin yapıldığı esnada müvekkili ile müzakere edilmeksizin tek taraflı olarak davacı yan tarafından koşulların belirlenerek müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, taraflar arasında yapılan davaya konu matbu(tip, standart) sözleşmeye istinaden davacı yanın her ay farklı miktarlarda ve fahiş tutarlarda fiyat değişikliği yaptığını, sözleşme yapıldığı esnada davacı tarafından önceden hazırlanmak suretiyle müvekkiline imza aşamasında okuma hakkı ve hatta açıkça bilgi alma hakkı verilmeksizin dayatılarak derhal sonuca etkili şekilde müzakere edilmeksizin imzalatılan işbu sözleşmeye istinaden davacı yan tarafından her ay birim fiyatı değişkenlik gösteren yüksek tutarlarda fatura kesildiğini, müvekkilinin bunun en temel sonucu olarak işbu fahiş fatura bedellerini ödeyememesi üzerine davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğini ve müvekkiline elektrik tedariki durdurularak açığa alındığını, çeşitli alanlarda faaliyette bulunan müvekkilinin açığa alınması dolayısı ile fazlasıyla maddi ve ticari zarara uğradığını, faturaların, müvekkili şirkete gönderildiğini ve muhasebe departmanının bilgisizliği nedeniyle müvekkili şirketin defterine işlendiğini, müvekkili şirketin ise tüm bunlardan davacının, haksız ve kötü niyetli olarak aleyhinde yaptığı ----dosyası icra takibi ile haberdar olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun fahiş olarak düzenlenen faturaların iptali gerektiğini, iddia edildiği gibi müvekkili şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirdiğini, ancak tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, borç ilişkisinin dayanağı, mevcut sözleşme şartlarının hukuka, hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı, sözleşme maddelerinin geçerliliği, faturanın dayandığı borcun miktarı, faturanın dayanağının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından faturaya dayanak gösterilen maddeler geçersiz olduğundan müvekkili şirketin temerrüde düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle faiz işletilmesi ve hukuki dayanaktan yoksun cezai şartın da kabul edilemez olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı kötü niyetli davanın reddine, karar verilmesini talep etmişlerdir. Birleşen mahkememiz------ sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında ------ akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı şahsın ise şirketi münferiden temsile yetkilisi olduğunu, ayrıca imzalanan sözleşmede de ticari kefaleti bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili nezdinde birden fazla faturayı ödemediğini, sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca müvekkilinin tek taraflı sözleşmeyi feshettiğini ve davalı şirkete sayaçlar bazında cezai şart faturaları düzenlenerek gönderildiğini, davalının borcu ödememesi üzerine ------- dosyası ile faturaya dayalı alacak için davalılar hakkında takip başlatıldığını, davalıların haksız ve mesnetsiz olarak icra dosyasına itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, tarafların tacir olduğunu, sözleşmeye aykırılık nedeniyle müvekkilinin cezai şart talep etme hakkı olduğunu, müvekkili alacağının likit olduğunu belirterek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, davalıların alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen mahkememiz----- sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkillerinden ----arasında uzun süreli bir ticari ilişki bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan -------- tarihli sözleşme gereği kısa süreli enerji alımı olduğunu, anlaştıkları birim fiyat üzerinden müvekkilinin süresinde ödeme yaptığını, sözleşme tarihinden sonra davacının çok daha fazla ve fahiş olacak şekilde satış bedelini arttırdığını, bu nedenle müvekkilinin fahiş fatura bedellerini ödeyemez hale geldiğini, imzalanan sözleşmenin davacı tarafından tek taraflı olarak hazırlandığını, müvekkili ile müzakere edilmediğini, müvekkilinin iradesinin sakatlanmış olduğunu, davacının her ay farklı miktarlarda ve fahiş tutarlarda fiyat değişiklikleri yaptığını, sözleşmenin feshinden sonra müvekkilinin maddi ve ticari zarara uğradığını, müvekkiline gönderilen faturaların muhasebe departmanının bilgisizliği nedeniyle müvekkili şirketin defterlerine işlendiğini, faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük sürenin geçtiğini, tek başına bu durumun faturayı kabul anlamına gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava ve birleşen dava hukuki niteliği itibariyle İİK 67 maddesinde düzenlenen itirazınn iptali davalarıdır. Davacı davalı şirket ile arasında imzalanan ------- düzenlediği enerji bedeli faturaları ile cezai şart faturalarının tahsili için başlattığı takiplere davalıların itirazının iptali ve takiplerin devamı ile davalıların inkar tazminatına mahkum edilmesi talebiyle dava açmış , davalı şahsın kefalet hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Dava ve birleşen davada taraflar aynı olup uyuşmazlık aynı ticari ilişkiden doğduğundan ve dayanak sözleşme de aynı olduğundan davaların birleştirilmesi suretiyle yargılamaya devam olmuştur.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin 26/10/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanarak bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.HMK 116.maddesi uyarınca davalılar vekilince dava ve birleşen dava dosyasına sunulan cevap süresi uzatım dilekçelerinde mahkememizin yetkisine itiraz edildiği ancak yetkili mahkemenin gösterilmediği anlaşıldığından usule uygun şekilde yapılmayan yetki itirazının reddine karar verilmiştir.

Asıl davanın konusunu teşkil eden ------- takip dosyasının incelenmesinden davacının davalılar hakkında 26 adet enerji bedeli faturası alacağı için ilamsız icra takibi başlattığı, birleşen davanın konusunun ise yine ------ dosyasına ilişkin olup bu dosyada davacı tarafından davalılar hakkında cezai şart faturalarına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, dava ve birleşen davaya esas takip dosyalarında ödeme emrinin tebliğ ile davalıların süresinde takiplere itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davaların süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 05/07/2021 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde sözleşmenin konusunun davacı tarafından davalı şirkete elektrik enerjisi satışına ilişkin olduğu, satılacak elektrik enerjisinin miktarı birim fiyatı toplam satış bedeli, indirim oranları ve kar miktarının yeniden belirlenmesi hususlarının sözleşmenin 5. Maddesinde kararlaştırıldığı, toplam satış bedelinin ne şekilde ödeneceğinin 7. Maddede düzenlendiği,9 maddesinde ise SÖZLEŞMENİN SONA ERMESİ ve FESİH başlığı altında aynen " 9.1) Sözleşme'nin Sona Ermesi İşbu Sözleşme, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 36 ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi Sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar Sözleşme'nin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece işbu Sözleşme aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olur. Ancak, Alıcı tarafından EK 1B'de yer alan yöntemlerden aktif enerji birim satış fiyatı olarak sabit fiyat yönteminin seçilmiş olması halinde, taraflardan herhangi birisi Sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar Sözleşme'nin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece, işbu Sözleşme birer yıl uzatılmış olduğunda, yenilenen Sözleşmede uygulanacak tarifenin Düşük Tüketimli Tüketicilere İlişkin Son Kaynak Tedarik Tarifesi olacağını Alıcı kabul, beyan ve taahhüt eder. Bu fesih bildiriminin ve/veya tedarikçi değişikliği taleplerinin tedarik bitiş tarihinde yürürlüğe girebilmesi için Alıcı cari ve tüketimi yapılmış fakat henüz faturalandırılmamış tüm borçlarını peşinen ödemek veya teminatlandırmak mecburiyetindedir. Aksi halde Alıcı, Satıcı'nın bu fesih bildirimini geçersiz sayma yetkisine sahip olduğunu peşinen kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder. Fesih bildiriminin tanımlı süre zarfında yapılmamış olması hallerinde Sözleşme birer yıllık süreler ile otomatik olarak yenilenmiş kabul edilir.

9.2) Sözleşme'nin Satıcı Tarafından Feshi

9.2.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi,

9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya

9.2.3) Sözleşme'nin 4.1'inci maddesinde belirtilen ön koşulların Sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu Sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın Sözleşme'den doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir. Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu Sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı'nın işbu Sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle Satıcı'nın işbu Sözleşme'yi feshetmesi halinde, Alıcı Satıcı'ya, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder. Satıcı, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için güvence bedelini irat kaydedecek, güvence bedeli hakkında yasal takip başlatabilecek ve güvence bedelinin zararını karşılamaması halinde Alıcı'ya karşı yasal takip yollarına başvurabilecektir. Satıcı'nın bu madde hükümlerine uygun olarak Sözleşmeyi fesih etmesi durumunda Alıcı'nın tazminat talep hakkı olmayacaktır. Alıcı'nın ödenmeyen faturası bulunması durumunda satıcı gelecekte doğabilecek zararlar açısından güvence bedelini saklı tutarak faturaları yasal takibe koyabilir. Faturaların yasal takip yoluyla tahsili durumunda, bir alacağı yok ise güvence bedeli Alıcı'ya iade edilecektir.

9.3) Sözleşme'nin Alıcı Tarafından Feshi ve Tedarikçi Değişikliği Satıcı'nın Sözleşme'de yer alan şartlara ve esaslara uygun olarak taahhütlerini yerine getirmemesi ve söz konusu ihlalin Alıcı tarafından yapılacak yazılı bildirimi takip eden 10 (on) iş günü içerisinde Satıcı tarafından giderilmemesi veya Satıcı'nın işbu Sözleşmedeki madde 5.4'teki hallere dayanarak indirim oranını Alıcı aleyhine değiştirmesi durumunda değişikliğin yapıldığı fatura tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yazılı bildirim yapmak şartı ile, Alıcı Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Bu durumda feshin yürürlüğe girebilmesi için işbu Sözleşme'nin 9.1'inci maddesinde belirtilen koşulların yerine getirilmiş olması şartı aranır. Şayet, işbu Sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu Sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere Alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, Alıcı tarafından tedarikçi değişikliği yapılır ise veya Alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz ve/veya tahliye tarihinden en geç 5 takvim günü öncesinden Satıcı'ya bildirilmeden tahliye edilirse, Alıcı Satıcı'ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder. Bu durumda Alıcı, vermiş olduğu güvence bedellerinin irat olarak kayıt edileceğini, güvence bedelinin borcu karşılamaması veya güvence bedeli bulunmaması durumunda Satıcı'nın yasal yollara başvurma hakkının saklı bulunduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.

9.4) Sözleşme'nin Taraflarca Feshi

İşbu Sözleşme'nin 9.1, 9.2 ve 9.3'üncü maddeleri saklı kalmak kaydıyla Sözleşme, hitam tarihinden önce ancak tarafların mutabakatı ile sonlandırılabilir. Şöyle ki, taraflardan biri işbu Sözleşme yükümlülüklerine uymaya devam ettiği sürece, diğer taraf işbu Sözleşmeyi Sözleşme hitam tarihinden önce tek taraflı olarak feshedemez." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Birleşen davanın konusunu teşkil eden cezai şart faturalarının dayanağı olarak davacı tarafça bu maddedeki düzenlemeler gösterilmiştir.Sözleşmenin tarafları davacı ve davalı şirket olup onların yanı sıra sözleşmenin davalı ---------- tarafından da imzalandığı, kendisinin kefaletname başlığı altında beyanının mevcut olduğu ve davalı şirketin bu sözleşmeden doğan borçlarının -------- ödenmemesi ve/veya İşbu Sözleşme'nin ekinde belirtilen abone numaralı sayaçların borçlarının ödenmemesi halinde tüm borçları ayrıca bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın müteselsil kefil sıfatı ve sorumluluğu ile 05/07/2021 tarihinde kefil olduğunu beyan ederek, bu kapsamda------- ödemeyi; kabul, ikrar ve taahhüt etiğini beyan ve imzaladığı görülmüştür. Davacı her iki davada da bu davalının kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu iddia etmiştir.----- maddesinde kefalet sözleşmesinin şekil şartları belirtilmiş olup davalının kefalet beyanı incelendiğinde yasada aranan yazılı olma,kefilin sorumlu olacağı tutar, kefil olunan tarih ve müteselsil kefil olduğu hususlarının metinde mevcut olduğu ve yine tüm bu hususların davalı tarafından el yazısı ile yazılmış olduğu anlaşılmış geçerli bir kefalet beyanı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.TBK584 maddesinde kabul edilen eş rızası yönünden de kefalet beyanı değerlendirildiğinde davalının aynı zamanda davalı şirketin ortak ve imza yetkilisi olduğu sicil kayıtlarıyla sabit olduğundan maddenin 3. Fıkrası uyarınca davalı yönünden eş rızasına gerek olmadığı anlaşılmış,davalı asıl borlu şirketin borçlarından müteselsil kefil sıfatıyla davalı --------- sorumlu olacağı kabul edilmiştir.Dava ve birleşen davaya konu takip dosyalarında takibe konu edilen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, taraflar arasında imzalanan 05/07/2021 tarihli sözleşme uyarınca ticari ilişkinin ne şekilde devam ettiği, davalı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ticari defter ve dayanak kayıtlarında borç durumunun ne şekilde görüldüğü ve ayrıca cezai şart faturaları yönünden davalı tarafça fahiş olduğu ileri sürülmekle cezai şart talebinin kabulü halinde davalı şirketin ekonomik olarak mahvına yol açacak tutarda olup olmadığının belirlenmesi bakımından talimat mahkemesi kanalıyla mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, bu raporda davalı şirketin ticari defterlerine göre; asıl davaya ilişkin olarak davacı tarafından davalı adına 39 adet 827.816,01 TL bedelli fatura tanzim edildiği, davalının davacıya toplam 259.404,85 TL tutarında havale ödemesi yaptığı, takip tarihi itibarıyla davalının davacıya 568.411,16 TL borçlu olduğu, davalının davadan sonra 01/09/2022 tarihinde 300.000,00 TL tutarında havale ödemesi yaptığı ve defter kayıtlarında davalının davacıya 268.411,16 TL borçlu göründüğü, birleşen davanın konusunu teşkil eden 7 adet cezai şart faturasının ise davalı defterlerinde kaydının bulunmadığı, davalı şirketin incelenen 2020 ve 2021 yıllarına ait Bilançolarında; varlıklarının borçlarını karşılayamadığı, öz sermayesinin eksiye düştüğü, bu durumda ----- hükmü gereğince taahhüt ettiği cezai şartı ödemesinin davalı yanın varlıklarının kaynaklarını karşılayamaz hale gelmesi, öz sermayesinin eksiye düşmesi hususları dikkate alındığında davalı yanın mahvına sebep olabileceği belirtilmiştir.Davacı vekili raporda bahsi geçen ödemeye ilişkin olarak 09/11/2022 tarihli dilekçe ile beyanda bulunmuş ödemenin dayanağı çek örneğini ve teslim bordrosunu sunmuştur.

Dava ve birleşen dava dosyasında davacı tarafça asıl davaya konu takip dosyasında ödenmeyen elektrik enerjisi bedeli faturaları ile her bir fatura özelinde işlemiş faiz talep edildiği, birleşen davaya konu takip dosyasında ise davacının davalı aleyhine dayanak sözleşme hükmü uyarınca düzenlediği cezai şart faturaları için her bir fatura özelinde yine işlemiş faiz talebi dahil olmak üzere talepte bulunduğu anlaşılmakla taraf iddia ve savunmaları dosyada davalı yanın ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi alınan rapor, bu rapora yönelik taraf itirazları, dosyada toplanan tüm deliller ve davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının asıl ve birleşen davaya konu takip dosyalarında ayrı ayrı takip tarihleri itibariyle alacaklı olup olmadığı ve varsa miktarının tespiti (davadan sonra yapıldığı anlaşılan 300.000 TL.tutarlı ödemenin takdiri mahkememize ait olmak kaydıyla infaz aşamasında nazara alınacağının belirtilmesi) yönünde mahkememizce de rapor alanmış düzenlenen kök rapora itirazların karşılanması yanı sıra dosyada mevcut olup cevaba cevap dilekçesi ekinde yer alan bilgilendirme beyanı ve sözleşme teslim formunun raporda incelenmediği anlaşılmakla bu belge ve içeriğinin değerlendirilmesi, dayanak faturalardaki bedellerin birim fiyatlar yönünden elektrik piyasasında meydana gelen fiyat artışı ile uyumlu olup olmadığının tespiti için mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına, bunun için daha önce tayin edilen bilirkişi heyetine bir elektrik mühendisi bilirkişinin atanmasına karar verilmiştir.Alınan kök ve ek raporlarda davacı şirketin kendi defter kayıtlarında davaya konu edilen 26 adet elektrik tüketim bedeli faturasından kaynaklanan 568 410,19 TL asıl alacak, ve 7 adet cezai şart faturasından ötürü 567.510,00 TL olmak üzere toplamda 1.135.920,19 TL asıl alacağının göründüğü, takip tarihleri itibarıyla şüpheli alacaklar hesabına virman edilen bu alacaklara istinaden, davalı şirketçe takip ve dava tarihi sonrası tarih olan 09.08.2022 tarihinde 01/09/2022 ileri vadeli 300.000.-tl bedelli çek keşide etmek suretiyle haricen ödeme yapılmış olduğu ve bu ödemenin şüpheli alacaklar hesabında mevcut 1.35.920,19TL alacaktan mahsup edilmek suretiyle kayda alındığı ve şüpheli alacaklar hesabında 835.920,19 tl asıl alacak mevcut olduğu belirlenmiştir. Ek raporda elektrik mühendisi bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme ile davalının iddia ettiği gibi düzenlenen faturalardaki birim fiyatlarda fahiş artırım yapılmadığı sözleşmenin 7.1 maddesi doğrultusunda 2021 yılına ait 9. ve10 dönem faturaları zamanında ödenmediğinden dolayı indirimsiz tarifeden düzenlenmiş olduğu ve %5 temerrüt faizi uygulandığı, birleşen dava yönünden de davalıya ait 13 adet abone numarasının 2021 yılı 8.9 ve 10. dönemlere ait fatura bedelleri zamanında ödenmediğinden dolayı sözleşmenin 9.2.3 maddesine göre 7 adet her bir abone numarasının en yüksek iki faturasının ceza olarak düzenlendiği, düzenlenen bu ceza faturalarındaki birim fiyatların indirimsiz ---------tarifeden olup ayrıca fatura bedellerine %5 temerrüt faizi uygulandığı faturalardaki birim fiyatlarda fahiş artırım yapılmadığı, ------- tarihinden itibaren 31.12.2021 tarihine kadar uygulanacak faaliyet bazlı tarifeler kısmında; ------dönemlerde birim fiyatların değişmediği, düzenlenen tüm faturalardaki birim fiyatların bu fiyatlarla uyumlu olduğu belirlenmiştir.Yapılan yargılama toplanan deliller alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde, davacı ve davalı şirket arasında elektrik satışına ilişkin olarak 05/07/2021 tarihli elektrik satış sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının da bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kefalet sözleşmesi yasal koşulları taşıdığından şahıs davalının bu sözleşme uyarınca davalı şirketin borçlarından sorumlu olacağı, sözleşme nedeniyle davalıya elektrik tedarikinin sağlandığı ve davacı tarafça satış faturalarının düzenlendiği, faturaların iki tarafın ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalının defterlerine kaydettiği faturalara itiraz etmediği, muhasebe departmanın hatalı işlemi nedeniyle itiraz edilmediği savunmasının da davalının tacir oluşu ve basiretli davranma yükümlülüğü karşısında dinlenemeyeceği, davalının fatura bedellerinin bir kısmını ödediği, ödenmeyen faturalar yönünden davacının davalı hakkında asıl davanın konusunu teşkil eden icra takibini başlattığı, davalı tarafça davacının fatura bedellerini tek taraflı olarak fahiş miktarlı olarak tarafların anlaştığı fiyattan daha fazla miktarla düzenlendiği iddiasının da alınan bilirkişi raporu ile saptandığı üzere yerinde olmadığı dayanak faturaların ------- onaylanan tarifelerdeki birim fiyatlarla uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

Davalı taraf dayanak sözleşmenin tek taraflı olarak davacı tarafça düzenlendiğini, bu nedenle iradesinin sakatlandığını, matbu sözleşmeye istinaden davacının her ay farklı miktarda ve fahiş tutarlı fiyat değişikliği yaptığını, ödenmeyince de sözleşmeyi feshedip elektrik tedarikini durdurduğunu, sözleşmenin matbu sözleşme olup davacı tarafından tek taraflı olarak alıcılarla yapılmış veya ileride yapılacak olan sözleşmelerde kullanılmak üzere hazırlanmış olması nedeniyle genel işlem koşullarına tabi olduğunu ileri sürmüş, davacı da şirketin alanında tekel değil tam aksine binlerce serbest piyasa katılımcısından biri olduğunu, davalının sunduğu görüşlerin tamamen tüketicilere istinaden hazırlanmış müzakere imkanı olmayan sözleşmeler için geçerli olduğunu, aydınlatma yükümlülüğü olmamasına rağmen sözleşme hükümlerinde mutabık kalındığına ilişkin bilgilendirme ve teslim formunun da davalı tarafından imzalandığını, genel işlem koşullarının tacirler arasında uygulama alanına sahip olmadığını, davalının basiretli bir tacirden beklenecek özen ve dikkat ile ticari hayatını sürdürmekle yükümlü olduğunu, tarafların sözleşmedeki yükümlülükleri ifa etmemeleri durumuna ilişkin olarak ceza koşulu kararlaştırabileceğini, elektrik faturalarının ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi halinde cezai şart kararlaştırıldığını, cezai şart bedelinin genel işlem koşuluna tabi olduğu, hükümsüz sayıldığı iddialarının kabul edilemeyeceğini beyan etmiştir.

Davacı vekilince sunulan bilgilendirme ve teslim formu incelendiğinde tacir olan davalının sözleşmenin imzalanmasından önce sözleşmeyi teslim alarak okuduğu, sözleşme şartlarını öğrendiği, içeriği hakkında bilgi sahibi olduğu anlaşılmış taraflar arasında TBK 21/2 maddesi kapsamında gerekli bilgilendirmenin yapılmış olduğu sonucuna varılmış öte yandan dayanak sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırılığı iddiası da değerlendirilmiştir. Sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulları nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin tipi, türü ve niteliği önem taşımaz. Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir. İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde sözleşmenin bir elektrik satış sözleşmesi olduğu, davalının sözleşmeyi alıp incelediği bu konuda bilgilendirme ve teslim formu düzenlendiği, sonrasında taraflarca sözleşmenin imzalandığı, sözleşme hükümleri davacı tarafından hazırlanmış olmakla birlikte davacının tekel niteliği taşıyan bir hizmet vermediği, davalının farklı tedarikçilerden de ürünü temin etme imkanının bulunduğu, davalının davacı ile sözleşme yapmayı tercih ettiği, ve sözleşme uyarınca bir süre davacıdan ürün aldığı anlaşılmış, davalının sözleşmenin genel işlem koşulu taşıdığı yönündeki itirazı mahkememizce yerinde görülmemiştir.

Davacı yan asıl ve birleşen davaya konu takip dosyalarında düzenlediği faturalar nedeniyle asıl alacak yanı sıra işlemiş faiz talebinde bulunmuş olup faiz talebini dayanak sözleşmenin 7.1 maddesine dayandırmıştır .Buna göre alıcı tarafından faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelinin ödenmemesi halinde son ödeme tarihinden başlayarak her gün için fatura tutarına aylık % 5 oranında temerrüt faizi uygulanacağı kabul edilmiş ayrıca ihtara gerek olmadığı ifade edilmiştir.

Takibe konu faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren takip tarihine kadar talep edilebilecek faiz hesabı bilirkişilerce yapılmış sonuç itibariyle tutar olarak davacı tarafın talepleri daha az olduğu için taleple bağlı kalınması gerektiği belirtilmiştir.

Davacının asıl davada takip tarihi itibariyle davalıdan 568.410,19 TL tutarında asıl alacağının bulunduğu ayrıca takipteki tutar kadar işlemiş faiz talep edebileceği sonucuna varılarak asıl davanın kabulüne ve takibin aynen devamına karar verilmiş, davacı tarafça takip talebinde takip sonrası için talep edilen faiz türü ve oranı belirtilmediğinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, takip ve davadan sonra yapıldığı anlaşılan --------- ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmiştir. Asıl davada davacı icra inkar tazminatı da talep etmiş olup takip konusu faturalardan doğan alacak likit ve davalılar itirazlarında haksız olduklarından davacının tazminat talebi yerinde görülerek hükmedilen tutarın (598.535,52 TL) %20'si oranında 119.707,10 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi uygun görülmüştür.Birleşen dava dosyasının konusu ise ise davacı tarafından düzenlenen cezai şarta ilişkin faturalar olup faturaların davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Cezai şart dayanak sözleşmenin sona ermesi ve feshi başlıklı 9. maddede düzenlenmiş olup, 9.3 maddesine göre ---------- hükümlerine uymaması nedeniyle Satıcı'nın işbu Sözleşme'yi feshetmesi halinde, Alıcı Satıcı'ya, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." Dava konusu faturalar bu madde uyarınca düzenlenmiş cezai şart faturaları olup bilirkişi tarafından miktar itibariyle fahiş olmadığı sözleşme hükümleri doğrultusunda düzenlendiği belirlenmiştir. Davacı ile davalı arasında sözleşmenin imzalanması ile ticari ilişkinin başladığı davacının davalıya elektrik enerjisi sağladığı ancak davalının bir süre sonra enerji bedellerini ödememesi üzerine ürün satışını durdurduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiği uyuşmazlık konusu değildir.

Davacı taraf bunun üzerine sözleşmeye göre son 2 fatura tutarı toplamındaki cezai şart faturalarını düzenlemiştir. Her ne kadar davalı taraf sözleşme hükümlerinin müzakere edilemeden tek taraflı olarak davacı tarafça belirlendiğini ileri sürmüşse de davalı tacir olup basiretli bir tacir gibi sözleşme hükümlerini incelemesi gerektiği, bu nedenle bu yöndeki ve sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğuna yönelik itirazının da yerinde olmadığı davalının cezai şart faturası bedellerini ödemekle yükümlü olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Talimat mahkemesi aracılığı ile alınan bilirkişi raporunda davacının cezai şart faturalarının davalı tarafın mahfına sebep olabileceğinin belirlendiğinden,

TBK'nın 182/2. maddesi uyarınca cezai şart tutarından takdiren % 30 oranında indirim yapılarak toplam 569.375,78 TL'nin %30'u kadar indirim yapılmak suretiyle 398.563,04 TL üzerinden hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılmış ayrıca takipte talep edilen 397.257,00 TL asıl alacak tutarına davacı tarafça takip talebinde takip sonrası için talep edilen faiz türü ve oranı belirtilmediğinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

Davacı taraf inkar tazminat talebinde bulunmuş olsa da cezai şart tutarı taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenecek olup, cezai şart tutarında indirim yapılabilecek olması ve alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacı tarafın inkar tazminat talebinin reddine, davacı taraf takip başlatmakta haksız olmadığından davalı tarafın kötü niyet talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. ----------Davacının,

TBK'nın 182/2. maddesi uyarınca tenkis edilen cezai şart tutarını önceden takdir ve tespit etmesi de mümkün değildir. Bu nedenle sözleşme ile belirlenen cezai şartın tahsilini talep hakkına sahip davacının, açtığı dava neticesinde cezai şartın mahkememizce fahiş görülerek tenkisi nedeniyle, tenkis edilen miktardan dolayı davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği açıktır. Diğer bir ifadeyle, hakimin takdir hakkını kullanarak TBK'nın 182/son maddesini uygulamak suretiyle yapmış olduğu indirim miktarı vekalet ücretinin hesabında dikkate alınamayacağından, reddolunan kısım üzerinden davalı lehine karşı vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmeyerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. --------------

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.ASIL DAVANIN KABULÜNE,

Davalıların--------- takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Takipte talep edilen 568.410,19 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Hükmedilen tutarın (598.535,52 TL) %20'si oranında 119.707,10 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Takip ve davadan sonra yapıldığı anlaşılan 01/09/2022 tarihli 300.000,00 TL tutarlı ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,

2.Birleşen mahkememizin ------ sayılı dosyasında açılan davanın KISMEN KABULÜNE, (toplam 569.375,78 TL'nin %30'u kadar indirim yapılmak suretiyle) ----------takip dosyasında itirazlarının 398.563,04 TL üzerinden iptaline, takibin bu tutar üzerinden devamına, Fazla talebin REDDİNE,

Takipte talep edilen 397.257,00 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, İnkar tazminatı talebinin REDDİNE,

Kötü niyet tazminatı talep edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına,

3.Asıl dava yönünden alınması gereken 40.885,96 TL harçtan davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 10.221,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.664,47 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Asıl dava yönünden davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 10.221,50 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Asıl davada davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere 92,20 TL ilk masraf, 505,00 TL müzekkere , talimat ve tebligat gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.597,2‬0 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6.Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'ye göre takdir olunan 89.794,97 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

7.Asıl davada davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

8.Asıl davada 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

9.Birleşen dava yönünden alınması gereken 27.225,84 TL harçtan davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 9.723,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.502,32‬ TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10.Birleşen dava yönünden davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 9.723,52 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

11.Birleşen davada davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere 92,20 TL masrafın davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

12.Birleşen davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'ye göre takdir olunan 61.784,46 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

13.Birleşen davada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

14.Birleşen davada 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

15.Asıl ve birleşen davada taraflarca yatırılan sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/01/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulları nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin tipi, türü ve niteliği önem taşımaz. Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir. İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunu 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TBK md.182 HMK md.116 TBK md.182/2 İİK md.67 HMK md.345 TBK md.584 TBK md.21/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog