Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/660
Karar No
K. 2023/1149
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/660
KARAR NO: 2023/1149
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/07/2023
KARAR TARİHİ: 22/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 09/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacılar vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 11/07/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Davalı ...'nin alkol aldığını alkolün etkisi ile güvenli bir şekilde araç kullanacak durumda olmamasına rağmen 15/01/2023 günü gece saat 01:00 sıralarında ...'in kendisini araması üzerine ... plaka sayılı aracı ile ...'in yanına gittiğini, onunla buluştuğu 03:30 sıralarına kadar birlikte sohbet ettiklerini, bilahare ...'i evine bırakmak için aracıyla ...'in oturduğu mahalleye götürdüğünü, Saat 03:40 sıralarında annesinin evine gelen müvekkili ...'in yolda ... sokak üzerinde davalının aracının farlarının açık olması içerisinde kız kardeşini görmesi üzerine aracın önüne geldiğini, davalı tarafın aracın camlarınkapatarak aracı çalıştırıp hareket ettiğini, müvekkilinin de aracın önünde aracın ön kaputuna vurarak aracı durdurması yönünde davalı tarafa işaret ettiğini ancak davalının durmayarak aracı müvekkilinin üzerine doğru sürmesi üzerine müvekkilinin ezilmemek için aracın ön kaputu üzerine yattığını, davalının gaza basarak hızla ... sokak üzerinde seyir edip kavşağa geldiğinde yol üzerinde davalının seyir istikametine göre sol tarafta park halinde bulunan ... plaka sayılı kamyonetin sağ arka kısmına kendi aracının sol ön tarafı ile çarptığını, çarpmanın etkisi ile müvekkili ...'in yola savrulduğunu, yol üzerinde bulunan müvekkili ...'in üzerine davalı ...'nin dava konusu ... plakalı aracını sürerek müvekkili ...'i aracın altına aldığını ve aracın ön ve arka tekerleklerinin müvekkilinin üzerinden 3.Kez geçerek ölüme sebebiyet verecek şekilde ve kasten ezdiğini, Küçükçekemece ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas dosyasın da bulunan 06.03.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunun bu durumu ispatladığını, bu olay üzerine müvekkilinin ... Hastanesinin 15.01.2023 tarih ve .... sayılı Epikriz raporunda; araç dışı trafik kazası nedeniyle bilincinin kapalı şekilde geldiğini, çekilen BT'de pelvik halkada fraktürler (vertikal sheer tipi yaralanma) ve vertebrada spinöz proçeslerde kırıklar görüldüğünü, müvekkiline pelvik çarşaf yapıldığını, acil operasyon planlandığını, sağ inferior süperior oblik ramuslarda belirgin deplase fraktür hatları dikkati çektiğini, pelvik kemiklerde seperasyon izlendiğini, pelvik bölge sol tarafında kas dokular asanıda geniş hematom alanları dikkati çektiğini, sağ 7 ve 8, sol 5 ve 6. Kostalarda deplase fraktür hatları mevcut olduğunu, sağ hemitoraksta minimal prömotoraks izlendiğini, L1, L2, L3, L4 vertebra spinöz proceslerde fraktür hatları, L5 vertebra sağ transvers proceste fraktür mevcut olduğunu, görüntülemelerinde; sağ sakrum fraktürü (open book fraktürü) tanısı ile müvekkili ...'in acil ameliyat edildiğini ve yoğun bakım ünitesinde yaklaşık üç ay yatırıldığını, şu an müvekkilinin yatalak olduğunu ve zorunlu ihtiyaçlarını eşi karşıladığından Küçükçekemece ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas dosyasında da müvekkilinin yatalak olduğu için müvekkilinin 06.07.2023 Tarihinde keşif ile evinde ifade verdiğini, daha sonra sunacağımız hastane raporlarında anlaşılacağı üzere müvekkilinin cinsel işlevini de tamamen kaybettiğini, bu nedenden dolayı BK .54 Maddesine istinaden her türlü tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı müvekkili ... lehine maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini, müvekkilinin kazadan önce sigortalı bir işte çalışarak yaşı küçük iki çocuğuna ve ev hanımı olan eşinin geçimini tek başına sağladığını, müvekkilinin bu kazadan dolayı kaldığı evin kirasını ve çocuklarının maddi ve manevi temel ihtiyacını karşılayamadığı gibi kendi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak durumda da olmadığından BK.56. Maddesine istinaden elem, keder ve üzüntüden dolay müvekkilinin eşi ... ve çocukları ...,... lehine de manevi tazminat talep ettiklerini, ağır bedensel yaralanmaya karışan ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. Tarafından zorunlu mali trafik sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin kaza nedeniyle tüm maddi tazminat olan destekten yoksun kalmadan sorumlu olduğunu, kaza tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını talep ettiklerini, müvekkilinin çocuklarının ve eşinin her türlü yaşamsal ve barınma ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılandığından ağır bedensel yaralanmadan dolayı yardıma muhtaç duruma düştüklerini, müvekkilinin iş bu tazminat davasını etkin bir şekilde sürdürmesini sağlamak için adli yardım zorunlu olduğu kadar aynı zamanda kanuni bir hak olduğunu, bu itibarla da adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, anılan nedenerle adli yardım talebimizin kabulüne, akabinde yapılacak yargılama sonucunda fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere müvekkilleri ... için elem, keder ve üzüntüden dolayı 750.000,00TL, ... için elem, keder ve üzüntüden dolayı 50.000,00TL, ... için elem, keder ve üzüntüden dolay 50.000,00TL, ... için elem, keder ve üzüntüden dolay 50.000,00TL, ... için elem, keder ve üzüntüden dolay 50.000,00TL, -... için elem, keder ve üzüntüden dolay 50.000,00TL olmak üzere toplam 1.000.000,00TL manevi tazminatın HMK m.107 uyarınca belirsiz alacağın kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi ile diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ...'İN her türlü tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı yaralanmalı trafik kazasında BK 54 .Maddesine istinaden toplam 50.000,00TL maddi tazminatın HMK m.107 uyarınca belirsiz alacağın kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi ile diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, trafik kazası nedeniyle ağır bedensel yaralanmadan oluşan maddi ve manevi tazminat ödenmesinin güvence altına alınması, davalıların taşınır ve taşınmaz mallarına , hak ve alacaklarına HMUK M.101 ve devamı uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Şirketi Vekilinin 19/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, zamanaşımı ve usuli itirazlarımız dikkate alınarak davanın reddine, dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmamış olup, davanın dava şartı yokluğundan reddine, davaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde herhangi bir poliçesi bulunmadığından davanın husumet nedeni ile reddine, müvekkili yönünden dava öncesi başvuru yapılmadığından başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine, davaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde herhangi bir poliçesi bulunmadığından davanın müvekkili yönünden esastan reddine, her halükarda zorunlu mali mesuliyet sigortaları manevi tazminat taleplerini teminat altına almadığından manevi tazminat taleplerinin reddine, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi ile eklerinin davalılar ... ve ...'ye usulüne göre tebliğ edildiği, davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

HMK'nın 114/1 nci maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır. Sözü geçen Kanun'un 115 nci maddesi hükmü de "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkeme'nin dava şartı noksanlığı hâlinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklene 5/A maddesinde ise "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir.

Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde olup madde ile arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak kabul edilen davalarda, arabulucuya başvurmadan dava açılması hâlinde yapılacak işlem düzenlenmiştir.

Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacılar vekili, tazminat istemiyle huzurdaki davayı açmış ise de; dava konusunun, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacılar vekilinin dava açmadan önce arabulucuya başvurduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmıştır..Yukarıda anılan maddenin son fıkrasında açıkça "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde.." denilmekte olup buna ilişkin bir belge dava dilekçesine eklenmediği gibi buna ilişkin bir beyanın da dava dilekçesinde yer almadığı anlaşıldığından davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2.Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.586,28 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.316,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,

3.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı ... ŞİRKETİ kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE,

5.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 22/12/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog