Esas No
E. 2023/13359
Karar No
K. 2023/8453
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2023/13359 E.  ,  2023/8453 K.

"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/273 E., 2014/316 K.
ŞİKÂYETÇİ: ... ... ...

SUÇA

SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR: ... ..., ...
SUÇ: Hırsızlık

İNCELEME KONUSU

KARARLAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli ve 2023/28731 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi uyarınca uygulanan 2 yıl hapis cezasından, 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması neticesinde, 1 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hesap hatası yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmek ve anılan Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde 1 yıl 1 ay 10 ... hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.

2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafi atandığından suça sürüklenen çocuğun haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün suça sürüklenen çocuğun kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, ...

3.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli gerekçeli kararının, suça sürüklenen çocuğun kendisini temsil ettiğinden haberinin olmadığı zorunlu müdafie tefhimiyle yetinilerek suça sürüklenen çocuk ... ...'ya anılan gerekçeli kararın tebliği yapılmadığı, suça sürüklenen çocuğun 06.05.2016 tarihinde kararı temyiz ettiği, Mahkemenin 06.05.2016 tarihli kararıyla temyizin reddine karar verdiği, bu ek kararın da cezaevinde olan suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı Kanun'un 35/son maddesi uyarınca okundu anlatıldı ibaresi olmadan usûlsüz bir şekilde tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğun 01.06.2018 tarihinde yeniden kararı temyiz etmesi nedeniyle dosyanın Yargıtay tarafından temyiz incelemesine tabii olduğu anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk ... ... yönünden inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.

3.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu suça sürüklenen çocuk ... ... yönünden hükmün, temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

4.5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

5.Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi uyarınca uygulanan 2 yıl hapis cezasından, 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması neticesinde, 1 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hesap hatası yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmek ve anılan Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde 1 yıl 1 ay 10 ... hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, suça sürüklenen çocuk ... ... yönünden kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının suça sürüklenen çocuk ... yönünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, ...

3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2013/273 Esas, 2014/316 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 1 yıl 1 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog