4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/20225 E. , 2024/238 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanıklar hakkında;
1.Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52 inci maddesi uyarınca neticeten 10.620,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına,
2.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanıklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 4.800,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmalarına ve 24 eşit taksitlendirmeye, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; hükümleri temyiz etme iradelerinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların, trafik kazası nedeniyle olay yerine gelen katılan polis memuruna saldırdıkları, taşkınlıklarına devam etmeleri üzerine takviye ekip çağrıldığı, bu esnada hakaretlerde bulundukları, bu durumun polis aracının içinde yer alan kamerayla kayıt altına alındığı, sanıkların kavgayı ayırmaya çalışan polise ve kameraya alan polise sinkaflı küfürler ettikleri Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanıkların savunmaları, katılan, şikâyetçi ve tanıklar...,...,....'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Olay, yakalama ve rıza ile muhafaza altına alma tutanağı, bilirkişi raporu, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak "basit tıbbî müdahale ile giderilebilir" görüşünü içerir adlî muayene raporu ve sanıklara ait adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Katılan, şikâyetçi ve tanıkların beyanları, bilirkişi raporu, olay, yakalama ve rıza ile muhafaza altına alma tutanağı, oluş, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen katılan hakkında tanzim edilmiş adli muayene raporu, incelenen dava dosyası içeriği karşısında, sanığın eylemlerinin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği; dosya içerisindeki bilirkişi raporu dikkate alındığında sanığın şikayetçi polis memuru M.Y.'ye yönelik hakaret eylemini gerçekleştirirken 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentlerini ihlal ettiği gözetilerek temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ve adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hakaret suçunda adli para cezası seçilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, görevi yaptırmamak için direnme suçunda sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Hakaret suçundan ise; ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; "Sanığın dosyaya yansıyan ekonomik ve şahsi durumunun ne şekilde taksitlendirmeye engel oluşturduğu açıklanmadan sanık hakkında hükmolunan adli para cezasında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirme yapılmaması," Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hükümlerin tarihinden sonra 07.06.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin (1) inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A-2) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği "hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca birer ay ara ile 24 eşit taksitle ödenmesine karar verilmek" suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.