Esas No
E. 2022/652
Karar No
K. 2024/437
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
T. C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/652 Esas 2024/437 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/652

KARAR NO: 2024/437

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/12/2021

NUMARASI : 2021/23 Esas 2021/1081 Karar

DAVACI

VEKİLİ

DAVA: Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2019
KARAR TARİHİ: 20/03/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 05/04/2023

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait traktörün davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, traktörün arkasına takılı balya yükleme makinesi ile karayolunda seyri sırasında yerdeki çukurdan dolayı yoldan çıkarak takla atması sonucu ağır hasara uğradığını, traktörün rayiç değerinin 370.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen hasar bedelinin ödenmediğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 214.400,00 TL'ye artırmıştır.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın gerçek mahiyeti itibarıyla kazada araç sürücüsünün davacı olmadığı, kazada yaralanan ve ehliyetsiz olan davacının oğlu olduğunun değerlendirildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sürücü değişikliği nedeniyle hasar bedelinin ödenmediğini, aracın rayiç değerinin belirlenerek sovtaj değerinin sigorta bedelinden düşülmesi gerektiğini, araç üzerinde fiili ve hukuki tasarruf hakkının davacı uhdesinde bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının maliki olduğu, davalı sigorta şirketince kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı kaza neticesinde hasar gördüğü, hasarın onarımının ekonomik olmadığı, bu nedenle araca pert-total işleminin uygulanması gerektiği, yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre aracın onarımının ekonomik olmaması halinde aracın kaza tarihindeki kazasız ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin eksiltimi ile oluşan gerçek zararın hesaplanacağı, bu doğrultuda bilirkişi raporunda hesaplama yapıldığı ve aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri olarak tespit edilen 350.000,00 TL'den sovtaj bedeli olan 135.600,00 TL'nin eksiltimi ile davacının gerçek zararının 214.400,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı yan artırılan bedel yönünden zaman aşımı definde bulunmuşsa da, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, kaza tarihinin 03/08/2019 tarihi olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığı, buna göre dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, dava belirsiz alacak davası olduğundan dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği ve bu nedenle artırılan tutar yönünden de zaman aşımının işlemeyeceği, hüküm altına alınan tutara aracın niteliği gözetilerek avans faizi işletilmesine karar verildiği, davacı yanın dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, başvurusunun tebliğine ilişkin mazbata dosyaya sunulmadığından davalı sigorta şirketinin 02/10/2019 tarihli davacıya hitaben verdiği cevabi yazı içeriğinden 03/08/2019 tarihi itibariyle hasar dosyasının açıldığı belirtildiğinden başvuru tarihi olarak 03/08/2019 tarihi kabul edilmiş ve bu tarihe 8 iş günü eklenerek 15/08/2019 tarihinde temerrütün oluştuğu değerlendirilerek hüküm altına alınan tutar yönünden belirlenen bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 214.400,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 15/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından iddia olunan bedel üzerinden dava açılması gerekirken belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, mahkeme tarafından davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu bedel üzerinden harcın tamamlatılması, aksi halde davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi talep edilmişse de itirazlarının göz ardı edildiğini, belirsiz alacak davası açılamayacak yerde belirsiz alacak davası olarak davanın görülüp sonuçlandırıldığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza ile ilgili olarak müvekkili tarafından kazanın oluşumuna ilişkin araştırma yaptırıldığını, yapılan araştırmada; dosya ile ilgili kazada sürücü olduğu iddia edilen ... ile görüşüldüğü, kaza ile ilgili verdiği tutarsız cevaplar sonucunda biraz sıkıştırmaları üzerine kazayı ...'ın oğlu olan kuzeni ...'ın yaptığını, traktörde sadece ikisinin olduğunu ve ...'in ehliyetsiz olduğunu ilettiği, bunun üzerine ... ile yapılan görüşmenin ses analizinde de sürücü ve kaza anlatımı kısımlarında riskler görüldüğü, olay yeri araştırması yapmak için Ankara Güdül ilçesine gidildiği, ... ve ... ile yüzyüze görüşüldüğü, yapılan görüşmelerde ... bey'in kazayı kendisinin yaptığını, oğlu ve yeğeninin traktörde yanında olduğunu ifade ettiği, ...'ın ise kendisini arayan kişinin arkadaşları olduğunu ve kendisini işlettiklerini zannederek böyle cevap verdiğini ilettiği, ... Bey'e kazada siz nasıl yaralanmadınız diye sorulduğunda takdir-i ilahi diyerek cevap verdiği, traktörün şoför koltuğu yanında sadece 1 yolcu koltuğu olduğu, 2 kişinin nasıl bindiği sorulduğunda ufak olduklarından sıkıştıklarını söylediği, bu sırada ...'ın 3,5 yaşındaki oğlu ...'ın elinde babasının telefonu ile yanlarına gelerek kaza yapan traktörün fotoğrafını gösterdiği, kendisine ne oldu bu traktöre diye sorulduğunda ... abim motoru devirdi diye cevap verdiği, ne oldu ... abine diye sorulduğunda eli yaralandı, sarıldı dediği, baban neredeydi diye sorulduğunda babam evde yatıyordu, sesi duyunca koştu gitti diye cevap verdiği, bu sırada ortamda gülüşmeler olduğu, ... bey ve akrabalarının gerildiği ve strese girdiklerinin gözlemlendiği, bu sırada biri gelerek ... bey'in oğlu ...'yı alarak yanlarından uzaklaştırıldığı belirtilerek kazada sürücü değişikliği olduğu ve dosyanın bu şekilde ödenemeyeceği, 2 kere yanına gidilerek hasar talebinden vazgeçtiğini belirtir feragat yazısı vermesini talep edildiği halde hasar talebinden vazgeçmeyeceğini bildirdikleri, feragat yazısı alınamadığından dosyanın olumsuz olarak kapatıldığının belirtildiğini, davacının somut olaya ilişkin beyanlarnın da çelişkili olduğunu, davacının aynı olaya ilişkin farklı anlatımları bulunduğunu, davacının somut olayı değiştirmeye çalıştığı açık olmasına rağmen, davacının ifadelerinin çelişkili olmadığı ve birbiriyle uyumlu olduğundan hareketle verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu, kaza anında araçta bulunan ...'ın genel adli muayne raporunda sağ kaş üzerinde abrazyon ve şişlik, sağ dizinde kanaması durmuş lezyon, boynunda hareketle oluşan ağrı, sol omzunda hareketle oluşan ağrı bulunduğu, ... ...'ın genel adli muayene raporunda ise sağ dirsek external yüzde kanamalı birçok kesi mevcut olduğu bulgularının tespit edildiği, arkasına ağır balya makinesi yüklü trakörün şarampole yuvarlanıp ters dönmesi neticesinde dava dışı şahısların yaralanıp, davacının burnunun bile kanamadan kazadan kurtulmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, rizikonun gerçekleştiği esnada traktörün asıl sürücüsünün ehliyetsiz ... ... olduğu gerçeğinin mahkemece verilen kararda göz ardı edildiğini, davacı ve dava dışı şahısların telefon numaralarının kayıtlı olduğu gsm operatörlerinden hts baz kayıtları talep edilip, ilgili belgelerin celbi sağlandıktan sonra hüküm kurulması gerektiğini, kararda mahkemenin talebin olumsuz karşılanmış olması gerekçe gösterilerek hüküm kurmasının hatalı bulunduğunu, davaya konu rizikonun gerçekleştiği esnada aracın sürücüsünün kim olduğu bilgisi sigorta poliçesine doğrudan etki edeceği ve yargılamanın sonucunu değiştirme ihtimalinin bulunması nedenleriyle gerekli inceleme yapılmadan ve celbini talep ettikleri belgeler dosyaya kazandırılmadan verilen kararın hatalı bulunduğunu, ilgili gsm operatörlerine müzekkere yazılarak hts baz kayıtlarının celbi beklenmesi gerekirken resen araştırma ilkesine ve hakimin dosyayı aydınlatma görevine aykırı olarak karar verildiğini, kazaya ilişkin yaptırılan incelemede araçta meydana gelen hasar miktarının poliçe ve genel şartlara göre belirlenmesi gerektiğini, aracın rayiç değerinin belirlenmesi ve sovtaj değerinin de sigorta bedelinden düşülmesi gerektiğini, araç üzerinde fiili ve hukuki tasarruf hakkının davacı uhdesinde olduğunu, araçta tam ziya hasar (pert) meydana gelmesi veya hırsızlık durumunda ise aracın daha önceden ağır hasara uğraması nedeniyle piyasa rayiç bedelinin %40’ı düşülerek tazminat bedeli belirleneceğine ilişkin poliçe hükmü bulunduğunu, taraflarca imzalanan poliçede açıkça aracın perte çıkması durumunda rayiç bedelin %40'ı düşülerek tazminat hesaplaması yapılacağı öngörülmüş olduğundan, bir an için kazaya konu aracın 2. el rayiç bedelinin 350.000,00 TL olduğu ve pert durumunun uygulanabileceği kabul edilse dahi kararda yer alan tazminat miktarına hükmedilmesinin poliçe şartlarına uygun düşmediğini, bilirkişi raporunda traktörün 2. el rayiç bedelini belirlenirken dosyada mevcut sahibinden.com ilan bilgileri doğrultusunda hareket edildiğinin belirtildiğini, dosya kapsamında sadece bir tane ilan metni bulunduğunu, değer tespitine esas olacak şekilde başkaca hiçbir veri bulunmadığını, dosyada bulunan tek ilan metni olan sahibinden.com ilanının detayları incelendiğinde söz konusu ilan tarihinin 17.02.2020 olduğunun anlaşılacağını, dosyaya sunulan bu ilan ile riziko tarihi olan 03.08.2019 tarihi birlikte değerlendirildiğinde bu ilanın kaza tarihine yakın bir döneme rastlamaması nedeniyle emsal nitelikte olmadığını, salt davacının dosyaya sunmuş olduğu ve kaza tarihinden 6 ay sonraki döneme ait olan ilan örneğinin esas alınarak hesaplama yapılabilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi ek raporunda yer alan traktör 2. el rayiç bedeli hesaplamasında dosya kapsamındaki sahibinden.com ilanı esas alınarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunun kabulü gerektiğini, bilirkişi ek raporunda ilgili servisler, bayiler, 2.el satış yerleri ve internet araştırması neticesinde bu tespiti yapmış olduğunu beyan etse de, gerekli örnek emsallerin dosyaya sunulmadığını, araca ilişkin araç değeri hesaplamalarının soyut ve mesnetsiz olması sebebiyle bu hususta yapılan hesaplamaları da kabul etmediklerini, araç değerine ilişkin hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporuna karşı itirazlarına rağmen mahkeme tarafından bu itirazlarına itibar edilmeksizin hüküm tesis edildiğini, bilirkişinin hazırlamış olduğu raporlarda her ne kadar piyasa araştırması yaptığını ve bunun neticesinde hesaplamış olduğu rakamlara ulaştığını beyan etse de bilirkişi tarafından dosyaya sunulan emsal nitelikte belge veya piyasa araştırma raporunun dosyaya kazandırılmadığını, aracın 2. el rayiç bedelinin belirlenmesinde emsal nitelikte belgenin dosyaya sunulmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, rapora esas alınan karara itiraz ettiklerini, aksi kanaat halinde 19.02.2020 tarihinde dosyaya sunulan ekspertiz raporunda yer alan rayiç bedel yerine bilirkişi raporundaki hesaplamaya neden itibar edildiği belirtilmemiş olup, kararın bu yönden de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Dava Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen 2019/749 Esas 2020/287 Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve davacı vekilince süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi üzerine dosya Ankara Batı 1.

Tüketici Mahkemesine tevzi edilmiştir. Anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 2020/536 Esas 2020/324 Karar sayılı kararıyla davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemeler arasında çıkan görev uyuşmazlığı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2020/1424 Esas 2020/1430 Karar sayılı karar ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiş, anılan karar üzerine dosya Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/23 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.

Kolluk tarafından tutulan 03/08/2019 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı, kasko sigortalı aracın hasarlı fotoğrafları, araç ruhsatı, kasko sigorta poliçesi, yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 13/09/2021 tarihli kök, 11/11/2021 tarihli ek rapor, kasko ekspertiz raporu, davacı aracına ilişkin iki firmadan alınan onarım teklifleri, davacının 05/08/2019 tarihli kolluk beyanı, davacı tarafından sigortaya yapılan bila tarihli beyan, dava dışı ... ve ... ...'ın kolluk beyanları, anılan şahısların adli muayene raporları, davalının davacı başvurusuna verdiği 02/10/2019 tarihli cevap, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu müzekkere cevabı, davalı tarafından alınan 21/09/2019 tarihli araştırma raporu dosya içerisinde yer almaktadır.

Dava dışı ... kollukta alınan 05/08/2019 tarihli beyanında, amcasının (... ...) kullandığı traktörün şarampole düşmesi sonucu kazanın meydana geldiğini bildirmiştir.

Dava dışı ... ... kollukta alınan 05/08/2019 tarihli beyanında, babasının (... ...) kullandığı traktörün lastiğinin patladığını, traktörün devrildiğini beyan etmiştir.

Davacının kollukta alınan 05/08/2019 tarihli beyanı dava dilekçesindeki anlatım gibidir.

Kolluk tarafından tutulan 03/08/2019 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında ihbar üzerine olay yerine gidildiği, kaza yerini gören kamera bulunmadığı, ... ...'la yapılan sözlü mülakatta traktörün seyir halinde iken ön sağ tekerinin patlaması sonucu hakimiyetini kaybettiği, traktörün devrildiğini bildirdiği, davacının yaralanmadığı, traktörde bulunan ... ve ... ...'ın ise hafif şekilde yaralandığı belirtilmiştir.

Davalı tarafından alınan 21/09/2019 tarihli araştırma raporunda, kazada sürücü değişikliği olduğu, kaza sırasında traktörün davacının oğlu olan ehliyetsiz ... ... tarafından kullanıldığına ilişkin olumsuz görüş bildirilmiştir.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, sigortalı traktör sürücüsünün tek taraflı kazada asli ve tam kusurlu olduğu, traktörün ağır hasara uğradığı, yeni ve orjinal parçaların değişmesine bağlı olarak, uygulanan tüm işçiliklerle birlikte kdv hariç 228.408,65 TL, kdv dahil 269.522,21 TL hasarın piyasa şartlarına göre uygun ve makul olduğu, traktörün pert total olacağı yönünde kanaat bildirilmiştir. Alınan ek raporda da, sigortalı traktörün pert total olduğu, kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 350.000,00 TL, sovtajın 135.600,00 TL olup, traktörde oluşan gerçek zararın 214.400,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafından davalıya yapılan başvuru üzerine, davalı yan 02/10/2019 tarihli başvuru cevabında, traktörün hasarı için 03/08/2019 tarihinde hasar dosyası açıldığı, olayın tutanakta belirtildiği gibi gerçekleşmediğinin tespit edildiği, ödeme yapılmayacağı bildirilmiştir.

Davacı yan kasko sigortalı traktörün karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise sigortalı traktörü kaza sırasında ehliyeti bulunmayan davacının oğlunun kullandığını, traktörde sürücü değişikliği yapıldığını, hasarın teminat kapsamında olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi ek raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacının traktörünün davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, sigortalı traktörün meydana gelen trafik kazası sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, kasko sigortalı traktörde sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığı, traktörü kaza sırasında ehliyeti bulunmayan sürücünün kullanıp kullanmadığı, davacı traktöründe meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı, hasar poliçe teminatı kapsamında ise hasarın miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davalı vekilinin belirsiz alacak davası ve hukuki yarara yönelik istinaf itirazı incelendiğinde; davacı vekili dava dilekçesinde kasko sigortalı traktörün dava konusu trafik kazası sonucu hasara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bu miktarı da harçlandırmıştır.

Emsal nitelikteki Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27/11/2017 tarih 2016/16457 Esas 2017/11000 Karar sayılı ilamında; " ... Belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde; Sigorta poliçesi çerçevesinde talep edilebilecek miktarın ve donanım bedelinin teknik bilirkişi incelemesi neticesinde hesaplanacağından alacak hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 47.600,00 TL'nin davalı şirketten kaza tarihi olan 27/05/2011 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile tahsilini talep etmiş ve belirsiz alacak davası şeklinde işbu davanın açıldığını belirtmiştir. Davacıya ait, davalıya kasko sigortalı araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı, aracın onarımının olanaklı olup olmadığı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli değildir. Esasen araçta kaza sonucu oluşan hasar tutarının tespiti, yapılacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonunda belli olacaktır. Bilirkişi trafik kazasına karışan davacıya ait aracın hasar sonrası durumunu inceleyerek aracın onarımının mı yoksa pertinin mi olanaklı olup olmadığını belirleyip, yapacağı değerlendirme üzerine davalıdan talep edilebilecek alacak miktarını saptayacaktır. Bu durumda araç hasarına ilişkin dava konusu talep miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece “Sigortalı; oluşan hasarın, kaza tarihi 26/01/2013 itibariyle belirli veya belirlenebilir nitelikte olmakla” nitelendirilmesi yanlış olup, dava belirsiz alacak davasıdır." denilmiştir. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile tahsilini talep etmiş ve açılan davanın HMK'nun 107/2. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Bu durumda emsal nitelikteki Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına göre dava belirsiz alacak davası olup, davacının işbu belirsiz alacak davasını açmakta hukuki yararının olmadığı ileri sürülemeyecektir.

Davalı vekilinin diğer istinaf itirazı incelendiğinde; davacı tarafından işbu dava konusu kazaya ilişkin olarak davalıya yapılan ihbar üzerine davalı tarafından hasar dosyası açıldıktan sonra alınan araştırma raporunda sigortalı traktörün ehliyetsiz sürücü tarafından kullanıldığı, traktörde sürücü değişikliği yapıldığı belirtilerek olumsuz kanaat bildirilmiş, davalı tarafından davacıya hasar ödemesi yapılmamıştır. 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Davalı yanın aşamalardaki savunması kasko sigortalı traktördeki oluşan hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığına yöneliktir.

Rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükü davalı sigorta şirketine aittir. Bir başka anlatımla davalı sigortacı sigortalı traktörün kaza sırasında ehliyeti bulunmayan sürücü tarafından kullanıldığını, kazadan sonra sürücü değişikliği yapıldığını, meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür.

Dosya içerisinde yer alan olay yeri görgü tespit tutanağında, kolluk görevlilerinin kazadan sonra ihbar üzerine olay yerine gittikleri, kaza yerini gören herhangi bir kamera bulunmadığı, sigortalı davacının traktörün seyri sırasında ön tekerinin patlaması sonucu hakimiyeti kaybettiğini, traktörün devrildiğini beyan ettiği, traktörde bulunan ve ehliyetsiz sürücü olduğu ileri sürülen davacının oğlu ile diğer bir akrabasının yaralandığının belirtildiği görülmüştür. Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere kolluk tarafından tutulan tutanakta sigortalı traktörün ehliyetsiz sürücü tarafından kullanıldığına ilişkin bir tespit bulunmamaktadır.

Davalı tarafından işbu dava konusu kazanın ihbarı ile hasar dosyası açıldıktan sonra araştırma raporu alınmıştır. Alınan araştırma raporunda kaza sırasında sigortalı traktörün davacı sigortalının oğlu olan ehliyetsiz ... ... tarafından kullanıldığına ilişkin tespit yapılmış ise de, yapılan tespitin dayanağı sigortalının çelişkili beyanları, tedirgin tavırları ve sigortalının 3,5 yaşındaki oğlunun anlatımıdır. Araştırma raporundaki tespit somut bir delile dayanmamaktadır.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporu ile kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı tespit edilmiş olup, bilirkişi ek raporu hasar bedeli yönünden ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu gibi, sigortalı araç hasar fotoğrafları, kolluk tarafından tutulan tutanak ile de uyumludur.

Davacının traktörüne ait kasko sigorta poliçesinin pert araç klozu "İşbu poliçe başlama tarihinden önce herhangi bir zamanda sigortalı aracın, ağır hasara uğrayarak onarıldığı poliçe süresi içerisinde tespit edildiği takdirde sigortacının poliçeyi iptal etme hakkı saklıdır. Sigortacının poliçeyi iptal etmeyip, poliçenin devamına karar vermesi halinde, herhangi bir kısmi hasar durumunda araç sigortacının belirlediği serviste, eşdeğer veya muadil parça kullanılarak onarılabilecektir. Hasar gören parçanın eşdeğeri bulunmaması halinde ilk önce logosuz orijinal, logosuz orijinal parçanın bulunmaması halinde ise çıkma parça ile değişim gerçekleştirilir. Bu durumda aracın onarımında kullanılan orijinal parçaların tutarlarından %40 oranında kıymet kazanma tenzili düşülecektir. Araçta tam ziya hasar (pert) meydana gelmesi veya hırsızlık durumunda ise aracın daha önceden ağır hasara uğraması nedeniyle piyasa rayiç bedelinin %40'ı düşülerek tazminat bedeli belirlenecektir." hükmünü içermektedir. Anılan hükümden açıkça anlaşılacağı üzere pert araç klozu ancak davacının traktörünün işbu poliçe başlama tarihinden önce herhangi bir zamanda ağır hasara uğrayarak onarıldığının poliçe süresi içerisinde tespit edilmesi halinde uygulanabilecektir.

Davalı yanın yargılama aşamasında davacı sigortalının traktörünün poliçe başlama tarihinden önce ağır hasara uğradığına ilişkin herhangi bir savunması bulunmadığı gibi, bu yönde dosyaya sunulan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davacının dava konusu kaza nedeniyle ağır hasara uğrayan aracına ilişkin piyasa rayiç bedelinden poliçede yer alan oranda düşüm yapılarak tazminat bedelinin belirlenmesi yoluna gidilemeyecektir.

Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan ek raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu, poliçede yer alan pert araç klozunun somut olayda uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, yargılama aşamasında davalı vekilince davacı ve ehliyetsiz araç sürücüsü olduğu bildirilen davacının oğlu ve araçtaki diğer kişinin cep telefonlarına ilişkin hts kayıtlarının istenilmesi talep edilmiş, bu kapsamda mahkemece Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna müzekkere yazılmış ise de, anılan kurum tarafından istenilen bilgilerin ilgili işletmeciden bilgi alınması gerektiği şeklinde cevap verilmiştir. Davacı ve dava dışı iletişimi tespiti talep edilen şahısların iletişimlerinin tespitine rıza gösterdiklerine yönelik açık bir beyanları bulunmadığından CMK'nun 135. maddesi gözetildiğinde anılan şahısların hts kayıtlarının mahkemece ilgili gsm şirketlerinden istenilmemiş olmasında usule aykırı bir durum görülmemiştir. Anılan bilginin istenilmemiş olması eksik inceleme sonucunu doğurmayacaktır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli olan 14.645,66 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.662,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.983,66 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 20/03/2023 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog