Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/317
Karar No
K. 2024/55
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/317 Esas
KARAR NO: 2024/55
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/04/2022
KARAR TARİHİ: 15/01/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 27/10/2021 tarihinde davalı firmanın bünyesinde bulunan ...marka ... Motor 42.000 km'de aracı satın alınması hasebiyle 206.000,00 TL meblağ değerinde anlaşma sağladığını, davacı firmanın anlaşılan bedeli davalı firma yetkililerinin talebi üzerine aynı tarihte parça parça meblağlar halinde olmak üzere toplam 165.000,00 TL'lik kısmının davalı ... firmasının ... Bankası hesabına havale edildiğini, kalan 41.000,00 TL'lik kısmın ise davalı firmanın Ticaret Sicil Gazetesine kayıtlı resmi yetkilisi bulunan olan ... isimli şahsın ... Bankası hesabına havale edildiğini, tarafların gereken tüm anlaşmaları aralarında sağladığını ve anlaşılan meblağ üzerinden tüm ödemelerin ve havale işlemlerinin gerçekleşmesine rağmen davalının aracı davacıya teslim etmediğini, aracın teslim edilmemesi nedeniyle davacı firmanın zarara uğradığını, davacının davalı firmaya ve yetkilisine ödemiş olduğu bedelin iade edilmediğini, neticeten tescilinin davalı firma tarafından gerçekleşmediğini, bu nedenle müvekkil firmanın zarara uğradığını, ödemesi alınan aracın teslimi ve tescili görevini yerine getirilmesi amacıyla davacı firma tarafından 07/02/2022 tarihinde İskenderun ....Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle ihtar çekildiğini, davalılar taraftan edimleri gerçekleştirmek adına somut bir adım atılmadığını, söz konusu aracın devrinin ve tesliminin yapılmaması nedeniyle 206.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işlenecek ve işlenmesi mümkün olan her türlü faiz ile birlikte davalı firma davalı firma yetkilisinde tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; ilk olarak mahkememizin 08/04/2022 tarihli tensip zaptının ... numaralı ara kararı ile Arabuluculuk Kanunu ile m. 19/A/2 gereği arabuluculuk tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması davacı yana ihtar edilmiş ise de verilen sürede davacı tarafından tutanak aslı veya onaylı örneğinin dosyaya sunulmadığını, huzurdaki davanın niteliği gereği dava şartının sağlanmamış olduğunun kabulü ile davanın usulden reddini; her ne kadar davacı davalı tarafa alacak davası açmış olsa da davalı ile davacının arasında ticari ilişkinin ve para trafiğinin bulunmadığını, dava dilekçesinin ekindeki 41.000,00 TL tutarındaki dekontun incelenmesi halinde gönderici kişinin davacı şirket olmadığının görülebileceğini, davacı ile davalılardan ... arasında husumet bulunmadığını, davanın ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ederek usule yönelik itirazda bulunmuştur.

Davacı ile davalılardan ... Ticaret Danışmanlık İthalat İhracat Limited Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin önceki tarihlerde davacıya satış ve teslimini gerçekleştirdiği otomobillerin olduğunu, davacı şirketin dava tarihi itibariyle davalı şirketten alacağının bulunmadığını, davacı iddiaları incelendiğinde bir araç satışının yapıldığı ancak teslimatının gerçekleşmediğinin öne sürüldüğünü, bu hususun taraflar arasında kurulmuş bir sözleşmeye dayanmadığın, öyle ki satışının yapıldığı iddia edilen aracın plakasının dahi davacı tarafça dosyaya bildirilemediğini, davacı şirketin dava dilekçesi ekinde sunduğu dekontların incelenmesi halinde davacının iddia ettiği gibi belirli bir araca ilişkin ödeme yapılmadığının görülebileceğini, davacının davasına dayanak olarak beş adet banka dekontu sunduğunu ancak bu beş dekontta göndericinin davacı şirket olmadığını, ödemenin davacı adına yapıldığına ilişkin hiçbir kaydın mevcut olmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca anılan ödemenin davacı iddiasına istinaden yapılmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle husumet itirazını yinelediğini, dekontlardan bir diğerinde "FER MOTORLU ARA- HESABA AKTARILAN" açıklaması ile gönderilmiş bakiyenin de yine davacının iddiası olan araç bedeline ilişkin olduğuna dair ispat kabiliyetinin bulunmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca anılan ödemenin davacı iddiasına istinaden yapılmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, diğer üç dekontun ise müvekkili şirketin davacı şirkete daha evvel satarak teslim ettiği bir araca ilişkin olduğunu, ödemenin yapıldığı tarihte iddia edildiği gibi yeni bir araç satış sözleşmesi mevcut olmadığından davacı şirketin açıklama kısmında araç plakası bildirmediğini, araç satışı hususunda tarafların mutabık kalması halinde hem mevzuat hem Yargıtay içtihatları hem de ticari teamül gereği dekont açıklamasına araç plakası yazılması gerektiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu dekontlar davacının önceki borçlarına ilişkin olduğundan, anılan ödemelerin davacı iddiasına istinaden yapılmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, delil dilekçeleri ile huzurdaki dosyaya ... uygulamasından ekran görüntüleri sunduklarını, görüntülerde görüşme yapılan kişinin numarası bulunmamakla birlikte ... isimli şahısla yapılan görüşme kaydının olduğunun, davacı tarafça sunulan ekran görüntülerinin davalı şirketin sahibi yetkilisi veya çalışanıyla kurulan bir iletişimi içermedikleri, buna ilaveten görüşme içeriğinde taraflar arasında sözleşme kurulmasına yönelik bir ifadenin de geçmediği, davacı şirketin davasında ticari satımın varlığını ispat edemediğini, bu nedenle ticari satımdan kaynaklı alacak olarak öne sürülen davanın reddinin kaçınılmaz olduğunu, ticari satımın varlığına ilişkin olarak davacı tarafça sunulmuş hiçbir somut delilin mevcut olmadığını, davacı tarafın iddiası gibi araç satışına ilişkin taraflar arasında bir sözleşme kurulması ve bu sözleşmeye istinaden davacı tarafça ödeme yapıldığı iddiasının asılsız olduğunu, hatta müvekkiline ait.... plakalı ...1.6 Multijet model aracın 6 Kasım 2021 tarihinden bu yana haksız şekilde davacı şirketin uhdesinde bulunmakta olduğunu, davacının esas amacının haksız şekilde kullandığı müvekkili davalıya ait aracın mülkiyetini de devralmak olduğunu, yaklaşık 6 aydır davalı şirketin taleplerine rağmen anılan aracın davalıya iade edilmediğini, açıklanan sebeple zarara uğrayan davalı şirketin davacı taraftan alacaklı olduğunu, bu hususa ilişkin dava ve şikayet hakkını saklı tutmakta oldukları beyanı ile; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın külliyen reddine, davacı hakkında HMK 329 uyarınca dava konusunun %10'undan az olmamak kaydıyla mahkemece takdir edilecek akdi vekalet ücreti ve disiplin para cezasına hükmedilmesine, her türlü yargılama har ve masrafları ile ücret-i vekaleten karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

DELİLLER

ticari defter ve kayıtlar, iletişim kayıtları, tanık, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında araç alım satımından bahisle araç devir ve tesliminin yapılıp yapılmadığının sübutu ve alacak miktarı noktasında toplandığının tespitine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişi ... 04/01/2023 havale tarihli raporunda; Dava konusunun, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen anlaşmadan kaynaklı davacı şirketin ... marka aracın satışı için davalı yana ödediği 206.000,00 TL tutarın anlaşmaya konu aracın teslim edilmemesinden kaynaklı iadesi ve davalılardan tahsili talebinden ibaret olduğunu, Davacı şirket ve yetkilisi hesabından davalı şirket ve yetkilisi hesabına toplamda 206.000,00 TL ödeme yapıldığının sunulan banka dekontlarıyla sabit hale geldiğini, dosya içeriği belgeler üzerinde yapılan incelemede taraflar arasında iddia edilen araç satımına ilişkin yapılan dosyada sözleşme vs. yazılı anlaşma görülmediğini, davacı şirket ve yetkilisi tarafından davalı şirkete ve yetkilisine toplamda 206.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin tamamı aynı gün ve birbirine yakın saatlerde yapıldığını, yapılan ödemelerin 115.000,00 TL tutarlı kısmının açıklamasında “... ARAÇ BEDELİ” ibaresinin mevcut olduğunu, 41.000,00 TL tutarlı ödemede açıklamanın yer almadığını, 50.000,00 TL tutarlı ödemenin açıklamasında ise “FER MOTORLU ARA HESABA AKTARILAN) ibaresinin mevcut olduğunu, davacı tarafça dosyaya bir kısım whatsapp yazışmaları ibraz edilse de bu yazışmaların içeriğinden dava konusu olaya ilişkin bir husus bulunmadığını, davacı yanın aracın teslim edilmediğine yönelik iddiası karşısında davalı yanın cevap dilekçesinde dava konusu ... marka aracın davacının uhdesinde bulunduğunu ifade etmiş olduğunu ve buna ilişkin dosya içeriğinde ilgili kurumlara herhangi bir şikayet vb. dilekçesi veya evrakı görülmediğini, mahkememizce davacının davasında haklı görülmesi ve yapılan ödemelerin dava konusu ... marka araca ilişkin olduğuna karar verilmesi halinde davacı tarafından davalı ... ödenen 206.000,00 TL ödemenin davacıya iadesi gerekeceğini, bildirmiştir.

Bilirkişi ... 02/10/2023 havale tarihli raporunda; Davacı firmanın 2020-2021 ve 2022 yılı defter kayıtlarına göre; davacı firmanın davalı firma ile 27/05/2021 tarihinde ticarete başladığının tespit edildiğini, davacı firma ... Araçlar İnşaat Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirket ... Danışmanlık İthalat İhracat Ltd. Şti.'nin hesabına 27/10/2021 tarihinde toplamda 115.000,00 TL EFT ile ödeme yapıldığını ve davacı firmanın ticari defterlerine kaydedildiğinin anlaşıldığını, 2021 yılı sonu davalı firma ... Danışmanlık İthalat İhracat Ltd. Sti.'nin cari hesap bakiyesinin sıfır (0) TL olduğunu, 2020 yılı ve 2022 yılında ise herhangi bir ticari faaliyete ilişkin herhangi bir defter kaydına rastlanmadığını, dava tarihi itibari ile de herhangi bir hesap hareketine rastlanmadığının tespit edildiğini, davacı firma ... Ticaret Danışmanlık İthalat İhracat Ltd. Şti. tarafından davalı firma .... Danışmanlık İthalat İhracat Ltd. Sti. ve ortağı ... hesabına 27/10/2021 tarihinde toplamda 41.000.00 TL EFT ile ödeme yapıldığını ve yapılan ödemenin davacı firmanın banka hesabından gönderilmediği için davacı firmanın ticari defterlerine kaydedilmediğinin anlaşıldığını, EFT'de herhangi açıklama olmadığı, açıklama olmadığı için ne için yapıldığı ve söz konusu EFT ile ...'ya yapılan ödemenin geri ...'e iade edilip edilmediği hususunda dava dosyası ve eklerinden herhangi bir bilgiye ulaşılamadığını beyan etmiştir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 555 inci maddesi; ''Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.'' 6098 Sayılı Kanun'un 555 inci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 457) ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini, havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havaleci (muhil) bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür'' (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun(HGK) 09.06.2004 tarih 2004/4-362 E.-2004/347 K. Sayılı kararı).

Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Sebepsiz iktisap halinin varlığı için dayanılan sebep geçerli olmalıdır. İade yükümlülüğü ancak zenginleşmenin geçerli bir sebebe dayanmaması halinde doğar (TBK m.77/2).

İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.

Somut olayda davacı, davalıya araç alımı konusunda para gönderdiğini ancak aracın devredilmediğini ileri sürerek davalı hesabına gönderilen paranın iadesini talep etmiştir. Davalı ise, ödemelerin önceki ticari ilişkilerinden kaynaklandığını savunmak suretiyle, vakıanın hukuksal niteliğinin ileri sürülenden farklı olduğunu bildirmiştir.

Davalı tarafın ikrar ettiği maddi vakıanın hukuki vasfının ileri sürülenden farklı bulunduğunu bildirmesi, vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) niteliğindedir ve bu ikrar bölünemez. Çünkü vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa (davalıya) değil vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) aittir. Bu durumda, davacı taraf, davaya konu havalelerin kendi adına araç alımı için gönderildiği yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür; buna bağlı olarak, davalı tarafın borç ilişkisini kanıtlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. (Yargıtay 3.H.D. 18/12/2019 T. 2018/7661 E. 2019/10265 K.) İspat yükünün davacıda olduğu ve savunmaya göre davalıya geçmediği dikkate alınarak davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, taraflarca imzalanmış sözleşme, protokol vb. başkaca bir belge de sunulmadığı, davacı tarafından sunulan dekontların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu ve bu iddiasına yönelik başkaca delil sunulmadığı, ayrıca yemin deliline dayanmadığı anlaşılarak ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Öte yandan davacı şirket tarafından davalılardan ...'ya bir para transferi yapılmadığından, bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı... yönünden; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,

2.Davalı ...Danışmanlık İthalat İhracat Limited Şirketi yönünden; davanın esastan reddine,

3.Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafça yatırılan 3.517,97 TL harçtan mahsubuyla bakiye 3.090,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,

5.AAÜT gereğince hesap edilen 32.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

7.Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.