3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında araç alış verişine dair ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasında kurulan bu ilişki ... nolu e-fatura ile sabit olduğunu, kurulan bu ticari ilişki neticesinde müvekkili şirket davalıdan ... motor nolu ... model ... plakalı ... marka arabayı ... TL karşılığında satın aldığını, müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirket iş yerine gidip sıfır araç tesliminden hemen evvel aracın tanıtımının müvekkiline yapıldığı esnada araç halen şirkette ve hareket dahi etmemişken; aracın elektronik aksamında bozukluk olduğunu, "ön konsolda bulunan ekranın titreme yaptığı" ve bu hali sebebi ile aracın kullanılamaz olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin teknik servis departmanı tarafından yazılım güncellemesi yapılması gerektiği söylenmiş ve bu sebep ile aracı o gün müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin ... tarihinde aracı teslim almak için yeniden davalı şirket iş yerine gitmiş ve aracın elektronik aksamlarının tamir edildiğinin söylenmesi üzerine aracı teslim aldığını, ancak ne var ki aracın çalışır çalışmaz elektronik aksamları ve ekranı tekrar bir gün önce olduğu gibi aynı hatayı verdiğini, bu nedenle aracın davalının iş yerinden çıkartılmadan kendilerine iade edildiğini, bu nedenle davalı şirkete ... tarihinde yasal süresi içerisinde Antalya ... Noterliği aracılığı ile ... yevmiye nolu ihtarname yollandığını, işbu ihtarnamede seçimlik hakkı olarak sözleşmeden dönme haklarını kullandığını ve aracı davalıya teslim etmeye hazır olduklarını ihtaren bildirdiklerini, söz konusu araç için ... tarihinde tüm sorunların giderildiğinden bahisle müvekkili şirket yetkilisine denemesi için yeniden teslim edildiğini, müvekkili şirket yetkili aracı alır almaz araç bu sefer de akü arızası verdiğini, bunun üzerine yeniden servise bırakılan araç hakkında ''ekran arızasını gidermek için yapılan işlemler nedeniyle akünün bitmiş olabileceği'' beyan ettiklerini, yeniden arızayı giderdiğini beyan eden servis, söz konusu aracı müvekkili şirket yetkilisine yeniden denemesi için teslim etmiş ancak ne var ki ... tarihinde araç bu kez önce tekrar akü arızası verdiğini, müvekkili şirket yetkilisi ortaya çıkan akü arızası sebebi ile söz konusu aracı tekrar servise götürecekken bu sefer araç şanzıman arızası verdiğini ve bir daha çalışmadığını, bu sebep ile araç çekici vasıtası ile servise götürülmüş ve halen şirket yetkilisine teslim edilmemiş olup ... Şubesinde bulunduğunu, açıkça görüldüğü üzere söz konusu araç müvekkili şirket tarafından alındığı günden itibaren neredeyse hiç kullanılamadığını, bu nedenlerle aracın açıkça ayıplı ve kullanılamaz halde olmasından ötürü uğradığı manevi zararlar sebebi ile ... TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini, açıkça ayıplı olarak satışı yapılan araç nedeniyle kullandıklarını seçimlik hak ışığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL tutarın davalıdan ayıbın kendilerine bildirildiği ve sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığı ... tarihinden itibaren işletilecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu aracın ... tarihinde, ... şubesinden satın alındığını, ... tarihinde sıfır araç teslimi aşamasında dokunmatik ekranın tema rengi siyah iken beyaza çevrildiği anda titreme meydana geldiği farkediliyor ve durum hemen davacıya bildirildiğini, bu titremenin kullanıma engel bir durum teşkil etmediği gerekli kontroller sonrasında çözüm bulunacağının anlatıldığını, söz konusu problemle ilgili detaylı bilgi verecek olursak; aracın dokunmatik ekran ara yüzünün siyah ve beyaz olmak üzere iki arayüz teması bulunduğunu siyah arayüz temasında herhangi bir problem yaşanmazken, beyaz arayüz temasına geçildiğinde ekranda titreme meydana geldiğini, davacı araç sıfır kilometre olduğu için herhangi bir işlemin yapılmasını istemediğini, bunun yanında davacı ... tarihinde aracı teslim almaya geldiğinde arızanın giderilmediğini ancak aracı bu haliyle dokunmatik ekran arayüz temasını siyah olarak kullanacağını bildirerek aracı teslim aldığını, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Buna göre alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde inceletmek yükümlülüğü olduğunu, Burada kanunun asıl amacı özen yükümlülüğünün her iki taraf içinde uygulanmasıdır. T.T.K 18/2 ''Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. '' hükmü de bu amacı ortaya koyduğunu, somut olayda davacı araçta ki kusuru farketmiş onarımı için ilk etapta servise bıraktığını, sonrasında ise aracı bu haliyle kullanmak istediğini bildirerek aracı teslim aldıklarını, ... Tarihinde ise araç 190 kilometredeyken araç şarj sistemi arızası vermiş ve çekici vasıtasıyla müvekkili şirket servisine getirildiğini, bu süre zarfından sonra söz konusu arıza öncesinde olan şikayetlerde belirlenip ... Tarihinde teknik başvuru açılmış sonrasında yapılan incelemelerde ise aracın IMC kontrol ünitesinin değişmesi gerektiği anlaşıldığını, parça temininin hızlıca yapılmasından sonra ise araç onarılıp davacıya teslim edildiğini, bu süre zarfında davacıyı mağdur etmemek için de müvekkili şirket tarafından kendisine ikame araç tahsis edildiğini, ... Tarihinde ise araç yine şarj sistemi uyarısı vermiş yapılan incelemelerde DC/DC konventöründe arıza tespit edilmiş, ... Tarihinde gerekli parçanın temin edilmesiyle birlikte arızalı parça değiştirilmiş ve sonrasında yapılan detaylı incelemede bir sorun görülmediğini, bunun üzerine araç davacıya teslim edilmiş olup, halen daha sorunsuz bir şekilde kullanıldığını, davacı aracın onarımına onay vermiş sonrasında ise aracı teslim aldığını, bu nedenlerle davanın, davacı tarafın hak düşürücü süre içinde ayıp ihbarında bulunmamış olması nedeniyle usulden reddini, davanın esasına girişilmesi durumunda esas yönünden haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep ve cevap vermiştir.
Davacı vekili talep sonucunu açıklanmasına dair dilekçesinde özetle; (Hazırlanacak bilirkişi raporuna göre) "Araçtaki ayıbın onun kullanımına engel olacağı ihtimalinde aracın iadesi ve bedelin ticari faizi ile birlikte tarafımıza iadesi iken; Araçtaki ayıbın nüksetmeyeceğinin tespit edilmesi halinde ise davacı açısından " çoğun içerisinde az da vardır " ve davalı açısından hakkaniyet ilkesi doğrultusunda araçtaki değer kaybı neticesinde bedel indirimi yapılması noktasında toplanmaktadır."
Feri Müdahil ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ithalatçısı müvekkili şirket iken; satıcısı davacı tarafın da belirttiği gibi diğer davalı ... A.Ş olduğunu, davacı taraf ile sözleşmesel ilişki içinde olan ve satış bedelini tahsil eden taraf müvekkili şirket olmadığını, dolayısıyla satış bedelini tahsil etmeyen taraftan bu bedelin iadesinin istenmesi mümkün olmadığını, kaldı ki; Türk Borçlar Kanunu’ndan doğan “ayıplı mal sorumluluğu” da ithalatçıya yöneltilemeyeceğini, keza TBK’nın ilgili maddelerinde de “ithalatçı sorumluluğu” düzenlenmiş değildir, diğer yandan bir an için müvekkili şirket’in ithalatçı ve dolayısıyla garanti sorumluluğu nedeniyle sorumlu olabileceği düşünülse dahi sonucun değişmeyeceğini, keza garanti sorumluluğunun muhatabı tüketiciler olduğu gibi bu tür bir sorumluluğun kaynağı da Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur. bu düzenlemede ise bedel iadesini/ içeren taleplerden ithalatçının sorumlu olmayacağı açıkça düzenlendiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmamış olup; bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, davaya konu araçta davacı iddialarının aksine üretimden kaynaklanan ve hukuken “ayıp” olarak nitelenebilecek herhangi bir kusur bulunmayıp, davacının "arıza" olarak nitelendirdiği durumların kaynağında kullanıcı hatası olmasının muhtemel olduğunu, davaya konu araç, satım sonrası teslimi aşamasında iken yetkili servis tarafından dokunmatik ekran arayüzünde fark edilen çok küçük bir sorun derhal davacıya bildirilmiş ve bu arızanın giderilmesi için yazılım güncellemesi yapıldığını, bu sorunun ardından DC/DC konventöründe bir arıza yaşanmış ve bu parçada hızlı bir şekilde değiştirildiğini, yetkili servisinde yapılan bu işlemlerden sonra araç davacıya teslim edildiğini, bununla birlikte davacının herhangi bir mağduriyet yaşamaması için de davacıya ikame araç tahsis edildiğini, somut olaydan da anlaşılacağı üzere; aracın servis işlemi görmesine neden olan arıza hali basit yazılım güncellemeleri ve yine basit bir şekilde hızlıca çözüm bulunabilecek arızalar olduğu orta olduğunu, araçta tespit edilen arızalar hızlıca ve basit bir şekilde onarımı yapılabilecek arızalardan olup halihazırda da araç sorunsuz bir şekilde kullanılmadığını, bunun yanında davacı tarafça iddia edilen şanzıman arızasına yönelik herhangi bir servis kaydı bulunmadığını, haliyle araçta bir şanzıman arızası söz konusu olmadığını, aracın servis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere araç basit kısmi yazılımsal problemlerden dolayı yetkili servise getirilmiş ve üretici standartlarında orijinal parçalar ile onarım gördüğünü, bu nedenle araçta bir değer kaybı dahi yaşanmayacağını, tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere araçta ki arıza basit ve hızlıca giderilmiş olup, sorunsuz bir şekilde kullanılmadığını, söz konusu arıza maldan yararlanmayı önemli ölçüde azaltmayan veya kullanımına engel olmayan arızalar ayıp niteliğinde olmadığını, haliyle araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, Müvekkil şirket dava konusu aracın ithalatçısı olup satış bedelini veya onarım bedelini tahsil eden taraf olmadığından ve davacının mali talepleri yönünden müvekkil Şirketin sorumluluğu bulunmadığından müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, hak düşürücü nitelikteki ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmamış olması nedeniyle davanın reddini, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini talep ve cevap vermiştir.
Mahkememizce ... tarihinde dava konusu araç başında keşif yapılmış ve keşif sonrası bilirkişiler ... ve ...'nin ... tarihli müşterek raporlarında; dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu, araçtan faydalanma bedeli ...TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir.
Bilirkişiler ... ve ...'nin 18/06/2021 tarihli müşterek ek raporlarında; araçtaki gizli ayıp kullanımdan kaynaklanmadığını, araçtaki gizli ayıp üretimden kaynaklandığını, araçta meydana gelen arıza nedeniyle amacına uygun yararlanmaya engellerin olduğunu, arızanın giderilmesi için yapılacak işlemlerin ve değişecek parçaların fiyatlarının ne kadar olacağı; arızanın tam olarak tespit edilemediğinden bu aşamada mümkün olmadığını, araçta meydana gelen arıza nedeniyle değer kaybının ve bedel indiriminin ne kadar olacağının mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Davaya konu aracın servis kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabında; ... plakalı, ... Şti'ne ait en son tanzim edilmiş olan Trafik Sigortası poliçesindeki ... şasi numarası bilgisi kullanılarak yapılan sorgulama ile, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçe ve hasar bilgisi, Kasko Sigortası poliçe ve hasar bilgisi, Ekspertiz Rapor bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı bilgisi, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ve Yeşil Kart poliçe bilgilerinin bir suretinin gönderildiği bildirilmiştir. Türkiye Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabında; ... plakalı aracın ... tarihinde tescilinin ... adına yapıldığı görülmüştür. Antalya ... Noterliğine yazılan müzekkereye ... tarihinde cevap verilmiştir.
Makina Mühendisi Bilirkişisi ...'ın 29/09/2022 tarihli raporunda; dava konusu aracın satışı esnasında elektrik - elektronik donanımlarında ayıp olduğunu, aracın elektrik - elektronik donanımlarındaki ayıbın üretim kaynaklı olduğunu, ayıbın giderilmesine yönelik ... firmasının yayınladığı güvenlik hatırlatma ... dahilindeki işlemlerin araca uygulandığı, arızanın kalıcı olarak giderildiği fikrinin hasıl olduğunu, satıştan sonra ... firması tarafından garanti kapsamında gerekli onarımların yapılması nedeni ile davacı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığını, ... firması tarafından gerekli onarımların yapılmasından sonra aynı arıza sebebiyle aracın servise götürülmediği, başka bir ifade ile aynı arızanın bir daha yaşanmadığı, dolayısıyla aracın piyasa fiyatının etkilenmediği, aracın sıfır olarak alınmış olması, onarımlarının garanti kapsamında yapılması, satılana kadar garanti kapsamında olması ve arızanın kalıcı olarak firma tarafından giderilmesi gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda satış bedelinden indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun Mahkeme tarafından satış bedelinden indirim yapılması gerektiği sonucuna ulaşılır ise satın alındığı andaki mevcut arıza ile satın alınan dava konusu aracın % 5 daha az tutar ile satın alınmasının mümkün olduğu rapor edilmiştir.
Makina Mühendisi Bilirkişisi ...
11/09/2023 tarihli ek raporunda; aracın teslimi öncesinde başlayan elektrik - elektronik donanım arızaları oluşmuş, bunun üzerine; araç 200 kilometrede iken IMC kontrol ünitesi, araç 541 kilometrede iken DC-DC bağlantısı, DC konvertörü parçalarının değişimi sonrasında dosya içeriğinde bulunan araca ait servis kayıtlarında benzer arızaya ait başvuru görülmediğini, bahse konu araçtaki arızanın da güvenlik hatırlatma ... (... kodu ile tanımlanan arızanın giderilmesine yönelik işlemlerin IMC kontrol ünitesinin değiştirilmesi, DC-DC bağlantısı, DC konvertörün değiştirilmesi, ... şeklinde tanımlanan) dahilinde gerçekleşen kısa devre, ısınma vb... sorunlar ile tetiklenen ve devam eden elektrik ve elektronik arızalar ile uyumlu olduğunu, sonraki servis girişlerinde de arızalara yönelik başvuru olmadığı görüldüğünü, buna göre arızanın kalıcı olarak giderildiği kanaatine varıldığını, keşif esnasında da bahse konu arızaya ait bir belirti gözlemlendiğini, araçta bahse konu arıza oluştuğunda, araç kilometresinin çok düşük olması, arızanın garanti kapsamında giderilmiş olması, arıza sonucunda araç üzerinde bir hasar oluşmamış olması, ... kodu ile tanımlanan arıza ile ilgili birçok araç sahibinin ... tarafından davet edildiği, birçok aracın yetkili servislere giderek gerekli yönergedeki işlemleri yaptırdığı, vb... sebeplerle araçta bir değer kaybı oluşmayacağını, satış bedelinden indirim yapılması gerektiği sonucuna ulaşılır ise düşüncesi ile araçta yapılabilecek indirim bedeli hesaplandığını, hesaplama yapılırken aracın bütünü %100 olarak kabul edilmiş, şasi, ana kaporta parçaları, kaporta parçaları, motor, elektrik hattı, elektronik üniteler, yakıt hattı, vb... parçalar değerlendirilerek, güvenlik hatırlatma ... dahilinde tanımlanan parçaların ve hasar alabilecek parçaların yaklaşık aracın %5' ine denk geldiğini, aracın ... tarihinde ... TL bedel ile satın alındığını, euronun alım gücüne göre yapılacak hesaplamalarda; aracın satın alındığı tarih olan ... tarihinde ... / ... = ... Euro, aracın tesliminin yapıldığı tarih olan ... tarihinde ... x ... = ... TL, dava tarihi olan ... tarihinde ... x ... = ... TL, (Hesaplanan bedel üzerine ÖTV zammı eklenmemiştir.) aracın onarımlarının yapıldığı, arızanın giderildiği tarih olan ... tarihinde ... x ... = ... TL, aracın satıldığı tarih olan ... ... x ... = ... TL olarak hesaplanmışsa da, ...'nin yayınladığı ... tarihli kasko değer listesine göre araç değerinin ... TL olarak kayda geçtiği, aracın satıldığı ... tarihli kasko değer listesine göre araç değerinin ... TL olarak kayda geçtiğini, ... de açıklanan, ... de ...' de ilk vakası tespit edilen Covid19 salgını neticesinde ... yılı içerinde oluşan kısıtlamalar, parça tedarik sorunları, ülkeye sınırlı araç girmesi veya hiç girmemesi, ... tarihinde gelen ÖTV zammı gibi sebepler ile ... sonlarına doğru araç piyasasında da artış olduğunu, Piyasa rayiçlerinde yapılan araştırmada; dava tarihi olan ... tarihinde serbest piyasada aracın ayıpsız rayiç değerinin ... TL ile ... TL arasında olduğu, aracın satış tarihi olan ... tarihinde serbest piyasada aracın ayıpsız rayiç değerinin ... TL ile ... TL arasında olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi vermemiştir. Dava; satış sözleşmesinden kaynaklanan ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanan, satış bedeline ayıp oranında indirim ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davaya konu aracı davalı şirketten ... TL bedel ile satın aldığı ve aracı ... tarihinde teslim aldığı, aracın arıza vermesi nedeniyle davalı şirketin servisine bırakıldığı ve davacının Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesiyle araçtaki ayıp iddiasıyla sözleşmeden döndüğüne ilişkin olarak davalıya ihtarname çektiği, daha sonrasında arızanın giderildiği belirtilerek aracın davacıya tekrardan teslim edildiği, sonrasında aracın tekrardan arıza verdiği iddiasıyla davacı tarafça Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeden döndüklerini ve aracı geri almayacaklarını davalı tarafa ihtar ettiği, sonrasında aracın davalı tarafça ... tarihinde tekrardan davacıya teslim edildiği, aracın sonradan tekrardan arıza vermesi nedeniyle ... tarihinde davalı şirketin servisine çekildiği ve daha sonrasında ... tarihinde aracın davacıya tekrardan teslim edildiği, anlaşılmaktadır.
Mahkememizce araç üzerinde ... tarihinde keşif yapılmış ve keşfe katılan bilirkişilerce düzenlenen ... tarihli raporda özetle; keşif aşamasında araçta arızanın görülmediği, arızanın giderildiğinin düşünüldüğü ancak arızaların tam olarak giderildiğinin şüpheli olduğu, araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilmiştir, yine aynı bilirkişilerin ... tarihinde düzenledikleri ek raporda özetle; araçta elektronik donanım arızasının oluştuğu arızanın birbirine nüksetmiş bir kaç yerden çıktığı, meydana gelen arızaların birbirine bağlı arızalar olduğu, araçta keşif aşamasında arıza görülmediği araç kullanılmaya devam edildiğinde arızaların birbirine nüksederek devam edeceğinin düşünüldüğü, belirtilmiştir.
Mahkememizce başka bir bilirkişiden alınan ... tarihli raporunda özetle; araçtaki elektrik elektronik donanımlarındaki ayıbın üretim kaynaklı olduğu, araçtaki arızanın kalıcı olarak giderildiği fikrinin hasıl olduğu, garanti kapsamında gerekli onarımların yapılması nedeniyle davacı tarafça herhangi bir masraf yapılmadığı, gerekli onarımların yapılmasından sonra aynı arıza sebebiyle aracın bir daha servise getirilmediği, aracın piyasa fiyatının etkilenmediği, belirtilmiş mahkeme tarafından satış bedelinden indirim yapılması gerektiği sonucuna ulaşılır ise dava konusu aracın %5 daha az tutar ile satın alınmasının mümkün olduğu, belirtilmiş ve aynı bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda da benzer tespitlerde bulunulmuştur. Dosya kapsamından davaya konu aracın ... tarihinde dava dışı başka bir kişiye satıldığı anlaşılmaktadır. Keza; araç üzerinde keşif davacının aracı satmasından sonraki bir tarihte yapılmıştır. Türk Borçlar Kanunu md.227'de "- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir" denilmektedir. Araçtaki ayıbın davalı tarafça masrafı kendisine ait olmak üzere ücretsiz olarak giderildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle araçtaki ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme talebi, reddedilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu md.58/1 'de "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. " denilmektedir. Davaya konu araçta başlangıçtaki ayıbın, davacının kişilik haklarına zedelemediğinden; manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Belirtilen nedenlerden dolayı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 239,74-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan 1.320,00.TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, davacı vekili ile feri müdahil vekilinin yüzüne karşı,
HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)