7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. inşaat alanında faaliyet gösteren müteahhit şirket olduğunu, davalılar ... ... ...ve ... Tasarım Ve Uygulama İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. Libya’nın Tripoli şehrinde ...isimli hastane inşaatının yapımı işinin yüklenicisi olarak iş görmekte olduğunu, davalıların yapmış olduğu hastane ikmal işinin proje kapsamındaki alanların kaba sıva, kaba sıva üzeri alçı sıva işleri, tuğla-bims üzeri alçı sıva işçiliği, seramik işçiliği, plastik boya işçiliği, makine ile yatay düzlem şap atılması işçiliği, sürme su izolasyonu işçiliği, membran ile su izolasyonu işçiliği, beton bürüt astar- duvar kâğıt altı astar işçiliği işlerinin müvekkili şirket tarafından yapılması için asıl yüklenici davalılar ile müvekkili şirket arasında ön prensip anlaşması imzalandığını, bu ön prensip anlaşmasına bağlı olarak 13.02.2021 tarihinde alt yüklenicilik sözleşmesi yapıldığını, ön prensip anlaşması ve sözleşmede sayılı işlerin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmesi konusunda anlaştıklarını, sözleşmede ve ön protokolde ayrıca maliyetler de belirtilmiş ve işin birim fiyat maliyet üzerinden yapılması hususu taraflarca kabul edildiğini, anlaşma kapsamında müvekkili şirket ile davalılar arasında önce Ek 1 olarak sunulan ve yapılacak işin temel niteliğini -işin konusu, fiyatlandırması, ödeme şeklini- düzenleyen sözleşme ve prensip anlaşması niteliğinde Ön Protokol (EKİ), ardından 13.02.2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, (EK2) sözleşme şartları ve ön protokol taraflarca kabul edildiğini, imzalanan Ön Protokol ve Sözleşmede davalılara “İŞVEREN" denildiğini, müvekkili şirkete “YÜKLENİCİ/TAŞERON” denildiğini; l-)Ön Protokolün Ödeme Şekli Başlıklı 3. Maddesinin son paragrafında “Saha uygulama başlangıcı ile birlikte 2 haftalık hak edişler şeklinde ödeme yapılacağını Hak ediş dokümanı YÜKLENİCİ tarafından hazırlanacak, İŞVEREN Proje Müdürü tarafından onaylandıktan sonra en geç 1 hafta içerisinde YÜKLENİCİ'nin beyan ettiği hesaba ödenecektir." denildiğini; sözleşmede ve ön protokolde belirtildiği ve taraflarca kabul edildiği üzere hak ediş raporlarının proje müdürü tarafından onaylanmasını müteakip en geç 1 hafta içinde ödeme yapılması gerektiği hususunun taraflarca kabul edildiğini; sözleşmenin Ödemeler başlıklı 10. Maddesinde “ 15 günlük imalatların hak edişi yapılacak, hak ediş onayından sonra 1 hafta içerisinde hak ediş bedeli nakit olarak ödenecektir. Götürü bedel yapılan işler tamamlandığı takdirde imalatın şantiye sorumlusuna tesliminden sonra 7 gün İçerisinde TAŞERON’ a nakit olarak ödenecektir. Sözleşmeye müteakip iş avans olarak 20.000,00 USD ödenecektir. Son hak ediş ödemesi içerisinden TAŞERON alacağından kesilecektir.” Denildiğini, müvekkili şirketin, davalılarla imzalanan anlaşmaya müteakip işi yerine getirmek üzere Libya ülkesi Tripoli ilinde kurulu şantiye alanına 14 işçisiyle beraber ekipmanlarını taşıdığını, sözleşme konusu işi yerine getirmeye başladığını, müvekkili tarafından yapılan işlere ilişkin ilk hak ediş raporu (EK3) 21.03.2021 tarihinde 24.352,57 USD bedelli olarak düzenlendiğini, müvekkili şirket yetkilisi ..., Şantiye Şefi ... tarafından imzalanarak proje müdürü ...’a ibraz edildiğini, Proje Müdürü yapılan işler ve hak ediş raporunun birbirine uyumlu olmasıyla hak ediş raporuna 22.03.2021 tarihinde onay verdiğini, sözleşmeye göre hak ediş raporları onaylandıktan sonra 1 hafta içerisinde ödeme yapılacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen 1 no.lu hak ediş raporu onaylandıktan sonra 30.03.2021 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ...’a Libya’da şantiyede elden ödeme şeklinde sadece 600,00 USD (karşılığı 3.000,00 Libya Dinarı) ödeme yapıldığını (EK4), ödeme için kararlaştırılan 1 haftalık sürede hakkediş tutarı müvekkiline ödenmediğini, müvekkili şirket ilk hakedişten olan alacaklarının kendisine ödenmemesine rağmen iş görmeye devam ettiğini, 06.04.2021 tarihinde müvekkili şirketçe 2 no.lu hak ediş raporu (EK5) 18.986,78 USD bedelli olarak düzenlendiğini, şirket yetkilisi Şantiye Şefi ... tarafından imzalanarak proje müdürü ...’a ibraz edildiğini ve Proje Müdürü yapılan işler ve hak ediş raporunun birbirine uyumlu olmasıyla hak ediş raporunu l5.04.2021 tarihinde onayladığını, anılan 2 no.lu hak ediş raporunun onayına müteakip müvekkili şirket yetkilisi ...’a şantiye alanında elden ödeme şeklinde 11.04.2021 tarihinde toplamda 3.600,00 USD ödeme yapıldığını (EK6), 22.04.2021 tarihinde ve 06.05.2021 tarihinde şantiye alanında ...’e elden ödeme şeklinde toplamda 1.000,00 USD ödeme yapıldığını, her iki hakkediş sonrası sözleşme ile belirlenen sürede hakkediş tutarları ödenmeyen müvekkilinin, davalı şirket yetkililerinin ödeme yapacaklarına ilişkin beyanlarına ve kısa süre içerisinde ödemenin tamamının yapılacağı şeklinde ki ifadelerine itibar ederek bir süre daha işi yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, iş görme borcunu 1. Ve 2. hak ediş bedelinin de ödenmemesine rağmen yerine getirmeye devam ettiği halde, davalılar tarafından ödeme için belirtilen hiçbir süreye uyulmaması ve müvekkilinim işin devamında hakedişleri ödenmeden işe devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek ve imkansız hale gelmesi nedeniyle ödenmeyen 2 hak ediş raporundan sonraki işleri de kapsayan son 3. (kesin) hakkedişi 40.437,39 USD olarak (EK7) 11.05.2021 tarihinde düzenleyip teslim ederek 12.05.2021 tarihinde işçileri ile birlikte Türkiye’ye döndüğünü, müvekkill işçileri ile birlikte Libya'dan Türkiye’ye döndükten sonra 40.437,39 USD tutarlı 3. Hak ediş raporu proje müdürü ... tarafından 27.05.2021 tarihinde onayladığını, müvekkili işçileri ile birlikte Türkiye’ye döndükten sonra toplamda 78.576,74 USD alacağı olduğu halde 12.05.2021 tarihinde davalı ... ...muhasebecisi ... tarafından şirket yetkilisi ...’a İstanbul'da Maslak adresindeki ... ofisinde elden yalnızca 10.000,00 USD ödeme yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşme uyarınca imalatları yaparak 15 günlük hak ediş raporlarına bağladığını, yapılan işlerde ve düzenlenen hak ediş raporlarında bir eksiklik olmadığı için Proje Müdürü tarafından hak edişler onaylanmış olduğu halde müvekkilinin yaptığı işin karşılığı olarak davalılar tarafından yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, davalıların müvekkilinin haklı alacağının ödenmesi konusunda sözleşmeye aykırı davrandıklarını,
TBK 479/2 fıkrasına göre “Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur” düzenlemesi amir hüküm olduğunu, düzenleme uyarınca eserin parça parça teslim edilmesi taraflarca kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse her parçanın tesliminde bedelin iş yapana ödenmesi gerektiğini, sözleşme şartlarını düzenleyen ve sözleşme ile birlikte geçerli olan Ön Protokol ve Sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere taraflar arasındaki sözleşme birim fiyat tespitine bağlı olarak düzenlendiğini,
TBK 479/2 gereği kısım kısım teslimat ve teslim edilen kısımlar için hakkedişler düzenlenerek ödemeler yapılacağının taraflar arasında kararlaştırıldığını, sözleşme ile belirlenmiş ödeme şekline davalılar tarafından riayet edilmemesinin sözleşmeye ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup, müvekkilden işin devamı beklenemeyeceği gibi müvekkilinin yaptığı ve davalılara teslim ettiği imalatların bedelinin müvekkiline ödenmesi gerekli olduğunu, müvekkilinin davalılardan olan alacağının ödenmesi için davalılara defalarca başvurmasına rağmen müvekkilinin alacağı sürüncemede bırakıldığından davalılara 04.06.2021 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı ihtarname keşide edilerek hakedişe bağlanarak onaylanmış alacaklarının ödenmesi aksi halde; yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, (EK8) ihtarname keşidesinden sonra 07.06.2021 tarihinde davalı ... Tasarım Ve Uygulama İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ..., ... aracılığıyla müvekkil şirket yetkilisi ...'un ... Bankası ... IBAN numaralı hesabına 7.500,00 USD (karşılığı olarak 64.725,00 TL) işçilik ödemesi açıklamasıyla ödeme yaptığını, (EK 9) yine 07.06.2021 tarihinde davalı ... ...ve diğer davalı ... Tasarım Ve Uygulama İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. Ltd. Şti (açıklamada ABD+... yazmaktadır) tarafından firmanın Maslak adresindeki ofisinde ... adına ... imzasına 12.500,00 USD elden ödeme yapıldığını, (EK10) müvekkili tarafından ihtarname keşidesinden sonra davalılardan ... Tasarım Ve Uygulama İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sadece kısmi ödeme yapılıp ihtarnameye cevap verilmezken, sadece kısmi ödeme yaptıktan sonra Beyoğlu 48. Noterliğinin 14.6.2021 tarihli ihtarnamesini keşide ederek müvekkilinin ihtarına cevap verdiğini, (Ek 11) davalı ... ... ...keşide ettiği ihtarname ile her ne kadar borcu kabul etmediklerini, hakkedişlerin onaylanmadığını, eksik işler yapıldığını iddia etmiş olsa da sözleşme süresince ve müvekkili tarafından ihtarname gönderilene kadar işin eksik yapıldığına ilişkin bir ihtar gönderilmediği gibi hakkedişlere düşülmüş bir eksik imalat şerhinin bulunmadığını, müvekkilinin alacağını yasal yoldan tahsile giriştiğini gören davalı mesnetsiz iddialar ile ödeme yapmaktan kaçınmaya kendi temerrüdüne adeta mazeret yaratmaya çalıştığını, müvekkilinin Libya’daki şantiyede devam eden işi süresince ... Tasarım Ve Uygulama İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. Ltd. Şti İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... ve ... ... sık sık şantiye sahasına geldiğini, şantiyede müvekkilinin çalışmasını gördüğünü, bu süreçte müvekkiline iletilmiş bir eksik iş iddiası bulunmadığını, tarafların yapmış olduğu şantiye ziyaretlerinde veya müvekkiline yapılan kısmi hakkediş ödemelerinde müvekkili şirketten kaynaklanan herhangi bir eksiklik veya aksaklıktan söz etmediklerini, müvekkilinin hukuki yola başvurmasını takiben davalılardan ... ...’ın ödeme yapmaktan kaçınmak için mazeret yaratmaya çalıştıklarını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre işçilerin tüm masrafları hakkedişlerden bağımsız olarak davalılara ait olmasına rağmen (sözleşme madde 9) davalılar tarafından ödenmesi gereken masraflara mahsuben 17.500,00 TL dışında bir ödeme dahi yapılmadığını, masraflara mahsuben yapılan ödeme ... ...'ın muhasebecisi ... tarafından 10.03.2021 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ...'un ... Bankası ... IBAN numaralı hesabına gönderilmiş olup müvekkili tarafından yapılan ve davalılarca ödenmesi gereken masraflar dahi müvekkiline ödenmediğini, (Ek 12) müvekkilinin davalıların yükümlenmiş oldukları masrafları dahi kendisi karşılamak zorunda kaldığını ve bu masraf kaleminden olan alacakları saklı tutuklarını, müvekkili şirketin, davalı ... ...'ın ihtarnamesine cevaben 02.07.2021 tarihinde Ankara 53. Noterliği 18448 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini (EKİ 3), müvekkili şirketin ihtarnamesinde özetle; “Davalının ihtarnamesinde belirttiği gibi kendilerine yüklü bir ödeme yapılmadığını, sözleşmede yer alan 20.000,00 USD avans ödemesi maddesine dahi davalıların uymadıklarını, ihtarnamede ödemelere ilişkin bir miktar belirtilmediği için iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yapılan işlerin hatalı ve eksik yapıldığına ilişkin beyanların kötü niyet göstergesi olduğunu, tüm hak edişlerin şantiye şefi ... ve proje müdürü ... tarafından imzalanıp kabul edildiğini, çalışılan dönem boyunca şantiye yetkililerinin gösterdiği ve düzeltilmesi gereken işlerin yarım bırakılmadığını, ... ödeme konusunda hiçbir yazılı ve sözlü taahhüdün tutulmamasıyla birlikte sözleşmede işveren sorumlulukları içerisinde işçi sigorta ve özel sağlık sigortası gibi işçilik haklarının da defalarca halledileceğinin söylenmesine rağmen halledilmediğini, iyi niyet çerçevesinde başlayan ticari ilişkinin davalıların sözleşme şartlarını yerine getirmemiş bulunması nedeniyle sonlandığını, bundan sonraki süreçte hukuki yollara başvurulacağını” belirttiğini; müvekkilinin ihtarnamesine karşılık davalı ... ...'ın cevaben 8.7.2021 tarihli Beyoğlu 48. Noterliğinin ihtarnameyi gönderdiğini (EK14), davalı ihtarnamesinde özetle; “İhtarnamedeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, sözleşmedeki bedellerin ödendiğini, yasal haklarını saklı tuttuklarını"n belirttiğini; sözleşmede ve ön protokolde, işin teknik şartları ve maliyetleri belirtildiğini, belirlenen maliyetler taraflarca onaylanarak kabul edildiğini ve bu birim fiyat maliyetler nazara alınarak müvekkilinin işçileri ile birlikte Libya’ya gitmiş imalatlarını yaptığını, sözleşmede hem birim fiyatlar hem ödeme şekilleri kararlaştırıldığı halde davalılardan biri tarafından ödeme yapmaktan kaçınmak amacıyla ileri sürüldüğü açık olan fiyatların fazla olduğu iddiası mesnetsiz olduğunu, keza taraflar arasında akdedilen ön protokol ve sözleşmenin 4. Maddesinde fiyatların işin tamamı bitene kadar değişmeyeceği hususunun açıkça kabul edildiğini; davalı ... Tasarım Ve Uygulama İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ihtarnamelere cevap vermeyip, borcu kabul ederek kısmi ödeme yaptığı halde diğer davalı ... ...'ın mesnetsiz sebepler ileri sürerek bakiye alacağı ödemekten kaçınması nedeniyle müvekkilinin haklı alacağına kavuşması sürüncemede bırakıldığından yasal süreç başlatıldığını,
TTK’nın 5. Maddesi gereğince dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, 20.09.2021 tarihinde arabuluculuk süreci anlaşmama olarak sonuçlandığını ve anlaşmama şeklinde tutanak düzenlendiğini, tüm bu hususlar göz önüne alındığında 24.352,57 USD tutarlı 1. Hak ediş, 18.986,78 USD tutarlı 2. Hak ediş ve 40.437,39 USD tutarlı 3. Hak ediş raporu uyarınca mevcut olan toplam 86.171,75 USD alacaklarından bakiye ödenmeyen 48.636,75 USD alacağın tahsili için huzurdaki davayı açmak zorunluluğu doğduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede alacağa esas birim fiyatlar USD (Amerikan Doları) cinsinden belirlenmiş olduğunu ve toplam iş bedeli de Amerikan Doları olarak hak edişlere bağlandığını,
TBK 99/3. Fıkrası uyarınca müvekkilinin alacağının USD cinsinden tahsili (fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödenmesini talep hakkımız saklı tutularak) ve dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının TCMB ye Amerikan Doları üzerinden açılan mevduata uygulanacağını bildirdikleri yıllık en yüksek yabancı para mevduat faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı müvekkilleri aleyhine taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca, yapıldığı iddia edilen işler karşılığı düzenlenen Hakediş Raporlarına bağlı 48.636,75 USD alacaklarından bahisle dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının TCMB ye Amerikan Doları üzerinden açılan mevduat uygulanacağını bildirdikleri yıllık en yüksek yabancı para mevduata faizi ile davalı müvekkillerinden müştereken ve müteselsilen tahsili talepli bu davanın açıldığını, Libya Tripoli'de müvekkili ... ... ...ve diğer müvekkili davalı ... Tasarım Ve Uygulama İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. Ortaklığı üzerinden iç mimari proje hizmetleri yapıldığını, ince işlerle ilgili dijital ortamda Hastanenin ikmal işinin proje kapsamındaki alanların kaba sıva, kaba sıva üzeri alçı sıva işleri, tuğla-bims üzeri alçı sıva işçiliği, seramik işçiliği, plastik boya işçiliği, makina ile yatay düzlem şap atılması işçiliği, sürme su izolasyonu işçiliği, membran ile su izolasyonu işçiliği, beton bürüt astar-duvar kağıt altı astar işçiliği vb. işlerin yapılması için davacı taraf ile 13.02.2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, taraflar arasında imzalanan bu sözleşme uyarınca mutabık kalınan bedeller doğrultusunda yüklü miktarda ödemeler davacı şirkete yapılmış olduğunu ve bu ödemelerin çoğunun davacı firma yetkilisi ...'un hesabına aktarıldığını; davacı tarafa yapılan ödemelerin dava dilekçelerinde kabul edildiğini, devam eden süreçte davacı tarafça hiçbir gerekçe gösterilmeden ve geçerli bir sebep ileri sürülmeden ilgili sözleşmeye aykırı davranıldığını, 11.05.2021 tarihinde davacı taraf sözleşme gereği üstlendiği edimleri yerine getirmekten imtina edildiğini, ilgili inşaat alanındaki faaliyetlerini sebepsizce durdurduğunu, davacı tarafın bu dava ile alacaklı olduğunu iddia ettiği hak ediş bedellerinin müvekkili firmalarca onaylanmamış olduğunu, bu hak ediş raporlarındaki metrajlar gerçeği yansıtmadığından yani sahada uygulanmayan metrajlara dayalı oldukça fahiş tutarlar yansıtılmış olduğunu, ayrıca inşaat alanında davacı tarafın çalıştığı süre içerisinde sözleşmeye aykırı davranılarak imalatları olması gerektiği gibi tamamlamadığını, eksik ve hatalı imalatlar yapıldığının tespit edildiğini, davacı tarafça dava konusu hak ediş raporlarına şantiye şefi ... ve proje müdürü ...'ın onay verdiği belirtilmiş ise de; bu kişilerin müvekkilleri adına onay yetkisi veya görevlendirmesi olmadığını, bu kişiler dava dışı asıl işveren yatırımcı tarafından görevlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan 13.02.2021 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde açıkça; '' taşeron, işleri aksatmayacak ve işin onaylı iş programına uygun olarak yapılması için gereği kadar usta ve işçi çalıştıracaktır...'' şeklinde hükmün yer aldığını, davacı tarafça inşaat alanına yeterince usta ve işçi tahsisi yapılmadığını, az işçi ile sözleşmede yer alan imalatların yapılmaya çalışıldığını, davacı tarafça yeterli ve nitelikli işçi çalıştırılmadığından sözleşmede yer alan imalatlar sözleşmeye uygun yapılmadığı gibi son derece eksik ve hatalı çalışmaların söz konusu olduğunu, taraflarca imzalanan sözleşmenin 7. maddesinde; ''TAŞERON yapmış olduğu işi işverene onaylatmakla yükümlüdür. Beğenilmeyen işler bila bedel sökülüp yeniden yapılacaktır. TAŞERON, teknik ve idari her türlü denetimlerde görülecek aksaklıkları, hatalı imalat ve montajları derhal düzeltmekle veya yenilemekle sorumludur. TAŞERON şantiyede çalışan diğer TAŞERONLARIN ve İŞVEREN'in çalışmalarını aksatmayacak önlemleri almakla ve malzemelerin kaybına sebebiyet vermemekle yükümlüdür. TAŞERON, İŞVEREN'in izni olmadan işi kısmi veya tamamen başkasına devir ve temlik edemez. İmalata veya şantiye düzenine yönelik olumsuz yaklaşım sergileyen TAŞERON çalışanları İŞVEREN tarafından işten çıkarılabilir.'' şeklinde hüküm yer aldığını ve ilgili sözleşme maddesi uyarınca davacı tarafça yapılan işlerin müvekkili firmaların onayına sunulmadığını, eksik işlerin tamamlanmadığını, hatalı yapılan işlerin düzeltilmediğini, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye, davalı müvekkili tarafından ihtarname ile cevap verildiğini; ayrıca yine davacı tarafından gönderilen ihtarnameye, davalı müvekkili tarafından ihtarname ile cevap verildiğini, bu ihtarnameye cevaplarda davacı tarafça yapılan işlerin eksik ve hatalı yapıldığı, fahiş tutarlı hak edişlerin müvekkili firmaların onayına sunulmadığını, müvekkili firmalar tarafından onaylanmadığının belirtildiğini, eksik ve hatalı yapılan işler nedeniyle aksine müvekkillerinin davacıdan hak ve alacağının var olduğunu; davacı tarafça yapılması gereken işlerin herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın yarıda bırakıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında davalıların yüklenicisi oldukları inşaat işinin yapılması ile ilgili 13/02/2021 tarihli sözleşme ve ön sözleşme kapsamında ödenmediği iddia olunan hak ediş bedellerinin subüt ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görülmüştür. DELİLLER;
Taraflarca sunulan sözleşme, ihtarname, yazışma örnekleri, hakediş raporları ve ekleri dosya içerisine alınmış, tarafların bildirdiği tanıklardan adresi mahkememiz yargı çevresinde olanlar mahkememizce dinlenmiş, diğer tanıklar Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ve Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nce talimat yolu ile dinlenmiş, Libya'dan Dönüşün Gerçekleştiği Güne Kadar Tamamlanmış İşleri gösterir Kamera Kayıtları dosyaya sunulmuştur.
TANIK ... : "Davalı ... ... benim amcam olur, ben onun ofisinde mimar olarak çalışıyorum. Libya'da bulunan hastane işi ile ilgili ... art ile birlikte ... mimarlık ofisi olarak ortaklaşa bir proje çıkarıldı, bu projenin kontronüllüğü yapılıyordu, ofisten gönderilmiş herhangi bir görevli yoktu, benim bildiğim kadırıyla ... Libya'daki müşteri ile kendisi görüşüp anlaştı, ödeme ve hakedişlerle ilgili bir bilgim bulunmamaktadır, tanıklık ücret talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ... : "Ben davalı ... ... ...şirketinde bu projenin yapıldığı dönemde ... Hastanesinin yapımı ile ilgili davalının idari işler şefi olarak görev yaptım. Davacı yaklaşık 30 kişilik bir ekiple binanın ince işlerini yapıyordu, hatta bununla ilgili ödemelerde düzenli yapılıyordu, Libya'daki kısma ilişkin iş avanslarını ben ödüyordum. Ancak daha sonra Türkiye tarafından ... ile ilgili ödemelerde sıkıntı olması üzerine 20-25 gün boyunca işçiler ortada kaldılar, yemek dahi çıkmadı. Ödemeler yapılmadığı için de inşaatı terkettiler, bırakmak zorunda kaldılar, şantiye şefi ... ve proje müdürü ... vardı ve şantiye şefi hak edişlere konu işi gezip tespit ediyor, akabinde proje müdürüne sunuyordu, proje müdürü de gerekli kontrolleri yaparak onay veriyordu. Hak edişlerle ilgili herhangi bir eksik ya da fazla düzenlendiği ile ilgili bir itiraz olmamıştı. Böyle bir olay olduğunu hatırlamıyorum. Hatta ben şirketin Libya'daki davalıların işverenleri olan Araplar ile davacı arasında iş talimatları ile ilgili tercümanlık da yaptığım için bu hususta davacıya iletilmiş eksik ve ayıp olmadığını iyi biliyorum.
Uyuşmazlık tamamen davalı tarafça ödemelerin yapılmamasından kaynaklanmıştır. Biz de alacağımızı alamadığımız için davalılara karşı iş mahkemesinde açmış olduğum dava vardır ancak herhangi bir husumet yoktur. Araplar diye bahsettiğim yatırımcılar ...'a 1 Milyon Dolar'a yakın bir para ödedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ...: "Ben davalı ... ... takımında satın alma biriminde görevliyim. Libya'da yapılan ... Hospital isimli hastanenin yatırımcı adına alçı boya gibi ince işler verildi. Ancak Libya'daki yatırımcı ...'in ricası üzerine davacı ile sözleşme davalılarca yapıldı. Ama davacının işvereni gerçekte yatırımcı idi. Yatırımcının Türkiye'de ... adında bir yetkilisi vardı, hak ediş ödemelerini o getiriyordu. İlgili kişinin hesabına ben yatırıyordum. Yatırımcı davacı tarafından yapılan işle ilgili fazla metraj ve birkaç hatalı işle ilgili itirazları vardı, bunu ...'a iletmişti. Bunun üzerine davacıya hatalı ilamatların düzeltilmesi ile ilgili mail ya da whatsupla bilgi geçilmişti şuanda tam olarak ne şekilde bilgi verildiğini hatırlamıyorum. Ayrıca yatırımcının sanırım Mayıs ayı gibi işçilerin işi bırakarak inşaatı terketmeleri ile ilgili de bir sıkıntısı olmuştu. Hak edişe onayı yatırımcı adına görev yapan ... veriyordu. ... ya da ... adına hak edişe onay verme gibi bir yetkisi yada yükümlülüğü yoktu. Yatırımcı adına bu işlemi yapıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... ... Ltd. Şti'nin yetkilisi ... beyanında: "yetkilisi olduğum ... ve ... ... tarafından Libya'da yapılan hastanenin ince işlerini yapmak üzere asıl işveren olan ... isimli Libya'da bulunan işverenlerden iş alınmış ve bu kapsamda yapılan sözleşmede hastanenin ince işlerine ilişkin çalışacak personelin ödemeleri, SGK işlemleri ve oturma izinleri gibi birçok işlemin asıl işveren tarafından yapılacağı işveren ile davalılar arasında yapılan sözleşmede belirtilmiş olup bu hususlar işveren tarafından yerine getirilmediği için sıkıntı meydana gelmiştir. ...'ı proje yöneticisi olarak biz bulup işe aldık. Libya'da proje müdürü olarak görev yapıyordu. Hak edişleri kontrol ediyordu. Normalde işverenin buradaki hak edişleri kontrol edip onaylamaları gerekmesine rağmen bunu yapmıyorlardı. Fiziken orada bulunup proje müdürü olarak da görevli olduğundan hak ediş onaylarını kendisi yapıyordu, resmi olarak böyle bir görevlendirme yoktu. Çünkü hak ediş onayları işveren tarafından imzalanıp onaylanması gerekiyordu, işveren buna yanaşmıyordu. Metrajlarla ilgili çok hatırlamıyorum ancak fiyatlarla ilgili hak edişlerdeki fiyatların yüksek olduğu ile ilgili işverenin itirazının olduğunu hatırlıyorum, işveren tarafından davalılarla yapılan sözleşme feshedildiğinden ve gerekli ödemeler yapılmadığından biz iyi niyetli olarak mevcut ödemeler kapsamında davacıya bir miktar ödemede bulunduk, ancak aslen bu ödemeleri işverenin yapması gerekiyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ...:"Ben Libya' da hastane inşaatında çalıştım, geçen sene ramazan bayramından hemen önceydi, karasıva alçı işlerini yaptım, biz bu işleri eksiksiz bir şekilde tamamladık, ramazan bayramından yaklaşık 10-15 gün önce işleri eksiksiz olarak tamamladık, bizi orada 10 gün kadar bıraktılar , dönmekte zorlandık, bizi buna maruz bırakan ... idi, zira kendileri malzeme temiminde zorlandılar, daha doğrusu geri kalan imalatlar için malzeme gerekli idi, malzemeleri temin edemediler, bizi de bu sebeple alı koydular, biz kendi imalatlarımızı bitirdiğimiz için oradan ayrıldık, gelen malzeme ekstra işler için gerekli idi, ... yapı hakedişleri alamadı, ben ... yapının saha formeniydim, bu sebeple yapılan işlerin hakedişinin ödenmediğini biliyorum, ben ...' ın işi asıl yaptıran Libyalılar' dan parayı aldığını biliyorum, çünkü parayı ödeyen kişi bize bunu söyledi, ancak bu para bizim hakedişimiz olarak ... yapıya ödenmedi, ... ' ın üzerinde kaldı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ...:"Ben daha önce davacı şirkette çalışıyordum, şu anda oradan ayrıldım, başka bir şirkette çalışıyorum, 2021 yılında hatırladığım kadarıyla 75 gün civarında iş yapımı süresince Tripoli şehrinde hastane alçı imalatı inşaatında çalıştım, onların istediği gibi alçı imalatı işlerini yapıp tamamladık, çalıştığım şirketin hakedişleri kabul edildi ve ancak ödemesi yapılmadı, biz çalışanlar olarak ... İnşaat şirketinden kendi çalıştığımız dönemle ilgili alacaklarımızı aldık, ben son gününe kadar oradaydım, yaptığımız imalatta eksiklik kalmadı, davalı şirketin elemanları geldi, eksiklik yoktu, onlar hakedişleri kabul ettiler, zaten ... bey hariç diğerleri Türkçe bilmiyordu, Arapça konuşuyorlardı, ... beyin soyadını bilmiyorum o da herhangi bir eksiklikten bahsetmedi, biz çalıştık, dört dörtlük işimizi yaptılar, onlar hakedişlerimizi kabul ettiler ancak ödememizi yapmadılar, onlar ödeme yapmayınca bizde Türkiyeye döndük, tanıklık konusunda ücret talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ...:"Ben o dönemde ... İnşaat şirketinin işçisi olarak Libyanın Tripoli şehrine gittim, hastanenin alçı sıva kara sıva işlerini yaptık, iki aya kadar bir süre çalıştık, imalat eksiğimiz yoktu, tüm işi tamamladık, yaptığımız işte herhangi bir eksiklik yoktu, karşı firma çalıştığımız şirkete hakedişimizi yapmadı, bu nedenle oradan ayrıldık, ayrıldığımızda eksiklik yoktu, tanıklık konusunda ücret talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ...: "Ben o dönemde davacı ... İnşaat şirketinin işçisi olarak Libyanın Tripoli şehrine gittim, orada hastane imalatında kara sıva, alçı sıva işlerini yaptık, orada 45-50 gün gibi hatırladığım kadarıyla bir çalışmam oldu, işi komple eksiksiz olarak bitirdik, davalı taraf adına onların ortakları olduğunu düşündüğüm Türkçe bilmeyen Arap milliyetine tabi birileri geldi, ... şirketinin adamları da vardı, oradaki işimizin hepsini bitirdik, eksik iş kalmadı, davacı şirkete işin karşılığında herhangi bir ödeme yapılmadı, hakedişler yapılırken oradaydım, ... şirketinin ortaklarından biri olan ... bey vardı, karşı taraftan da adamlar vardı kendi aralarında konuşuyorlardı, ben duymadım, tanıklık konusunda ücret talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ...: "Ben dava dilekçesinde bahsi geçen ...Hastane inşaatında davalılar adına proje müdürü olarak görevliydim. Yapılan imalatlara ilişkin benim imzam ile 3 adet hakediş belgesi düzenlendi.
4.Hakediş davacı şirketin sahibi ... işi bırakması nedeni ile düzenlenemedi. İmzalarımın olduğu hakedişlere dayanak imalat kalemlerinde miktar ve tutarlar anlamında ayıplı ya da kabul edilemeyecek bir durum söz konusu değildi. Ne kadar ödeme yapıldığını tam olarak bilmiyorum ancak sonrasında davacı şirket ödeme yapılmadığı gerekçesi ile imalatları durdurdu. Ödeme yapılmadığını bilmekle birlikte ödenmeyen net tutarı tam olarak bilemiyorum. Davacı şirketin düzenlediği hakediş tutanakları içeriği doğrudur. Bu imalatlar gereği gibi yerine getirilmiştir. Proje yanlış hatırlamıyorsam 2021 yılı Ağustos ayında durduruldu. 1-2 aylık süreçte ufak çaplı elektrik, tesisat ve duvar işleri devam etti. Sonrasında imalatlar tamamen durduruldu. Konuya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 01/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Sayın Mahkemenin proje müdürünün yukarıda tercümesine yer verilen temsil mektubu doğrultusunda; hakedişe onay verme konusunda yetkili olduğu ve proje müdürünün huzurdaki; “ İmzalarımın olduğu hakedişlere dayanak imalat kalemlerinde miktar ve tutarlar anlamında ayıplı ya da kabul edilemeyecek bir durum söz konusu değildi. ” şeklindeki beyanı ile hakedişlerde kesinti ve metrajlarda düzeltme yapılmamış olmasının, hak edişlerin yetkili kişinin onayına havi, metrajların yapılan imalatla uygun olduğu kanaatine varması halinde; sözleşmenin ödemeler maddesi dikkate alınmak suretiyle; 47.546,95 $ tutarındaki miktarın davalı şirket tarafından ödemesi gereken miktarı teşkil ettiği sonucuna varılacağı, ancak sözü edilen konuların takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 47.546,95 USD'nin dava tarihinde harca esas TL karşılığının 47.546,95 USD x 13,7447 TL/USD= 653.518,56 TL olarak hesap ve tespit edildiği, " görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 26/10/2023 tarihli celse 1 nolu ara karar ile "1-Davacı vekilinin bilirkişi raporunda hesaplama hatası yapıldığına ilişkin itirazları doğrultusunda dosyanın en son rapor sunan bilirkişi heyetine tevdii ile ek rapor alınmasına," dair karar verilmiş olup; 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "30.03.2021 günü 3.000 Libya Dinarı ödeme yapılmıştır. 30.03.2021 tarihinde USD/LYD kuruna göre USD karşılığı; Kur 1 USD = 4,5220 LYD 3.000 LYD / 4,5220 USD/LYD= 663,42 USD Olarak hesap ve tespit edilmiştir. (Kaynak; https://tr.investing.com/currencies/usd-lyd-converter )11.04.2021 tarihinde ayrıca 3.000 LYD ödenmiş olup 11.04.2021 tarihinde USD/LYD kuruna göre USD karşılığı;Kur 1 USD = 4,5048 LYD 3.000 LYD / 4,5048 USD/LYD= 665,96 USD Olarak hesap ve tespit edilmiştir.( Kaynak; https://tr.investing.com/currencies/usd-lyd-converter)4- Sayın Mahkemenin davacı vekilinin Libya serbest piyasa kuru dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki beyanının kabul edilmesi durumunda ödemelerin toplamı; 30.03.2021tarihinde 3000 LYD karşılığı 663,42 USD 11.04.2021 tarihinde 3.000,00 USD 11.04.2021 tarihinde 3000 LYD karşılığı 665,96 USD 22.04.2021 ve 6.5.2021 tarihinde 1.000,00USD 12.05.2021 tarihinde 10.000,00 USD 07.06.2021 tarihinde 64.725,00 TL karşılığı 7.508,61USD 07.06.2021 tarihinde 12.500,00 USD TOPLAM : 35.337,99 USD Ödeme yapıldığı sonucuna varılacak olup, takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Ayrıntısı yukarıda gösterilen hesaplamanın Sayın Mahkemece uygun görülmesi halinde; davacının hakedişlerden kalan alacağı; 83.836,74 USD – 35.337,99 USD = 48.498,75 USD olmaktadır. Sayın Mahkemenin davacı vekilinin kabul anlamına gelmemek üzere; ekte sunduğu TCMB kur oranlarına göre 30.03.2021 ve 11.4.2021 Pazar gününe rastladığından, 12.4.2021 tarihli TCMB kurlarının esas alınması şeklindeki beyanını doğrultusunda hesaplama yapılmasına gerek duyması halinde; dosyasında birer örneği mevcut 30.3.2021 ve 12.4.2021 tarihli "Alım Satıma Konu Olmayan Dövizlere İlişkin Bilgi Amaçlı Kurlar " tablosunda Libya Dinarının TL karşılığının 1,8383 olarak açıklandığı görülmektedir.
6.Hesaplama bu şekilde yapıldığı takdirde ; 30.3.2021 tarihli 3000 LYD ödemenin TL karşılığı, 3.000 LYD x 1,8383 = 5.514,90 TL olmaktadır. Aynı tarihte TCMB 1 USD = 8,35 TL olup, 5.514,90 TL’nin dolar karşılığı; 5.514,90 TL/8,35 = 660,47 USD olmaktadır.
7.Bir diğer ödeme 11.4.2021 tarihinde 3.000 LYD olarak yapılmıştır. 11.4.2021 Pazar gününe rastlamaktadır. 12.04.2021 tarihinde TCMB Alım Satıma Konu Olmayan Dövizlere İlişkin Bilgi Amaçlı Kurlar tablosunda 1 LYD = 1,8103 TL olarak açıklanmaktadır. Hesaplama bu değer üzerinde yapıldığında; 3.000 LYD karşılığı 5.430,90 TL, aynı tarihte USD kuru 8,1951 TL, 5.430,90 TL/8,35 = 662,70 USD olmaktadır.
8.Söz konusu değerler dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama aşağıda gösterilmekte olup, takdiri Sayın Mahkemeye aittir.30.03.2021 tarihinde 3000 LYD karşılığı 660,47 USD11.04.2021 tarihinde 3.000,00 USD 11.04.2021 tarihinde 3000 LYD karşılığı 662,70 USD 22.04.2021 ve 6.5.2021 tarihinde 1.000,00USD 12.05.2021 tarihinde 10.000,00USD 07.06.2021 tarihinde 64.725,00 TL karşılığı 7.508,61 USD 07.06.2021 tarihinde 12.500,00 USDTOPLAM :35.331,78 USD TCMB verilerine göre yapılan hesaplamanın Sayın Mahkemece uygun görülmesi halinde; davacının hakedişlerden kalan alacağı; 83.836,74 USD – 35.331,78 USD = 48.505,96 USD olmaktadır. Yukarıdaki hususlara ilişkin tespitlerimizi belirtir ek rapor saygı ile arz olunur." görüş ve kanaatlerine varıldığı beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında kurulan Libya'daki hastanenin bir kısım işlerinin yapımı hususundaki sözleşmeler ve bu minvalde hazırlanan hakediş raporları kapsamında ödenmemiş hakediş bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. inşaat alanında faaliyet gösteren müteahhit şirket olduğunu, davalılar ... ... ...ve ... Tasarım ve Uygulama İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. Libya’nın Tripoli şehrinde ...isimli hastane inşaatının yapımı işinin yüklenicisi olarak iş görmekte olduğunu, davalıların yapmış olduğu hastane ikmal işinin proje kapsamındaki alanların kaba sıva, kaba sıva üzeri alçı sıva işleri, tuğla-bims üzeri alçı sıva işçiliği, seramik işçiliği, plastik boya işçiliği, makine ile yatay düzlem şap atılması işçiliği, sürme su izolasyonu işçiliği, membran ile su izolasyonu işçiliği, beton bürüt astar- duvar kâğıt altı astar işçiliği işlerinin müvekkili şirket tarafından yapılması için asıl yüklenici davalılar ile müvekkili şirket arasında ön prensip anlaşması imzalandığını, bu ön prensip anlaşmasına bağlı olarak 13.02.2021 tarihinde alt yüklenicilik sözleşmesi yapıldığını, ön prensip anlaşması ve sözleşmede sayılı işlerin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmesi konusunda anlaştıklarını, sözleşmede ve ön protokolde ayrıca maliyetler de belirtilmiş ve işin birim fiyat maliyet üzerinden yapılması hususu taraflarca kabul edildiğini, imzalanan Ön Protokol ve Sözleşmede davalılara “İŞVEREN" denildiğini, müvekkili şirkete “YÜKLENİCİ/TAŞERON” denildiğini; sözleşmede ve ön protokolde belirtildiği ve taraflarca kabul edildiği üzere hak ediş raporlarının proje müdürü tarafından onaylanmasını müteakip en geç 1 hafta içinde ödeme yapılması gerektiği hususunun taraflarca kabul edildiğini; davalılarla imzalanan anlaşmaya müteakip işi yerine getirmek üzere Libya ülkesi Tripoli ilinde kurulu şantiye alanına 14 işçisiyle beraber ekipmanlarını taşıdığını, sözleşme konusu işi yerine getirmeye başladığını, müvekkili tarafından yapılan işlere ilişkin ilk hak ediş raporu 21.03.2021 tarihinde 24.352,57 USD bedelli olarak düzenlendiğini, müvekkili şirket yetkilisi ..., Şantiye Şefi ... tarafından imzalanarak proje müdürü ...’a ibraz edildiğini, Proje Müdürü yapılan işler ve hak ediş raporunun birbirine uyumlu olmasıyla hak ediş raporuna 22.03.2021 tarihinde onay verdiğini, sözleşmeye göre hak ediş raporları onaylandıktan sonra 1 hafta içerisinde ödeme yapılacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen 1 no.lu hak ediş raporu onaylandıktan sonra 30.03.2021 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ...’a Libya’da şantiyede elden ödeme şeklinde sadece 600,00 USD (karşılığı 3.000,00 Libya Dinarı) ödeme yapıldığını, ödeme için kararlaştırılan 1 haftalık sürede hakkediş tutarı müvekkiline ödenmediğini, müvekkili şirket ilk hakedişten olan alacaklarının kendisine ödenmemesine rağmen iş görmeye devam ettiğini, 06.04.2021 tarihinde müvekkili şirketçe 2 no.lu hak ediş raporu 18.986,78 USD bedelli olarak düzenlendiğini, şirket yetkilisi Şantiye Şefi ... tarafından imzalanarak proje müdürü ...’a ibraz edildiğini ve Proje Müdürü yapılan işler ve hak ediş raporunun birbirine uyumlu olmasıyla hak ediş raporunu l5.04.2021 tarihinde onayladığını, anılan 2 no.lu hak ediş raporunun onayına müteakip müvekkili şirket yetkilisi ...’a şantiye alanında elden ödeme şeklinde 11.04.2021 tarihinde toplamda 3.600,00 USD ödeme yapıldığını, 22.04.2021 tarihinde ve 06.05.2021 tarihinde şantiye alanında ...’e elden ödeme şeklinde toplamda 1.000,00 USD ödeme yapıldığını, her iki hakkediş sonrası sözleşme ile belirlenen sürede hakkediş tutarları ödenmeyen müvekkilinin, davalı şirket yetkililerinin ödeme yapacaklarına ilişkin beyanlarına ve kısa süre içerisinde ödemenin tamamının yapılacağı şeklinde ki ifadelerine itibar ederek bir süre daha işi yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, iş görme borcunu 1. Ve 2. hak ediş bedelinin de ödenmemesine rağmen yerine getirmeye devam ettiği halde, davalılar tarafından ödeme için belirtilen hiçbir süreye uyulmaması ve müvekkilinim işin devamında hakedişleri ödenmeden işe devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek ve imkansız hale gelmesi nedeniyle ödenmeyen 2 hak ediş raporundan sonraki işleri de kapsayan son 3. (kesin) hakkedişi 40.437,39 USD olarak (EK7) 11.05.2021 tarihinde düzenleyip teslim ederek 12.05.2021 tarihinde işçileri ile birlikte Türkiye’ye döndüğünü, müvekkill işçileri ile birlikte Libya'dan Türkiye’ye döndükten sonra 40.437,39 USD tutarlı 3. Hak ediş raporu proje müdürü ... tarafından 27.05.2021 tarihinde onayladığını, müvekkili işçileri ile birlikte Türkiye’ye döndükten sonra toplamda 78.576,74 USD alacağı olduğu halde 12.05.2021 tarihinde davalı ... ...muhasebecisi ... tarafından şirket yetkilisi ...’a İstanbul'da Maslak adresindeki ... ofisinde elden yalnızca 10.000,00 USD ödeme yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşme uyarınca imalatları yaparak 15 günlük hak ediş raporlarına bağladığını, yapılan işlerde ve düzenlenen hak ediş raporlarında bir eksiklik olmadığı için Proje Müdürü tarafından hak edişler onaylanmış olduğu halde müvekkilinin yaptığı işin karşılığı olarak davalılar tarafından yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını beyan ederek eldeki alacak davasını açmıştır.
Davalı ise savunma olarak; davacı taraf ile 13.02.2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, taraflar arasında imzalanan bu sözleşme uyarınca mutabık kalınan bedeller doğrultusunda yüklü miktarda ödemeler yapılmış olduğunu, davacı tarafa yapılan ödemelerin dava dilekçelerinde kabul edildiğini, devam eden süreçte davacı tarafça hiçbir gerekçe gösterilmeden ve geçerli bir sebep ileri sürülmeden ilgili sözleşmeye aykırı davranıldığını, 11.05.2021 tarihinde davacı taraf sözleşme gereği üstlendiği edimleri yerine getirmekten imtina edildiğini, ilgili inşaat alanındaki faaliyetlerini sebepsizce durdurduğunu, davacı tarafın bu dava ile alacaklı olduğunu iddia ettiği hak ediş bedellerinin müvekkili firmalarca onaylanmamış olduğunu, bu hak ediş raporlarındaki metrajlar gerçeği yansıtmadığından yani sahada uygulanmayan metrajlara dayalı oldukça fahiş tutarlar yansıtılmış olduğunu, ayrıca inşaat alanında davacı tarafın çalıştığı süre içerisinde sözleşmeye aykırı davranılarak imalatları olması gerektiği gibi tamamlamadığını, eksik ve hatalı imalatlar yapıldığının tespit edildiğini, davacı tarafça dava konusu hak ediş raporlarına şantiye şefi ... ve proje müdürü ...'ın onay verdiği belirtilmiş ise de; bu kişilerin müvekkilleri adına onay yetkisi veya görevlendirmesi olmadığını, bu kişiler dava dışı asıl işveren yatırımcı tarafından görevlendirildiğini, davacı tarafça inşaat alanına yeterince usta ve işçi tahsisi yapılmadığını, az işçi ile sözleşmede yer alan imalatların yapılmaya çalışıldığını, davacı tarafça yeterli ve nitelikli işçi çalıştırılmadığından sözleşmede yer alan imalatlar sözleşmeye uygun yapılmadığı gibi son derece eksik ve hatalı çalışmaların söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisidir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler,
TBK 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi, 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu,TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek yoktur. Eksik işler yönünden TBK 474-478. maddelerindeki hükümler uygulanmaz.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa; davacı, davalının Libya’nın Tripoli şehrinde ...isimli hastane inşaatının yapımı işinin yüklenicisi olarak iş görmekte olan asıl yüklenici davalılar ile ön prensip anlaşması ve buna bağlı olarak 13.02.2021 tarihinde alt yüklenicilik sözleşmesi imzalamıştır. Ön prensip anlaşması ve sözleşmede sayılı işlerin davacı şirket tarafından yerine getirilmesi konusunda anlaşılmış, sözleşmede ve ön protokolde ayrıca maliyetler de belirtilmiş ve işin birim fiyat maliyet üzerinden yapılması hususu taraflarca kabul edilmiştir.
Davacı tarafça yapılan işlere istinaden ilk hak ediş raporu 21.03.2021 tarihinde 24.352,57 USD bedelli olarak düzenlenip, Şantiye Şefi ... tarafından imzalanarak proje müdürü ...’a ibraz edilmiş, proje müdürü hak ediş raporuna 22.03.2021 tarihinde onay vermiş, 1 no.lu hak ediş raporu onaylandıktan sonra 30.03.2021 tarihinde davacı şirket yetkilisi ...’a Libya’da şantiyede elden ödeme şeklinde 600,00 USD (karşılığı 3.000,00 Libya Dinarı) ödeme yapıldığı davacı tarafça beyan edilmiş, 06.04.2021 tarihinde davacı şirketçe 2 no.lu hak ediş raporu 18.986,78 USD bedelli olarak düzenlenip, şirket yetkilisi Şantiye Şefi ... tarafından imzalanarak proje müdürü ...’a ibraz edilmiş ve Proje Müdürü hak ediş raporunu l5.04.2021 tarihinde onay vermiş, 2 no.lu hak ediş raporunun onayına müteakip davacı şirket yetkilisi ...’a şantiye alanında elden ödeme şeklinde 11.04.2021 tarihinde toplamda 3.600,00 USD ödeme yapıldığı, 22.04.2021 tarihinde ve 06.05.2021 tarihinde şantiye alanında ...’e elden ödeme şeklinde toplamda 1.000,00 USD ödeme yapıldığı yine davacı tarafça beyan edilmiştir.
Davacı şirket ilk hakedişten olan alacaklarının kendisine ödenmemesine rağmen iş görmeye devam ettiğini, davalılar tarafından ödeme için belirtilen hiçbir süreye uyulmaması ve müvekkilinim işin devamında hakedişleri ödenmeden işe devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek ve imkansız hale gelmesi nedeniyle ödenmeyen 2 hak ediş raporundan sonraki işleri de kapsayan son 3. (kesin) hakkedişi 40.437,39 USD olarak (EK7) 11.05.2021 tarihinde düzenleyip teslim ederek 12.05.2021 tarihinde işçileri ile birlikte Türkiye’ye döndüğünü, müvekkill işçileri ile birlikte Libya'dan Türkiye’ye döndükten sonra 40.437,39 USD tutarlı 3. Hak ediş raporu proje müdürü ... tarafından 27.05.2021 tarihinde onayladığını, müvekkili işçileri ile birlikte Türkiye’ye döndükten sonra toplamda 78.576,74 USD alacağı olduğu halde 12.05.2021 tarihinde davalı ... ...muhasebecisi ... tarafından şirket yetkilisi ...’a İstanbul'da Maslak adresindeki ... ofisinde elden yalnızca 10.000,00 USD ödeme yapıldığını beyan etmiştir.
Sonuç olarak davacı sözleşmeye göre hak ediş raporları onaylandıktan sonra 1 hafta içerisinde ödeme yapılacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen hakkediş tutarlarının ödenmediğini belirterek alacak talebinde bulunmuş; davalı ise ödemelerin yapıldığını, hak edişlerin onaylanmadığını, metrajlar arasında fark olduğunu, eksik ve hatalı imalatların tespit edildiğini, şantiye şefi ... ve proje müdürü ...'ın davalılar adına onay yetkisi olmadığını, bu kişilerin dava dışı asıl işveren yatırımcısı tarafından görevlendirildiğini, yeterli usta ve işçi tahsisi yapılmayıp nitelikli işçi çalıştırılmadığından eksik ve hataların söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Huzurdaki davada üzerinde durulması gereken ilk husus; sözleşmenin 3 ve 10. Maddeleridir. Zira taraflar arasında; yüklenicinin Tripoli şantiyesine giderek, işe başlaması ve yapılan imalata karşılık kısmen Libya’da, kısmen de Türkiye’de bir kısım ödemeler almış olması hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak sözleşmede yapılacak ödemelerin birkaç şarta tabi olduğu, bunlardan ilkinin; sözleşmenin 3. Maddesinde yer aldığı, maddenin lafzı ““ Saha uygulama başlangıcı ile birlikte 2 haftalık hak edişler şeklinde ödeme yapılacağını Hak ediş dokümanı YÜKLENİCİ tarafından hazırlanacak, İŞVEREN Proje Müdürü tarafından onaylandıktan sonra en geç 1 hafta içerisinde YÜKLENİCİ'nin beyan ettiği hesaba ödenecektir." şeklinde düzenlenmiş olup, birinci koşulun Saha uygulama başlangıcı olduğunun anlaşıldığı, sahada işin başlamış olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, bir diğer şartın; hak edişin yüklenici tarafından hazırlanması ve işveren proje müdürü tarafından onaylanması olduğu, dosyaya sunulan belgelerden bu şartın yerine getirildiği, hakedişin onaya sunulduğunun görüldüğü, davalı vekili onay makamının yetkisine itiraz etmek suretiyle; davacının dava dışı olan asıl işveren yatırımcı tarafından görevlendirilen şantiye şefi ve proje müdüründen onay aldığını, sözleşmede belirtilen “ İşveren Proje Müdürü tarafından onay “ gerçekleşmediği için hakkediş ödemesi yapılmadığını beyan etmekle birlikte; dava dosyasına sunulan temsil mektubunun yeminli tercümesine göre; “ ……… Proje Müdürü ...'ın ... Tasarım Ekibinin proje yöneticisi olduğuna ve tüm koşullarda müzakere ve ...’daki Hastane Projesi sınırlarında tüm konularda yetkili olduğunu bildiririz.” keza hak edişi imzalayan Proje Müdürünün, huzurda vermiş olduğu “…. İmzalarımın olduğu hakedişlere dayanak imalat kalemlerinde miktar ve tutarlar anlamında ayıplı ya da kabul edilemeyecek bir durum söz konusu değildi. ” şeklindeki beyanı dikkate alındığında, proje müdürünün Libya’daki Hastane İnşaatı ile ilgili tüm konularda yetkili olduğu yönünde bir kanaat oluşmuştur. Kaldı ki duruşmada beyanı alınan davalı şirket yetkilisi "...'ı proje yöneticisi olarak biz bulup işe aldık. Libya'da proje müdürü olarak görev yapıyordu. Hak edişleri kontrol ediyordu. Normalde işverenin buradaki hak edişleri kontrol edip onaylamaları gerekmesine rağmen bunu yapmıyorlardı. Fiziken orada bulunup proje müdürü olarak da görevli olduğundan hak ediş onaylarını kendisi yapıyordu, resmi olarak böyle bir görevlendirme yoktu. Çünkü hak ediş onayları işveren tarafından imzalanıp onaylanması gerekiyordu, işveren buna yanaşmıyordu." şeklinde beyanda bulunarak ...' proje yöneticisi olarak kendilerinin işe aldığını ve hak edişleri yaptığını kabul etmiştir. Her ne kadar işverenin hakedişleri onaylaması gerektiği belirtilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalılar işveren olarak yer aldıklarından bu beyana itibar edilmemiştir.
Hak ediş alacağına davalı tarafından yapılan itirazın esas itibariyle üç noktada toplandığı, bunlardan ilkinin hak edişlerin yetkili kişinin onayına havi olmaması diğeri; işin yeterli sayılı elemanla yapılmamış olması, üçüncüsü ise; yapılan imalatlarda mevcut olduğu söylenen hatalar olduğu, bu konuda davalı vekili davacı tarafça inşaat alanına yeterince usta ve işçi tahsisi yapılmadığını, az işçi ile sözleşmede yer alan imalatların yapılmaya çalışıldığını, davacı tarafça yeterli ve nitelikli işçi çalıştırılmadığından sözleşmede yer alan imalatlar sözleşmeye uygun yapılmadığı gibi eksik ve hatalı çalışmaların söz konusu olduğunu beyan etmekle birlikte; dosyasında yapılan hataların neler olduğu, şantiye sahasında tesbit edilen, bu konuda tarafların katılımıyla tanzim edilen tutanak, davalı şirket yetkililerinin davacı yetkilisine inşaat alanında vermiş olduğu bir yazı, sözleşmenin 7. Maddesine dayalı şekilde hatalı imalatların düzeltilmesi konusunda bir talebin mevcudiyetinin tesbit edilmediği, sözleşmede işin nasıl yürütüleceği, gerekli iş gücü sayısı, Libya’ya gelen iş gücünün niteliği hususlarını düzenleyen bir maddenin yer almadığı, konunun sözleşmenin 5. Maddesinde genel bir değerlendirme şeklinde “ Taşeron işleri aksatmayacak ve işin onaylı iş programına uygun olarak yapılabilmesi için gereği kadar usta ve işçi çalıştıracaktır. Taşeron işi yürütemez veya işi bırakır, işverenin yazılı uyarısına rağmen 15 gün içerisinde taşeronun işi yapamayacağı tesbit edilir ise işverenin sözleşmeyi derhal feshetme hakkı mevcuttur. “ olarak belirlendiği, işveren vekili tarafından işin aksatıldığı, programın gerisinde kalındığı, eksik ve hatalı çalışmaların olduğu öne sürülmekle birlikte; bunların neler olduğu, karşılıklı tutanak tanzim edilip edilmediği, tutanak davalı şirket yetkilisi tarafından tutulmuşsa; bunun bir örneğinin davacı şirkete verilip verilmediği, eğer bu hususlar yerine getirilmemişse; noksan ve hatalı imalatların neler olduğu, miktarı, sözleşmede bu husus; ''TAŞERON yapmış olduğu işi işverene onaylatmakla yükümlüdür. Beğenilmeyen işler bila bedel sökülüp yeniden yapılacaktır. TAŞERON, teknik ve idari her türlü denetimlerde görülecek aksaklıkları, hatalı imalat ve montajları derhal düzeltmekle veya yenilemekle sorumludur. “düzenlenmiş olup, söküm ve yeniden yapımın talep edilip edilmediği, söküm ve yeniden yapım davalı şirketler tarafından gerçekleştirilmişse; bunların nelerden ibaret olduğu, ne kadar malzeme ne kadar adam saat işçilik sarfedildiği konularında dosyada bilgi bulunmadığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaflı hususlardan bir diğerinin yapılan metrajlar olduğu, davalı şirket vekili bu konuda; “ hak ediş metrajları gerçeği yansıtmadığından yani sahada uygulanmayan metrajlara dayalı oldukça fahiş tutarlar yansıtılmış olup, ayrıca inşaat alanında davacı tarafın çalıştığı süre içerisinde sözleşmeye aykırı davranılarak imalatları olması gerektiği gibi tamamlamadığını, eksik ve hatalı imalatlar yapıldığının tespit edildiğini “ beyan ettiği, dosyasında yapılan metrajların, dayanağını teşkil eden icmallerin sahada uygulanmayan metrajlar olduğunu ve bu konuda davacı şirkete söz konusu metrajların kabul edilmeyeceğini, sahada yapılan imalatların yerinde tarafların katılımıyla bir kez daha ölçülmesinin istendiği ya da davalı şirket elemanları tarafından yapılan ölçümler neticesinde farklar oluştuğunu ifade eden bir yazı veya benzeri bir belgenin tesbit edilmediği, davacı şirketin çalışanları ile Türkiye’ye döndükten sonra da; davacı tarafından hakedişlere dayalı alacakların talep edilmesi aşamasında da metraj uyumsuzluğundan söz eden bir yazının bulunmadığı, bu hususun; dosyasına ibraz edilen belgelere göre davacının gönderdiği ihtarname sonrasında davalı şirketler tarafından verilen cevapta belirtildiği tespit edilmiştir.
Davalı tarafça eksik ve hatalı olduğu belirtilen işlerle ilgili bir tutanak veya ihbar bulunmadığı gibi davalı tanığı ...'ın beyanında bunları mail yoluyla bildirdiğini belirtmesine rağmen dosyaya bu konuda da bir delil sunulmadığı görülmüştür. Yine tanık olarak dinlenen proje müdürü ... Yapılan imalatlarda kendi imzası ile 3 adet hakediş belgesi düzenlendiğini 4. Hakediş davacı şirketin sahibi ... işi bırakması nedeni ile düzenlenemediğini, imzalarının olduğu hakedişlere dayanak imalat kalemlerinde miktar ve tutarlar anlamında ayıplı ya da kabul edilemeyecek bir durumun söz konusu olmadığını, ne kadar ödeme yapıldığını tam olarak bilmediğini ancak sonrasında davacı şirketin ödeme yapılmadığı gerekçesi ile imalatları durdurduğunu, ödeme yapılmadığını bilmekle birlikte ödenmeyen net tutarı tam olarak bilmediğini, davacı şirketin düzenlediği hakediş tutanaklarının içeriğinin doğru olduğunu, bu imalatların gereği gibi yerine getirildiğini beyan etmiştir.Tanık ... ise davalı ... ... ...şirketinde bu projenin yapıldığı dönemde ... Hastanesinin yapımı ile ilgili davalının idari işler şefi olarak görev yaptığını, davacının yaklaşık 30 kişilik bir ekiple binanın ince işlerini yaptığını, Libya'daki kısma ilişkin iş avanslarını kendisinin ödediğini, ancak daha sonra Türkiye tarafından ... ile ilgili ödemelerde sıkıntı olması üzerine 20-25 gün boyunca işçilerin ortada kaldıklarını yemek dahi çıkmadığını, ödemeler yapılmadığı için de inşaatı terk ettiklerini, bırakmak zorunda kaldıklarını, şantiye şefi ... ve proje müdürü ...'ın olduğunu ve şantiye şefinin hak edişlere konu işi gezip tespit ettiğini akabinde proje müdürüne sunduğunu, proje müdürünün de gerekli kontrolleri yaparak onay verdiğini, hak edişlerle ilgili herhangi bir eksik ya da fazla düzenlendiği ile ilgili bir itiraz olmadığını, öyle bir olay olduğunu hatırlamadığını, hatta kendisinin şirketin Libya'daki davalıların işverenleri olan Araplar ile davacı arasında iş talimatları ile ilgili tercümanlık da yaptığı için bu hususta davacıya iletilmiş eksik ve ayıp olmadığını iyi bildiğini, beyan etmiştir.
Gerek dosya kapsamı gereksei dinlenen tanık beyanları itibariyle davalı tarafça sözleşme edimlerinin yerine getirilmediği, eksik ya da ayıba ilişkin bir bildirim yapılmadığı, sözleşmeye göre hak edişlerin usulüne uygun bir şekilde onaylanmasına rağmen süresi içerisinde hak ediş ödemelerinin yapılmadığı anlaşıldığından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hükme asas alınan raporun neticesinde tespit edildiği üzere davacının hakediş alacağı olan 83.836,74 USD' den Libya Dinarı ile yapılan ödemeler TBK 99. Maddesi gereğince fiili ödeme günü rayiç değeri üzerinden USD' ye çevrilerek mahsup edilmek suretiyle bulunan 48.498,75 USD' nin dava tarihi olan 22/02/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 4/a. Maddesi uyarınca kamu bankalarının USD üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle talebin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM /Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; 48.498,75 USD' nin dava tarihi olan 22/02/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 4/a. Maddesi uyarınca kamu bankalarının USD üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 45.245,94TL nispi karar harcından peşin alınan 11.425,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.820,28 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına;
3.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 11.547,20 TL (80,70 TL BVH, 11,50 VSH, 11.455,00 TL Peşin Harç) harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.455,66 TL (1.455,00 TL Tebliğler ve postalar, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ) yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 10.351,18 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 98.730,68 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi' nin 13/2 maddesi gereğince hesap olunan 1.884,71 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7.Arabuluculuk görüşmelerinde atanan arabulucuya 1.360,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre takdiren 1.356,14 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, bakiye arabuluculuk ücreti olan 3,85 TL' nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider ve delil avanslarının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2024 Başkan ... e- imza Üye ... e- imza Üye ... e- imza Katip ... e- imza