6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle; 19/07/2022 tarihinde davalı ... adına kayıtlı diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı ...'un kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketini davacıya ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, ekspertiz raporunda 3.353,74 Euro hasar bedeli tespit edildiğini, zararın tazmini için KTK 97. maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL hasar tazminatın davalı sürücü ve malikten kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinden teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen Euro olarak belirlenecek tazminatın 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, 686,39 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ve dava vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçedeki azami teminat limitleri, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları ile sınırlı olduğunu, gerçek zarardan sigortalının kusuru oranında tazminin esas olduğunu, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda tespit edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, hasar bedelinin uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda tespitinin gerektiğini, aracın onarımına ilişkin fatura, makbuz, belge sunulmadan yalnızca ekspertiz raporu dayanak gösterilmek suretiyle hasar bedeli talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazanın Türkiye'de gerçekleşmesi nedeniyle zararın hesaplanmasında Türk Hukukunda belirlenen hesaplama yöntemlerinin kullanılması gerektiğini, sunulan ekpertiz raporunun denetime elverişsiz olduğunu, davalı şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğun beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'a dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce deliller toplanmış, ... aracın kaza tarihi itibariyle tescil bilgileri, ... plaka aracın kaza tarihi ve sonrası gümrük giriş-çıkış kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 19.07.2022 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı adına kayıtlı, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması şeklinde kaza meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 12.11.2021-12.11.2022 dönemine ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın teminat süresi içinde gerçekleştiği, Almanya'da ikamet eden ve geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracı trafik kazası sonucu hasara uğrayan davacının aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirme konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, davacının seçimini ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullandığı, yurt dışı tamirine ilişkin gerçek hasar bedeli tespit edilerek Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerektiği,
Mahkememizce alınan Almanya piyasa koşullarına göre inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen kök ve ek bilirkişi heyet raporunda; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un kırmızı ışıkta kavşağa girdiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/1-b ve 84. maddelerini ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsünün yeşil ışıkta kavşağa girdiği ve kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta 3.353,74 Euro hasar bedeli hesaplandığı, maddi zarardan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1 ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de davanın kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı görülmekle denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki bilirkişi raporuna itibar edilerek ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesinde hasarın tespiti için Almanya'da yaptırılan ekspertiz incelemesi nedeniyle 686,39 Euro ekspertiz ücretinin yargılama giderine dahil edilerek davalılardan tahsili talep edilmiş, alınan bilirkişi raporunda 686,39 Euro ekspertiz ücretinin uygun olduğunun tespit edildiği görülmekle ekspertiz ücreti yargılama giderine dahil edilmiştir.
Dava dilekçesinde arabuluculuk vekalet ücreti talebinde bulunulmuş ise de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesindeki yasal düzenleme, avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olup, arabuluculuk sonrasında açılan davadaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceğinden (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarihli, Dosya No: 2021/984 Karar No:2021/1074 sayılı ilamı) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Davanın KABULÜ ile; 3.353,74 Euro hasar bedeli maddi tazminatının davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 19/07/2022 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 05/09/2022 tarihinden itibaren -davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu sigorta teminat limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek değişken faizi ile birlikte ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Harçlar Yasası gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.513,27 TL nispi ilam harcından 80,70 TL peşin harç ve 1.628,32 TL ıslah harcının mahsubu ile 4.804,25 TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından dava nedeniyle sarf edilen 1.789,72 TL harç, 319,00 TL posta ücreti, 88,00 TL tebligat gideri, 2.320,00 TL bilirkişi ücreti ve 12.718,60 TL ekspertiz ücreti (12/08/2022 ödeme tarihindeki kur değeri 18,5297 TL) olmak üzere toplam 17.235,32 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/02/2024 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)