12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden hazırlanan ve taraflarca imzalanan ticari sözleşmede, üzerine düşen edimleri ifa etmeyen davalı tarafa yönelik yine sözleşmede yer alan cezai şart miktarına denk gelen ödemenin tazminat olarak müvekkili şirkete yapılması gerekmekte olduğunu, Şöyle ki; -----. ile .... arasında ---- eldiven alım- satımına ilişkin bir ticari ilişki bulunmakta olup, Ticari ilişkiyi kısaca özetlemek gerekirse;Tarafların 04.02.2021 tarihli gizlilik ve iş sözleşmeleri ile ticari ilişkileri başladığı, ----- isimli dava dışı şirket ----- markalı ----- eldiven talebinde bulunmuş ve malın satımına ilişkin taraflar anlaşma yapmış, Alım-satım ilişkisine yönelik proforma kesilmiş ancak ------- isimli dava dışı şirket daha sözleşmeden dönmüş, Müvekkil şirketçe dava dışı şirkete ihtarname gönderilmiş fakat bir dönüş sağlanamamış olduğu,Davacı ve davalı taraf, dava konusu 09.04.2021 tarihli eldiven alım satım sözleşmesini akdetmiş, Buna göre 250.000 kutu ----- eldiven için toplamda 1.675.000.- USD bedel ile sözleşme düzenlendiğini, sözleşmede talep edilen ürünler için müvekkili şirket -----. isimli şirket ile malların tedarik edilmesi konusunda irtibata geçmiş ve sözleşmenin onaylanmasını takiben proforma fatura düzenlenmiş olduğunu, Bu hususun ardından------. talep edilen malları temin edemeyeceği gerekçesiyle sözleşmeyi iptal etmiş olduğunu, Müvekkili şirket ----- Ticari Müşavirlik ve Ataşeliği’ ne ------ sözleşmeyi haksız şekilde iptal ettiğini bildirmiş olup, gelen cevabi yazıda bahsi geçen şirketin dolandırıcılık yaptığının ortaya çıkmış olduğunu, Müvekkili şirket,----- ürünleri teslim edemeyeceği için davalı şirkete yeni ürün temini veya iade olmak üzere seçimlik hak sunmuş, Davalı şirket yeni ürün temini yoluna gitmiş ve tarafların aralarında yeni bir sözleşme akdetmiş olduklarını,Davalı şirketin yeniden ürün talebinde bulunmasını takiben müvekkili şirket davalı şirkete teslim etmek adına -----’da bulunan-------isimli şirket ile sözleşme imzalamış ve fatura kesilmiş olduğunu, Davalı şirket talep ettiği ürünler içi -----’daki firma ile iletişime geçen ve anlaşma yapan müvekkili şirket ile bu sefer 500.000 adet kutu ---- eldiven için tekrar sözleşme düzenlemiş ve sözleşme konusu malları teslim alacağına dair antetli kağıdı ile yazılı bildirimde bulunmuş olduğunu,Davalı şirket sözleşme konusu malları keşif için ------’daki dava dışı şirketin deposunu ziyaret etmiş ve burada görüntü almış, Müvekkili şirket bu hususu davalının yasal haklarını kullanmasının bir parçası olarak gördüğünden herhangi bir müdahalede bulunmamış olduğunu, Ancak davalı şirket depoda aldığı görüntüleri ve sipariş numaraları açıkça gözüken görselleri internette usulsüz şekilde yayınlamış, Bu hususa yönelik davalı şirket yetkilisi tüm maddi delillere rağmen önce inkar sonra susma yolunu tercih etmiş olduğunu,Tüm yasal işlemlerin yapılmasına ve sözleşme konusu hususların geçerlilik kazanmasına rağmen gerekli ödemeyi müvekkili şirkete yapmayan ve hatta depoda çektiği görüntüleri izinsiz şekilde internete sızdıran davalı şirkete müvekkili şirketin 01.06.2021 tarihinde ihtarname gönderdiğini,İhtarnameye herhangi bir dönüş sağlanmayınca müvekkili şirket 04.06.2021’de ikinci ihtarı ve
07.06.2021’de ise üçüncü ihtarı davalı şirkete göndermiş olduğunu, Müvekkili şirket davalı şirkete 10.06.2021 tarihinde yazılı bildirimde bulunarak mağduriyetinin giderilmesi için yasal yollara başvurmadan önce yüz yüze bir görüşme çağrısında bulunmuş ancak bu hususun da cevapsız kalmış olduğunu,
Sonraki süreçte davalı taraf haksız ve mesnetsiz gerekçeler ile delillendirme dahi yapamadan müvekkili aleyhine icra takibi ve ceza soruşturması başlatmış olup, bahsi geçen gerçek dışı iddialara yönelik karşı dava hakkını kullandıklarını ve kullanacaklarını,Somut olayın tarafları arasında esas alacaklının müvekkili şirket olduğu tüm maddi deliller ile açıkça ortada iken, davalı tarafın müvekkile olan borcundan kurtulmak için haksız yere, hukuki dayanaktan yoksun çeşitli davalar açma gayretinin ise kötü niyeti ortaya koymakta olduğunu, Müvekkili şirkete olan borcunu ödememek için her türlü yasal yola başvurma gayretinde olan davalının tek amacının adalet mekanizmasının işleyişini gerçek dışı ve delil sayılamayacak soyut beyanlar ile yanıltmak ve adeta haksız iken haklı konuma çıkmak olduğunu, bu doğrultuda, aşağıda detayları izah edilecek işbu uyuşmazlık davalı şirketin sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirmemesi ve müvekkili alenen zarara uğratmasının yanı sıra, müvekkilin sözleşme maddesi ile korunan cezai şartı talep etme hakkı bulunmakta olduğunu, Taraflar arasında akdedilen 09.04.2021 tarihli sözleşmenin “gecikme cezası” başlıklı 8.maddesinin 6.fıkrasında “ürünün belirtilen ülkeye getirilmesi sonrasında ödemenin en geç 5 iş gününde yapılmaması durumunda satıcı sözleşmeyi tek taraflı fesheder. Avans ödeme iade edilmez. Alıcıya %5 fatura toplam tutarı kadar cezai şart fatura edilir.” beyanının yer aldığı görülmekte, Yine aynı tarihli sözleşmenin 3.1. maddesi uyarınca, “sözleşmenin birim fiyatı 250.000 kutu ürün için 1.675.000,00 Amerikan Doları’dır.” ibaresi yer almakta olduğunu,Taraflar arasındaki alım satım ilişkisinde alıcı konumunda olan davalı şirket, hiçbir açıklamada bulunmaksızın alım işlemini gerçekleştirmemiş ve sözleşmede kararlaştırılan bedeli müvekkili şirkete ödememiş olup, Müvekkili şirket Noter vasıtası ile davalı tarafa üç adet ihtarname göndermiş ancak herhangi bir dönüş alınmamış, Nitekim, davalı şirket temsilcileri ile görüşmeye yönelik çağrıda bulunan şirket yetkilisi --- ---’- tüm iyi niyetli çabasının da boşa gitmiş olduğunu, müvekkili şirket, davalının talep ettiği ve toplamda 500.000 kutu eldiven için -----bulunan -----isimli şirket ile sözleşme imzalamış ve fatura kesilmiş,
Davalı tarafa gerek aralarında akdedilen sözleşme gerekse ticari etik kapsamında güvenen müvekkil, davalı şirketin ödeme yapmaması karşısında ------bulunan şirkete karşı zor durumda kalmış olduğunu,------ isimli şirket, müvekkile malı ayırdığı ancak ödeme yapılmadığı için cezai şart maddesini uygulayacağını bildirmiş, Tamamen davalı tarafın aldatıcı ve açıkça sözleşme hükümleri ile üzerine düşen yükümlülüğü ihlal eder eylemleri sebebi ile aşamalarda iyi niyeti sabit olan müvekkilinin,günümüz döviz piyasası da dikkate alındığında telafisi imkansız bir zarar ile karşı karşıya olduğunu,Müvekkili şirket davalı şirketin ticari yaklaşımına ve etik değerlerine güvenmiş, aralarında sözleşme akdedilmiş ancak müvekkili şirket üzerine düşen tüm yasal yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen davalı şirketin sözleşme maddelerine aykırı tutumu nedeniyle son derece büyük bir mağduriyet yaşamış olduğunu,
Somut olayda müvekkili şirketin, davalı firmadan alacaklı olduğunu, Davalı şirket sözleşme hükümlerine ve yükümlülüklerine aykırı davranmış olup müvekkili şirketi açıkça mağdur ettiğini, Sözleşme maddeleri incelendiğinde müvekkili şirketin davalıya cezai şart yaptırımı hakkının mevcut olduğu ortada olduğunu, Sözleşmeye konu mallara ilişkin tarafların mutabık kalarak imzaladığı fatura bedeli olan 1.675.000,00 Amerikan Doları’nın cezai şart maddesi gereği %5’inin davalıdan tahsili gerekmekte olduğunu,Davalı şirketin, sözleşmeye konu mallara yönelik avans ödeme dışında herhangi bir ödeme yapmadığı tüm somut ve maddi deliller ile sabit olup, Kaldı ki, avans ödemenin iadesinin kabul edilemez olduğu sözleşmenin ilgili maddesi ile saklı tutulmuşken, davalı taraf müvekkil hakkında yaptıkları avans ödemeye yönelik haksız ve dayanaksız icra takibi başlatmış, bu hususun ayrı bir hukuki ihtilaf konusu olduğunu,Müvekkilinin, davalıdan cezai şart talep etme hakkı TBK. 179 Md. kapsamında korunmakta olup,Bilindiği üzere cezai şart, bir sözleşmede borçlunun borcunu yerine getirmeme tehlikesine karşılık sözleşmeye konulan ve amacı alacaklıyı korumak olan bir kayıt olduğunu, Somut olayda cezai şartın davalıdan tahsilini engelleyebilecek herhangi bir hukuki durumun mevcut olmadığını, Müvekkilinin uğradığı maddi zararın yegane sebebi davalının sözleşmeye aykırı davranması olup, bu hususa yönelik her türlü yasal hakkımızı saklı tuttuklarını, Ancak, davalı şirket yönünden sözleşmede yer alan ve hür irade ile imzalanan cezai şart maddesinin yaptırım kuvvetinin vuku bulması gerekmekte olduğunu,Bu doğrultuda, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. Maddesinde yer alan cezai şart hükümleri davalı yönünden gerçekleşmiş olup, müvekkilinin uğradığı zararları giderebilmesi adına fatura bedelinin %5’i miktarının davalıdan tazminat olarak tahsili gerekmekte olup, Arabulucuk görüşmesi yapılmış, ancak tarafların anlaşamamış olduğunu belirterek, Davanın KABULÜ ile sözleşmede yer alan cezai şart maddesi kapsamında fatura bedelinin %5’i miktarının davalıdan tazminat olarak TAHSİLİNE dava tarihinden itibaren yasal faiz işemesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; taşınan haksız ve mesnetsiz iddialara dayanak işin kaynak sözleşmesinde yetkili Hukuk seçimi Türk Hukuku olmayıp, İşbu davanın öncelikle bu nedenle reddinin gerekli olduğunu, tefrik edilen işbu Mahkeme dosyası aynı nedenle hukuka uygun şekilde usulden reddedilmiş olduğunu,Müvekkili Şirket ----- yetkililerinden ------ Şirketleri arasında danışmanlık ağırlıklı çalışan bir iş kadını ve------ ise başarılı bir iş adamı olup, Çiftin 2009 yılındaki evliliklerinden 4 yaşında bir oğulları olduğunu,
Çift, 2020 yılı başında tüm dünyayı etkileyen pandeminin başlamasıyla doğan iş olanaklarını değerlendirmek üzere medikal ürün satışına başlamışlar, Bu amaçlarına yönelik olarak ------ menşeili bir Şirket olan -----kuran çiftin, iş yapmak ve geliştirmek için Türkiye’ye gelmiş olduğunu,Türkiye’ye gelmeleriyle birçok Şirketle tanışılmış, iş toplantıları yapmışlar, Nihayet bir aracı vasıtasıyla ------- isimli şahsın yetkilisi olduğunu söylediği -----(“Davacı") ile görüşmüşler,-----yetkilisi -----yaptıkları toplantıda, Şirket’i gıda sektöründe lider, -----,---Havayolları ile faaliyet içinde, 5 milyon dolar cirosu olan (----- İnternet sitesindeki bilgi de bu yöndedir) bir Şirket olarak tanıtmış olduğunu,Şirket yetkilisi ---- ----yetkililerine, medikal eldiven alım satımı işinde birlikte çalışmaya hazır olduğunu, gıda sektöründe de yüklü alımlar yapabileceğini belirten bir takım konuşmalar yapmış, Davalı şirket yetkilileri bu sırada hem umut hem de iş yapacak olmanın hazzıyla eldiven ve gıda sektöründe müşteri arayışlarına başlamışlar, Bu sırada eldiven sektöründe Şirket yönlendirmesi yapan ---- yetkilileri ------ Yetkilisi gözünde kıymete binmişler, --- ---, Müvekkillerin gözünü “Siz benim bundan böyle iş ortaklarımsınız.” diye boyamaya başlamış, Bu sırada eşi olarak tanıttığı ------ile Davalı şirket yetkilerini yemeğe götürmüştür. Bu yemekte -----Müşteki Müvekkillere, eşi -----ile ----’-- gitmek üzere hazırlanmakta oldukları, vize ve hesap işlemlerini halletmeleri gerektiği, kendisinin ------ emekli olduğu ve bu konularda da Banka’dan destek aldığı, ------- bir evleri ve ayrıca Şirketleri olduğu gibi türlü yalanlar söylemiş olduklarını, Maalesef ki Davalı Şirket yetkililerinin bunların yalan olduğunu gördükleri zarardan sonra öğrenmişler,Davacı şirket yetkilisi -----sürecin devamında, -----ile kendi Şirketi ----- arasında gerçek dışı, mesnetsiz Sözleşmeler imzalanmasını sağlayarak, dolandırıcılık eylemini daha sağlam bir zemine oturtmaya çabalamış olduğunu,Davacı Şirket yetkilisi -----Davalı şirket yetkililerine 500 bin adet kutu ----- marka eldiven getirteceğini, bunların -- satılması hususunda Davalı şirketin yardımına talip olduğunu belirtmiş, Zaten------ hali hazırda müşterileri bulunması sebebiyle bunu kabul eden Müvekkillerinin, böylelikle dolandırıcılığa maruz kalacakları büyük adımı atmışlar, Bu sırada -----, bu eldivenleri yurtdışından uçakla tedarik edeceğini ve uçak başına 12 bin USD ön ödemelerinin olduğunu belirtmiş olduğunu, Davalı şirket yetkilileri bu şartlar altında ilk uçak ön ödemesini karşılayabileceklerini belirterek 9 Nisan 2021 günü ilk ödeme 12.000-USD ödeme yapmışlar, Müvekkillerinin uçak zamanı ve ne zaman geleceği hususunda sordukları her soruyu da geçiştiren ------, bu süreçte Müvekkillerinin itibar ve müşteri kayıplarına neden olmuş olduğunu,Uçak ile gelecekleri söylenen eldivenler 2 ay süren yolculuğa rağmen gelmemiş, ------ sonradan bir “mahcubiyet” yalanı tasarlayarak Davalı Müvekkillere uçağın 18 Mayıs 2021 tarihinde ------ indiğini, gümrükte olduklarını ve Müvekkillere o eldivenleri teslim edeceğini söylemiş olduğunu,Bundan haberdar olmalarıyla Müvekkillerinin müşterilerine haber vermiş ve müşteri de 7 kişilik bir ekibi,-----kentine göndermiştir. ----- gidildiğinde ise ------- eldivenlerin gümrükten çıkamayacakları bilgisini vermiş olup, Oysa bahsi geçen eldivenlerin zaten orada olmadığını ve hiç olmamış olduğunu, Aynı gün 7 kişinin de ------konaklaması gerekince ve Müvekkillerinin aracı oluşu söz konusu olunca Davalı şirket yetkililerinden ------ tüm görevlilerin konaklama masraflarını mahcubiyetiyle karşılamak durumunda kalmış olduğunu, Sonrasında-----Müştekileri ----- markalı eldiven alımına yönlendirmiş, Davalı şirketin ------kentinden gitmek üzere görevlendirmeler yapmış,------ giden kişilerin teslimat adresi daha sonra Davacı tarafından ------ olarak değiştirilmiş; 600 kilometre ek mesafeli bir noktaya yönlendirilmişler, Bu noktada -----bey” isimli,------ irtibat numaralı bir kişi bu suç planına dahil olmuş ve Davalı şirketin görevlendirdikleri kişileri değişik noktalara adeta sürüklemiş olduklarını,Toplamda 1200 kilometre yolun sonunda kısmen ürünler görseler de bu kez çalıntı olmadıklarına dair dokümanlar talep edildiğinde Davacı Şirket yetkilisi------ doküman sağlayamadığı gibi,Müvekkilleri süreçten suçlamış, tüm bu olanların Müvekkillerinin zamanında ödeme yapmadıklarına dayandırmış olduğunu,İşbu davanın ikame nedeni de aynı içi boş gerekçeler olduğunu, Bugün Davalı Müvekkili Şirket veyetkililerinin geldikleri noktada ellerinde eldiven olmayıp (!),ellerinde kendilerine mesnetsiz hakaretler eden, kendilerini dolandıran bir suç örgütünden başka bir şey bulunmamakta olduğunu, Hal böyle olunca Davalı Müvekkili şirket ve yetkilileri eldiven alamamış, görevlendirdikleri kişilerin yol ve konaklama masraflarını karşılamış, mesnetsiz ve hayal ürünü senaryolar yüzünden türlü hakaretler işitmiş ve elbette bugün gibi o tarihte de boş yere ödediklerini sonradan anladıkları 12.000-USD paralarından olmuşlar, Şüphesiz ki bu alışverişi bekleyen müşterilerinin de güveninin de yerle bir olmuş olduğunu,Bu süreçte artık başlarına gelenlerden huzursuz olan Müvekkillerinin, Davacı Şirket yetkilisi ------ve suça karışan diğer kişilerin alımına söz verdikleri ------ marka eldivenlerin fabrika sahibi olan ------ile görüşmüşler, Süreçten bahsettiklerinde kendileriyle herhangi eldiven alışverişi yapılmadığını öğrenmişler, Durum karşısında oldukça şaşıran ve başlarına gelen dolandırıcılık hadisesini derinden kavrayan Müştekilerinin elinde bu duruma dair yazılı bir belge de bulunmakta olduğunu,(EK2:-------mektubu)Nihayetinde Davalı Müvekkil Şirket'in Davacı' ya herhangi bir borcu olmadığı gibi Davacı' dan 12.000 USD ve sair masraflar toplamının alacaklısı olduğunu, Davacı Şirket ve yetkilisi hakkında ------ Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan soruşturmanın bugün -----
Ağır Ceza Mahkemesi'nin -------. Sayılı Dosyası nezdinde dava sürecine dönüşmüş olduğunu,Davalı Müvekkili Şirket ve yetkilileri benzeri bir dava ikamesi için bahsi geçen dosyanın sonuçlanmasını beklemekte olup, İşbu dosyanın yetki ve görevsizlikten ötürü reddedilmesi halinde de ceza sürecini bekletici mesele yapmasının uygun olacağını belirterek,Davaya konu haksız iddiaların kaynağı işlemlerin dayanağı sözleşmede uyuşmazlık halinde yetkili kılınan Mahkemenin Türk Mahkemeleri olmaması nedeniyle davanın usülden reddi, iradesi davaya devam etmek olacak ise de ----- Ağır Ceza
Mahkemesi'nin-----. sayılı dosyasından çıkacak kararın bekletici mesele yapılması ve her koşulda dosyanın işbu dosya kapsamına istenilmesi,haksız ve mesnetsiz davanın reddiyle doğacak her nevi yargılama masrafıyla ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesi talep olunmuştur.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile özetle; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde, yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, 6100 sayılı HMK’ nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif ve Taleple Bağlılığın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere,Davacı Şirketin Şimdilik 50.000.- Cezai Şart ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu BELİRSİZ ALACAK Davasında; yer verdiğimiz tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde,Davalının sözleşmeye dayalı olarak 12.000 USD avans ödemesi yaparak işbu ödemeyi defterlerine işlediği,davacı defterlerinde davalı tarafından yapılan 12.000 USD avans ödemesinin kayıtlandırılmadığı,Teslimi gereken ürünlerin sözleşme ile kararlaştırılan teslim tarihi veyahut mücbir sebebin varlığı halinde olabilecek ileri tarihteki teslim tarihinde gümrüklendiğine dair her hangi bilgi ve belge bulunmadığı,Sözleşme ile davalının bakiye bedeli ödeme yükümlülüğünün gümrükleme ile doğacağından işbu yükümlülüğü yerine getirmede temerrüde düşmediği,davalının temerrüdü gerçekleşmediğinden davacının cezai tazminat alacağının doğmadığının kabul edilebileceği,sonuç ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile tazminat davasına ilişkindir.HMK 116 maddesi kapsamında davalının ileri sürdüğü tahkim ilk itirazı değerlendirilmiştir.
Dosyaya sunulan tarafların kabulünde olan sözleşmenin 14. Maddesinde Bu Sözleşme, ------yasalarına tabi olacaktır.Bu Sözleşmeden veya bu Sözleşmeyle bağlantılı olarak ortaya çıkan herhangi bir ihtilaf veya bunun varlığı veya ihlali veya yorumlanması veya performansından doğan herhangi bir ihtilaf, Tarafların burada geri dönülmez bir şekilde yargı yetkisine sunacağı Uluslararası Ticaret Odasının ----münhasır yargı yetkisine tabi olacaktır. Tahkim, ----- dilinde yapılacaktır hükmü düzenlenmiştir. Davalı ilk itiraz olarak uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini ileri sürmek suretiyle davanın reddini talep etmiştir.
Milletlerarası Tahkim Kanunu 5.maddesi, "Tahkim anlaşmasının konusunu oluşturan bir uyuşmazlıkta dava mahkemede açılmışsa; karşı taraf, tahkim itirazında bulunabilir. Tahkim itirazının ileri sürülmesi ve tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıkların çözülmesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilk itirazlara ilişkin hükümlerine tabidir. Tahkim itirazının kabulü halinde, mahkeme davayı usulden reddeder" şeklindedir.
Tahkim sözleşmesi asıl sözleşmeye konan bir tahkim şartı veya ayrı bir sözleşme ile yapılabilir. Tahkim sözleşmesi veya şartının uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi yolundaki taraf iradesini tereddüte yol açmayacak şekilde içermesi gerekmektedir. Tarafların ihtilafın hakemde görülmesi iradesinin kesin ve kararlı olması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanmakta olduğu anlaşılmakla sözleşmenin 14. maddesinde yer alan tahkim şartı geçerli olduğundan tahkim şartına havi sözleşmeden kaynaklı bir uyuşmazlık nedeniyle süresinde davalı tarafından ileri sürülen tahkim ilk itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili sözleşmede yer alan çözüm sürecini takip etmeden doğrudan dava açtığı sabit olduğundan geçerli tahkim şartına rağmen davacının doğrudan dava açma olanağının bulunmadığı dolayısı ile mahkememizin esasa ilişkin inceleme yapamayacağı anlaşılmış, tahkim ilk itirazı yerinde görülmekle davanın HMK 413/1 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( ---- Bölge Adliye mahkemesi ------ hukuk dairesi esas ----- karar ------ H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Taraflar arasında tanzim edilen sözleşmedeki tahkim şartı nedeni ile mahkememiz görevsiz olmakla davanın USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gerekli 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Kararın kesinleşmesi ve talep halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.