Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/485
Karar No
K. 2024/32
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/485 Esas
KARAR NO: 2024/32
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/05/2022
KARAR TARİHİ: 16/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : 15/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava, eser sözleşmesinden dönme nedeniyle sözleşme bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptalidir.

Davacı, dava dilekçesi ile özetle; .... Kurumları A.Ş.’yi devraldığını, devralınan şirketin kiraladığı taşınmazın özel okula dönüştürülmesi amacıyla davalı ile anahtar teslim inşaat sözleşmesi imzaladığını, fatura bedeli olan 1.145.000,00-TL’nin davalıya ödendiğini, inşaatta kaza meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının sorumlu olduğunun Ankara Batı .... Ağır Ceza Mahkemesince tespit edildiğini, sözleşmeden döndüklerini, sözleşme kapsamında davalıya ödenen bedelin iade edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın 10.000-TL üzerinden iptalini talep etmiştir.

Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, inşaat işinin yüzde yetmişbeşinin bitirildiğini, davacıdan kaza sonrası inşaat üzerine konulan mührün kaldırılması halinde işe devam edilip iş tesliminin yapılacağının bildirildiğini, mührün kaldırılmadığını, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmemesi nedeniyle işi teslim edemediklerini, işin yüzde yetmiş beşi tamamlanmış iken sözleşmeden dönmenin kötüniyetli olduğunu ve TBK.nın 475.maddesi kapsamında sözleşmeden dönme hakkının kullanılamayacağını, inşaat kazasının meydana gelmesinin asıl sorumlusunun davacı olduğunu zira projenin ve proje konusu imalat malzemelerin temininden davacının sorumlu olduğunu, davacının kaza sonucu doğacak tüm zararların karşılanacağı yönünde garanti verildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalının, davanın kısmi dava olarak açılamayacağı yönündeki itirazın incelenmesinde; dava sözleşmeden dönme kapsamında ödenen sözleşme bedelinin iadesine ilişkin olup; niteliği itibariyle bölünebilen işbu talep yönünden davacının kısmi dava açmasında hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, itirazın iptali davasının da takibe konu edilen miktarın tamamı için açılması yönünde bir zorunluluk bulunmadığından, davalının bu yöndeki dava şartı itirazının reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, davacının inşaat sözleşmesinden dönmesi ile sözleşme kapsamında ödediği bedellerin iadesini talep edip edemeyeceği, eser sözleşmesine konu inşaatın hangi tarafın kusuru ile ifa edilmediği, bu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.

Davalının zamanaşımı definin incelenmesinde; davacının, 10.04.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü davalıya bildirdiği, bu tarih itibariyle dönme nedeniyle iadesi talep edilen alacağın muaccel hale geldiği,

TBK.nın 147. Maddesi uyarınca eser sözleşmelerinden kaynaklı davaların beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davanın 24.05.2022 tarihinde açıldığı bu halde zamanaşımı süresinin dolmadığı, ayrıca davalının ağır kusuru nedeniyle sözleşmeyi ifa etmediği iddiasının mevcut olduğu görülmekle, yerinde görülmeyen zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Delilerin incelenmesinde; ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, .... Kurumları A.Ş. şirketinin, davacı ... Eğitim Kurumları A.Ş. tarafından 31.07.2019 tarihinde devralındığı, aktif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür.

Davacı tarafça devralınan .... Kurumları A.Ş. ile davalı arasında “ Çelik Ara Kat ve İnce İnşaat Kalemleri” konusunda, 22.05.2018 tarihli anahtar teslim götürü bedel eser sözleşmesi imzalanmış, sözleşme bedeli ise 1.300.000,00-TL + KDV olarak belirlenmiştir. Dava konusu taşınmaz, 15.04.2018 tarihinden itibaren ... Kurumları A.Ş. tarafından, dava dışı ... ve .... ’tan 10 yıl süre ile kiralanmıştır.

Davacı tarafından taşınmaz maliki dava dışı .... ve ..... ’a gönderilen Bakırköy .... Noterliğinin 30.05.2019 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile daha önce muhataplara gönderilen ihtarname ile taşınmaz üzerindeki mührün kaldırılması için gerekli işlemlerin yapılmasının talep edildiği, mührün kaldırılmasının sağlanmadığı, bu halde taşınmazı kira sözleşmesindeki amaca uygun olarak kullanmalarının mümkün olmadığını, dolayısıyla kira sözleşmesinin yok hükmünde olduğu ile kiralanan taşınmazın anahtarlarının belirlenen günde teslim alınmasının ihtar edildiği anlaşılmıştır.

Dava dışı kiraya veren ..... ve .... tarafından ... Şirketine çekilen 30.05.2019 tarihli ihtarname ile taşınmaz üzerine konulan mühürün kaldırılması istenmiş, .... Şirketi ise cevabi ihtarname ile kira sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu bildirerek, taşınmazın anahtarının 14.06.2019 tarihinde teslim alınmasını talep etmiştir.

Davacının, davalıya 10.04.2019 tarihli ve Bakırköy .... Noterliğinin .... yevmiye numarası ile çektiği ihtarname ile inşaat sözleşmesi kapsamında fatura edilen 1.145.000-TL bedelin ödendiği, inşaat alanında meydana gelen kazada davalının kusurlu olduğunun Ankara Batı .... Ağır Ceza Mahkemesince tespit edildiği, inşaat alanının mühürlendiği ve mührün kaldırılmadığı, yeni öğretim yılında açılmayacak okul nedeniyle çok ağır zararın doğduğu bu nedenle inşaat sözleşmesinden döndüklerini ve ödenen 1.145.000-TL bedelin ihtarname tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödemelerinin ihtar edildiği görülmüştür.

Ankara Batı .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. ve ... K. sayılı dosyasının gerekçeli kararı ile davalı .... Şirketinin yüklenicisi olduğu inşaat işi sırasında, asma kat oluşturmak ve sınıf yapmak için binanın taşıyıcı silindirik kolonlarına çelik kirişlerin ankraj yapılarak monte edilip üzerine ıslak beton döküm işi yapıldığı sırada çelik kirişlerin monteli kolonlardan kesilerek kopması sonucunda asma katın çökmesi neticesinde üç işçinin hayatını kaybettiği olayda, ... Şirketi çalışanı inşaat mühendisi sanığın çelik kiriş-silindirik beton kolon bağlantılarının uygunluğunu ve yeterliliğini kontrol etmemesi, uygun olmayan malzeme kullanımına engel olmaması, beton kalıbın olası çökmesine karşı uygun destekler yapmadan betonun dökülmesine izin vermesi nedeniyle taksirli hareket ettiği kabul edilmiştir.

Bilirkişi raporu ile özetle; davalıya yapılan toplam ödeme miktarının 1.226.000,00-TL olduğu tespit edilmekle, taşınmazın boş olduğu, inşaat artığı molozların kaldırılmadığı, işin anahtar teslim götürü bedel olduğu, katlara asma kat ilavesi yapıldığı sırada çökme nedeniyle ilavelerin söküldüğü, davalının kaldırması gereken duvarları yıktığı, çatı imalatını yaptığı, ince iş kalemlerini yapmadığı, işin fiziki olarak yarısını tamamladığı, bu haliyle işin tamamlanan kısmının bedelinin 650.000,00-TL olduğu, ceza mahkemesi dosyası kapsamında kusurun davalıya ait olduğu, ceza dosyasındaki şüpheliler davalı çalışanlarının betonarme kalıpların yeterliliğini kontrol etmemesi ve güvenlik planları yapılmadan çalışanların çalıştırılması nedeniyle kusurlu olduklarını, şüphelilerin kasti bir hareketinin söz konusu olmaması nedeniyle davalının inşaatın çökmesinde ağır kusurunun olmadığını belirtmiştir. Somut olayda; davacı, dava dışı kişilerden kiraladığı taşınmazın okula dönüştürülmesi yönünde davalı yüklenici ile eser sözleşmesi imzalamış olup, inşaatta meydana gelen kaza sonucunda taşınmaz mühürlenmiş ve mühür taşınmaz malikleri olan dava dışı kişilerce kaldırılmamış ve iş tamamlanmamıştır.

TBK.nın 475. Maddesi kapsamında teslim alınan eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması halinde iş sahibinin sözleşmeden dönmesi mümkündür. Davalının kusuru neticesinde inşaatta meydana gelen 07.07.2018 tarihli ölümlü kaza neticesinde inşaat alanı mühürlenmiş olup, davacının ihtarlarına rağmen taşınmaz üzerindeki mührün dava dışı taşınmaz maliklerince kaldırılmaması nedeniyle okul inşaatına devam edilemediği, halihazırda inşaatın %50 oranında tamamlanmış olduğu, taşınmaz kira sözleşmesinin feshedildiği dikkate alındığında, eser tesliminin 01.09.2018 tarihinde yapılmasının kararlaştırılmasına rağmen dava tarihi itibariyle inşaat alanındaki mührün halen kaldırılmamış olması sebebiyle inşaata devam edilemediği, okul olarak kullanılması planlanan taşınmazın davacı tarafça bu süreç içerisinde kullanılamadığı dolayısıyla dava tarihinde eserin artık iş sahibinin kullanamayacağı nitelikte olduğu kabul edilerek, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.

Davalı, projenin kusurlu olması sebebiyle kazanın meydana geldiğini iddia etmişse de, kazanın kolonlara yapılan ankraj bağlantılarının sıyrılmasını önler şekilde imalatın yapılmaması neticesinde beton yükünü taşımayan kalıbın çökmesi nedeniyle meydana geldiği yönündeki ceza mahkemesi kabulü mahkememizi bağlayacağından işbu rapor kapsamında bu savunması yerinde görülmemiştir.

Davalı ayrıca işin tamamlanması için gerekli izinlerin alınması halinde işi teslim edeceklerini bildirdiklerini davacının edimini yerine getirmediğini savunmuştur.

Eserin sözleşme süresinde tamamlanmaması hususunda kusur tamamen davalıya ait olup, eserin yok olduğu, taşınmazın mühürlenmesi ve dava dışı taşınmaz malikleri tarafından da mührün kaldırılmaması sebebiyle eserin tamamlanarak teslim edilmesi ihtimalinin ortadan kalktığı açıktır. Bu haliyle eserin sözleşmede belirtilen tarihte teslim edilmemesi, eserin yok olması ve tamamlanması imkanının ortadan kalkması nedeniyle, davacı tarafça da taşınmaz maliklerine mührün kaldırılması hususunun ihtar edildiği ve makul bir süre mührün kaldırılmasının beklendiği dikkate alınarak davacının kusurundan söz etmenin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

Bu kapsamda, davacının esere ilişkin 1.145,00-TL ödeme yaptığı hususu sabit olup, davacının sözleşmeden dönme talebinin yerinde olduğu değerlendirilmekle, kısmi olarak açılan bu davanın kabulüne karar verilmiş, sözleşme bedelinin likit olması ve davalının itirazında haksız çıkması kapsamında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE,

Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular aleyhine yürütülen icra takibine yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, toplam alacak miktarı olan 10.000-TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Devamına karar verilen 10.000-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine, Davalılar itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 10.000-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 2.000-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 683,1‬0.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 170,78.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 512,32‬.-TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 170,78.-TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 6.635‬,00.-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5.Davalılar tarafından dosyada yapılan yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,

6.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7.Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2024 10:07:44 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog