7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19.06.2021 tarihli sözleşme imzalanarak ... Projesi kapsamında karşılıklı edimler yüklenildiğini, davalı şirketin bu sözleşmede işveren, müvekkili şirketin taşeron olarak isimlendirildiğini, sözleşmenin imzasını takip eden bir kaç gün içinde müvekkili şirkete avans olarak ödenecek olan 130.000,00 TL'nin teminatını oluşturmak üzere vade tarihi bulunmayan; ancak sözleşmenin imza edildiği 19.06.2021 keşide tarihini taşıyan 1 adet 130.000 TL bedelli senedin müvekkillerinden ... tarafından imza edilerek davalı yana verildiğini, henüz karşılıklı borç ve alacağın doğmadığı tarihte müvekkili şirket yetkililerinden ... tarafından toplam 260.000,00 TL bedelli, vade tarihi olmayan, 19.06.2021 tarihli 2 adet senedin davalı şirkete verildiğini, müvekkilinin proje kapsamındaki edimleri tamamen yerine getirerek her bir aşama için düzenlenen hak edişler çerçevesinde kısmen ödemelerini aldığını ancak son hak ediş tutarı ve cari hesap bakiyesinin ödenmediğini, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine 15/11/2022 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, huzurdaki davaya konu icra takibinin ise davalı tarafından 14/12/2022 tarihinde başlatıldığını, davalının teminat amacıyla düzenlenen 2 adet senedi icra takibine konu ederek her iki müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, huzurdaki dava açılmadan önce Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarıyla her iki müvekkili yönünden ayrı ayrı dava açıldığını, müvekkili ... yönünden açılan davanın reddedildiğini, müvekkili şirket yönünden İİK. 168/4 ve İİK. 170 maddeleri gereğince takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edildiğinden hem icra takibinin müvekkili şirket yönünden derdest olduğunu, hem de 52.000,00 TL teminat tutarının halen icra müdürlüğü veznesinde bulunduğunu, müvekkilinin borçlu değil aksine alacaklı olduğunu daha işin başlamadığını, 19.06.2021 tarihinde müvekkili şirketin nakden ya da malen davalı şirkete borçlu olamayacağını, takibe dayanak her iki senette de şirket müdürlerinden sadece ...'nin imzası bulunduğunu, ....'nin tek başına müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığından müvekkili şirketin davaya konu senetten ötürü borçlu olmadığını beyanla İİK.
72.Maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın ödenmesinin önlenmesi yönünden tedbir kararı verilmesini, her iki müvekkilinin de borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ve yetkilisi tarafından düzenlenen 19.06.2021 tarihli ve 130.000,00 TL bedelli 2 adet senedin müvekkili şirkete verildiğini, söz konusu senetlerin Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacılar tarafından ayrı ayrı borca itiraz edildiğini, itiraz üzerine Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalar kapsamında yargılamaya konu olduğunu, yargılama sonucunda davalı müvekkile (...) borçlu olmadıklarını ve şirketin çift imza ile temsil edildiğini ancak senetlerin üzerinde tek imza olduğunu bu nedenle senetlerin geçersiz olduklarını iddia ettiklerini, davacının yargılama neticesinde .... şirketi yönünden çift imza kuralı nedeniyle davanın kabulüne, davacı .... bakımından ise (senette aynı zamanda kefil sıfatıyla imzası bulunması nedeniyle) davanın reddine ve icra takibinin devamına karar verildiğini, davacı tarafın ise icra takibinin ve haciz işlemlerinin önünde geçmek adına huzurdaki menfi tespit davasını ikame ettiğini, taraflar arasında akdedilen ve dosyaya sunulan19.06.2021 tarihli sözleşmede teminat senedine veyahut senetlerin teminat amaçlı verildiğine dair hiçbir ibarenin bulunmadığını ayrıca söz konusu kambiyo senetlerinin üzerinde de herhangi bir teminat ibaresi bulunmadığını, sözleşme bedelinin 1.299.493,40 TL olduğu da dikkate alınırsa sözleşme bedelinin %5'nin takibe konu senetlerin miktarıyla (260.000,00TL) uyuşmadığını beyanla davanın reddini, müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacıların Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı şirketin davacılar aleyhinde 260.000,00 TL asıl alacağın tahsili için senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibine geçildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli için teknik inceleme yapılması gerektiğinden dosyanın bilirkişiye tevdine dair 29/09/2023 tarihli celsede ara karar kurulmuş ve bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılması için ihtarlı kesin süre verilmiştir. İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiştir. Kıymetli evraka ilişkin icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Mahkememizin 29/09/2023 tarihli celsenin 4 nolu ara kararları gereğince ispat yükü üzerinde olan davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen bilirkişi incelemesi için masraf yatırmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesinde "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde "Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez." hükmü düzenlenmiştir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip ilgili tarafların uyarılması gerekir. Bu hüküm gereği mahkememizin 29/09/2023 tarihli celsesinin ... numaralı bendinde davacı vekilinin yüzüne karşı ihtar yapılmıştır. Yine eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, bilirkişi ara kararı ile birlikte, rapor tanzim süresi, tebliği ve itiraz süreleri ile birlikte değerlendirilerek duruşmanın 29/09/2023 tarihinden 10/01/2024 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 266. maddesi uyarınca “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz....” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkememizin 29/09/2023 tarihli celsesinde delil avansı niteliğinde olan bilirkişi giderinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçlar açık olarak anlatılmış ve anlatılanlar tutanağa geçirilmiştir. Bilirkişi giderinin davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı, 29/09/2023 tarihi itibariyle 2 haftalık kesin süre içerisinde masraf yatırılması gerekirken makul süreyi aşacak şekilde bir sonraki celseden bir gün önce 09/01/2024 tarihinde masrafın yatırıldığı, bu şekliyle dosyanın bilirkişilere teslim edilemediği ve celse talikine sebebiyet verildiği, dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında takibe konu senetlerin teminat amacıyla verilip verilmediğinin ve götürü bedelli eser sözleşmesinde işin fiziki gerçekleşme oranının ne olduğunun yapılacak teknik inceleme ile belirlenebileceği mevcut dosya kapsamına göre davacının davasını ispatlayamadığı, usulüne uygun olarak verilmiş kesin sürenin tüm tarafları ve mahkemeyi bağladığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddi ile İİK 72/4. Maddesi kapsamında tedbir kararı verilmediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davanın reddine,
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 4.440,15 TL harçtan mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 4.012,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 41.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)