2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ... ve ... plakalı araçları ile 10/07/2017 ile 29/09/2017 tarihleri arasında ücret ödemeksizin, işletme hakkı müvekkili şirkette olan ... 131 adet ihlalli geçiş gerçekleştirdiğini, geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait 6001 s.k.m.30/5 hükmünün getirdiği yasal cezanın ödenmediğini, esas numarası yazılı icra takip dosyası üzerinden icra takibine girildiğini, davalının araçlarda OGS etiketi olduğunu, herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçeleriyle icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili şirket 20/05/2013 tarihinde ... merkezli olarak kurulduğunu, takip tarihi itibariyle şirketin merkezi 20/05/2013-09/07/2019 tarihleri arasında ...'da olduğunu, müvekkili şirket 09/07/2019 tarihinde merkezini ...'a taşıdığını, davaya konu icra takibinin ise 2017 yılında başlatıldığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekalet ücretinin davalı borçludan tahsili ile müvekkiline verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Toplanan Deliller: ...
12.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları. ... tarafından hazırlanan 15/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu. ... tarafından hazırlanan 06/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, otoyol ve köprülerden geçiş ücreti ödenmeksizin yapılan ihlalli geçiş nedeniyle tahakkuk ettirilen geçiş ücreti ve cezası ile işlemiş faiz ve KDV'nin tahsili istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1.İlamsız takip yapılmış olması,
2.Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3.Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4.İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ...
12.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 8.160,90-TL asıl alacak, 143,07-TL faiz, 25,75-TL KDV toplamı olan 8.329,72-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının ihlalli geçiş cezaları olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine yasal süresinde olan 29/12/2017 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 24/03/2023 tarihinde açıldığı, dava konusu yapılan tutarların 3.447,60 TL asıl alacak, 60,44-TL takip tarihinden önce işlemiş faiz ve 10,88-TL KDV olduğu anlaşılmıştır. 25/6/2010 tarih ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali” başlıklı 30.maddesinde; “(1) Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, o güzergahın en uzun mesafesine ait geçiş ücretinin on katı tutarında idari para cezası verilir. (2) Erişme kontrolü uygulanan karayollarında kısıtlanan ve yasaklanan işler veya hareketleri yapanlar ve yaptıranlar ile koruma alanı içine giren hayvan sahiplerine Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından beş yüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu Kanunun 18 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca karayolları sınır çizgileri dahilinde yasaklanan fiilleri işleyenler hakkında 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri uygulanır. Şu kadar ki; 2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (s) bendinde belirtilen fiillerin şehirlerarası yolcu ve yük taşımacılığı yapanlar tarafından karayolları sınır çizgileri dahilinde işlenmesi halinde uygulanacak idari para cezası beş yüz Türk Lirasından aşağı olamaz. Karayolları sınır çizgileri dahilinde yasaklanan fiillerin denetimi ile 2872 sayılı Kanunda öngörülen yaptırımların uygulanmasında, Genel Müdürlük 2872 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca yetkilendirilmiş kuruluşlardan sayılır. (3) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idari para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır. (4) Birinci fıkra uyarınca ödenmesi gereken idari para cezaları ile geçiş ücretleri ödenmeden, kabahatin işlendiği araçların fenni muayeneleri ile satış ve devirleri yapılmaz. (5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından o güzergahın en uzun mesafesine ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, ( 16/5/2018 tarih ve 7144 s.K/18. maddesi ile dört kat ceza şeklinde değiştirilmiştir) genel hükümlere göre tahsil edilir. (6) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir. (7) Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz...” hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan özel kanun uyarınca işlettiği köprü ve otoyoldan ücret ödemeden geçiş nedeniyle 15 gün içinde HGS/OGS hesabından tahsil edilemeyen ücreti talep hakkı olan davacı şirketin, kanunda düzenlenen ve idari para cezası değil özel kanundan kaynaklanan ceza niteliğindeki 4 katı cezayı talep hakkı bulunduğu, ihlalli geçişe ilişkin muhataba ayrıca bir tebliğ yapılması gerektiğine dair kanunda bir hüküm de bulunmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2019/463 Esas 2022/578 Karar), borcun ödeme zamanının kanunda düzenlendiği anlaşılmakla, davacının alacak talep hakkı bulunduğu, davalının temerrüdünün doğrudan yasada belirlenen süre nedeniyle, ihlalli geçişlerden 15 gün sonrasında oluştuğu, bu nedenle davacının işlemiş faiz de talep edebileceği, KDV Kanunu uyarınca işlemiş faiz davacı şirket açısından bir gelir kalemi olduğundan KDV Kanunu gereği faizin KDV'sinin de (davalıdan tahsil edilip vergi idaresine beyan edilerek yatırılacak tutar olmakla) talep edilebileceği, ayrıca ihlalli geçiş ücretlerine ve dört kat cezalarına, temerrüt tarihinden itibaren (davalının ticari işletmesine ilişkin ticari araçların ihlalli geçişleri olduğundan) (kamu alacağı değil ticari akdi ilişki olduğundan) değişen oranda avans faizi isteyebileceği, davalının işlettiği araçlara ilişkin HGS/OGS hesaplarını oluşturma, plakaları hesaba tanımlama, bakiyelerinin mevcudiyetini ve yeterliliğini kontrol ve ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davalı tarafça borcun ödendiğine dair bir delilin-iddianın dosyaya sunulmadığı, incelenen fotoğraflarda davalıya ait araçların plakasının yer aldığı anlaşılmakla, HGS/OGS hesabından geçiş anında veya 15 günlük süresi içinde ödenmeyen geçiş ücretinin 4 katı cezasından ve diğer takip fer'ilerinden ayrıca sorumlu olduğu, davalının ödediğini ispatlayamadığı bu tutardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve hesaplamanın esas itibariyle 6001 sayılı Kanuna, dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, asıl alacak miktarı olarak 3.761,60-TL, işlemiş faiz olarak 42,38-TL ve KDV olarak 7,62-TL tespit edildiği, her ne kadar bilirkişi tarafından asıl alacak miktarı daha fazla hesaplanmış ise de dava dilekçesinde yer alan değerle bağlı kalmak gerektiği, davacının ihlalli geçişleri ve tahsil edemediği tutarı ispatladığı anlaşılmakla, raporda hesaplanan tutarlar üzerinden ve taleple bağlı kalınarak davanın aşağıdaki şekilde kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline ve takibin belirlenen tutarlar üzerineden devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2021/3214 Esas 2021/7424 Karar). Somut ihtilafta da ayrıca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20 icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2019/463 Esas 2022/578 Karar) ve aşağıdaki şekilde takdire bağlı hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1.Davacı ... Şirketi tarafından davalı ... aleyhine yürütülen ... 12.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 3.447,60-TL asıl alacak, 42,38-TL işlemiş faiz, 7,62-TL KDV olmak üzere toplam 3.497,60-TL üzerinden DEVAMINA,
2.İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (3.497,60-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 699,52-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 1.347,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.339,34-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 3.497,60-TL vekalet ücretini davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, A)1.550,55-TL'sinin davalı taraftan, B)9,45-TL'sinin davacı taraftan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.26/03/2024
Katip
Hakim