Esas No
E. 2023/4046
Karar No
K. 2023/11196
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2023/4046 E.  ,  2023/11196 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.(Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 09.08.2012 tarihli ve 2012/82 Esas, 2012/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 09.08.2012 tarihli ve 2012/82 Esas, 2012/160 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 10.01.2014 tarihli ve 2013/18 Esas, 2013/108 Karar sayılı ilamıyla; Sanığın, suç tarihlerinden önce 3 ayrı suçtan hapis cezalarına mahkûm edilmiş ve bu cezalarının infaz edilmiş olması, ayrıca gerek Kasımpaşa ... Hastanesinde yapılan muayeneleri, gerekse bilirkişi tarafından yapılan muayene sonucu sanık hakkında antisosyal kişilik tanısı konulmuş olması karşısında, suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığının Sağlık Kurulu Raporu ile tespit edilmesi gerekirken, duruşmada dinlenilen psikiyatri uzmanı bilirkişinin yeterli bir değerlendirme içermeyen mütalâasına göre hüküm tesis edilmesinde isabet görülmediğinden mahkûmiyet hükmünün noksan soruştuma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2017/649 Esas, 2018/595 Karar sayılı kararı ile; firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 06.09.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 06.09.2018 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 30.06.2020 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediğinin İzmir 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/607 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2017/649 Esas, 2018/595 Karar sayılı sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Yapılan incelemede; işlemiş olduğu adli suçlardan dolayı hakkında verilen hapis cezasının infazı sonrası, bağlı bulunduğu Menemen Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim edilen sanığın, 13.11.2010 tarihinde bir gün yol süresi verilerek Birliğine (Hava Harp Okulu Komutanlığı) sevk edildiği, sevk belgesinde katılması gereken tarih olarak 15.11.2010 tarihi yazılı olduğundan, yol süresi sonrası 15.11.2010 tarihinde saat 24.00’a kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre firar durumunda kaldıktan sonra, 23.11.2010 tarihinde saat 07.45 sıralarında kendiliğinden Birliğine katıldığı, maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanığın aşamalardaki savunmaları dosyada mevcuttur.

3.Soruşturma aşamasında dinlenilen bilirkişi Tbp.Tğm. ...’nin, sanığın adli sabıka kaydını ve psikiyatrik durumuna ilişkin Birlik kayıtlarını incelemeden yaptığı muayene sonrası, sanığın cezai ehliyetinin tam ve askerliğe elverişli olduğu yönünde mütalâada bulunduğu, kovuşturma aşamasında ise, talimat mahkemesi tarafından dinlenilen bilirkişi Tbp.Yb. Meltem Seçil’in, sanığın, Birlik Komutanlığından gönderilen antisosyal kişilik bozukluğu tanısı ile verilen iki ayrı birer aylık hava değişimi raporu ile adli sabıka kaydını inceledikten sonra vermiş olduğu 27.11.2011 tarihli mütalâasında, sanığın adli sicil kaydındaki gerekçeli hükümler ile infaz evraklarının ikmali sonrası adli gözlem altına alınmasının uygun olduğunu beyan ettiği, Ancak Askerî Mahkemece, sanığın adli sabıka kaydında yer alan hükümlere ilişkin gerekçeli kararlar ikmal edildikten sonra, adli gözlem altına aldırılmadığı, atanacak olan bir bilirkişiye muayene ettirilerek, bilirkişinin gerekli görmesi hâlinde, adli gözlem altına aldırılması hususunda yeniden talimat yazıldığı, talimat mahkemesi tarafından atanan aynı bilirkişi Tbp.Yb. Meltem Seçil’in, bu kez, sanığa ait adli sicil kaydı ile infaz evraklarını incelediğini, sanığın antisosyal kişilik yapısında olduğunu, cezai ehliyetinin tam ve askerliğe elverişli olduğunu, adli gözlem altına alınmasına gerek olmadığını beyan ettiği görülmüştür.

4.(Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 10.01.2014 tarihli ve 2013/18 Esas, 2013/108 Karar sayılı bozma ilamı sonrası sanığın adli müşahade altına aldırılması için yazılan müzekkerelere cevaben; Torbalı ... Hastanesinin 19.04.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen rapor içeriğinde "Kişi değerlendirildi. Daha önce hastanemize hiç başvurmamış. Kendisinden alınan öyküde daha önce farklı hastanelere başvurularının olduğunu belirtiyor uzun yıllar önce. Ayrıntılı öykü alınamadı. Yakını yoktu. Geçmiş raporları elinde mevcut değildi. Kişinin Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 16.11.2010-23.11.2010 tarihleri itibariyle ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu olup olmadığı ve o tarihlerde askerliğe elverişli olup olmadığı hususunda kesin karar verilebilmesi için ileri psikometrik inceleme, sosyal inceleme raporu, gereğinde kapalı psikiyatri servisi olan bir hastaneye yatış gerektiğinden üçüncü basamak (İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi) hastanede değerlendirilmesinin uygun olduğu kanaatine varıldı." şeklinde mütalaada bulunulmuştur.

5.Torbalı ... Hastanesinin mütalaasına binaen yazılan müzekkereye; Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.04.2018 tarihli durum bildirme raporunda; ...antisosyal kişilik bozukluğu olan şahsın askerliğe elverişlilik durumuna karar verilebilmesi için adli dosya örneğinin incelenmesi gerektiği, ...şayet müşahade altına alınarak karar verilmesi isteniyorsa bununda belirtilerek ve adli dosya sureti ile birlikte tekrar sevk edildiği takdirde karar verilebilir şeklinde cevap verilmiştir.

6.Sanığın birliğinden izinsiz ayrıldığına ve kendiliğinden katılış yaptığına dair tutanak, vaka kanaat raporu, kıta anket formu, sanığın sağlık kayıtları ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

7.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İzmir 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE

1.Sadece askerî şahıslar tarafından işlenebilen sırf askerî suç niteliğindeki firar suçunun, sanığın askerliğe elverişsiz olması ve bu durumunun suç tarihlerini kapsaması hâlinde, sanık yönünden işlenemez suç niteliğinde olacağı hususunda duraksama bulunmamaktadır.

2.Suç tarihlerinde yürürlükte bulunan TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin Hastalıklar ve Arızalar Listesinin 17 nci maddesi B.1 bendine göre, askerî şahıslar hakkında, “antisosyal kişilik bozukluğu tanısı alması, adli veya askerî mahkemeler tarafından verilmiş en az bir antisosyal eyleminden dolayı ceza almaları, bu cezalarından en az birinin infaz edilmesine rağmen davranış bozukluklarının devam ettiğinin ve askerlik ile uyumlarının bozulduğunun kıt'a anketi ve diğer resmi belgelerle tespiti” halinde, antisosyal kişilik bozukluğu tanısı ile, 17 nci maddesi D.1 bendine göre ise, “antisosyal kiĢilik bozukluğu tanısı alması, öldürme, öldürmeye teşebbüs, gasp suçlarından en az bir hapis ya da diğer antisosyal eylemlerden dolayı, disiplin mahkemesi dışında kalan mahkemelerce verilmiş en az üç hapis cezası alması ve bu cezaların kesinleştiğinin belgelerle tespiti” halinde, ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu tanısı ile, askerliğe elverişsizlik kararı verilebilmektedir.

3.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; sanığın, suç tarihlerinden önce 3 ayrı suçtan hapis cezalarına mahkûm edilmiş ve bu cezalarının infaz edilmiş olması, Kasımpaşa ... Hastanesinde yapılan muayeneleri ve bilirkişi tarafından yapılan muayene sonucu sanık hakkında antisosyal kişilik tanısı konulmuş olması, ayrıca gerek Torbalı ... Hastanesinin gerekse Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin vermiş olduğu mütalaalar karşısında, sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığının Sağlık Kurulu Raporu ile tespit edilmesi gerekirken, bozma ilamına uyulmuş olmakla birlikte sanık hakkında sağlık kurulu raporu aldırılmasından vazgeçilerek yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/607 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog