Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/379
Karar No
K. 2024/438
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/379

KARAR NO: 2024/438

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/12/2020

NUMARASI: 2018/1028 Esas - 2020/641 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı oldukları aracın, davalı sürücü ...'ın manevra yapılmasının yasak olduğu yerde geri geri manevra yapması üzerine yaya olarak karşıya geçen müvekkiline çarparak yaralanmasına ve sol kalça kemiklerinin kırılmasına sebebiyet verdiğini ve müvekkilinin bakıma muhtaç hale geldiğini, müvekkilinin kazadan evvel torununa baktığını ve bakımı karşılığında kızı ve damadından aylık 1.800,00-TL aldığını, ancak müvekkilinin yaralanması nedeniyle kızının işten ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkilinin geçici ve sürekli iş kaybına uğradığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL geçici, 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, yine müvekkilinin bakıma muhtaç hale gelmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00-TL bakıcı gideri ile 200,00-TL yol ve tedavi masrafından oluşan toplam 2.700,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, müvekkilinin manevi zararına karşılık 60.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30.09.2020 tarihli dilekçesi ile, geçici ve sürekli iş göremezliğe yönelik taleplerini 50.148,03-TL'ye bakıcı giderine yönelik taleplerini 18.265,50-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; davacı yayanın, kaza mahallinde trafik lambası ve yaya geçidi olmasına rağmen kullanmadığı, yayaların geçmesi uygun olmayan yerden geçmeye çalıştığı için kusurlu olduğunu, müvekkillerinin davacı ile ilgilenmek istediklerinde davacının damadı olduğunu beyan eden şahsın müvekkillerini hastaneye gelmemeleri yönünde uyardığını, davacı tarafça torununa baktığının ve maddi zararının ispat gerektiğini, ticari avans faizi isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; davalı sürücü ...'ün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle %5 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu, aktüer bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olduğu, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, tarafların sosyo ekonomik durumu, kaza sonrasındaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerektiği kanaati ile; "1-Maddi tazminat yönünden davanın KABULÜNE, -68.613,53TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 06/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen, -50.148,03TL maddi tazminatın poliçedeki sorumluluk oranı kapsamında dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile alınarak davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, olayın oluş şekli, tarafların kusurları, sosyal ekonomik durumları, kazadan sonra davacının yaşadığı elem ve kederin giderilmesini amaçlamak üzere hak ne nezafet gözetilmek kaydı ile taktiren 25.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; kusur oranı belirlenirken çevresel faktörlerin de dikkate alınması gerektiği, mahkemece keşif yapılmaksızın alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, kazanın meydana geldiği yere 10 metre yakında üç adet trafik ışığı ve yaya geçidi bulunduğu, ancak keşif yapılmadığı için bu hususların değerlendirilmediği, davacı yayanın karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı yolun tramvay yoluna bağlandığı, davacının karşıya geçse dahi daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalacağı, davacının torununa baktığı için bakıcılık ücreti aldığına dair iddianın ispatlanamadığı, manevi tazminat miktarının fazla olduğu hususlarına yöneliktir. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; maddi tazminat hesabı yapılırken asgari ücrete 1.800,00-TL eklenmek suretiyle belirlenen gelir üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, dava dilekçesi ve delil dilekçesinde davacının çalıştığına dair delil sunulmadığı, asgari ücretin üzerinde bir gelirden tazminat hesabı yapılması için öncelikle davacı tarafın çalıştığını ve gelirini ispatlaması gerektiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen ceza yargılamasında alınan 06.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının tali kusurlu olduğunun belirtildiği ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, müvekkili şirketin sağlık gideri teminatı kapsamında olan geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğun sadece maddi tazminat yönünden olmasına rağmen yargılama giderleri ve harcın tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, işleyecek dönem için belirlenen tazminata faiz işletilmesinin ve rapor tarihine kadar olan kısım yönünden de ancak rapor tarihinden itibaren faiz istenebilecekken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına yöneliktir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. (1)Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kaza tespit tutanağında, davalı sürücü ...'ün KTK'nın 67.maddesinde yer alan kuralı, davacı yayanın ise KTK'nın 68/1-b-2 maddesinde yer alan kuralı ihlal ettiği için kusurlu olduğunun belirtildiği, kazaya ilişkin Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/39 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, soruşturma aşamasında alınan 06.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücünün KTK'nın 67/1-b maddesinde yer alan kuralı ihlal ettiği, havanın açık, aydınlık olduğu zaman diliminde tek yönlü yolda caddenin fiziki yapısı itibariyle geriye doğru gitmemesi gerekirken bu kuralı ihlal etmesi, ayrıca geriye doğru hareketine başlamadan ve geriye hareketi süresince iç ve dış aynalardan etrafı yeterince kontrol etmemesi nedeniyle asli kusurlu, yayanın ise, minibüsten inmesi sonrasında, yol kenarında fiziki yeterliliğe sahip yayaların yürümesi için ayrılmış yaya kaldırımı bulunması ve bu yaya kaldırımından yürümesi gerekirken trafik kurallarına aykırı şekilde taşıt yolu içerisinde yürüyerek devamında kendisi tarafından görülen, geri gelmekte olan sürücünün kısa bir süre durması esnasında dikkatsizce yolun karşısına geçmeye çalışması nedeniyle tali derece kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, ceza mahkemesince söz konusu rapor hükme esas alınarak davalı sürücü ...'ün mahkumiyetine ve hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ise, davalı sürücünün, geri geri manevra yapmadan evvel aynalar yardımı ile gerisini yeterince kontrol etmesi, geri manevra ile hareketi esnasında da gerisini devamlı kontrol altında tutması gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup yeterli kontrolü sağlamadan geri geri manevra yaptığı ve gerisinde araca doğru gelip karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yayayı farketmeyip önlemsiz şekilde yayaya çarpması ile meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, davacı yayanın, tek yönlü yolda kaplama içerisinde yürüdüğü esnada dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde geri geri gelen davalı yönetimindeki aracın sadmesine maruz kalması ile meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, ilk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. Her ne kadar ceza yargılaması sırasında belirlenen kusur durumu hukuk hakimi için bağlayıcı değil ise de, kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu ile ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğu görülmekle, davalı tarafın itirazlarına rağmen kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemiş olması nedeniyle kusura ilişkin yeterli inceleme yapıldığını söyleme imkanı bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. O halde mahkemece; kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için; İTÜ'de görev yapan makine mühendislerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan, dosya kapsamında mevcut olan tüm raporların ve kaza tespit tutanağı ile kaza anına ilişkin CD görüntülerinin de irdelendiği, raporlar arasındaki çelişkileri giderecek mahiyette, denetime açık, ayrıntılı kusur durum ve oranlarının belirlendiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması isabetli değildir.

Davalı taraf vekillerinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir. (2) Kabule göre de, (a) Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının, kazadan evvel torununa baktığını ve karşılığında kızı ve damadı tarafından kendisine aylık 1.800,00-TL verildiğini iddia etmiş, hükme esas alınan aktüer bilirkişi tarafından hem asgari ücret üzerinden hem de davacının gelire yönelik beyanına göre seçenekli hesaplama yapılmış, davacı vekilince asgari ücrete 1.800,00-TL eklenmek suretiyle bulunan miktar üzerinden tazminat talebinde bulunulmuş ve mahkemece de davacı tarafın talebi doğrultusunda karar verilmiştir. Oysa ki, mahkemece, davacının kaza tarihi itibariyle 63 yaşında olduğu, herhangi bir işte çalışmadığı göz önünde bulundurularak, davacının asgari ücretin üzerindeki gelirinin ispatı talep edilmeli, ispat edilememesi halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davalı taraf vekillerinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir. (b) Davacının maluliyetine ilişkin ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 09.12.2019 tarihli raporda; davacının tüm vücut engellilik oranının % 5 olduğu, iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, 08.09.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davacının iyileşme süresi olarak belirlenen 9 aylık sürede %100 oranında malül olduğu, davacıya bu sürede refakatçi olan kızı için bakıcı giderinin 18.265,50-TL olduğunun bildirildiği, davacı vekilince de aktüer bilirkişi raporuna dayanılarak 18.265,50-TL bakıcı gideri talebinde bulunulduğu ve mahkemece de talebin kabul edildiği görülmüştür. Somut olayda; davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle, iyileşme sürecinde (geçici) ve tedavisinin bitiminden sonra sürekli bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, varsa bu ihtiyacın oranı ve süresi konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın, davacının iyileşme süresi içerisinde bakım ihtiyacı olacağı kanaati ile bakıcı gideri talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir. Bu durumda mahkemece; dosyanın yeniden maluliyet raporu düzenleyen ATK 2. İhtisas Kurulu'na gönderilmek suretiyle davacının geçici veya sürekli bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı var ise sürelerini kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre belirleyen rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmekte olup, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebi yerindedir. (c) Davacı tarafça maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuş olmasına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabul edilmiş olmasına göre hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar harcına hükmedilmemiş olması da usule aykırıdır.Davalı taraf vekillerinin, yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülen istinaf nedenlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçesi ve şekline göre davalı taraf vekillerinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2020 tarih ve 2018/1028 Esas 2020/641 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde yatırana İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK DIGER Trafik Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog