5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/5235 E. , 2012/10522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2011 tarihli, 2011/5.MD-14 Esas ve 2011/121 Karar sayılı ilamında ayrıntısıyla açıklandığı üzere; “Bankalardan promosyon adı altında alınan nakdi veya ayni yardımın dağıtımına ilişkin olarak Başbakanlığın 2007/21 sayılı Genelgesi yayınlanıncaya kadar mevzuatımızda herhangi bir düzenleme bulunmadığından, uygulamada promosyonlar, ya kamu hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla sarf edilmiş veya çalışanlara paylaştırılmış, dolayısıyla kamu yararı amacıyla sarfetme ya da personele dağıtma konusu o kurumun takdirine bırakılmıştır. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir. Promosyonların hukuka aykırı kullanımı veya sarfı sorumluluğu gerektirmektedir. 12/05/2007 gün ve 26520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2007/12069 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı Kararname eki 'Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarar Katılma Oranları ile Özel Cari Hesaplar Dâhil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Karar'ın 4. maddesinin 1. fıkrasında değişiklik yapılmış olup, bu tarihten önce alınan promosyonların mevzuatta dayanağı olmadığından görevi nedeniyle zilyetliğin kendisine devredildiğinden söz etmek olası değildir.”
Somut olayda sanığın, ... ... ... Lisesi Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, kurumda çalışan personelin maaş ödemelerinin yatırılması için Türkiye ... Bankası A.Ş. Pazaryeri Şubesi ile imzaladığı 12/03/2004 tarihli Maaş Ödeme Protokolünün karşılığı olarak 31/03/2004 tarihli tutanak ile ... ...
Lisesi Müdürlüğüne bağışlanan 12.000.000.000 (12.000,00) TL'nin bir kısmını okulun ihtiyaçlarında kullanmasına rağmen 8.732.971.000 TL'sini 22/07/2004 tarihli tutanak ile okul müdür yardımcısı ...'ye teslim etmiş gibi gösterdiği, ancak söz konusu tutanakta imzası bulunan ...ve A. ... Kınalı'nın tutanaktaki imzanın sahte olduğunu, sanık tarafından kendilerine herhangi bir paranın teslim edilmediğini bildirmeleri nedeniyle sanık hakkında zimmet suçundan kamu davasının açıldığı hususlarının anlaşılması karşısında;
Sanığın üzerine atılı suçun, değişen hukuki niteliği itibariyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı, ancak 765 sayılı TCK'nın 510. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 22/07/2004'ten inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.