6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2021/1
- Karar No
- 2024/513
- Karar Tarihi
- 05.04.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2020
NUMARASI: 2017/541 Esas - 2020/571 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/04/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan, davalı ... maliki, diğer davalının da sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 13/11/2016 günlü trafik kazasında vekil edenine ait ... plaka sayılı aracın hasarlandığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde; müvekkil aracının ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin ekspertiz raporunda belirtilen araç bedelinden daha düşük bir bedel teklif edilmesi üzerine anlaşmaya varılamadığını ve talep konusu kazanın meydana gelmesinde, araç sürücüsü olan davalı ... tam kusurlu olduğunu beyanla, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 10.000,00-TL'si araç hasar bedeli, 150,00-TL'si hasarlı aracın otoparka çekilmesi için yapılan gider ve 1.000,00-TL'si de aracın hala otoparkta bulunması nedeniyle yapılan ve yapılacak giderlere karşılık olmak üzere toplam 11.500,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 16/03/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de; araç hasar bedeline ilişkin istek miktarını 17.523,00-TL'ye çekici gideri ve otopark ücretine ilişkin istek miktarını da 14.730,00-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalılar ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma dosyası, kaza anını gösterir CD kaydı ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; talep konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu, araçta 17.500,23-TL hasar oluştuğu, davacı tarafından 150,00-TL çekici gideri harcaması yapıldığı, ayrıca aracın makul tamir süresince muhafazası için gerekli gider miktarının da 180,00-TL bulunduğu, bu durumda davalı tarafça, davacının uğradığı belirlenen zararı kusur oranında üstlenmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle;-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE -13.142,25 TL hasar tazminatı, 135,00 TL yediemin ücreti ve 122,50 TL araç çekici gideri olmak üzere toplamda 13.389,75 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi olan 13.11.2016 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 09/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı sigorta şirketinin istinaf nedenleri; dosyada birden çok kusur raporu olması nedeniyle, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve kusur durumu tam olarak belirlenmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, ayrıca davacı tarafa yapılan rayiç değer teklifinin kabul edilmeyerek dava açılmasının kötü niyete dayandığı, keza zarar hesaplamasında kullanılan işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinden uzak olması nedeniyle fahiş hesaplama yapıldığı, kaldı ki poliçenin teminatı kapsamında olmayan otopark ve çekici ücretine ilişkin tazminatlar bakımından vekil edeni sigorta şirketinin diğer davalılarla birlikte sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı bulunduğu, kararın kaldırılması gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasarına dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.1-Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla, bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir. Somut olayda davacı, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise; kazaya davacının sebebiyet verdiğini beyan etmiştir.Yargılama sırasında temin edilen 22/02/2019 günlü heyet raporunda; kazanın oluşumunda davacı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün ise kusursuz bulunduğu bildirilmiş, ne var ki söz konusu bu rapordan önce temin edilen 02/04/2018 günlü kök ve 12/07/2018 günlü ek bilirkişi raporunda ise; kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu bulunduğu mütala edilmiştir.Mahkemece, söz konusu bu raporlar arasında oluşan çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor temini yoluna gidilmiş ve ATK tarafından düzenlendiği anlaşılan 09/01/2020 günlü raporda da; hangi tarafın yeşil ışıkta, hangi tarafın kırmızı ışıkta geçtiği belli olmadığından, alternatif şekilde kusur belirlemesi yapıldığı ve buna göre de hangi sürücü kırmızı ışık ihlali yapmış ise o sürücünün tam kusurlu sayılması gerektiğinin bildirildiği görülmüştür.Olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan 13/11/2016 günlü kaza tespit tutanağında da; her iki araç sürücüsünün yeşil ışıkta geçtiğini beyan etmesi nedeniyle kusur dağılımı yapılamadığının açıklandığı tespit edilmiştir.Talep konusu kazada bir kişinin de yaralanmış olması nedeniyle, Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek, davacı ...'ın ve davalı ...'ın ayrı ayrı cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve UYAP sorgusundan da anlaşılacağı üzere 07/03/2019 tarihinde kesinleştiği belirlenen 2018/209 Esas-2019/83Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin ilamda; kazanın oluşumunda davalı ... asli, davacı ...'ın ise tali kusurlu olduğunun ve ... kırmızı ışıkta geçtiğinin kabul edildiği görülmüştür. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içeren ve özellikle olayla ilgili görülerek sonuçlandırılan ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki maddi olguya ilişkin tespitle de örtüşen 02/04/2018 günlü bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek buna göre hüküm tesis edilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik mevcut olmadığından, davalı vekilinin kusurun hatalı belirlendiğine yönelik istinaf itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.2-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle davacının, davalı sigorta şirketine başvurusu neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında istinaf eden sigorta şirketinin yaptırdığı ekspertiz incelemesine ilişkin raporda, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın işçilik gideri ve KDV dahil 17.700,00-TL olduğunun tespit edilmiş olmasına ve yargılama sırasında temin edilen 02/04/2018 günlü bilirkişi raporunda da davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin 17.523,00-TL olduğunun tespit edilmiş bulunmasına göre mahkemece esasen birbiriyle örtüştüğü anlaşılan her iki belirleme gözetilerek davalı tarafın daha lehine olan 02/04/2018 günlü raporun hükme esas alınması neticesinde araç hasar bedeline hükmedilmiş olmasında istinaf edenin sıfatına göre herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, ayrıca ağır bir biçimde hasarlandığı anlaşılan aracın otoparka çekilmesi için yapılmak zorunda olunan giderin doğrudan zarar niteliğinde olması ve sigortacıya başvuru yapıldığı ve oluşan zarar boyutunun ne olduğu ekspertiz raporuyla tespit edildiği halde sigortacının yeterli ödemeyi yapmaktan kaçınması karşısında otoparkta bırakılmak zorunda kalınan araç için yapılan otopark giderininden de söz konusu ekspertiz raporuyla belirlenen makul tamir süresiyle sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinin genel hükümlere göre diğer zarar sorumlularıyla birlikte sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında da bir yanılgı tespit edilememesine göre davalı vekilinin açıklanan hususları amaçlayan istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.