Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/296
Karar No
K. 2024/41
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/296
KARAR NO: 2024/41
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 01/04/2022
KARAR TARİHİ: 18/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/07/2018 tarihinde ...plaka sayılı davalıya ait araç müvekkilinin içinde bulunduğu duran araca çarpması sonucu müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanmasına sebep trafik kazası oluştuğunu, kaza tarihi itibari ile ...plakalı araç davalılardan... Anonim Şirketi tarafından sigortalı olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin tedavi gördüğünü, yaralanması sebebiyle hiçbir kusuru yokken çok acı ve ızdırap çektiğini ve halende çekmeye devam ettiğini, Menderes... Asliye Ceza Mahkemesizşz... Karar sayılı dosyasında sürücünün yargılandığını ve ceza aldığını, kazadan sonra müvekkilinin uzunca bir zaman tedavi gördüğünü, halen eskisi gibi sağlıklı olmadığını, kaza tarihinden bugüne kadar davalı bir defa bile müvekkilini aramadığını, bir geçmiş olsun dileklerini dahi iletmediklerini, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketinden 15 günlük süre geçtiği halde bir yanıt gelmediğini belirterek 1.000,00-TL'nin davalı sigorta şirketinden başvuru tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, diğer davalı açısından ise kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkili için 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar...DEN ve poliçede sorumluluğu bulunması halinde kasko poliçe sorumluluk kapsamında davalı... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaralanmasının çalışma gücüne olumsuz bir etkisinin olmayacağını, hizmet döküm kayıtlarından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana geldiği ay ve devamındaki aylar boyunca davacının bir gün dahi izin veya rapor almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 07.07.2018 tarihinde gerçekleşen kazadan sonra kesintisiz çalışmaya devam ettiğini, gerçekleşen kaza davacının çalışma gücünü, işten geri kalmasını, ortalama bir insanda ağır giderilemez etkiler bırakacak derecede etkiye sahip olmayıp, davacı yanı aylarca bakıma muhtaç bırakacak vehamette olmadığını, kaza sonrasında hastanede olduğu sürede müvekkilinin davacıyı sağlık durumunu öğrenmek için aradığını, desteğini esirgemediğini, müvekkilinin davacıyı kaza sonrasında da yalnız bırakmadığını, sık sık aradığını, manevi olarak yanında olmak için çabaladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,

2.Davacı ... TC Kimlik numaralı...'ya ve davalı ... TC Kimlik numaralı...'ye ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri,

3.... (...) Sigorta Anonim Şirketi tarafından düzenlenen 07/07/2018 tarihini kapsayan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ve hasar dosyası,

4.Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak, ...Karar sayılı dosyası,

5.07/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,

6.Davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli,

7.Davaya konu 07/07/2018 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle yaralana... TC Kimlik numaralı...'ya maluliyet ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin kayıtlar,

8.İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde davaya konu 07/07/2018 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle yaralanan ... TC Kimlik numaralı...'ya ait olarak düzenlenen tedavi evrakları,

9.Davacıya ve davalı...'ye ait sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları,

10.Trafik alanında uzman bilirkişi 29/07/2022 havale tarihli raporu,

11.Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 13/02/2023 havale tarihli maluliyet raporu,

12.Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 31/05/2023 havale tarihli ek maluliyet raporu,

13.Aktüerya alanında uzman bilirkişi 17/11/2023 havale tarihli raporu,

14.Davacı vekilinin 08/01/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,

15.Sair deliller. DAVA KONUSU :

Açılan dava, 07/07/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde ...plakalı araçta yolcu konumunda iken yaralanan...'nın vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı, yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ve davacının yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığının belirlenmesi ile oluşmuş ise kalıcı işgöremezlik oranı ve geçici iş göremezlik (iyileşme) sürecinde çalışamaması sebebiyle davacı...'nın mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin ve muhtaç ise muhtaç olduğu süre boyunca katlanmak durumunda kaldığı bakıcı giderinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri bedellerinin davalı... yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı...'den tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.

Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde; ''Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1.Tedavi giderleri.

2.Kazanç kaybı.

3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.'' şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır.

Trafik kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini için dava açmak için yasada öngörülen süre mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde de bu süre 2 yıl olarak öngörülmüştür. Kaza sonucu dava açarak zararlarının giderilmesini isteyecek kişiler bu iki yıllık süre içinde dava açmak zorundadır. Her halükarda ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı zaman aşımına uğrar. Burada bir istisna vardır. O da eğer failin trafik kazası ile sonuçlanan eylemi aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil ediyorsa ve bu suç için ceza kanunlarında daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmüş ise tazminat davası açma süresi de ceza kanunlarında düzenlenmiş olan daha uzun zaman aşımı süresine uzar. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrasının 2. cümlesinde ''Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.'' şeklinde ifade edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, ''işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur'', aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, ''bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı'', aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, ''işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.

1180.bu husus kabul edilmektedir.

Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 'Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar' başlıklı 92. maddesinde: ''Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.

a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,

b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,

c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,

d)Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,

e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,

f)Manevi tazminata ilişkin talepler'' hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.

Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/b. maddesinde yer alan "İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna'' ilişkin hükümdür. Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından, sadece tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır. Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış; böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir. Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölümü veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. 14/04/2016 günü yapılan ve 26/04/2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile; 6704 Sayılı Kanunun üçüncü maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi değiştirilmiş, değişik; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanun'un 4. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir. ''g)Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,

h)İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,

ı)Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler''in de teminat dışı olduğu düzenlenmiştir.

İş Hukukunda ve Sosyal Güvenlik Hukukunda "sürekli iş göremezlik" olarak adlandırılan bedensel zararlara "kalıcı sakatlık" denildiği gibi, Yargıtay kararlarında ve Adli Tıp Kurumu raporlarında "beden gücü kaybı" veya "çalışma gücü kaybı" ya da "meslekte kazanma gücü kaybı" da denilmektedir. Sürekli iş göremezlik durumu kendi içinde sürekli kısmi iş göremezlik ve sürekli tam iş göremezlik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sürekli kısmi iş göremezlik hâline giren kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı durumda olanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir.

Sürekli tam iş göremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminat yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminata bakıcı giderleri de eklenecektir.

Geçici iş göremezlik tazminatı ise, haksız fiil neticesinde yaralanan kişinin, yaralanması neticesinde gördüğü veya göreceği tedavi süresince, sağlıklı iken elde ettiği ancak yaralanması sebebiyle tedavisi tamamlanana kadar mahrum kaldığı gelirlerinden ibarettir. Geçici iş göremezlik tazminatı açısından hak talep edilebilmesi için, bahsedildiği üzere kişinin gelir getirici bir işte çalışması ve yaralanması neticesinde tedavi süresinde gelirlerinden mahrum kalması şarttır. ... Noterler Birliğine müzekkere yazılarak kazaya karışan araca ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır.

Her ne kadar davalı... vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, manevi tazminat talebi yönünden davanın belirli olarak ikame edildiği, manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak açıldığı iddiasının mahkememizce anlaşılamadığı, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının, varsa davacının vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranı ile davacının yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin ve davacının yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığının, belirlenecek kusur oranı, sürekli iş göremezlik oranı, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı refakati süresi kapsamında davacı tarafından talep edilebilecek maddi tazminat miktarının aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisi tarafından yapılacak hesaplama neticesinde belirlenebileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan...Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği göz önünde bulundurularak, davalı... vekilinin ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Davalı... vekilinin, dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun şekilde yapılmış bir başvuru bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ekran görüntüsü suretinden de anlaşıldığı üzere dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen hasar dosyasının incelenmesi neticesinde görüldüğü üzere davacı yönünden hasar dosyası açılmış olduğu, ayrıca dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi yönünden başvuru şartının yerine getirilip getirilmemesi noktasında davalı...'nin herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir.

Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin, dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun şekilde yapılmış bir başvuru bulunmadığından bahisle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ekran görüntüsü suretinden de anlaşıldığı üzere dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen hasar dosyasının incelenmesi neticesinde görüldüğü üzere davacı yönünden hasar dosyası açılmış olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.

Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 07/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde ...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan kusuru raporları ve sair deliller göz önünde bulundurularak, dava konusu trafik kazasına karışan ...plakalı araç sürücüsü ile ...plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 07/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik alanında uzman bilirkişi 29/07/2022 havale tarihli raporunda sonuç olarak, ...plakalı otomobil sürücüsü......'nin dönemeçte sürüşünü hava ve yol şartlarına uymadan seyredip, kazadan kaçınmak için aktif davranışlarda bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, park halindeki ...plakalı araç sürücüsü atfı kabil kural ihlalinden bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını ve yolcu... atfı kabil kural ihlalinden bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını mütalaa etmiştir.

Davalı... vekilinin trafik alanında uzman bilirkişinin 29/07/2022 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, 07/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Menderes .... Asliye Ceza Mahkemesinin...Karar sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan trafik alanında uzman bilirkişinin 30/03/2020 tarihli kusur raporu ve trafik alanında uzman bilirkişinin 29/07/2022 havale tarihli raporu içeriğinde yer alan tespit ve kusur oranı atıflarının aynı doğrultuda olduğu ve birbirini doğruladığı, kazanın davalı...'nin sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile seyir halinde iken, yolun dışında park halinde olan ...plakalı araca çarptığı, Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde sanık sıfatını haiz davalı...'nin olay günü sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile hızını azaltmayarak katılanın içinde bulunduğu duran araca çarptığından ve dolayısıyla asli kusurlu olduğundan üzerine atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediğinden, sanığın asli kusurlu olduğu da dikkate alınarak alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesiyle neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bahsi geçen kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği göz önünde bulundurularak reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.

Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin trafik alanında uzman bilirkişinin 29/07/2022 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, 07/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Menderes... Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan trafik alanında uzman bilirkişinin 30/03/2020 tarihli kusur raporu ve trafik alanında uzman bilirkişinin 29/07/2022 havale tarihli raporu içeriğinde yer alan tespit ve kusur oranı atıflarının aynı doğrultuda olduğu ve birbirini doğruladığı, kazanın davalı...'nin sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile seyir halinde iken, yolun dışında park halinde olan ...plakalı araca çarptığı göz önünde bulundurularak reddine karar verilmiştir.

07/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan trafik alanında uzman bilirkişinin 30/03/2020 tarihli kusur raporu ve trafik alanında uzman bilirkişinin 29/07/2022 havale tarihli raporu içeriğinde yer alan tespit ve kusur oranı atıflarının aynı doğrultuda olduğu ve birbirini doğruladığı, kazanın davalı...'nin sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile seyir halinde iken, yolun dışında park halinde olan ...plakalı araca çarptığı göz önünde bulundurularak, dava konusu trafik kazasının ...plakalı araç sürücüsü davalı...'nin %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmeli, buna göre; 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması), 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.

Davacının maluliyet durumunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak dosyanın Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi ile davacı...'nın dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle sürekli ve geçici iş göremezlik süre ile bakıcı refakatinin belirlenmesi amacıyla, davacı ve davacı vekili adına çıkartılacak tebligatların tebliğ edilmeleri için gerekli olan süre de gözetilerek muayene günü belirlenerek, belirlenecek muayene gününün İVEDİLİKLE mahkememize bildirilmesi, akabinde belirlenecek muayene gününde hazır olacak veya davacı vekilince hazır edilecek... T.C. Kimlik numaralı...'nın gerekli muayenelerinin yapılarak dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait tedavi evrakları ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, 30/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik''' hükümleri çerçevesinde tespit edilerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 13/02/2023 havale tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak, davacı...'nın 07.07.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle fonksiyonel kısıtlılık oluşturan ve değerlendirmeye esas yönetmelikte karşılığı bulunan kalıcı bir arızasının olmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) hafta olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa iş göremezlik/istirahat rapor sürelerinin göz önünde bulundurulmasının daha uygun olacağını mütalaa etmişlerdir.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 13/02/2023 havale tarihli maluliyet raporunda mahkememiz ara kararının sehven kaza tarihinden sonra yürürlüğe giren yönetmelik hükümlerinin esas alınması şekilde oluşturulması, ancak maluliyet raporlarının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, belirtilen sebepler dahilinde raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle ''Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'' hükümleri esas alınmak üzere düzenlenecek ek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 31/05/2023 havale tarihli ek maluliyet raporunda sonuç olarak, davacı...'nın 07.07.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle fonksiyonel kısıtlılık oluşturan ve değerlendirmeye esas yönetmelikte karşılığı bulunan kalıcı bir arızasının olmadığını, dolayısıyla engellilik oranının %0 (sıfır) olduğunu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) hafta olarak kabulünün uygun olacağını, ancak varsa iş göremezlik/istirahat rapor sürelerinin göz önünde bulundurulmasının daha uygun olacağını ve davacının yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli bakıma muhtaç olmadığını mütalaa etmişlerdir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin 1. fıkrasına 09.06.2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile eklenen hüküm ile, "b) Destekten yoksun kalma tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak,

c)Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak,...” hesaplanacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.

Danıştay tarafından da ölüm veya bedensel zarardan kaynaklanan maddi tazminat hesaplamalarında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanıldığı görülmektedir. Nitekim Danıştay.... Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve ... K. sayılı kararında; “..Öncelikle, söz konusu raporda bakiye ömür belirlenmesinde PMF 1931 Hayat Tablosunun esas alındığı görülmektedir.

Destekten yoksun kalma zararı, özü itibarıyla varsayımsal verilere dayanılarak hesaplanmakta ise de; bilirkişi raporunun ilgililerin gerçek maddi zararlarını göstermesi için raporda gerçeğe en yakın ve güncel verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle, tazminat hesabına esas bakiye ömrün belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun esas alınması…” gerektiği belirtilmiştir.

Bu noktada vurgulanmalıdır ki, yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02, erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay... Hukuk Dairesinin 24/02/2021 tarih ve... Karar sayılı ilamında aynen; ".....Gerçek zarar miktarı; hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.

Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla "TRH2010" adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile ve Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de gözönüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir....." ibarelerine yer verilmiş ve ölüm veya cismani zarara yönelik olarak tazminat talebi ile ikame edilen davalarda yapılan yargılamalar sırasında desteğin veya hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.

Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 10/03/2021 tarih ve...Karar sayılı ilamında aynen; ".....destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır (YHGK., 28.06.1995 tarih, ... Karar). Ayrıca; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre 60 yaşına kadar aktif devre kabul edilmekte olup, 60 yaşını tamamladıktan sonra pasif devre zararı hesaplanması gerekmektedir.

Eldeki dosyada ise, yerel mahkemece hükme esas alınan 03.07.2019 tarihli ek aktüer raporunda; kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, aktif devre 65 yaşına kadar kabul edilerek tazminatın belirlendiği, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken de, rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmadığı görülmüş olup, bilirkişi raporu yukarıda açıklanan Yargıtay uygulamasına uygun ve hüküm tesisine elverişli değildir....." ibarelerine yer verilerek destekten yoksun kalma tazminatı hesabında kullanılması gereken iskonto oranları belirtilmiştir.

Davacının geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin hesaplanması amacıyla dosyanın aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait tedavi evrakları, trafik alanında uzman bilirkişinin 29/07/2022 havale tarihli raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 31/05/2023 havale tarihli maluliyet raporu, davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, davaya konu 07/07/2018 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle yaralanan... TC Kimlik numaralı...'ya maluliyet ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin kayıtlar ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, 07/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan trafik alanında uzman bilirkişinin 30/03/2020 tarihli kusur raporu ve trafik alanında uzman bilirkişinin 29/07/2022 havale tarihli raporu içeriğinde yer alan tespit ve kusur oranı atıflarının aynı doğrultuda olduğu ve birbirini doğruladığı, kazanın davalı...'nin sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile seyir halinde iken, yolun dışında park halinde olan ...plakalı araca çarptığı göz önünde bulundurularak, dava konusu trafik kazasının ...plakalı araç sürücüsü davalı...'nin %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği yönünde yapılan mahkememiz kabulü ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 31/05/2023 havale tarihli maluliyet raporuna göre davacı...'nın vücut bütünlüğünde meydana gelen sürekli iş göremezlik oranının %0 (sıfır) ve geçici iş göremezlik süresinin 3 (üç) hafta olduğu, davacının yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olmadığı dikkate alınarak, davacı...'nın 07/07/2018 tarihinde gerçekleşen yaralamalı trafik kazasında yaralanmasından dolayı mahrum kaldığı ve kalacağı geçici iş göremezlik tazminatı alacağının varsa davaya konu 07/07/2018 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı...'ya dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda yapılan rücuya tabi ödemenin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödeme günü ile sürekli iş göremezlik tazminatlarının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından indirilmesi suretiyle hesaplanarak, davaya konu edilen sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, aktüerya alanında uzman bilirkişi 17/11/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak, 07.07.20108 tarihinde yaralanan...'nın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.232,31-TL olduğunu, mevcut SGK hizmet cetvelinde 2018 yılı 7.

8.ve 9. aylarda prim ödemelerinin tam olarak yapıldığını,... Anonim Şirketi tarafından yapılan 6.400,00-TL'lik ödemenin hangi kalem kapsamında ödendiği belirlenemediğini mütalaa etmiştir.

Davacı vekilinin 09/01/2024 havale tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinde maddi tazminat talepleri yönünden 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 1.232,31-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği görülmtektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi (818 sayılı BK'nun 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Dava konusu trafik kazasının meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla ülkenin mevcut ekonomik koşulları, trafik kazası neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşmaması ve davacının geçici iş göremezlik süresi, geçici iş göremezlik süresi boyunca çalışabilmesi, tarafların kusur durumları, yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenen ve yargılama neticesinde davacı lehine hüküm altına alınan maddi tazminat bedelleri göz önünde bulundurularak, kazanın meydana gelmesi noktasında ...plakalı araç sürücüsü davalı...'nin %100 oranında asli ve tam kusurlu oluşu, kaza neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oluşmaması, yaralanması neticesinde davacının 3 hafta süre ile geçici olarak iş göremez hale gelmesi ancak Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında görüldüğü üzere bu süre içerisinde çalışmış olması ile birlikte hak ve nesafet kuralları ile tarafların mevcut ekonomik durumları dahilinde, davacı lehine 3.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı hususunda mahkememiz nezdinde hukuki ve vicdani kanaat hasıl olmuş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Davalı...'nin ...plakalı aracın maliki ve aynı zamanda kaza anındaki sürücüsü olduğu gözetildiğinde, davalı...'in haksız fiil tarihi olan 07/07/2018 tarihi itibarıyla temerrüte düştüğü izahtan varestedir.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı... TC Kimlik numaralı...'ya ve davalı ...TC Kimlik numaralı...'ye ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri, ... (... Sigorta Anonim Şirketi tarafından düzenlenen 07/07/2018 tarihini kapsayan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ve hasar dosyası, Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak, ...Karar sayılı dosyası, 07/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, davaya konu 07/07/2018 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle yaralanan ... TC Kimlik numaralı...'ya maluliyet ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin kayıtlar, İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde davaya konu 07/07/2018 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle yaralanan... TC Kimlik numaralı...'ya ait olarak düzenlenen tedavi evrakları, davacıya ve davalı...'ye ait sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları, trafik alanında uzman bilirkişi 29/07/2022 havale tarihli raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 13/02/2023 havale tarihli maluliyet raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı...'nın geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı...'nın yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun tespitine ilişkin olarak düzenlenen 31/05/2023 havale tarihli ek maluliyet raporu, aktüerya alanında uzman bilirkişi 17/11/2023 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 08/01/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 07/07/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde ...plakalı araçta yolcu konumunda iken yaralanan...'nın vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı, yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ve davacının yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığının belirlenmesi ile oluşmuş ise kalıcı işgöremezlik oranı ve geçici iş göremezlik (iyileşme) sürecinde çalışamaması sebebiyle davacı...'nın mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin ve muhtaç ise muhtaç olduğu süre boyunca katlanmak durumunda kaldığı bakıcı giderinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri bedellerinin davalı... yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı...'den tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının...'nin sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobili ile Yeniköy istikametinden Menderes istikametine doğru seyir halinde iken önünde bulunan viraja aracının hızını azalatmadan girdiği için direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine dogru, kayarak sol şeride girdiği ve yol dışında bulunan park halindeki 46 LC 015 plakalı otomobile çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın oluşumunda ...plakalı araç sürücüsü davalı...'nin %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza sonucunda ...plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, yaralanması neticesinde davacı...'nın vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik meydana gelmediği, yaralanması sebebiyle davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu, davacının yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olmadığı, bu kapsamda davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep edilemeyeceği, talep edilebilecek geçici iş göremezlik tazminatının ise 1.232,31-TL olduğu, ancak davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli gözetildiğinde davacının geçici iş göremezlik süresi boyunca çalıştığı ve sigorta primlerinin tam gün olarak yatırıldığı, bu sebeple geçici olarak mahrum kaldığı bir gelirden bahsedilmesinin de mümkün olmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin ispatlanamadığı ve kazanın meydana gelmesi noktasında ...plakalı araç sürücüsü davalı...'nin %100 oranında asli ve tam kusurlu oluşu, kaza neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oluşmaması, yaralanması neticesinde davacının 3 hafta süre ile geçici olarak iş göremez hale gelmesi ancak Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında görüldüğü üzere bu süre içerisinde çalışmış olması ile birlikte hak ve nesafet kuralları ile tarafların mevcut ekonomik durumları dahilinde, davacı lehine 3.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı, davacı vekilinin 09/01/2024 havale tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinde maddi tazminat talepleri yönünden 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 1.232,31-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği, davalı...'nin ...plakalı aracın maliki ve aynı zamanda kaza anındaki sürücüsü olduğu gözetildiğinde davalı...'in haksız fiil tarihi olan 07/07/2018 tarihi itibarıyla temerrüte düştüğü anlaşılmakla, neticeten maddi tazminat talepleri yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,

1.Maddi tazminat taleplerinin REDDİNE

a)Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,

b)Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,

c)Bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE,

2.Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 3.000,00-TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 07/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...'den tahsili ile davacı...'ya verilmesine, 12.000,00-TL manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla maddi tazminat yönünden alınması gereken ancak adli yardım kabulü nedeniyle alınamayan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla manevi tazminat yönünden alınması gereken ancak adli yardım kabulü nedeniyle alınamayan 427,60-TL nispi karar ve ilam harcın davalı...'den alınarak hazineye irat kaydına,

5.Manevi tazminat yönünden yargılama gideri kullanılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat yönünden yapılan bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Yargılama aşamasında adli yardım kabulü nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan yargılama giderlerinin maddi tazminata yönelik olduğu dikkate alınarak, 419,75-TL posta gideri, 136,00-TL e-tebligat, 42,00-TL normal tebligat, 1.160,00-TL Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi sağlık kurulu raporu ücreti ve 2.100,00-TL bilirkişi olmak üzere toplam 3.857,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7.Davalıların kendilerini vekille temsil ettirdikleri göz önünde bulundurularak maddi tazminat yönünden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.232,31-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

8.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak manevi tazminat yönünden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı...'den alınarak davacıya verilmesine,

9.Davalı... kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak manevi tazminat yönünden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9/2. maddesi hükmü uyarınca 3.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...'ye verilmesine,

10.7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

11.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/01/2024 Katip ... E imza Hakim... E imza

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.