5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2008/3289 E. , 2011/3131 K.
"İçtihat Metni"
Irza geçme, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma, kaçırıp alıkoyma ve alıkoymaya iştirak suçlarından sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; her iki sanığın kaçırıp alıkoyma ve buna iştirak suçlarından beraetlerine, sanık ...'ın ırza geçme ve reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunma suçlarından mahkümiyetine dair, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.06.2006 gün ve 2004/29 Esas, 2006/139 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Katılan ... ve mağdure Türkan'ın dosyadaki nüfus kayıtlarına göre “Demirdaşlı” olan soyadlarının karar başlığında “Demirdaş” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Sanıkların kaçırıp alıkoyma ve buna iştirak suçlarından beraetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Mağdurenin anlatımlarına, savunmaya, doktor raporlarına, tanık beyanlarına ve dosya içeriğine göre sanıkların işlediği anlaşılan reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma ve alıkoymaya katılma suçlarına 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen 04.03.2004 ve 22.09.2005 günlü sorgu işlemleri ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ...'ın 24.01.2004 günü işlediği 30.01.2004 tarihli iddianameye konu ırza geçme suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 765 sayılı TCK.nun 414/1 ve 59. maddeleriyle tayin edilen cezanın tür ve miktarına nazaran aynı Kanunun 20 ve 31. maddeleri gereğince üç yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklama cezası verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına “sanığa verilen cezanın miktar ve türüne göre 765 sayılı TCK.nun 20 ve 31. maddeleri uyarıca 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ...'ın 22-24.02.2005 tarihinde işlediği iddia edilen 23.03.2005 günlü iddianameye konu reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın işlediği kabul edilen ve 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesine temas eden reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsel ilişkide bulunma eyleminin şikayete tabi olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği, uzlaşma için sanığın suçunu kabul etmesinin de gerekmediği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe 5560 sayılı Yasanın 23 ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gözetilerek, koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.