5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/7327 E. , 2013/4389 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Sanık ...'in birden fazla polis memuruna karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemleri nedeniyle TCK'nın 43. maddesi uyarınca cezasının artırılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinde internet kafe önünde kavga ihbarını alan polislerin olaya müdahale ettikleri, adli rapor alınması için götürüleceği sırada sanık ...'in müşteki polislere yumruk atmak suretiyle yaraladığı ve bu şekilde kamu görevlisine karşı görev yapmasını engellemek amacıyla direnme suçunu işlediğinin anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanık ...'un hakkında işlem yapılmasını engellemek maksadıyla görevlilere yönelik ne şekilde etkin direnme eylemini gerçekleştirdiğinin, bu suçun unsuru niteliğindeki cebir ve tehdit içeren eylemlerinin nelerden ibaret olduğunun denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden ve sonucuna göre her iki sanık hakkında TCK 265/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, somut olaydaki görevi yaptırmamak için direnme suçunun meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği anlaşılmakla daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanık ...'in kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "müştekilerin zararı karşılanmadığından" şeklindeki gerekçe ile sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Sanıklar hakkında kamu görevlisine hakaret suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde ise;
Sanıkların olay tarihinde internet kafe önünde meydana gelen kavgaya müdahale eden görevli polis memurlarına hakaret ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sadece olaya müdahale eden görevli memurların düzenledikleri tutanak ve belgeler ile bunların doğru olduğuna ilişkin beyanları esas alınıp mahkümiyetlerine karar verilmiş ise de; sanıkların aşamalardaki savunmalarında suçlamaları inkar etmiş olmaları da nazara alındığında, olayın meydana geldiği yerin kamuya açık olup, kalabalık bir topluluğun olay mahallinde bulunması karşısında olaya şahit olan tarafsız tanıkların araştırılıp beyanlarının alınması, hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde belirtilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; Hakaret suçundan her bir sanık hakkında sonuç olarak 1 yıl 2 ay 17 gün hapis yerine yazılı şekilde 14 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, hakaret suçunun meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği anlaşılmakla daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "müştekilerin zararı karşılanmadığından" şeklindeki gerekçe ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Sanıklar hakkında sonuç olarak verilen hapis cezalarının kısa süreli olmaması karşısında TCK'nın 53/3. maddesi de gözetilerek 53/1. maddede yazılı hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Her bir sanık için 14 ay 17 gün hapis cezası tayin edilmiş ve bu cezaları da ertelenmiş olmasına rağmen,
TCK'nın 51/3. maddesine aykırı olacak şekilde deneme sürelerinin hükmolunan ceza sürelerinden az olacak şekilde bir yıl olarak belirlenmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafıinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.