Esas No
E. 2011/1933
Karar No
K. 2012/13280
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi

5. Ceza Dairesi         2011/1933 E.  ,  2012/13280 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Olay tarihinde sanıkların, bir tanesi sanık ...’in sevk ve idaresinde olmak üzere toplam üç adet iş makinası yüklü çekiciler ile öncü ve artçı araçları olmaksızın Bursa-İzmir karayolunda seyir halinde iken, bu yolda trafik kontrolü yapan emniyet görevlilerince durdurularak yasal işlem yapıldığı sırada, sanık ...’nün her üç aracın ruhsat ve belgelerini emniyet görevlisine vererek, İzmit’ten geldiklerini söyleyip yardımcı olmasını istediği, görevlinin buraya kadar nasıl gelindiği sorusu üzerine ise sanık ...’nün “yol güzergahında iki ekibin daha durdurduğunu, ruhsatın içine para koyarak geçtiğini, buraya kadar 60 TL verdiğini ruhsatın içinde para olduğunu" söylemesi üzerine, yapılan kontrolde sanık ...’in aracına ait ruhsat içinde 50 TL’nin bulunduğu görülerek sanıklar hakkında yasal işlem başlatılması şeklinde gerçekleşen olayda;

Sanık ...’in aşamalardaki savunmalarında, kendisine ait aracı İzmit’ten İzmir’e götürmesi için aracın ruhsatının içerisine 50 TL harçlık koyarak şoföre gönderdiğini, ancak şoförün aracı götürmeyi kabul etmemesi üzerine ruhsatın geri geldiğini ancak parayı ruhsat arasında unuttuğunu, trafik kontrolü sırasında ruhsatı Şükrü’ye verdiğini onun da görevli memura verdiğini, ruhsat içinde para olduğunu unuttuğunu beyan etmesi ve dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın diğer sanık ...’nün fiili üzerinde ne şekilde ortak hakimiyet tesis ettiği ya da iştirak ettiği karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın suç tarihinde yürürlükte bulunan 252/3. maddesinde rüşvetin, “bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlaması” olarak tanımlanması ve bu tanıma göre rüşvetin, menfaatin kamu görevlisi tarafından temin edilmesiyle tamamlanması, ayrıca “görevin gereklerine aykırı olarak” ibaresi konularak sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması, bu düzenlemeye göre görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturabileceğinin de anlaşılması karşısında, sanıkların iş makinası yüklü çekiciler ile öncü ve artçı araçları olmaksızın karayolunda seyir etmeleri nedeniyle haklarında işlem yapmak isteyen emniyet görevlisinden yardımcı olma isteğinin haklı olup olmamasına göre sanıkların hukuki durumunun farklılık arz edebileceği dikkate alınarak, rüşvet teklifine neden olan olayla ilgili yapılan işlemin sonucunun araştırılmasından sonra suç niteliğinin tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Hükümden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 252. maddesinde değişiklik yapılması karşısında, anılan Yasanın geçici 2. maddesi de dikkate alınarak mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Gerekçesi gösterilmek suretiyle temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde, mahkemece kabul edilen oluşa göre eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 35/2. madde uyarınca anılan hükümde belirtilen hususlar tekrarlanarak sanıkların cezasından indirim yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi de gözardı edilerek 1/4 oranında en az indirim yapılması, Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog