2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından 15/10/2020-15/10/2021 tarihleri arasında ... sayılı Trafik Sigortası Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan ... plaka sayılı aracın, 26.04.2021 tarihinde... plaka sayılı araca çarpması sonucu çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasının müvekkil şirket tarafından sigortalı olan ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'un hakimiyetindeki kamyon seyir halindeyken kamyona bağlı römorkun kamyondan ayrılarak park halinde olan ... plakalı araca çarpması sonucu gerçekleştiğini, sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında Asli Kusurlu olduğu ve kazanın ağır kusur sebebiyle meydana geldiği olay yerine gelen ekipler tarafından tutulan tutanak ve ifade tutaklarıyla sabit olduğunu, 22.360,20-TL ödemenin rücuen tazmini amacıyla müvekkili şirketin ilk önce davalıya rücu mektubu gönerdiğini, ancak davalı herhangi bir cevap vermediğini ve sonuç alınamadığını, bu sebeple Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına B.4. hükmü gereğince ağır kusur sebebiyle rücuen tazminat davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan sebepler uyarınca, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile hüküm altına alınmış bulunan rücu hakkına dayanılarak, müvekkili şirketçe 3. kişilere yapılan 22.360,20-TL ödemenin davalıdan rücuen tazmini için Sayın Mahkemeniz nezdinde dava açılması gereği hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin 3. kişilere ödemek zorunda kaldığı toplam 22.360,20-TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranları ile birlikte davalıdan rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı tarafından belediyelerine gönderilen 11.01.2022 tarihli yazıda; şirketlerine Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 26.04.2021 tarihinde... plakalı aracın hasarlanmasına neden olmasından dolayı olaydaki kusur oranı ve teminat dikkate alınarak karşı tarafa 22.360,20-TL ödendiğini, Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.4/B -C maddeleri gereğince hasar tazminatının Belediyemizden tahsili gerektiği, bu bedelin en geç 10 gün içinde ödenmesini talep ettiklerini, davacının dilekçesi üzerine, Fen İşlerı ü 'ce 27.01.2022 tarih ve ... sayılı yazı ile söz konusu olayda Belediyemize ait... plakalı kamyon ile... plakalı araç arasında gerçekleşen kazada Kurumumuzun herhangi bir ihmal ya da kusurunun bulunmadığı Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.4/B-C maddelerinde bulunan rücu nedenlerinden hiçbir gerçekleşmediğinden rücu hakkının doğmadığı ve bedelin de fahiş olduğunu belirterek rücu talebinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle sigorta şirketine itiraz edildiğini, Fen İşleri Müdürlüğünün itirazı üzerine davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 24.03.2022 tarih ve ... sayı ile Belediyemiz kayıtlarına giren 14.03.2022 tarihli yazıda; hasar bedelinin 14.844,16-TL'ye düşürüldüğünün görüldüğünü, akabinde yine 24.03.2022 tarih ve ... sayı ile Belediye kayıtlarına giren davacı şirketin 18.03.2022 tarihli gelen yazısında bahse konu... plakalı araca 600,00-TL tazminat ödendiğinden bahsedilerek bu bedelin belediyeden tahsilinin talep edildiğini, davacı şirketin söz konusu 14.03.2022 ve 18.03.2022 tarihli yazılarına Fen İşlen Müdürlüklerince 30.03.2022 tarih ve 99489 sayılı yazı ile tekrar itiraz edilmiş olup gerçekleşen kazada Kurumlarının herhangi bir ihmal ya da kusurunun bulunmadığını, davacı ...
Sigorta A.Ş.'nin 15.09.2022 tarih ve 98806 sayılı yazısında rücu bedelinin 5.158,65-TL olarak belirtildiğini, Fen İşleri Müdürlüğünce 22.09.2022tarih ve... sayılı yazı ile yine rücu bedeline itiraz edilmiş olup, sürekli değişen rücu bedelleri olduğunu, bahsi geçen olayla ilgili tazminat değerinin içeriği, karşı tarafa yapılan ödemenin hukuki dayanağının, ödemeye esas bilgi ve belgelerin karşılanan zararın kalem kalem bildirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacı taraf, dava dilekçesinde her ne kadar olay yerinde tutulan tutanakta araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğunun tespit edildiği iddia edilmişse de tutanağın açık olduğunu, araç kullanan şoförün ağır kusuruna ilişkin bir beyan veya delil bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafından dava konusu sigorta hasar tazminatının ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil edilmesini talep etmişse de; belediyenin tacir olmadığını ve kusuru da bulunmadığından talep edilen bedel, faiz ve faiz oranı hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, haksız acılan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, trafik sigortası sigorta poliçesi, ödeme dekontu, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan raporun sonuç kısmına göre; "... plaka sayılı kamyon sürücüsü ...'un 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşumuna etken olduğu, ...plaka sayılı araç yolun banketi üzerinde park halinde olup, kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında olay incelenmiş olup,... plaka sayılı kamyon sün ...'un trafik kazasının meydana gelmesinde kasti bir hareketinin tespit edilmediği, sürücünün 2918 sayılı Trafik Kanununda “hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğu” ve/veya “dikkatsiz ve tedbirsizce, kurallara ve yasaklara aykırı” şeklinde düzenlenen kural ihlalinin, araç kullanma kapsamında olup, kasıtlı veya kasta yakın bir ağır kusur sayılamaz. Dava konusu olayda, teknik yönden incelendiğinde sürücü kusurlu olmakla birlikte, ağır kusurlu olmadı. ZMSS Genel Şartları B.4.a fıkrasındaki rücu şartının oluşmadığı, Sayın Mahkemece kusur konusunda aksi kanaate varılması halinde davacı sigortacının zarar görene ödediği 22.360,00.-TL. tazminatı 30.12.2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sigortalısından rücuen talep edebilecektir. ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1.Dava, dava dışı 3. kişiye ödeme yapan trafik sigortacısının ödediği bedelin, KTK'nun 95. maddesi ile ZMSS poliçesi ve ZMSS Genel Şartları gereği davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde davalı Karabağlar Belediyesi'ne ait ... plaka sayılı aracın davacı şirket nezdinde zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 26/04/2021 tarihinde dava dışı... plaka sayılı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğin, kazanın ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki kamyona bağlı römorkun kamyondan ayrılarak park halinde olan dava dışı... plaka sayılı araca çarpması suretiyle meydana geldiğini, römorku bağlaması sırasında araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğu, ağır kusur nedeniyle dava dışı şirkete ödenen hasar bedelinin davalılara rücu koşulunun oluştuğunu ileri sürerek dava dışı aracın onarımı hususunda ödenmiş olan 22.360,20-TL hasar bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiştir.
3.Davalı vekili cevap dilekçesinde görev yönünden itirazda bulunmuş, kaza nedeniyle oluşan zararın rücu koşullarının mevcut olmadığını, davacı şirket tarafından talep edilen zarar bedellerinde farklı tarihlerde değişikler yapıldığını, zararın davalı bedeliyeden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
4.Görev yönünden davalı itirazının değerlendirilmesinde, her ne kadar davalı Karabağlar Belediyesi bir kamu tüzel kişisi olup tacir değil ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinde kaynaklandığı, sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olmakla sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, bu haliyle yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanına girdiği gözetilerek davalı vekilinin bu yöndeki itirazları kabul görmemiştir.
5.Rücu davaları gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Davalı, davacının ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusuru oranında sorumludur.
6.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.a maddesinde, Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. "Ağır kusur" kavramı uygulamada tam kusur olarak değil, kasta yakın düzeyde bir kusurun bulunması hali olarak yorumlanmaktadır. Buna göre zararın rücu koşullarının oluşabilmesi için kasıtlı bir hareketle zarara neden olunması veya kast olmamakla birlikte kusurun niteliği itibariyle kasta yakın düzeyde yoğunlukta olması gerekmektedir.
Mahkememizce hem zarar görenin uğradığı zararın tespiti hem de kazanın meydana gelmesinde ağır kusur sayılabilecek bir davranışın bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi heyet raporu alınmış, dosyaya sunulan 08/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı zarar görene ait aracın serbest piyasa rayiçlerinde onarım bedelinin 22.360,30-TL olduğu, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'un tek ve asli kusurlu olduğu, sürücü kusurunun kast veya kasta yakın bir ağır kusur niteliğinde olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu ve itiraz dilekçesi ile dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede, dava konusu kazanın davalı araç malikine ait kamyona bağlı römorkun bağlantı noktasından ayrılması nedeniyle meydana geldiği, araç ile römork arasındaki bağlantının kopmasında araç sürücüsüne kusur izafe edilmesi yerinde ise de, sürücünün kasta yakın bir ihmali nedeniyle bağlantı kopması yaşandığına dair somut bir delil bulunmadığı, sürücü ...'un beyanına göre römorkun tümsekten geçmesi anında ana araçtan ayrıldığı, tümsekten geçiş anında hızın azaltılmaması veya römorku taşıyan bağlantı piminin iyi bağlanmamasının kusur olarak kabulü mümkün ise de bu kusurların kasta yakın düzeyde ağırlıkta olmadığı, zira römorkun araçtan ayrılmasında tek etkenin aracın hızı veya bağlantı pimi değil, tümseğin yüksekliği ve genişliği, geçiş açısı gibi birden fazla etkenin birlikte sonuca etki ederek araçtan ayrılmayı gerçekleştirebileceği, bu haliyle araç sürücüsünün kasta yakın düzeyde ağır bir kusurunun bulunduğunu gösteren somut bir delil bulunmadığı ve rücu koşullarının ispatlanamadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin olarak alınan 381,86-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 201,96-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)