5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2007/14417 E. , 2011/24983 K.
"İçtihat Metni"
Zimmet suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; mahkümiyetine dair, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.06.2006 gün ve 2005/248 Esas, 2006/233 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinden tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.06.2010 gün ve 2010/11-98 Esas, 2010/143 sayılı Kararında vurgulandığı üzere,
TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tatbiki için suçların farklı zamanlarda işlenmesi gerektiği, gün içerisinde banka tarafından tahsilatın yapıldığı gişede 14.01.2002 günü öğleden sonraki hasılatın teslim alındığı sırada paranın eksik olduğu tespit edildiği nazara alındığında suçun değişik zamanlarda işlenmesi koşulunun ne suretle gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında tayin edilen cezanın TCK.nun 43. maddesi uyarınca artırıma tabi tutulması Sanığın 5237 TCK.nun 53/1. maddesinin a-b-c-d-e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar ve ( c ) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki haklardan ise koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılabileceğinin gözetilmemesi, Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5 maddesinin uygulanması yerine “anılan hakları kötüye kullanarak suç işlemesi halinde hakkında 5. fıkra uyarınca işlem yapılmasına” şeklinde karar verilmesi, anuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.