Esas No
E. 2021/20046
Karar No
K. 2024/385
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/20046 E.  ,  2024/385 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/250 E., 2016/352 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarih, 2014/332 Esas, 2014/499 Karar sayılı kararı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 23.10.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içerisinde 12.09.2015 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinden yaklaşık iki ay önce sanığın kızı ile katılanların amca oğlunun evlenmek amacıyla kaçtıkları, yaşanan olay sebebiyle aileler arasında husumetin başladığı, suç tarihinde katılanların Serinyayla Mahallesi'nde bulunan evinin önüne sanığın giderek katılanlara hitaben "Sinkaf olun gidin lan sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim." şeklinde sözlerle hakarette bulunduğundan bahisle açılan davada Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Suç tarihi itibariyle, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlenen hakaret suçu uzlaşma kapsamında olmadığından, yapılan uzlaşma işlemleri bu nedenle de geçersiz olup, tehdit suçundan beraat kararı verilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 254 üncü maddeleri uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçunun uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden hüküm bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.

2.Sanığın MERNİS ve mahkemeye bildirdiği adresinin aynı olması nedeniyle, yapılacak tebligatların öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekir. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekir.

Somut olayda, duruşma davetiyesinin sanığın son bildirdiği adres ve aynı zamanda mernis adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edildiği, bu davetiyenin sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatı da içermediğinin ve sanığın da duruşmaya gelmediğinin anlaşılması karşısında, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog