5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2007/12827 E. , 2011/21967 K.
"İçtihat Metni"İrtikap suçundan sanıklar ..., ... ve ...'un bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçtan mahkümiyetlerine dair, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/04/2006 gün ve 2004/380 Esas, 2006/136 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararına ve sanıklara tayin edilen cezaların miktarlarına göre sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında lehe yasa değerlendirmesi denetime elverişli bir biçimde yapılmamış ise de; 5237 sayılı TCK.nun 250/1. maddesinde değer azlığı nedeniyle bir indirim hükmünün bulunmadığı ve anılan Kanunun açıkça sanık aleyhine olduğu anlaşıldığından, bu husustaki eksiklik sonuca etkili olmadığından, yine adı geçen sanığın tehdit suçundan tekerrüre esas olabilecek nitelikte sabıkası bulunduğu halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce kasıtlı bir suçtan tekerrüre esas nitelikte mahkümiyeti bulunan sanık ... hakkında 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olmadığı gibi, delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık ... müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Sanıklar haklarında lehe yasa değerlendirilmesi yapılırken kamu görevlisi tarafından işlenebilen ve özgü suçlardan bulunan irtikap suçunun işlenişine iştirak eden kişilerin 5237 sayılı TCK.nun 40/2. maddesi uyarınca ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği gözetilmemiş ise de, sanıkların eylemleri yardım eden vasfında kabul edilse dahi, 5237 sayılı TCK.nun açıkça aleyhe sonuç doğurması sebebiyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hükümlerden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece sanıklar haklarındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.