10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/10311 E. , 2023/9902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.07.2023 tarihli ek karar ile temyiz başvurusunun süresinde yapılmamış olması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in 2015/12-2016 yılları arasında dava dışı ... Mensucat Dokuma İplik San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdindeki çalışmalarının davalı Kurum tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden ve tebligat dahi yapılmadan iptal edildiğini, ...'in 2015/12-2016 yılları arasındaki çalışmalarının tespit edilmesini, aksine Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın süresinde açılmadığını, süresinde açılmayan işbu davanın hakdüşümü/zamanaşımı sebebinden dolayı reddi gerektiğini, diğer taraftan, davacılar arasında, 6100 sayılı HMK' nın 57 nci ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davacıların işbu davayı birlikte açmış olmalarının usule uygun olmadığını, dosyanın tefrikine karar verilerek davacıların ayrı esaslara kayıt edilmesini talep ettiklerini, müvekkil Kurum tarafından yapılan denetim neticesinde düzenlenen 25.01.2017 tarihli, 2017/AÇ/002 sayılı raporda davacının çalıştığını iddia ettiği ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şirketinde raporda tespit edilen sürelerde çalışmadıklarını, fiili çalışmalarının bulunmadığının tespit edildiğini, bu tespit neticesinde davacıların hizmetleri iptal edildiğini, Kurum yetkili denetmeni tarafından tespit edilen duruma göre davacıların çalışmalarının fiili olmadığının ortaya çıktığını, davacıların çalıştığını iddia etmiş olduğu işyerleri çalışmayan kişilere fiili hizmet kazandırmak ve menfaat sağlama amaçlarıyla açılmış gerçek olmayan işyerleri olduğunu, bu işyerlerinden pek çok kişi hakkında kamu davası açıldığını ve bu kişiler yargılandıklarını, davacı sigortalının sigortalı hizmeti bakımından Kurumumuz kayıtları esas olup, davacı bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, davacılar vekili dava dışı işveren ...'in davalıların işyerinde çalıştıkları yönündeki beyanını delil olarak gösterdiğini, bu şahsın beyanlarının delil olmasının mümkün olmadığını, zira, tahakkuk edecek cezalardan dolayı işverenin durumu davacılardan daha vahim olduğunu, tabiatıyla işverenin "çalışmadılar" demesinin mümkün olmadığını, işverenler kanunu dolanmak, prim ödememek veya tahsili mümkün olmayacak şirketten işçilik bildirimleri yaptıklarından bu tarz işlemlere iyi niyetli bakılabilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple ... Tekstil ile ... Tekstil arasındaki işçi teminine şüpheyle bakılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulü ile Davacının 01.12.2015-30.04.2016 tarihleri arasında bildirimi yapılan çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul hukuku bakımından davanın hatalı açıldığı, işverene karşı da açılması gerektiği, davalı gösterilmesi gereken şirketin ihbar olunan olarak gösterildiği, dava konusu işlem Kurum iptali olarak görünmekte ise de verilen kararın hizmet tespiti kararı olduğu, tutanağın ve raporun aksinin ispat edilemediği, fiilen çalışmadığı, ... Tekstil şirketinin faal olup olmadığı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmadığından bahisle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Denizli 6. İş Mahkemesi 2022/225 Esas, 2022/82 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
2.Davalı Kurum vekili kararın temyizen bozulması talebi ile temyiz dilekçesini sunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, 10.07.2023 tarihli ek karar ile davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinin yasal süre geçtikten sonra verildiğinden bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla, eksik araştırma yapıldığını temyiz dilekçesinin süresinde olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum denetmen raporuna istinaden iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili olduğunun tespiti aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Davalı Kurum vekilinin temyiz talebinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ek karar ile reddine karar verilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. ...
2.10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11 inci maddesi ise; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, davalı Kurumun 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinden olduğu gözetilerek, kararın vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davalı Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi kararının doğrudan davalı Kurum vekilinin e-tebligat adresine 05.06.2023 tarihinde tebliğ edilmesinin hatalı olduğu, buna göre Mahkeme kararı davalı Kuruma usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davalı Kurum adına temyiz dilekçesinin öğrenme tarihine göre süresi içerisinde sunulmuş olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine dair ek kararının kaldırılmasına,
3.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurum vekilinin ek karara yönelik temyiz talebinin kabulü ile temyiz talebinin süreden reddine dair 10.07.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.