Esas No
E. 2024/4
Karar No
K. 2024/317
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/4 Esas

KARAR NO: 2024/317 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/10/2022

NUMARASI: 2020/25 E. - 2022/161 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 22/02/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş., 27.05.1992 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmak suretiyle kurulduğunu, ... bünyesinde yer alan ve 1992 yılında kurulan müvekkili ... A.Ş.’nin, perakende satışlar, ticari ve endüstriyel yakıtlar, madeni yağlar, depolama ve uluslararası ticaret konularında faaliyet gösterdiğini, 2002 yılı sonunda ... Grubu’nun %50’ sine ortak olduğu ..., kuruluşundan bu yana alt yapı yatırımlarına ağırlık verdiğini, ...’e büyük bir rekabet avantajı sağlayan depolama kapasitesinin, 2009 itibariyle 1.161.042 metreküpe ulaştığını, sektördeki pazar payını ve istasyon ağını her geçen gün artıran ...’in, Türkiye’de akaryakıt dağıtım sektöründe en hızlı ve tutarlı büyüyen petrol şirketi haline geldiğini, halen Türkiye’nin büyük akaryakıt dağıtım şirketlerinden biri olan “...” marka ve logosu altında faaliyet gösteren yaklaşık 1500 istasyonu bulunduğunu, davalı şirketin, T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) nezdinde ... lisans numarası ile dağıtım lisansına sahip olduğunu EPDK nezdinde kayıtlı markalarının ise; “...”, “...” ve “...” markaları olduğunu, fakat davalı şirketin, dağıtıcı lisansında kayıtlı markaları kullanmak yerine, “...” ibareli markayı ve müvekkili şirketin kurumsal renklerini, dağıtım yaptığı ve EPDK nezdinde bayi olarak görünen şirketlere kullandırarak müvekkili şirketin tescilli marka haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabete yol açtığını, davalı şirketin EPDK nezdinde 15 adet bayisi bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait “...” esas unsurlu markayı, yine müvekkil şirket adına tescilli “...” ibareli markaların tanıtıcı renk ve işaretleri ile birlikte kullanarak ve bayilerine kullandırarak, müvekkili şirket ait hem “...” hem de “...” ibareli markaları ve müvekkili şirketin kurumsal renklerini taklit etmek suretiyle, tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet verdiğini, haksız rekabete yol açtığını, karşı yanın ticari faaliyetlerindeki “...” markaları ve müvekkilinin kurumsal renkleri ile iltibas yaratan bu kullanımın, hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek, dava konusu ... sayılı markanın huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının müvekkiline ait tescilli “...” ve “...” ibareli tanınmış markalarından doğan haklarına ve kurumsal renklerine vaki tecavüzün tespiti ile durdurulmasına, müvekkiline ait markanın ve kurumsal renklerin ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini tanıtma vasıtası olarak ihtiva eden reklamların durdurulmasına, “...” ibareli markayı ve mavi-sarı renklerden oluşan kurumsal renkleri ihtiva eden her cins etiket, mahfaza ve ticari evrakın vs. basılı her türlü evrak ve maddeler ve tanıtım malzemelerinin ve işyeri tabelasının bulunduğu her yerden kaldırılmasına, davalının ihlal yaratan kullanımının, bulunduğu internet sitelerinden kaldırılmasına, davalının müvekkil adına tescilli tanınmış “...” ve “...” markaları ve kurumsal renkleri ile tüketiciler nezdinde iltibas yaratacak şekilde marka/tanıtma vasıtası olarak kullanmak şeklindeki vaki fiillerinin haksız ve kötü niyetli olduğunun tespitine, söz konusu markayı ve kurumsal renkleri ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanarak ya da tanıtıcı işaret olarak kullanmak suretiyle yaratılan haksız rekabetin tesptine ve durdurulmasına, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... sayı ile tescilli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlük ile resmi marka sicilinden terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şu an için maddi tazminat miktarının tam olarak belirlenmesi mümkün olmadığından, belirsiz alacak davasına konu edilen asgari 5.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin -ileride kesin olarak belirlendiğinde talep artırım dilekçesi ile artırılacak tutar açısından- ticari (avans) faizleri ile beraber olmak üzere kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın gazete veya benzeri vasıtalarla ilan edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini, ayrıca İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/378 D. iş dosyasında yapılan delil tespitine ilişkin ve tedbirin takibe konu edildiği İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyada yapılan masrafların, işbu dosyada dikkate alınarak, davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi Mahkemenin 2019/41 Esas numarasına kaydedilmiş, bu davanın 09/07/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında; davacının markanın hükümsüzlüğüne yönelik talepleri dışındaki talepleri yönünden dosyanın tefriki ile başka bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.Mahkemece tefrik edilen dava 2019/43 Esas sırasına kaydedilmiş, maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili davadan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davaları tefrik edilerek, 18/02/2019 tarihli, 2019/43 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararla maddi ve manevi tazminat davalarının arabuluculuk dava şartı bulunmadığından usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf denetiminden geçerek 08/11/2019 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.Mahkemece 2019/41 Esas sayılı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın Dairemizce kaldırılması üzerine dava Mahkemenin 2020/25 Esas numarasına kaydedilmiştir.Hükümsüzlük davasından tefrik edilen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası ise Mahkemenin 2019/224 Esas sırasına kaydedilmiş, 2019/41 Esas sayılı davada verilen kararın kaldırılması üzerine 2019/224 Esas sayılı dava 06/02/2020 tarihli, 2020/19 Karar sayılı kararla yeniden marka hükümsüzlüğü davası ile birleştirilmiş, her iki davaya 2020/25 Esas sayılı dava üzerinden devam edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yetki itirazı ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, müvekkili şirketin tescilli marka olarak kullandığı "..." markasının 04 emtia kodu dahilinde ticari işletme yapmaya izin verdiğini, davacının belirtmiş olduğu "..." ibaresinin davacıya özgülenmiş ve sadece davacı tarafından kullanılan bir ibare de olmadığını, patent kurumu tarafından onaylanmış bir çok firmanın "..." ibaresini kullandığını, müvekkili şirketin dağıtıcı firma olarak kullandığı marka olan "..." markasının davacı şirket ile ilgili hiçbir iltibas oluşturacak eylemi olmadığını, davacının logo kullanımı veya davacının ürünlerini taklit edici bir eylemi olmadığını, müvekkili şirketin mavi sarı renk kullanmasının davacının markasını taklit amacı taşımadığını, ayrıca müvekkili şirketin kullandığı rengi ayırt edici hiçbir unsur olmaksızın kullandığını, müvekkili şirketin kullandığı totem reklam panolarında büyük ve okunaklı bir şekilde kendi tescilli markası olan "..." ibaresi kullanıldığından davacının markası ile iltibas oluşturacak bir durumun söz konusu olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN 2020/87 ESAS SAYILI DAVA;

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/25 E. sayılı dosyasında görülmekte olan 2014/110435 sayılı markaya ilişkin hükümsüzlük davasında, ... TİC. A. Ş.’ne hükümsüzlük davası açmak üzere tarafına 2 haftalık kesin süre verilmiş olduğunu, mahkemenin ara kararı doğrultusunda, işbu davanın açıldığını, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/25 E. sayılı dosyanın davalısının Mersin ... Noterliğinin 17.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile markayı devralındığını ve fakat Türk Patent ve Marka Kurumu siciline tescil edilmediğini beyan etmesi üzerine, sicilde marka sahibi görünen ... TİC. A. Ş.’ne karşı marka hükümsüzlüğü talepli işbu davanın açılması gerektiğini, davalı ... TİC. A. Ş. adına 2014/110435 sayılı “...” ibareli markanın, 04 ve 37. sınıfta bulunan mal ve hizmetler üzerinde kullanılmak üzere 22.10.2015 tarihinde tescil edildiğini, davalı şirketin, Mersin .... Noterliğinin 17.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile dava konusu markayı devrettiğini, fakat Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde işbu devir sözleşmesinin tescil edilmediğini, bu nedenle, İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2020/25 E. Sayılı dosyası ile aralarında bağlantı bulunmakta olup, davalıların mecburi dava arkadaşı olduğunu, davalının devir sözleşmesi ile devrettiği markanın, haksız ve hukuka aykırı olarak tescil edilmiş olmakla, markanın hükümsüzlüğü ile Resmi Marka Sicilinden terkini için iş bu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, davalı şirket ve markayı devralan şirketin, markayı tescil edildiği şekilde değil, müvekkili şirketin kurumsal renklerini ve tasarımlarını taklit ederek markayı kullandıklarını ve gerekçe olarak 2014/110435 sayılı markayı gösterdiklerini, öncelikle, davalıların kötü niyetli ve haksız rekabet yaratan eylemleri nedeniyle, işbu markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı şirketin markayı, tescil ettirdiği şekilde değil, müvekkilinin markasına yakınlaştırarak kullanmakta ise de, işbu marka tescili de müvekkilinin “...” ibareli seri markalarıyla da iltibas yarattığını, müvekkiline ait tanınmış markalardan haksız yarar elde ettiğini, müvekkilinin markasının itibarını zarara uğrattığını ve ayırt edici karakterine zarar verdiğini, ayrıca, tescil kapsamını da aşan kullanım ile tescili kötü niyetli olarak gerçekleştirdiklerini açıkça gözler önüne serdiğini, dava konusu markanın, müvekkilinin markaları ile 6769 sayılı SMK madde 6/1 anlamında benzer olup, taraf markaları arasında iltibas-karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin “...” esas unsurlu seri markanın sahibi olduğunu, davalının hak sahibi olduğu marka incelendiğinde ise, müvekkiline ait seri markaları bilen tüketicilerin, davalıya ait markayı da bu seri markalardan biri zannetmesinin kaçınılmaz olduğunu, kaldı ki, dava konusu markanın, görsel, işitsel ve kavramsal olarak da müvekkil markaları ile benzer olduğunu, seri markalar söz konusu olduğunda karıştırılma ihtimalinin, tüketicinin mal ve hizmetlerin kaynağına ilişkin olarak yanılgıya düşmesi ve hatayla markanın başka bir firmaya ait marka serisine dahil olduğunu düşünmesi olasılığından kaynaklandığını, ayrıca işbu davaya konu durumda; müvekkilinin dayanak aldığı mesnet markalar ile davalı yana ait “...” ibareli markanın aynı sınıfları içerdiğini, davalı yanca gerçekleştirilen haksız kullanımın, tüketicilerin zihninde anılan markanın müvekkilin markası olduğu ya da lisans yolu ile veya resmi bir izinle kullandırıldığı düşüncesini oluşturacağını ve tüketicinin, aynı kalitede olduğu düşüncesi ile o hizmeti sırf bu sebepler ile alacağını, kanuna aykırı bu hareket ile hedeflenen amacın, markalar birebir taklit edilmese de bir markanın adına, anlamına, ambalajına ya da tasarımına benzer markalar yaratarak, tanınmış markaların yıllarca uğraşıp, edindiği haklı mevkide hitap ettiği tüketici çevresinde yaratmış olduğu ünü kullanarak piyasada yer edinmek ve haksız kazanç elde etmekte olduğunu belirterek, bu nedenle, öncelikle, işbu dosyanın aralarındaki bağlantı nedeniyle İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/25 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dava konusu 2014/110435 sayılı markanın huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2014/110435 sayı ile tescilli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılamasına rağmen, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 09.07.2019 tarihli 2019/41 E. - 2019/61 K. sayılı kararıyla; "...marka sahibi şirket tarafından markanın noterden davalıya devredildiği belirtilmişse de; devir sözleşmesi sicile kaydedilmediğinden, marka üzerindeki hakların dava dışı ... Tic. A.Ş'ye ait olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine" karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

KALDIRMA KARARI: Dairemizin 30/12/2019 tarihli 2019/2067 E. - 2019/2865 K.sayılı kararıyla; "...Marka devir sözleşmesinin, İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2018/378 D.İş. Sayılı dosyasına ve dava dosyasına davalı tarafça ibraz edildiği, yargılama sonunda mahkemenin hükümsüzlük ve terkin kararı vermesi halinde, tescil sahibinin hakları etkileneceğinden yokluğunda yargılama yürütülerek karar verilmesinin mümkün bulunmadığı ve hükmün infazında da sorun yaşanacağı anlaşılıyorsa da; dava tarihinde yürürlükte olan 6769 Sayılı SMK 148/4 maddesi gereğince noterde geçerli bir devir ile hak sahibi olan davalının da davada taraf sıfatı bulunduğu göz önüne alınarak, ilk derece mahkemesince davacı tarafa tescil sahibine dava açması için uygun bir mehil verilerek, dava açılması halinde davaların birleştirilerek yargılamaya devam olunması, dava açılmaması halinde ise yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının tek başına taraf sıfatı bulunup bulunmadığının değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, doğrudan sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

KALDIRMA KARARI SONRASINDA VERİLEN MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/10/2022 tarihli, 2020/25 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararı ile " Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Asıl dava yönünden davanın Pasif husumet yokluğundan reddine, Birleşen 2020/87 esas sayılı dava yönünden davanın KABULÜ ile, 2014/110435 sayılı ... markanın hükümsüzlüğüne, Birleşen 2019/224 esas sayılı dava yönünden davanın KABULÜ ile, davalının, davacıya ait ... ve ... markalarına ve kurumsal renklerine yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine, men'ine, bu kapsamda davalının, davacı markalarına benzer ve davacı markalarında yer alan mavi ve sarı renkleri ihtiva edecek şekilde kullanımların her türlü fiziki ve internet ortamında yasaklanmasına, davalı tarafından ... ibareli markaya ve mavi sarı renklerden oluşan davacı markasına ve davacıya ait ... numaralı tescilli tasarıma benzer şekilde çatı kolstürüksüyonu kullanımlarının yasaklanmasına, davalı tarafından bu şekilde kullanılan her türlü etiket, tabela, ticari evrak, basılı her türlü materyal ve tanıtım malzemeleri bulunduğu yerlerden kaldırılmasına, davalının davacı marka tasarım ve renklerine benzer şekilde tanıtım vasıtası olarak ihtiva eden reklam kullanımlarının durdurulmasına ve yasaklanmasına. Hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere gazetede ilanına," karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Birleşen davada Birleşen 2020/87 Esas sayılı davada davalı ... Anonim Şirketi vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirkete açılan ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilerek müvekkil şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, yerel Mahkeme kararının yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, yerel Mahkeme kararının gerekçesinde belirtilmiş olduğu gibi Mersin ... Noterliği'nin 06.02.2019 tarih, ... yevmiye numarası ile dava konusu markanın ... A.Ş'ne devredildiğini, müvekkili şirketin noterlik kanalı ile devri gerçekleştirdikten sonra TPMK sicil kaydına bildirme yükümlülüğünün bulunmadığını, devralan şirket tarafından devir evrakının TPMK'ye bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin devrettiği tescilli marka hakkını sicile bildirme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen müvekkilinin hiç bir kusuru ve sorumluluğu bulunmaksızın ve davanın açılmasına dahi sebep olmaksızın yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal düzenlemeye ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verenin ... şirketi olduğunu, müvekkili şirketin 2019 yılında devrettiği bir marka hakkından dolayı devir alan şirketin yapmış olduğu işlem ve eylemlerden sorumlu tutularak yargılama giderine hükmedilmesinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu,“...’ markasının davacı şirket ile ilgili hiçbir iltibas oluşturacak eylemi olmadığı gibi, davacının logo kullanımı veya davacının ürünlerini taklit edici bir eyleminin olmadığını, dikkatlice bakılmasına gerek kalmaksızın normal bir bakışla davacı şirket ile herhangi bir bağı olmadığının açıkça gözlemlenebildiğini, Davacının belirtmiş olduğu gibi “...” ibaresinin davacıya özgülenmiş ve sadece davacı tarafından kullanılan bir ibare de olmadığını, dilekçede belirttikleri şirketlere ait ve yine Patent kurumu tarafından onaylanmış bir çok ‘...’ ibareli markanın tescilli olduğunu belirterek, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/25E ( birleşen 2020/87 E) 2022/161K sayılı dosyasından müvekkil şirket aleyhine verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dosyada bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; 30/12/2014 başvuru, 22/10/2015 tescil tarihli, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 04 ve 37. sınıflarda ...Ticaret A.Ş. adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.

TPMK'ya sunulan Beyoğlu .... Noterliğinin 30/03/2017 tarihli, ... Yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesi incelendiğinde; ... tescil numaralı markanın ... Limited Şirketi tarafından ... A.Ş.'ne devredildiği ve devir işleminin yapıldığı tespit edilmiştir.

TPMK'ya sunulan Mersin .... Noterliği'nin 09 Mayıs 2017 tarihli, ... Yevmiye numarası ile onaylanan Marka Lisans Sözleşmesi incelendiğinde; ... tescil numaralı marka için ... ticaret A.Ş. tarafından ....Ticaret A.Ş.'ne lisans verildiği ve TPMK'ya bildirildiği tespit edilmiştir.

Mersin ....Noterliğinin 17.09.2018 tarih ... Yevmiye numaralı marka devir sözleşmesi incelendiğinde; ... tescil numaralı markanın ... A.Ş. T-tarafından ... A.Ş.'ne devredildiği tespit edilmiştir.

Davacıya ait marka tescil kayıtları incelendiğinde; mavi ve sarı renklerin kullanıldığı "...+ŞEkil" markasının ... numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiği, ayrıca ... numaralı "...+Şekil" markasının 04. sınıfta "..." için, ... numaralı "...+Şekil" markasının 04. sınıfta, ... numaralı "...+Şekil" markasının 04,09, 35, 37, 39 ve 42. sınıflarda tescilli olduğu, "..." esas unsurlu pek çok tescilli markasının bulunduğu, bazılarında mavi ve sarı renklerin kullanıldığı, Ayrıca ... numaralı "...+Şekil" markasının 04,09,37 ve 43. sınıflarda,... numaralı ".....+Şekil" markasının 04. Sınıfta "Benzin" emtiası için,... numaralı "...+Şekil" markasının 04. sınıfta "Sıvı yakıtlardan dizel yakıtları" için,... numaralı "..." markasının 04. sınıfta "Mazot" için,... numaralı "..." markasının 04, 09, 42, 44, 45. sınıflarda,... numaralı "... +Şekil" markasının 03, 04, 05, 29, 30, 32, 39, 42, 43. sınıflarda,... numaralı "..." markasının 03, 04, 05, 29, 30, 32, 39, 42, 43. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 04, 09, 36, 38, 41, 42, 43. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil", ... numaralı "...+Şekil", ... numaralı "...+Şekil", ... numaralı "...", ... numaralı" ...", ... numaralı "...+Şekil", ... numaralı "...+Şekil", ... numaralı "...+Şekil", ... numaralı "...+Şekil", ... numaralı" ...+Şekil", ... numaralı " ...+Şekil" markasının, ... numaralı "... +Şekil" markalarının 01, 04, 42. sınıflarda, ... numaralı "... +Şekil" markasının 01, 04, 37, 40. sınıflarda tescilli oldukları tespit eidlmiştir.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/378 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; ... A.Ş. Tarafından ... A.Ş. Aleyhine delil tespiti ve ihtiyati tedbir talep edildiği, marka vekili bilirkişi ... alınan 23/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda; "..." esas unsurlu markaların tespit isteyen ... şirketine ait olduğu, sektörde tanınmışlık sapladığı, karşı tarafa ait iş yerinde "..." ibaresi öne çıkartılacak şekilde sarı-mavi renklerde, mavi taban üzerine marka kullanımının tespit isteyene ait markalarına benzerlik ihtiva ettiği, bu şekilde kullanımın tüketici nezdinde karıştırılma ve iltibasa sebep olabileceği, tespit yapılan iş yerinin ... Tic. Ltd. Şirketi'ne ait olduğu, firma yetkilisinin karşı taraf ... firmasının bayii olduklarını beyan ettiği, karşı tarafın talep ettiği logo ve renkleri kullandıklarını, bu durumun kendi tercihleri olmadığını beyan ettiğine dair görüş bildirildiği tespit eidlmiştir. Mahkemece Marka vekili ..., tasarım uzmanı ... ve akaryakıt sektöründen kimya mühendisi ... oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 13/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak : Davacının ... sayılı "..." ibareli markaları ile davalının ... sayılı "..." markasının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduğu, davalı markasının tüketici nezdinde davacı markalarının serisi olduğuna dair izlenim oluşturduğu, aynı mal ve hizmetleri kapsadığı, markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlük koşulunun oluştuğu, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış marka olduğuna ilişkin dosya kapsamda yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı markanın tescili için kötü niyetle başvurulduğuna dair somut bir verinin dosya kapsamında bulunmadığı, kötü niyete dayalı hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı, davalı "..." ibareli marka kullanımlarının, davacı markalarına karşı tecavüz eylemi oluşturduğu, davacı taraf adına tescilli ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait kullanım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davacı aleyhine haksız rekabet koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.

G E R E K Ç E: Asıl dava, markayı devir sözleşmesi ile devralana karşı açılan marka hükümsüzlüğü, birleşen 2019/223 Esas sayılı dava marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, birleşen 2020/87 Esas sayılı dava ise markayı devretmesine rağmen markanın halen adına tescilli olduğu kişiye karşı açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece asıl davada ... şirketi aleyhine açılan marka hükümsüzlüğü davasının husumet nedeniyle usulden reddine, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının kabulüne, birleşen davada davalı ... şirketi hakkında açılan marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne karar verilmiş, asıl davanın taraflarınca asıl davayla ilgili istinaf yoluna başvurulmamış. Birleşen 2020/87 Esas sayılı davanın davalısı ... şirketi vekili karara karşı istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar birleşen davalı ... vekili markayı Noter Sözleşmesi ile asıl davanın davalısı ... firmasın devretmeleri nedeniyle haklarında marka hükümsüzlüğü davası açılamayacağını ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, markanın devrinin markayı devralan veya devreden şirket tarafından TPMK'ya bildirilebileceği, buna rağmen davaya konu ... tescil numaralı markanın halen TPMK’da davalı ... şirketi adına tescilli olduğu, marka devir sözleşmesinin davalı ... tarafından da TPMK’ya bildirilmediği, SMK’nun 25/3. maddesi uyarınca marka hükümsüzlüğü davasının dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılacağının düzenlendiği, aksi takdirde kararın TPMK tarafından infazının mümkün olamayacağı, bu nedenle davalı ... aleyhine açılan hükümsüzlük davasında husumet ehliyetinin mevcut olduğu kanaatine varılmakla, davalı ... vekilinin husumete ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir. Davalı ... vekilinin markaların benzer olmadıklarına dair istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacının hükümsüzlük davasına dayanak yaptığı “...” esas unsurlu pek çok markasının davalının markasının tescilli olduğu 04. sınıfta tescilli oldukları, en eskisinin tescil tarihinin 2001 olduğu, yine davacının ... tescil numaralı “...+Şekil” markasının ve ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının da davalının markasının tescilli olduğu 37. sınıfta tescilli oldukları, davalının “...+Şekil” markasının da esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu, davacı ve davalı şirketlere ait markaların esas unsurlarının aynı olması nedeniyle markaların hitap ettikleri ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimallerinin mevcut olduğu, tüketicilerin davalının markasını davacıya ait “...” esas unsurlu seri markalardan birisi olduğunu zannedebilecekleri, nitekim uzman bilirkişilerden alınan bilirkişi raporunda da bu yönde görüş bildirildiği, bu durumda, davalının dava konusu markası ile davacı şirket adına tescilli olan ve davaya dayanak yapılan “...” esas unsurlu markalar arasında SMK’nun 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik bulunduğunun kabulü gerektiği, Mahkemece birleşen hükümsüzlük davasının kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, birleşen davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince Mahkemenin Birleşen 2020/87 E. davasında davalı ... Anonim Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davalı ... Anonim Şirketi 'nden alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 22/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog