Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/53
Karar No
K. 2024/234
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/53
KARAR NO: 2024/234
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 23/01/2024
KARAR TARİHİ: 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi'nin 07.03.2013 tarihinde kurulmuş olup kurulduğundan itibaren, otel ve konaklama, turizm, seyahat ve acentelik alanında faaliyet göstermekte olduğunu, seyahat acentesi faaliyetleri (hava yolu, deniz yolu, kara yolu, demir yolu ulaşımı için bilet rezervasyon işlemleri ve bilet satışı, seyahat, tur, ulaşım ve konaklama hizmetlerinin toptan veya perakende satışı, vb.) yiyecek ağırlıklı hizmet veren kafe ve kafeteryaların faaliyetleri, oturacak yeri olan fast-food (hamburger, sandviç, tost vb.) satış yerleri (büfeler dahil) tarafından sağlanan yemek hazırlama ve sunum faaliyetleri, otel vb. konaklama yerlerinin faaliyetleri (günlük temizlik ve yatak yapma hizmeti sağlanan yerlerin faaliyetleri) (kendi müşterilerine restoran hizmeti vermeyenler ile devre mülkler hariç) temel faaliyet ve uygulama alanı olduğunu, müvekkili şirketin işbu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirilmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkmasının mümkün olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerine devam etmesinin de sağlanmış olacağını, son dönemlerde küresel kriz ve kurdaki dalgalanmalardan dolayı hammadde maliyetlerinin yükselmesi ve genel tahsilat sıkıntısı nedeni ile ödeme yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamaların meydana geldiğini, müvekkili şirketin nakit akışının olumsuz bir döngüye girdiğini, borçların aşağıda belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanmasını ve müvekkili şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesini, işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması amacıyla hem ortaklık görüşmeleri devam etmekte olup, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, müvekkili şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmadığını, iflas halinde müvekkili şirketin varlıklarının parça parça satılacağını, değerinin altında satılacağını, bu durumda alacaklıların alacağına kavuşamayacağını, müvekkili şirketin iş bu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesini ve konkordato planının gerçekleştirmesini, alacaklıların alacağına kavuşmasını ve alacaklıların menfaatlerine uygun olduğunu, sermaye artışları ile sabit kıymet takdir satışlarından elde edeceği gelirlerle borçların ödenebileceğini, davacı müvekkilinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkiline ödenmesini, davacı müvekkilinin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkiline iadesini, davacı müvekkiline ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasını ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacının ilgili banka hesabına davacının kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik İhtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacıya iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı müvekkiline ait çeklerin arkasının karşılıksızdır olarak yazılmasının önlenmesini, senetlerin protesto edilmesinin önlenmesini, davacı müvekkilinin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve müvekkile komiser tayinini, talep ve dava etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi, 114/1.f bendi, 6098 sayılı TBK'nun 504. maddesi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletnamede ile borçlular vekilinin konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.

İİK 285/3. maddesi uyarınca konkordatonun tasdiki isteminde; iflasa tabi olan borçlu için 154. maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkili ve görevli mahkeme olarak düzenlenmiş olup davacı şirketin muamele merkezinin mahkememiz yargı sınırları içinde kaldığı, mahkememizin davaya bakmakta yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Talep, borçlu tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Adi Konkordato 2004 sayılı İİK. m. 285-309/ı arasında düzenlenmiştir.

Konkordato, borçlunun, kanunda öngörülen çoğunluktaki alacaklılar ile yapacağı ve ancak mahkemenin tasdiki ile borçlu ve alacaklılar bakımından (konkordatoya tabi ve ancak borçlu ile anlaşmaya varmayan alacaklılar dahil) bağlayıcı hale gelen bir cebri icra anlaşmadır. Konkordato kurumu, elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve ekonomik durumu bozulan veya bozulma ihtimali olan dürüst borçluları, iflastan korumak (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara: Adalet Yayınları, 2013 s.1443-1444) ve ödeme güçlüğü çeken borçlulara borçlarını yeniden yapılandırarak, işletmelerini iyileştirmelerine olanak sağlamak için ihdas edilmiştir. Konkordato kurumu ile borçluya, alacaklıların çoğunluğu ile anlaşarak borçlarını ödeme ve böylelikle iflastan kurtulma imkanı sağlanmak istenmiştir. Borçlu yapılacak olan anlaşma doğrultusunda borçlarını ödediğinde tüm borçlarından kurtulmuş olur. İsviçre doktrininde, konkordato sürecinde verilen konkordato kesin mühleti borçlunun mali durumunu iyileştirmesinin bir aracı olarak görülmektedir. İsviçre’deki kanun değişikliklerinin bir çoğunda açıkça iyileştirme kavramına yer verilmiştir. Konkordatoda alacaklıların menfaati olmakla birlikte esasen borçlunun menfaati daha ön plandadır. Adi konkordatoda, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda olduğu gibi malvarlığının tasfiyesi değil borçlunun mali durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanır.(Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Yasa Çerçevesinde KONKORDATO, İstanbul: Vedat Kitapçılık 2018, s.3 ve6) Adi konkordato, geçici mühlet, kesin mühlet, konkordatoya tabi (nisaba esas) alacaklı ve alacaklıların tespiti, alacaklılar toplantısının yapılması ve tasdik raporunun mahkemeye ibrazı ile başlayan tasdik aşamalarından oluşmaktadır.

Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.

Mahkememizce İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz sunulması sebebiyle davacı hakkında 25/01/2024 tarihi saat 17:00'dan itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla detaylı rapor tanzim edilmesi için konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş ve komiser heyeti 26/01/2024 tarihi itibarıyla davacının faaliyetlerine nezaret etmek suretiyle görevlerine başlamıştır.

İİK 288. maddesi uyarınca ilanların yaptırılmış, gazete örneklerinin dosya içine alınmış ve konkordato gider avansının tamamlandığı görülmüştür.

Konkordato geçici komiser heyeti tarafından sunulan 04/03/2024 tarihli ara raporda özetle ; "a) Şirketin, mülkü ... ait ... bölgesinde bulunan 32 odalı otel binasının kiracısı olduğu, binanın zemin katında...da ile akdedilen franchise sözleşmesine istinaden“...” markasıyla faaliyet gösteren bir işletme bulunduğu, b) Şirketin 31.01.2024 tarihli rayiç özvarlıklarının (-) 18.125.263,84 TL olduğu, diğer bir anlatımla, konkordato talep eden şirketin 18.125.263,84 TL borca batık olduğu, c) Konkordato talep eden ... şirketinin 30.10.2023 tarihinde kayıtlarında yer alan 3.611.992,18 TL tutarlı stoklarını ... A.Ş.’ye 101.000,00 TL bedel ile sattığının tespit edildiği, şirket gerçekleştirilen bu satış nedeniyle 3.510.992,18 TL zarar ettiği,

... A.Ş.’nin yetkilileri ile konkordato talep eden ... şirketinin yetkililerinin ve bu iki şirketin merkez adreslerinin birebir aynı olduğu, d) Şirketin herhangi bir çalışanının bulunmadığı, bu bilgi üzerinden şirket faaliyetleri irdelendiğinde, şirketin ana faaliyet konularının tamamını ilişkili şirketi olan ... A.Ş.’ye devrettiğinin tespit edildiği, dosyaya sunulan konkordato ön projesinde, şirketin faaliyetlerinin ilişkili şirket durumundaki ... A.Ş.’ye devredildiğinden hiç bahsedilmediği, aksine konkordato ön projesinde otel binasının görseline ve otelin ismine yer verilerek otelcilik faaliyetinin yürütüldüğünün belirtildiği, izlenen bu yöntemin konkordatonun ruhuyla bağdaşmadığı, e) Konkordato talep eden ... şirketinin, 30.11.2023 tarihinde kayıtlarında yer alan 3.409.087,16 TL’lik hizmet üretim demirbaşlarını .... A.Ş.’ye 1.158.000,00 TL (%20 KDV dahil) bedelle devrettiği, bu satıştan 3.206.419,55 TL zararın kayıtlara intikal ettirildiği, bu satışla şirketin otel binasında kullanılan tüm demirbaşları ... A.Ş.’ye devretmiş olduğu, ... şirketinin konkordato talep eden ... şirketi ile ilişkili olduğu, stokların ilişkili şirket olan ...’ya satışında olduğu gibi demirbaşların da yine diğer bir ilişkili şirket olan... şirketine zararına satılmasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiği, f) Ticari defterlerde ... A.Ş.’ye verilmiş toplam tutarı 12.500.000,00 TL olan 4 adet çek gözüktüğü, şirket yetkilileri tarafından bu çeklerin 16.08.2023 tarihli “.... Sözleşmesi”ne istinaden düzenlendiğinin belirtildiği, sözleşmede ilgili çeklerin 16.08.2023 tarihinde tevdi edildiği yazılı olmasına rağmen ticari defter kayıtlarına 31.12.2023 tarihi itibariyle işlenmesi, 2024 ve 2025 yıllarında yapılacağı belirtilen işlerin tamamı için 16.08.2023 tarihinde çek düzenlenmesinin ticari teamüllere aykırı olması, ... şirketinin otel renovasyonu alanında faaliyet göstermemesi, ... şirketinin otel binasındaki tüm demirbaşların zararına satışının yapıldığı ilişkili şirket olması hususlarının, ... A.Ş.’ye verilen toplamı 12.500.000,00 TL tutarlı olan 4 çekin gerçek bir alacak-borç ilişkisi çerçevesinde düzenlenmediği kanısı uyandırdığı, g) Borçlu ... şirketi 31.12.2023 tarihli mali verilerden hareketle hazırladığı konkordato ön projesinde, otelcilik faaliyetlerinin kendisi tarafından yürütüldüğü izlenimi yaratarak satış ve kâr hedeflerine yer verdiği oysa yukarıda (d) bendinde belirtildiği üzere, şirketin ana faaliyet konularının tamamını ilişkili şirketi olan ... şirketine devrettiği, h) Konkordato projesinde, ticari alacakların tahsilinden 15.250.260,36 TL kaynak sağlanacağı belirtilmişse de ticari alacakların yalnızca 1.831.776,57 TL’lik kısmının tahsil kabiliyetinin mevcut olduğu, i) Konkordato projesinde 3.000.000,00 TL sermaye artırımı hedefine yer verilmiş ve sermaye artırımı ödemesinin, şirket ortağında bulunan nakit ve şirket ortağının üçüncü şahıslardan olan senetli alacağının tahsilinden karşılanacağı belirtilmişse de bu konudaki dayanak belgelerin (ortağın banka hesap ekstreleri ve ortağın senetli alacağı bulunduğu gösteren belgeler) dosyaya sunulmadığı, j) Mevcut durumda sağlanabilirliği ortaya konulan borç ödeme kaynaklarının dönem başı mevcudu olan 6.863,43 TL ile ticari alacakların tahsilinden sağlanabilecek 1.831.776,57 TL olduğu, bir an için projede öngörüldüğü şekilde, sermaye artırımından 3.000.000,00 TL, faaliyet kârından (...üzerinden) 4.809.702,01 TL kaynak sağlanabileceği kabul edilse dahi, sağlanabilecek kaynaklar toplamının 9.648.342,01 TL yaptığı, bu kaynakların da toplam borç tutarı olan 19.975.607,49 TL’nin yarısını anca karşıladığı, tüm bu tespitlere göre, konkordato projesinin hayata geçirilme ihtimali bulunmadığı, k) Şirketin en yüksek cari hesap borcunun, otel binasının mülk sahibi olan ... ait olduğu, geçici mühletin üzerinden geçen 2 ay 8 günlük süre zarfında heyetimizden herhangi bir ödeme onayı talep edilmediği, şirketin cari dönem vergi borçlarını da ödemediği, l) Heyetimizce 18/02/2024 ve 23/02/2024 tarihlerinde şirket yetkililerine e-posta gönderilerek ilişkili şirketler ... ve ... ile olan ticari ilişkiyle ilgili ve diğer başlıca konularda detaylı bilgi talep edilmesine rağmen heyetimize herhangi bir dönüş yapılmadığı, m) Somut olayda şirketin ana faaliyet konularının tamamının ilişkili şirketi olan ...’ya devretmesi ancak buna rağmen konkordato ön projesinde otelcilik hizmetlerinin bizzat kendisi tarafından yürütülüyormuş gibi izlenim yaratılması, stokların ve demirbaşların zararına olacak şekilde ilişkili şirketler olan ... ve ... şirketlerine satılması, zararına satış yapılmasına rağmen bunların bedellerinin tahsil edilmemesi, ilişkili şirket olan ... şirketine 12.500.000,00 TL tutarlı olan 4 adet çek verilmesi ancak bu çeklerin gerçek bir ticari ilişkiye istinaden düzenlenmediğine dair çok sayıda verinin bulunması ve heyetimizin bilgi ve belge taleplerinin karşılanmaması hususlarının İİK’nın 292. maddesinin (a) ve (c) bentleri kapsamında değerlendirilebilecek eylemler olduğu, n) Sayın Mahkemenizce iflas koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmesi durumunda, İİK m.308, f.2 uyarınca tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilebileceği'' yönünde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır.

İİK. 298/1 maddesi uyarınca komiser heyetinin borçlunun mevcudunun bir defterini yapması ve borçlunun mallarının kıymetlerini takdir etmesi gerekmekte olup görevlendirilen komiser heyetinin uzmanlık alanında bulunmayan konularda borçlunun mallarının kıymetinin takdiri için bir makine mühendisi bilirkişi ile bir gıda mühendisi bilirkişi görevlendirdiği, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 30/03/2024 ve 01/04/2024 tarihli raporların komiser heyeti görüşüne ek olarak dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.

Komiser heyetinin 04/03/2024 tarihli raporunda , ilişkili şirket ... ve ... şirketlerine zararına satış yapıldığı ve 12.500.000,00-TL tutarlı gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan çek verildiği hususları rapor edilmekle komiser heyetinden , davacı şirketin, bir sonraki rapor tarihi itibari ile gerçek rayiç değer bilançosunun res'en düzenlenmesi ve davacı şirketin güncel rayiç değerlere göre borca batık durumda olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılarak rapor düzenlenmesi istenilmiş komiser heyeti tarafından ibraz edilen 02/04/2024 tarihli raporda " Komiser Heyetimizce 04.03.2024 tarihli raporda gerçek bir alacak-borç ilişkisi çerçevesinde düzenlenmediği kanısı uyandırdığı belirtilen, ... A.Ş.'ye verilen toplamı 12.500.000,00 TL tutarlı 4 adet çekin 29.02.2024 tarihi itibariyle kayıtlardan çıkarıldığı,Komiser Heyetimizce 04.03.2024 tarihli raporda ilişkili şirketlere zararına satıldığı belirtilen ve bu yönüyle tenkit konusu yapılan stok ve demirbaşların yeniden şirket aktiflerine dahil eden işlemler gerçekleştirildiği, belirtilen işlemler neticesinde şirketin borca batıklıktan kurtulduğu, 29.02.2024 tarihi itibariyle rayiç özvarlık tutarının (+) 2.638.300,23 TL olduğu, Komiser Heyetimizin 04.03.2024 tarihli raporu sonrasında gerçekleştirilen iptal ve düzeltme işlemleri sonrasında, şirketin dosyaya sunduğu konkordato ön projesinin hiçbir güncelliğinin kalmadığı, Heyetimizce 04.03.2024 tarihli raporda gerçek bir alacak-borç ilişkisi çerçevesinde düzenlenmediği kanısı uyandırdığı mütalaa edilen 12.500.000,00 TL tutarlı olan 4 çekin raporumuz sonrasında kayıtlardan çıkarılmasının ve yine şüpheli görülen stok ve demirbaş satışlarının iptal edilmesinin, dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle konkordato talebinin reddini gerektiren eylemler olduğu" yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. Geçici mühletin sona ereceği tarih nazara alınarak duruşma günü belirlenmiş ve davacı şirket yetkilisi ile komiser heyetine duruşma gün ve saati ayrıca tebliğ edilmiştir.

Davacı şirket yetkilisi ... duruşmada " müvekkil şirketin işlettiği otelin tadilatı için masrafları grup şirketimiz olan diğer şirketimiz üzerinden yaptırmaktaydık, bu çekler bu sebeple grup şirketine verilmiştir, yine grup şirketimiz bu şirket ile kayıtların düzeltilmesi için bu çekleri geri almıştır, gerçekten bir iş yapılmaktadır ve devam etmektedir, ... ve ... şirketleri tamamen bana aittir, biri yapım şirketi biri de otelcilik ile iştigal etmekteydi, biz esasen iki şirketin ... üzerinde toplanması amacındaydık, ... şirketinin mal varlığı daha güçlü olduğu için onun üzerine tüm mal varlıklarını devrettik, daha sonra ... şirketinin çektiği film devam edince birleştirmeme kararı aldık, davacı şirket faaliyetine devam etmektedir, ancak 6 ay önce bu şirketin eski yetkilisi tarafından düzenlenmiş geçmişe dönük bir bono haczine muhatap olduk, bu sebeple ödemede zorlandık, bu sebeple konkordato başvurusunda bulunduk, düzgün işleyen bir ticari itibarımız bulunmaktadır,Sözlü olarak tarafımıza (...) projeye destek vereceklerini belirttiler, bilançoda görülen borç pandemi dönemine ait borçtur, bu konuda hakkımızda bir takip ve temerrüt ihtarı bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

04/04/2024 tarihli duruşmada, davacı tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmayacağına yönelik sunulan rapor içeriğindeki görüşlerinde değişiklik olup olmadığı konkordato geçici komiserinden sorulmuş ,konkordato geçici komiseri yeminli mali müşavir ... duruşmada '" Raporumuzdaki tespitlerimizi tekrar ederiz, grup şirketi olan... üzerinden otelcilik faaliyeti yapılması, ... isimli şirket üzerinden de yenileme-tadilat işlemlerinin yapılması konusunda anlaşmalar yapıldığı, yenileme-tadilat işlemleri için tarafımıza herhangi bir şirket, sözleşme, taşeron bilgisi sunulmamıştır, bu sebeple çekler yönünden gerçek bir ticari ilişki bulunmadığı yönündeki kanaatimizi tekrar ederiz, ... üzerinden otelcilik faaliyetleri halen devam etmektedir, bu sebeple projenin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır, davacı şirketin iki alacaklısı bulunmaktadır, birisi ...'dır, ona da ödeme yapılmamıştır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

İİK 289. madde başlığı “ Kesin mühlet”’tir.

1.fıkrada, mahkemenin kesin mühlet kararını geçici mühlet içinde vereceği, 3. fıkrada ise konkordatonun başarıyı ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceğine yer verilmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olabilmesi için hiç kuşkusuz konkordato talep eden borçluların taleplerine ekleyecekleri belgelerden olan ön proje büyük önem taşımaktadır.

İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı“ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt)

İsviçre İİK‘nda da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s.

187.İİK m.287/f.5 hükmü atfıyla İcra ve İflas Kanunu'nun m.292/f.1 hükmü,iflasa tâbi borçlu hakkında verilen geçici veya kesin mühletin hangi şartlarda kaldırılarak iflasının açılacağını dört bent halinde düzenlemektedir. Buna göre: "a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.

b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.

c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.

d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse" borçlunun iflasına re'sen karar verilebilecektir.

İİK 286/1.a bendinde, konkordato ön projesi bir anlamda tanımlanmış ve borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje olarak ifade edilmiştir.

Yasanın devam eden bentlerinde ifade edilen, borçlunun malvarlığını gösterir belgeler, alacaklılar, alacak miktarları vb belgelerin, konkordato ön projesinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağına dair tespitte en önemli unsurlar olduğunun kabulü kaçınılmazdır. Çünkü, geçici komiser, öncelikle bu belgelerle ön projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağını ve kayıtlarla uygun olup olmadığını değerlendirecektir. Diğer yandan, 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır.

Açıklanan genel ilkeler çerçevesinde yapılan inceleme ve yargılamada , otel ve konaklama ,seyahat acenteliği alanlarında faaliyet gösteren borçlu şirket tarafından sunulan ön projenin başarıya ulaşma şansının bulunmadığı, borçlu şirketin gerçek bir ticari ilişkisi bulunmamasına rağmen ilişkili şirketlerden ...A.Ş.’ye toplam 12.500.000,00 TL tutarlı dört adet çek düzenlendiği, davacı şirkete ait stokların zararına ilişkili şirkete devredildiği, şirketin faaliyetlerinin ilişkili şirket durumundaki ...A.Ş.’ye devredildiğinden ön projede bahsedilmediği ve konkordato ön projesinde otel binasının görseline ve otelin ismine yer verilerek otelcilik faaliyetinin yürütüldüğünün belirtildiği daha sonra geçici mühlet içinde ...A.Ş.'ye verilen toplamı 12.500.000,00 TL tutarlı 4 adet çekin 29.02.2024 tarihi itibariyle kayıtlardan çıkarıldığı, ilişkili şirketlere zararına satıldığı belirtilen stok ve demirbaşların yeniden borçlu şirket aktiflerine geçirildiği , borçlu şirketin güncel rayiç değerlere gerçek mal varlığı bilançosunun oluşturulduğu ve borçlu şirketin borca batık durumda olmadığı dosya kapsamı , komiser heyeti raporları ve borçlu şirket yetkilisinin beyanlarından tespit edilmiştir.

Davacı tarafından sunulan ön projenin başarı şansının bulunmadığı, davacının ticari defter kayıtlarının gerçek alacaklıları ve borçları tespit etmeye uygun şekilde düzenlenmediği , davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, dürüstlük kuralına aykırı davranan davacıya ön projeyi revize etmek üzere süre verilemeyeceği kanaatine varılmakla İİK 292/1-b maddesi kapsamında başarı şansı bulunmayan konkordatonun tasdiki isteminin reddine ve geçici mühlet ile tedbirlerin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Komiser heyeti raporunda her ne kadar davacı işlemlerinin İİK’nın 292. maddesinin (a) ve (c) bentleri kapsamında değerlendirilebilecek eylemler olduğu belirtilmiş ise de borçlunun, alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği tespit edilemediğinden davacı hakkında iflas kararı verilmesi için gereken koşulların mevcut olmadığı kanaatine varılarak borçlu şirketin iflasına karar verilmemiş, davacının geçici mühletin uzatılması ve konkordatonun tasdiki talebinin REDDİNE, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ŞİRKETİ hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet kararı ile tüm tedbirlerin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının geçici mühletin uzatılması ve konkordatonun tasdiki talebinin REDDİNE,

... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ŞİRKETİ hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet kararı ile tüm tedbirlerin kaldırılmasına, konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresi ile orantılı olarak ücret ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, Davacının konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet ile tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288 maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirimde bulunulmasına,

2.Peşin harcın mahsubu ile başka harç alınmasına yer olmadığına,

3.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Gider avansının, iflas avansının ve konkordato gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın davacıya tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/04/2024 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog