4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/20049 E. , 2024/384 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun'un 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, katılan ile aralarında basit bir tartışma yaşandığına, hakaret etmediğine, suçu işlemediğine dair talepleri dikkate alınmadığından savunma hakkının kısıtlanarak, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın Uzunköprü Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı, olay tarihinde sanığın annesini tedavi amacıyla hastanenin acil servisine götürdüğü, tedavi sonrasında annesine ait röntgen görüntülerini elden almak istemesi ile ilgili olarak taraflar arasında hastanenin acil servis bölümünde tartışma yaşandığı, tartışma sırasında sanığın “Sen kimsin, sen ne b..sun haddini bileceksin.” diyerek görevinden dolayı katılana hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılan ve tanık beyanları ile tutanak kapsamına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda iddiasını tekrarlaması, tanık Ş.D.'nin katılanın iddiasını doğrulaması, 18.04.2015 tarihli tutanak karşısında, sanığın katılana hakarette bulunduğundan bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ve sanığın adli sicil kaydı göz önüne alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Hakaret eyleminin acil servisin neredesinde işlendiği ve aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması hukuka aykırı görülmüştür.
2.Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususu değerlendirilmeden, “Yasal şartlar oluşmadığından” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
3.Eylemin aleni işlenmediğinin anlaşılması durumunda, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. Tebliğname'de yer alan görüşe bu sebeplerle iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.