Esas No
E. 2022/8938
Karar No
K. 2024/600
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/8938 E.  ,  2024/600 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı süresi ile kesinleşen hapis cezasının infazı için cezaevinde kaldığı süre nedeniyle 1.285.000 TL maddi ve 2.000.000 TL manevi tazminatın zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine dair talebine ilişkin olarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile gözaltında ve hükümlü geçirilen süreler nedeniyle 52,71 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 27.04.2009 tarihinden itibaren, 72.632,22 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 27.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile gözaltında ve hükümlü geçirdiği süreler nedeniyle 360 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 27.04.2009 tarihinden itibaren, 204.840 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 27.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın hak düşürücü süre de açılmadığına, haksız bir tutuklama olmadığından davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, vekalet ücreti ile yargılama gideri ve faize ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/153 Esas, 2010/116 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2011/6729 Esas 2014/1870 Karar sayılı ilamı ile 17.02.2014 tarihinde onanarak kesinleştiği, söz konusu karara karşı bir kısım sanıkların kanun yararına bozma talebi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25.12.2019 tarih 2019/11435 Esas 2014/1870 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verildiği, mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının beraatine karar verildiği, davacının bu dosya kapsamında 27.04.2009 ile 30.04.2009 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, kesinleşen hapis cezasının infazı için 27.05.2014 tarihinde cezaevine girdiği, 28.01.2019 tarihinde tahliye olduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.09.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve cezanın infaz edildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince verilen düzeltilerek esastan ret kararının kabul edilen maddi tazminat miktarı nedeniyle davalı bakımından kesin olduğu belirtilmiş ise de; temyiz kesinlik sınırının talep edilen veya hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden değerlendirileceği, karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 107.090 TL olduğu, davacı hakkında hükmedilen toplam tazminat miktarının 277.884,93 TL olması nedeniyle maddi ve manevi tazminatlara ilişkin verilen hükmün davalı bakımından kesin olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog