Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/306
Karar No
K. 2019/928
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2019/306
KARAR NO: 2019/928
DAVACI: ... - (TC No:...)-Bozyokuş Mah. Cumhuriyet Cad.N:61/2 Dursunbey/BALIKESİR
VEKİLİ: Av. ... .. - Kıbrıs Şehitleri Cad. Hacı İlyas Mah. Arkur Doğu Han No:2 D:605 Osmangazi/ BURSA
DAVALI: ... (TC No:...)-...
VEKİLİ: Av. ... - Zafer Mah.Cenap Şehabetten Aralığı Sokak No:7 Atakent Uzay 3.Blok Kat:6 D:27 ... Çorlu/ TEKİRDAĞ
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 12/04/2019
KARAR TARİHİ: 31/05/2019
KARAR YAZIM TARİHİ: 31/05/2019

Mahkememize tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkiline ait ... plakalı araca, ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın Kara Yolları Trafik Yönetmeliğinin 128.maddesi gereği özel izin ile gündüz eskort eşliğinde seyahat etmesi gerekirken, izinsiz ve eskortsuz, özel işaretsiz tarım yüklü araç ile seyir halinde giderken kazaya sebep olduğunu, bu sebeple bütün kusurun davalı tarafa ait olduğunu, kazadan sonra kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, ancak tutulan tutanakta müvekkiline ait araca dair verilen kusuru kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde bütün kusurun davalı karşı tarafta olduğunu, karşı tarafın izinsiz bir şekilde trafiğe çıkmaması gerektiği halde karayolunda seyir halinde olduğunu ve kazanın bu denli ağır şekilde meydana gelmesine sebep olduğunu, daalı yanın izinsiz şekilde karayolunda seyir halinde olması bir yaza kaza sırasında da dikkatsiz ve özensiz şekilde seyir halinde olarak kazaya sebep olduğunu beyanla, davacıya ait aracın kaza nedeniyle yaşadığı değer kaybı yönünden şimdilik 1.000,00 TL.tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya ait aracın kaza sonrasında gerçekleştirilen tamir ve bakımı için geçen 79 günlük sürede çalışamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybı için şimdilik 1.000,00 TL.'nın davalılardan ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, müvekkilinin yaşadığı değer kaybı ve kazanç kaybı alacaklarının teminat altına alınması, davalının mal kaçırma kastının mevcut olması ve ileride telafisi güç zararlar meydana gelmemesi adına davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Davaya yetkili mahkemenin yerleşim yeri olan Keşan Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki yönünden davaya itiraz ettiklerini, davacının Gönen icra dairesinde 2018/1618 sayılı dosyası ile kazanç kaybına ilişkin icra takibi başlattığını, bu takibin müvekkilinin itirazı ile 25/10/2018 tarihinde durduğunu, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, oysa davacının taleplerini belirleyebilecek durumda olduğunu, bu sebeple usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın kazanın oluşumunda kendi kusurunu örtmek amacıyla müvekkiline kusur yüklemeye çalıştığını, kazanan Gönen'de Kandilli Rasathanesine göre gün doğumunun 05:33 tür bu sebeple kazanın gece olmamış, gündüz olduğunu, gecenin güneşin batmasından bir saat sonra başlar, güneşin doğmasından bir saat önce sona erdiğini, bu sebeple yargılama konu kazanın gece değil gündüz olduğunu, davacının kazanç kaybı talebine bulunurken doğrudan aracın çalışmamasından kaynaklı gün hesabı yaptığını, davacı ile Kamil Otobüsleri AŞ ile yapılan sözleşmede kira bedeli karşılığı davacı aracının tüm bakımlarını yaptırdığını, aracı kullanacak yasal mevzuatlar çerçevesinde günlük azami çalışma saatini aşmayacak şekilde çalışacak kaptan soförler istihdam ettiğini, kazanç kaybı hesabı yapılırken bu maliyetlerin muhtemel kazançtan düşülmesi gerektiğini beyanla, davacının tüm talepleriyle birlikte davanın reddine, yargılama harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi kazanın oluşumuna da sebebiyet vermediğini, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibarin yasal faizden sorumlu olabileceği kanaatinde olduklarını, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirme sayesinde hareket etmesine karşın kaşrı tarafın tutumu sebebiyle ödemeyi gerçekleştiremediğini, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinin kabulü gerektiğini, dolayısıyla müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, başvurunun reddi taleplerinin asıl olmamakla, değer kaybı taleplerinin genel şartlarda açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla, haksız ve mesnetsiz talebin reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, kaza sonrası fotoğraflar, yargıtay kararları, poliçe ve hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı, eksper rapor bilgisi, araç kayıtları vs.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ

Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve kazanç kaybı istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin davalı ... ... vekili tarafından davaya karşı HMK.nun 117.maddesine uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır Mahkememizin 2018/1635 esas sayılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda, davacı tarafından davalı ... hakkında açılan davanın tefrikine karar verilmiş olup, dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Bilindiği üzere mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 5 ila 19. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir(m.6). HMK’da davalının ikametgahı mahkemesinin yanında, özel yetki kuralları ile başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır.. Öğretide ve uygulamada özel yetki kuralları olarak adlandırılan ve bazı dava çeşitleri için kabul edilen bu istisnai nitelikteki yetki kuralları, ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir.

Kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (m.6) yetkisini kaldırmadığından, eş söyleyişle onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Davalıların birden fazla olması halinde yetki ise 6100 Sayılı HMK’nın 7. maddesinde düzenlenmiş olup, madde metni; “(1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir” şeklindedir. Uyuşmazlığa konu eldeki davanın haksız eylemden kaynaklanması nedeniyle HMK 16. maddesinin de açıklanması ve HMK 7. maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK’nın “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16. maddesi; “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir” düzenlemesini içermektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: -Dava konusu trafik kazası GÖNEN/ BALIKESİR İlçe ve İlinde gerçekleşmiştir. -Davacı ...' in adresi Dursunbey/Balıkesir'dir. -Davalı ... ...' ın yerleşim yeri Keşan/Edirne'dir. -Davalı ... Sigorta A.Ş' nin yerleşim yeri Kadıköy/İstanbuldur. Dolayısıyla HMK' nın 6. Maddesi,7. Maddesi ve 16. Maddesi uyarınca dava konusu trafik kazasından kaynaklanan değer tespiti ve kazanç kaybı davasından Bursa Mahkemelerinin yetkili olmadığından, mahkememizin yetkisizliğine davalının usulune uygun yetki itirazı sebebiyle yetki ilk itirazının kabulu, Keşan Asliye Hukuk Mahkemesi( Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, Keşan Asliye Hukuk Mahkemesi( Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğuna,

2.HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın KEŞAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,

3.HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili KEŞAN Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..31/05/2019 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.