Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/120
Karar No
K. 2024/195
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/120
KARAR NO: 2024/195
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/02/2023
KARAR TARİHİ: 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Davacının Toptan Et satışı yapan ve ------ Bölgesinde genelde perakende et satışı yapan kasap ve şarküteri ile marketlere hizmet veren kendi adına vergi mükellefiyeti olan bir tacir olduğunu, davalının halk arasında kasap tabir edilen işletme sahibi olup, her iki tarafında tacir sıfatına haiz bulunduğunu,müvekkili davacının davalıya satmış olduğu mallar karşılığında, 26.08.2022 T. Faturadan bakiye 8.119,68 TL ve 02.09.2022 Tarihli Faturadan 28.123,45 TL borcunun tüm girişimlere rağmen ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine ----.İcra Md-----Sayılı dosyasından Asıl Alacak ve İşlemiş faiz talepli icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanca kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini ve sonucunda takibin durdurulduğunu, davalının, İcra takibine konu faturalar nedeniyle borçlu bulunduğunu, sadece zaman kazanmaya yönelik takibe itiraz ettiğini, Dava Şartı olan Arabuluculuk başvurularından da sonuç alınamamış olup, huzurdaki davayı ikame etme zorunluğunun doğduğunu iddia ederek,davanın kabulüne, Davalının Vaki İtirazının 36.989,39 TL üzerinden iptali ile Takibin Takip Tarihi itibarıyla işleyecek temerrüt faiziyle ve diğer koşullar ile devamına, en %20 İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesine, Yargılama Gider ve Vekalet Ücretlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında et alım/satımından kaynaklanan ticari ilişki mevcut olup, davacı tarafından müvekkili adına düzenlenen faturalara konu borcun ödenmiş olduğunu, Şöyleki; müvekkilinin 26/08/2022 T. Ve 02/09/2022 T. Borcunun bir kısmını banka yoluyla ödemiş olup,bu durumun sundukları dekontlarla sabit olduğunu, banka dekontları dışında kalan borcun ise Et Alım/Satımı esnasında elden ödeme yapılarak ifa edilmiş olduğunu ve bu durumun tanık beyanlarıyla doğrulanacağını, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak ticari faaliyetini sürdürmekte olup, davacının takipte haksız olduğunu belirterek, davacının Hukuka aykırı davasının reddine, en az %20 İcra Tazminatı mahkûmiyetine,Yargılama Gider ve Vekalet Ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE:

Dava hukuki niteliği itibariyle,-----.İcra Md-----. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu-----.İcra Md.------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davacı Firmanın 36.243,13 TL asıl ve 743,26 TL Ticari Temerrüt Faizi olmak üzere toplam

36.989,39 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Firma aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali Davasında; Davacı Firmanın Davalı Firmadan 18.10.2022 Takip Tarihi itibarıyla 36.243,13 TL ASIL ve 300,92 TL İşlemiş Ticari Temerrüt Faiz Alacağı bulunduğu, Davalı yanca, Takip Tarihi sonrası, Dava Tarihi öncesi tarih olan 19.10.2022 Tarihinde yapılan 6.000.-TL Kısmi ödeme yönünden, TBK.100 Md. hükmü kapsamında yapılan kapak hesabı neticesinde, Takibine devam edilebilecek Alacağın, Takip Masraf, Vekalet Ücret ve feriler dahil olmak üzere;

36.243,13 TL ASIL ve 274,67 Takip Ferileri Bakiyesi olmak üzere Toplam 36.517,80 TL olabileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 36.517,80 TL alacaklı olduğu,

HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Bilirkişi raporuyla davalı tarafından yapılan kısmi ödeme sonucu kalan takibe konu alacak üzerinden takibin kısmen devamına karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE

1.Davalının -----. İcra Müdürlüğü’nün ------. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 36.243,13 TL Asıl alacak ve 274,67 Takip Ferileri olmak üzere Toplam 36.517,80 TL iptaline, takip tarihinden itibaren temerrüt faiz işletilmesine,

2.Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3.Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 2.494,53 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 446,74 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 2.047,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 446,74 TL peşin harç olmak üzere toplam 626,64‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 132,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.132,50 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %98,73 oranında olmak üzere 2.105,42 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 471,59 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

9.Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.080,38 TL sinin davalıdan, bakiye 39,62 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

10.Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.