10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/6726 E. , 2024/1535 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılarak elde dilen hizmetlerin geçtiği ilgili yıllara mal edilmesi suretiyle yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespit edilmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumunun sigortalısı olarak 3201 sayılı Kanun uyarınca davalı Kuruma başvuru yaparak yurtdışında geçen sürelerini borçlanarak Türkiye' de emekli olmak istediğini, 3201 sayılı Kanuna göre 8806 gün yurt dışı borçlanması yaparak ödemelerini Amerikan doları üzerinden gerçekleştirdiğini, müvekkilin Alman Rant Sigorta başlangıcının, Federal Almanya Hizmet dökümlerinden görüleceği üzere 15.07.1981 tarihi olduğunu, bu tarihin, müvekkilin Türkiye' deki sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesini, müvekkilinin emeklilik koşullarının Alman Rant Sigortasına giriş olan 15.07.1981 tarihine göre belirlenmesini, buna göre müvekkilin emeklilik koşullarının 25 yıl, 46 yaş, 5075 prim gün sayısı olduğunu, yurt dışında rant sigortalılık dönemlerinin 8806 gününü de borçlanarak ödeme yapan müvekkilin emekliliğe hak kazandığını, müvekkilin talepte bulunması üzerine 506 sayılı Kanun'un 81/B-C maddesine göre yaşlılık aylığı bağlandığını, bağlanan aylıkta eksik hesaplamaların mevcut olduğunu, müvekkilin Türkiye'deki sigortalılık başlangıcının Alman Rant Sigortası başlangıç tarihi olarak tespit edilmediğini, müvekkilin emeklilik için ödediği fazladan 3731 günün mevcut olduğunu, müvekkilin yurt dışı borçlanmalarının 15.07.1981 tarihinden itibaren prim ödemesi olarak belirlenmesi ve buna göre yaşlılık aylığı tespit edilmesi gerektiğini, yapılan itirazlara rağmen kurumun bunu dikkate almadığını, 8806 günlük yurt dışı borçlanmasını döviz üzerinden yapmasına rağmen 1676,00 TL aylık ödendiğini belirterek müvekkilin Türkiye'deki sigortalılık başlangıç tarihinin Alman Rant Sigortasına giriş tarihi olan 15.07.1981 tarihi dikkate alınarak yaşlılık aylığının yasal mevzuat çerçevesinde yeniden hesaplanarak eksik ödenmiş aylıkların hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesinin tespitine ve eğer yaşlılık aylığında eksiklik olmadığı tespit edildiği takdirde fazladan ödenen yurt dışı borçlanma miktarının taraflarına faiziyle birlikte iadesinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum tarafından yapılan emeklilik hesaplamalarının incelenmesinde; davacının yatırmış olduğu Türk Lirası üzerinden borcunun, 3201 sayılı Kanun gereği son çalışma tarihi olan 31.12.2005 tarihinden itibaren geriye gidilerek ilgili aylara mal edildiği anlaşılmaktadır. 2000 senesinden önceye tekabül eden 6191 gün için yapılan hesaplamada ise Mülga 506 sayılı Kanun'un 59-62 nci maddelerinde belirtilen usullere uygun olarak hesaplama yapıldığı açıktır.
01.01.2000 tarihi ile 30.12.2005 tarihi arasındaki 2160 gün için ise 01.01.2000 tarihi ile 30.09.2008 tarihi aralığındaki hesaplama sisteminin uygulandığı, bu hesaplamada katsayı ve gösterge sisteminin yerine güncelleştirilmiş prim esasına dayanan bir sistemin kullanıldığı, davacı tarafından yatırılan 111.545,00 TL'nin, geriye doğru aylara mal edilmesi neticesinde 8351 günlük bir ödemeyi karşıladığı ve bu sebeple geriye doğru dönemlere mal edilen 8351 günün bitiş tarihinin 20.10.1982 tarihine denk geldiği ve yapılan hesaplamanın sonucunda davacıya bağlandığı anlaşılan 1676,00 TL aylık maaşın, uygun hesap yöntemleri sonucunda bulunan gerçek maaş miktarı olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca tüm dosya kapsamı, yasal mevzuat, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak kurum tarafından yapılan işlemin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, borçlanılan dönemin sigortalı lehine belirlenmesi ve sigortalının talibine göre ilgili aylara mal edilmesi gerektiğini, davalı Kurumca bu yönde davacıya bilgilendirme yapılmadığı için sigortalının lehine olacak şekilde aylığın belirlenmesinin sosyal güvenlik ilkelerine uygun düşeceğini aksi yöndeki Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum tarafından yapılan emeklilik hesaplamalarında davacının yatırmış olduğu Türk Lirası üzerinden borcunun, 3201 sayılı Kanun gereği son çalışma tarihi olan 31.12.2005 tarihinden itibaren geriye gidilerek ilgili aylara mal edildiği, 2000 senesinden önceye tekabül eden 6191 gün için yapılan hesaplamada Mülga 506 sayılı Kanun'un 59-62 nci maddelerinde belirtilen usullere uygun olarak hesaplandığı, kurum tahsis dosyası ve bilirkişi raporu ile incelenen belgeler nazara alınarak 1.676,00 TL aylık maaşın, uygun hesap yöntemleri sonucunda bulunan gerçek maaş miktarı olduğu kanaati ile davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece esas alınan raporun eksik araştırma ve irdelemeye dayalı olduğunu, çelişki içerdiğini belirterek davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında yurt dışı borçlanması ile elde edilen hizmetlerin aylık bağlama ve tahsis işlemleri sırasında hangi esaslara göre mal edilerek yaşlılık aylığının hesaplanacağına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi ile 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddeleri ile birlikte 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.