8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı asıl borçlu şirket ... ... Şirketi ile müvekkili bankanın ... ... şubesi arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, bahse konu sözleşmeyi davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, borçlunun taksitli ticari kredisi borç taksitlerini aksatması üzerine borçlulara ödemeyi teminen ... Noterliğinin 26/03/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin keşidesine ve şifahi başvurularına rağmen borçlular tarafından bugüne kadar borcun ödenmediğini, bunun üzerine alacaklarının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, asıl borçlu müflis şirket tarafından müvekkili banka alacağı .... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına 1.235.726,43-TL olarak bildirilmiş ise de, müvekkili bankanın 564.035,34-TL alacağının kabulüne karar verildiğini, devamında müvekkili banka tarafından iflas masası ikinci alacaklılar toplantısı yapılmadan önce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından alacak kayıt kabul davası açıldığını ve mahkemece müvekkili banka alacağının kabulüne ve 671.691,09-TL alacağının kaydının kabulüne karar verildiğini, ancak bu firmadan bankaları alacağının işlemiş faiz için dahi kayıt kabul davası sonucu kabul edilmiş olduğu dikkate alınarak, dava dışı firmanın kefilleri tarafından yapılan kısmi itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı borçluların borca, faizine ve ferilerine yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik kısmi itirazlarının iptali ile takibin devamını ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesi ile; müflis asıl borçlu şirketin, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... esas sayılı dosyası ile konkordato davası açtığını ve mahkemenin 14/01/2019 tarihi itibariyle şirket hakkında geçici mühlet kararı verdiğini, akabinde 22/04/2019 tarihinde tüm davacılar yönünden kesin mühlet kararı verilerek tedbirlerin süresinin 1 yıl daha uzatıldığını ve yine 08/06/2020 tarihli ara kararda verilen uzatma kararıyla kesin mühlet ve tedbirlerinin önce 17/01/2021 tarihine; daha sonra 19/03/2021 tarihine kadar uzatıldığını, kesin mühletin verilmesinin akabinde hiçbir takibin yapılamayacağını ve başlamış olan takiplerin durduğunu, alacaklara ilişkin işletilecek olan faizler bakımından ise rehinli alacaklar hariç olarak süreç kapsamında faiz işletilemeyeceğini, davacı alacağının kredi alacağı olduğu ve rehinli alacak olmadığı ve bu nedenle de faiz işletilemeyeceğinin açık olduğunu, ayrıca kredi alacağının konkordatoya tabi olduğunu, davalıların bu borç nedeniyle temerrüte dahi düşürülmesinin mümkün bulunmadığını, davacı bankanın kefillere asıl borçlunun ödemeyi yapmayıp temerrüte düştüğünü ihbar etmemesi nedeniyle kefillerden temerrüt faizi talep edemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin bu borçtan sorumluluğunun tali ve feri nitelikte olduğunu, müflis asıl borçlu şirketin, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... esas sayılı dosyası ile konkordato davası açtığını ve mahkemenin 14/01/2019 tarihi itibariyle şirket hakkında geçici mühlet kararı verdiğini, akabinde 22/04/2019 tarihinde tüm davacılar yönünden kesin mühlet kararı verilerek tedbirlerin süresinin 1 yıl daha uzatıldığını ve yine 08/06/2020 tarihli ara kararda verilen uzatma kararıyla kesin mühlet ve tedbirlerinin önce 17/01/2021 tarihine; daha sonra 19/03/2021 tarihine kadar uzatıldığını, kesin mühletin verilmesinin akabinde hiçbir takibin yapılamayacağını ve başlamış olan takiplerin durduğunu, alacaklara ilişkin işletilecek olan faizler bakımından ise rehinli alacaklar hariç olarak süreç kapsamında faiz işletilemeyeceğini, davacı alacağının kredi alacağı olduğu ve rehinli alacak olmadığı ve bu nedenle de faiz işletilemeyeceğinin açık olduğunu, ayrıca kredi alacağının konkordatoya tabi olduğunu, davalıların bu borç nedeniyle temerrüte dahi düşürülmesinin mümkün bulunmadığını, davacı bankanın kefillere asıl borçlunun ödemeyi yapmayıp temerrüte düştüğünü ihbar etmemesi nedeniyle kefillerden temerrüt faizi talep edemeyeceğini, kefalet borcunun tali ve feri nitelikte bir borç olması nedeniyle, kefillerden asıl borçlunun sorumlu olduğundan fazlasının talep edilemeyeceğini, genel işlem koşulu niteliği taşıyan banka kredi sözleşmelerinin, kefilin durumun ağırlaştıran hükümlerinin geçersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu müflis ... ... Şirketi arasında akdedilen genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine dayalı alacağın, asıl borçlu şirket ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalılar tarafından ödenmediğinden bahsle, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen genel nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmesi ile ekleri, ... Noterliğinin 26/03/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ mazbataları, dava dışı asıl borçlu şirket ticaret sicili kayıtları, hesap özetleri, ödeme planı, kanuni takip ekstresi, ödeme dekontları, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı ve icra ve iflas hukuku uzmanı öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor ve ek rapor temin edilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacılar ... ..., ..., ... ve ... tarafından 31/12/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verilmesi talepli konkordato davası açıldığı, 08/01/2019 tarihinde davalı şahıslar yönünden tefrik kararı verilerek dosyanın 2019/20 esas sırasına kaydedildiği, 14/01/2019 tarihi itibariyle şirket hakkında geçici mühlet kararı verdildiği, akabinde 22/04/2019 tarihinde tüm davacılar yönünden kesin mühlet kararı verilerek tedbirlerin süresinin 1 yıl daha uzatıldığı ve yine 08/06/2020 tarihli ara kararda verilen uzatma kararıyla kesin mühlet ve tedbirlerin önce 17/01/2021 tarihine; daha sonra 19/03/2021 tarihine kadar uzatıldığı, mahkemenin 08/03/2021 tarihli, 2018/... esas ve 2021/... karar sayılı kararıyla davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, mahkemece verilmiş tüm mühlet ve tedbir kararlarının 08/03/2021 günü saat 15:23 itibariyle kaldırılmasına ve davacı şirketin 08/03/2021 günü saat 15:23 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2021 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 03/11/2021 tarihli, 2021/... esas ve 2021/... karar sayılı ilamı ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile istinaf ilamının onanmasına kesin olarak karar verildiği, müflis şirketin iflas işlemlerinin .... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyası üzerinden yürütülmeye başlandığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı banka tarafından 01/07/2021 tarihinde davalı borçlular aleyhine sözleşme, ihtarname, hesap özeti ve ihtiyati haciz kararına dayalı ... ... Şirketi'nin ... kefalet ile kullandırılan 2124-0191074 numaralı taksitli ticari kredi borcu için 584.759,24-TL asıl alacak, 688.545,19-TL %54,00 işlemiş temerrüt faizi, 34.427,26-TL BSMV, 2.888,50-TL masraf ve 755,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.311.375,19-TL tüm borçlular tüm borçlardan sorumlu olmak ve sorumlu olduğu asıl alacak tutarlarına, takip tarihinden alacağın tamamen tahsiline kadar belirtilen oranda işleyecek temerrüt faizi, faizin gider vergisi, avukatlık ücreti, icra harç ve masraflarıyla birlikte, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak ve kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceği kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular vekili tarafından 17/07/2021 tarihinde asıl alacağın 147.163,51-TL'lik kısmına, 688.545,19-TL işlemiş faize, talep edilen faiz oranına, işleyecek faiz ve oranına itiraz edilmesi üzerine itirazın kısmi olarak durduğu tespit edilmiştir.
Bankacılık işlemleri uzmanı ... ve icra iflas mevzuatı uzmanı özel hukuk öğretim üyesi Prof. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 04/10/2023 havale tarihli rapor ile; davacı bankanın takip tarihi itibariyle ...'ten 584.759,24-TL asıl alacak, 360.866,62-TL işlemiş faiz, 18.043,33-TL BSMV, 2.888,50-TL masraf ve 755,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere 967.312,69-TL alacaklı olduğu ve takip tarihinden asıl alacak tutarı 147.163,51-TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %27,36 oranında işleyecek temerrüt faizi ve %5'i gider vergisi ile istenebileceği; ... ve ...'den 583.485,92-TL asıl alacak, 183.809,73-TL işlemiş faiz, 9.190,48-TL BSMV, 2.888,50-TL masraf ve 755,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere 780.129,63-TL alacaklı olduğu ve takip tarihinden asıl alacak tutarı 147.163,51-TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %27,36 oranında işleyecek temerrüt faizi ve %5'i gider vergisi ile istenebileceği tespit edilmiş, 30/11/2023 havale tarihli ek raporda ise görüş değişmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Buna göre; davacı bankanın .../... şubesi ile asıl borçlu dava dışı ... Gıda Tarım ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 15/11/2013 tarihinde 500.000,00-TL bedelli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmeyi aynı zamanda şirketin temsilcileri olan ... ile ...'in 500.000,00'er TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, 12/08/2015 tarihinde sözleşme limitinin 100.000,00-TL; ...'ün kefalet limitinin 100.000,00-TL ve ...'in kefalet limitinin 582.000,00-TL arttırıldığı ve ayrıca yine şirket temsilcisi ...'in 150.000,00-TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, 30/03/2017 tarihinde kredi limitinin 900.000,00-TL; ... kefalet limitinin 900.000,00-TL ve ... kefalet limitinin 750.000,00-TL arttırıldığı, böylece toplam olarak kredi limitinin 1.500.000,00-TL'ye; ... kefalet limitinin 1.500.000,00-TL'ye; ... kefalet limitinin 1.082.000,00-TL'ye ve ... kefalet limitinin 900.000,00-TL'ye ulaştığı, sözleşmelere istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara ... Noterliğinin 26/03/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödememeleri üzerine davacı banka tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 584.759,24-TL asıl alacak, 688.545,19-TL %54,00 işlemiş temerrüt faizi, 34.427,26-TL BSMV, 2.888,50-TL masraf ve 755,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.311.375,19-TL tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı borçlular vekili tarafından takipteki asıl alacağın 147.163,51-TL'lik kısmına, 688.545,19-TL işlemiş faize, talep edilen faiz oranına, işleyecek faiz ve oranına itiraz edilmesi üzerine takibin 835.708,70-TL'lik kısım yönünden durduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlular tarafından her ne kadar borçtan sorumluluklarının tali ve feri nitelikte olduğu, müflis asıl borçlu şirketin, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... esas sayılı dosyası kapsamında kesin mühlet kararı verilmesi nedeniyle hiçbir takibin yapılamayacağı ve başlamış olan takiplerin durduğu, alacaklara ilişkin işletilecek olan faizler bakımından ise rehinli alacaklar hariç olarak süreç kapsamında faiz işletilemeyeceği, ayrıca kredi alacağının konkordatoya tabi olduğu, davalıların bu borç nedeniyle temerrüte dahi düşürülmesinin mümkün bulunmadığı beyan edilmiş ise de, mahkemenin kesinleşmiş nihai kararı ile birlikte tüm tedbir ve kesin mühlet kararlarının kaldırılmış olması nedeniyle davalıların bu yöndeki beyan ve talepleri dikkate alınmamıştır. Davalı borçluların kredi sözleşmelerin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması, kredi türü ve kefaletin türü dikkate alındığında, alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün bulunması, kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermemesi, davalıların şirket temsilcisi olması nedeniyle eş muvafakatına gerek bulunmaması ve borcun kefalet limitleri altında kalması dikkate alındığında, davalıların ödenmeyen borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı borçlular tarafından takip talebindeki tutar kadar borçları bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bilirkişi heyetinden temin edilen 04/10/2023 havale tarihli rapor ile davacı bankanın her bir davalı yönünden alacak kalemlerinin toplam tutarları, talep ettiği ve talep edebileceği miktarlar da irdelenmek suretiyle değerlendirme yapılmıştır. Davalı borçlular tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından dava dışı şirketle arasındaki arasındaki kredi sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalı/borçlulara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedirler, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedirler. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı borçluların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın; borçlu ... yönünden, 584.759,24-TL asıl alacak, 360.866,62-TL işlemiş faiz, 18.043,33-TL BSMV, 2.888,50-TL masraf, 755,00-TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti olmak üzere 967.312,69-TL alacak talebi bakımından İPTALİNE, takibin, 584.759,24-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 27,36 oranında(bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden DEVAMINA, borçlular ... ve ... yönünden, 584.485,92-TL asıl alacak, 183.809,73-TL işlemiş faiz, 9.190,48-TL BSMV, 2.888,50-TL masraf, 755,00-TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti olmak üzere 780.129,63-TL alacak talebi bakımından İPTALİNE, takibin, 584.485,92-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 27,36 oranında(bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin alacak talebinin REDDİNE,
2.2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince(takibe kısmi olarak itiraz edilmesi dikkate alınarak) kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında belirlenen 101.606,02-TL icra inkâr tazminatının(davalılar ... ve ...'in 66.194,64-TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 34.703,53-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 14.191,12-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 14.271,82-TL'nin mahsubu ile bakiye 20.431,71-TL harcın, davalılardan(davalılar ... ve ...'in 13.310,92-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına;
Davacı tarafından yatırılan toplam 14.271,82-TL harcın, davalılardan(davalılar ... ve ...'in 9.297,85-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
4.Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e 3.200,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul oranına göre belirlenen 1.945,29-TL'sinin davalılardan(davalılar ... ve ...'in 1.267,32-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen; ret oranına göre belirlenen 1.254,71-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 511,25-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.603,45-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 3.406,35-TL'sinin davalılardan(davalılar ... ve ...'in 2.219,18-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 77.124,22-TL vekâlet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen(davalılar ... ve ...'in 50.245,15-TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacı tarafa verilmesine,
7.Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 51.151,79-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalı taraflara verilmesine,
8.6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı ile davalılar ... ile ... tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/02/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır