Esas No
E. 2023/4539
Karar No
K. 2024/99
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/4539 E.  ,  2024/99 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/742 E., 2020/1680 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/79 E., 2019/11 K.

Taraflar arasındaki aksi Kurum işlemlerinin iptali ile eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ile fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 01.01.1981 tarihinde SGK'lı olarak işe başlaması olmasına rağmen ve 04.05.2015 SGK sorgu ekranı verisinde gözüktüğü üzere; tarihli ilgili davalı Kurumca da bu husus sorgulama ekranında kabul edilmesine rağmen (ek-1 müvekkilime alt sosyal güvenlik aktif ve pasif sigortalı sorgulama sgk sorgusundada eki) müvekkilinin, emsallerine göre eksik yaşlılık aylığı aldığını, 24 yıllık çalışma tarihlerinin 16 yıl olarak hesaplandığını, zira SGK'nın kendi sorgulama ekranında müvekkilinin işe girişinin 01.01.1981-14.12.2005 tarihleri olduğunun göründüğünü, müvekkilinin; dava dilekçesi (ek-2)'de görüleceği üzere 09.02.2006 tarih, B.13.2.SSK.4.39.01.00/IX-360 3201 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereği yurt dışında çalıştığı sürelerin, SGK emeklilik çalışma ve emeklilik maaşından sayılması için SGK İI Müdürlüğüne başvurulduğunu, SGK'nın 09.10.2006 tarihli cevabi yazı ile; bu kanunda yararlanmasının uygun bulunduğu, başvurusunun 32586 sayılı tahsiste 31.500 Dolar yatırması halinde bu emeklilik hakkı ve fer'ilerin tümünden yararlandırılabileceğinin belirtildiği, müvekkilinin de ilgili borcunu dava dilekçesi (ek-3)'te sunulan 11 adet ödeme dekontu ile ödeyerek emeklilik borçlandırmasını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin; 24.04.2014 tarihinde emekli olmasına rağmen davalı Kurumun, davacının emeklilik ve yaşlılık aylığını eksik hesaplayıp yatırdığını, buna istinaden müvekkilinin öncelikle eksik aylığını tespiti ve yatırılmasını ilgili SGK İl Müdürlüğünden talep ettiğini ancak bu talebinin 26.01.2018 tarihli cevabi yazı ile reddedildiğini, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un 61 ve geçici 82 nci maddeleri olduğunu, İş Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğunun müvekkilince yerine getirildiğini beyanla; davalı ... Başkanlığı tarafından müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığının eksik hesaplandığını, bu miktarın tespiti ve aylık farklarının davalıdan tahsilini talep etmektedir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davalı Kurumun yaptığı işlem ve hesaplamada herhangi bir eksiklik ve hatanın tespit edilemediği, davalı Kurumun davacıya bağladığı yaşlılık aylığı tutarının doğru olduğuna ilişkin tespiti içeren, hesap unsurları ve gerekçeleriyle dosya kapsamına uygun, usul ve denetime açık olduğu anlaşılmakla mahkememizce de kabul edilerek hükme esas alınan 22.11.2018 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmakla; davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine..." dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvurusunda bulunan davacı, kendisi hakkında, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir..." V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı, kendisi hakkında redde dair verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı kurumca bağlanan ve ödenen yaşlılık aylığında hesaplama hatası ile eksik ödemenin olup olmadığı hususundadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog