7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2021/697 Esas - 2024/167 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
....
Av. ...
....
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Alımı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile dava dışı ... arasında 27/12/2019 tarihli sözleşmenin akdedilmesi suretiyle, yüklenici durumundaki davalı şirket tarafından "..." taahhüdünde bulunulduğu; müvekkili şirketin ise ana yüklenici durumundaki davalı ile arasında akdedilen 18/06/2020 tarihli sözleşmeye istinaden bahse konu kanalizasyon şebekesi hattının yapım işinde bazı imalatları (kanal açma, bacaları yapma ve kapatma işi) alt taşeron sıfatıyla yaptığı; müvekkili şirketin taşeron olarak yaklaşık 70.000 USD tutarında imalat yaptığı halde, sadece toplam 86.100,00 TL tutarında avans ödemesi yapıldığı; bahse konu avans ödemeleri karşılığında 86.100,00 TL tutarındaki faturanın davalı tarafa gönderildiği; davalı tarafın bahse konu faturayı kayıtlarına işlemeyerek Ankara 33. Noterliğinin 30/10/2020 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile iade ettiği; müvekkili şirketin yaptığı imalatlar karşılığında düzenlediği hakediş raporunda, müvekkili şirket ile ilgili giderler toplamının sadece 81.000,00 TL tutarında olmasına rağmen müvekkili şirket ile ilgisi bulunmayan giderlerin de dahil edilerek 432.192,39 tutarında gider gösterilerek müvekkili şirketin borçlu çıkarılması üzerine hayali olarak düzenlenen hakediş raporunun imzalanmadığı; sözleşme gereğince teminat olarak alınan her biri 90.000,00 TL tutarındaki üç adet bononun birincisinin .... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilerek müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığı; ikinci bononun dava dışı... isimli kişiye ciro edilmesi nedeniyle .... Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığı; müvekkili şirketin toplam giderinden şimdiye kadar aldığı 86.100,00 TL avansın mahsubu halinde dahi geriye 155.958,00 TL tutarında zararı oluştuğu beyan edilmiş olup; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağının belirlenmesi suretiyle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 USD tutarındaki alacağın, ödeme günündeki kur üzerinden 31/12/2020 tarihinden itibaren bankaların döviz tevdiat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının ikametgahının meçhül olduğu; davacının dava dilekçesini belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği; davacının hem faiz başlangıç tarihine hem de faiz miktarına itiraz ettikleri; davacı aleyhine müvekkili şirket tarafından açılan .... Esas sayılı dosyalarının kesinleştiği; davacının adresi ve herhangi bir gayrimenkul ve menkulünün bulunamadığı; müvekkilinin bu icra takiplerinden kaynaklanan alacaklarını takas ve mahsubuna karar tarihi itibariyle dosya ferileri ve faizi ile birlikte işleyecek rakamın davacının lehinde bir alacak çıkması halinde takas ve mahsubunu talep ettikleri; davacının herhangi bir bildirimde bulunmaksızın iş yerini tek edip kapatması ile sözleşmenin şartlarına uymaması ve bütün bunlara bağlı olarak işi bitirmemesinden kaynaklı sözleşmenin 25.1/2/3/7 maddelerinin her biri uyarınca müvekkilinin sözleşmeyi feshederek teminatları gelir kaydetme hakkı ve varsa müvekkilinde bulunan alacaklarına el koyup ödemeleri yapma hakkı doğduğu; müvekkili şirketin davacıya 86.100,00 TL ödeme yaptığı ve bu meblağ üzerinde ihtilaf bulunmadığı; davacı tarafından düzenlenmiş bir hak ediş bulunmadığı ve tahsilini talep ettiği miktar ile ilgili olarak bir faturası da bulunmadığı; davacı tarafından, mevcut bulunmayan bir faturanın bedelinin tahsilinin talep edildiği beyan edilmiş olup; ilk itirazlarının kabulü ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının adresinin meçhul olması nedeniyle yargılama giderleri ve müvekkilinin uğrayacağı zararlar ile harç ve vekalet ücretleri ile birlikte uygun görülecek bir teminata hükmedilmesine, müvekkili şirketin doğmuş ve doğacak zararlarının tazmini açısından dava talep ve şikayet haklarının saklı tutulmasına karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Esas Sayılı Dosyası Sureti. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ... Tarafından Gönderilen 30/12/2021 Tarihli Cevabi Yazı. .... Tarafından Gönderilen 25/02/2022 Tarihli Cevabi Yazı.. .... Tarafından Gönderilen 17/03/2023 Tarihli Cevabi Yazı. .... Tarafından Gönderilen 18/04/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Mahkemesinden Talimat Yolu İle Alınan ve İnşaat Mühendisi Tarafından Düzenlenen 13.06.2022 Tarihli Ön Rapor ile 23/12/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu. Alacağın Tespiti Hususunda Düzenlenen 31/08/2022 Tarihli Kök Rapor ile 09/06/2023 Tarihli Ek Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a)Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... Ltd. Şti. ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... A.Ş.'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Alacak Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasında "..... ile ilgili olarak ana yüklenici durumundaki davalı ile davacı arasında akdedildiği belirtilen 18/06/2020 tarihli sözleşmeye istinaden kanalizasyon şebekesi hattının bazı imalatlarının (kanal açma, bacaları yapma ve kapatma işi) yapımı" hususunda akdedilmiş olan eser sözleşmesi ile ilgili olarak; anılan sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından taahhüt edilen eserin, sözleşme hükümlerine uygun şekilde meydana getirilip getirilmediği; dava konusu işbu sözleşme uyarınca davalı şirket (ana yüklenici) tarafından taahhüt edilen ödemelerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve gerçekleştirilmemiş ise ödenmeyen miktarın ve davalı şirketten tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b)Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c)Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya, mali müşavir, iş ve sosyal güvenlik uzmanı ile nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden müteşekkil bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 31/08/2022 tarihinde sunulmuş olup, bilirkişi raporu kapsamında; taraflar arasında 18/06/2020 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmeye davacının taşeron, davalının işveren, ... adlı şahsın ise kefil sıfatıyla imza koydukları; taraflar arasındaki sözleşme bedelinin USD para cinsiyle belirlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete ve davacı şirket adına yapılan ödemelerin USD para cinsi üzerinden olduğu; dosyada mevcut harici bellek içerisinde yer alan ancak davacı şirket tarafından imzalanmadığı anlaşılan hak ediş tablosuna göre, davacı şirket tarafından yapılan işlerin bedelinin 37.041,09 USD olduğu, dosyada mevcut teknik bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan imalatın miktarı ile bu imalat miktarının parasal karşılığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı; bu nedenle davacı şirket tarafından yapılan imalatın miktarı hususunda, davalı şirket tarafından düzenlenen fakat davacı tarafından imzalanmamış olan bir hakediş cetvelinden başkaca bir bilgi bulunmadığı; söz konusu hakediş cetvelinde ise davacı şirket tarafından yapılan imalatın toplam bedelinin 37.041,09 USD şeklinde gösterildiği; hakediş cetvelinde gösterilmiş olan imalat tutarı dikkate alındığında, davalı şirket tarafından davacı şirkete fazla ödenen tutarın 46.508,48 USD olduğunun anlaşıldığı; davalı tarafından, davalıya verilen boru bedeli olarak hakedişten 2.617,00 USD kesinti yapılmış ise de, davacıya verildiği iddia olunan borularla ilgili herhangi bir delil ibraz olunmadığından bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada boru bedeli olan 2.617,00 USD tutarının hesaplamaya dahil edilmediği belirtilmiştir.
Bununla birlikte, anılan bilirkişi heyeti raporu kapsamında; davacı şirketin 2020 yılı yevmiye, kebir ve envanter defterinin açılış tasdikleri ile 2020 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK hükümlerine uygun şekilde yaptırıldığı, lakin kebir defteri ile envanter defterinin boş vaziyette olduğu, kayıtların defterlere yazdırılmamış olduğu, bu bağlamda söz konusu ticari defterlerden sadece yevmiye defterinin davacı lehine delil olma niteliğini haiz olduğu, davacı şirketin yevmiye defteri incelendiğinde, anılan defterde sadece 26.10.2020 tarihli ve ... nolu, KDV dahil 86.100,00 TL tutarındaki fatura kaydına rastlandığı ve söz konusu fatura kaydından başkaca, davalı şirketten alacaklı olduğuna dair kayda rastlanmadığı; davalı şirketin ise davacıya ilişkin 2020 ve 2021 yılı muavin defter kayıtlarını ibraz ettiği ve söz konusu muavin defter kayıtlarına göre, davalı ile davacı arasındaki ticari münasebetin 320.001.28 Satıcılar (Alt) Hesabında izlendiği, taraflar arasındaki münasebete ilişkin kayıtlarda, davalı şirketin, davacı şirketten 232.461,67 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı; davacı tarafın, davalı şirketin şantiye alanına getirdiği araç ve gereçlerin davalı şirket tarafından satın alınarak bedelinin ödeneceği yönünde anlaşma bulunmasına rağmen şantiye alanına getirdiği 19.000,00 TL tutarında üç adet konteynır, 3.000,00 TL tutarında bir adet jeneratör, 7.500,00TL tutarında uyarı levhaları, 2.700,00 TL tutarında 2 adet mira ve nivo ile niva ayağı, 6.000 TL tutarında 10 adet baza ve yatak malzemeleri ile 3.100,00 TL tutarında 150 lik/200’lük/300 lük boru için sızdırmazlık balonları olmak üzere toplam değeri olan 41.300,00 TL tutarındaki araç ve gereçlerinde bedelinin ödenmediğini iddia ettiği; bununla birlikte, taraflar arasındaki sözleşmede, davacının, davalı şirketin şantiye alanına getirdiği araç ve gereçlerin davalı şirket tarafından satın alınarak bedelinin ödeneceğine dair bir hükme rastlanmadığı; öte yandan belirtilen malzemelere ilişkin belge de ibraz olunmadığı; neticeten davacı tarafın, sözleşme kapsamında üstlendiği işin yaklaşık 400.000,00 USD tutarında olduğu, davacının bu işin sadece bir kısmını yapabildiği, sözleşme kapsamında tanımlanan işin tamamlanmadığı; davacı tarafından yapılan imalatın değeri hususunda, dosya kapsamında mevcut teknik bilirkişi raporunda herhangi bir tespit bulunmadığı; bu nedenle, davacı tarafından yapılan imalatın miktarı hususunda, davalı tarafından düzenlenen fakat davacı tarafından imzalanmamış olan bir hakediş cetvelinden başkaca bir bilgi bulunmadığı, söz konusu hakediş cetvelinde ise davacı tarafça yapılan imalatın toplam bedelinin 37.041,09 USD şeklinde gösterildiği; taraflar arasındaki akdedilmiş bulunan sözleşme uyarınca, davacı şirket tarafından çalıştırılan işçilerin ücretlerinin ve ... primlerinin ödenmesinden davacı şirketin sorumlu olduğu; yine sözleşme hükümlerine göre, davacının işçilerinin ücretlerinin ve ... primlerinin davalı şirket tarafından ödenmesi halinde, yapılan ödemelerin davacının hakediş ödemelerinden kesilmesi gerekeceğinin anlaşıldığı; gerçekleştirilen giderlerin kabul edilebilir olup olmadığı hususunda ise işin özelliği gereği, yapılan giderlerin kabul edilebilir nitelikte olduğu, ancak davacının davalıdan aldığı malzemelerin tamamını kullanıp kullanmadığı hususunda dosyada mevcut bir bilgi bulunmadığı; dosyada mevcut teknik bilirkişi raporunda, davacı tarafından yapılan imalatın değeri hakkında bir tespit bulunmadığı, bu nedenle davacı şirket tarafından yapılan imalatın miktarının tam olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığı; davacı tarafından yapılan imalatın miktarı hususunda, davalı şirket tarafından düzenlenen fakat davacı şirket tarafından imzalanmamış olan bir hakediş cetvelinden başkaca bir bilgi bulunmadığı, söz konusu hakediş cetvelinde ise davacı tarafından yapılan imalatın toplam bedelinin 37.041,09 USD şeklinde gösterildiğinin, davacının yaptığı imalatın hakediş raporunda gösterilen miktarda olduğu kabul edildiğinin ve davacının yapmış olduğu masraflar dikkate alındığı takdirde, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin, davacı şirket tarafından yapılan işlerin bedelini karşılamayacağının; davacı şirket tarafından yapılan işlerin miktarı hakkında bilgi bulunmadığından, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda bir tespit yapılamayacağının ve neticeten davacı şirketin alacağının bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Söz konusu bilirkişi heyeti raporunun Mahkememize sunulması akabinde, tarafların itiraz beyanları doğrultusunda, bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, anılan bilirkişi ek raporunda; dosyada mevcut evrak dikkate alınarak, kök raporda belirtilen tespitlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Neticeten;
Bilirkişi Kök ve Ek Raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak; davacı şirketin, dava konusu alacağını ispatlayamadığı anlaşılmış olup; dava dilekçesi kapsamında "yemin" deliline de dayanılmamış olduğu anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1.Davanın REDDİNE,
2.Karar ve İlâm Harcı : Alınması gerekli 427,60 TL harç ile ilgili olarak, davacı tarafından 1.909,27 TL peşin harç yatırıldığı anlaşıldığından; fazla alınan 1.481,67 TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, yatırana İADESİNE;
3.Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA;
Davalı tarafından, posta ve tebligat gideri olarak yatırılan 100,00 TL yargılama giderinin; davacı taraftan alınarak, davalıya ÖDENMESİNE,
b)Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c)Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
4.Vekâlet Ücreti :
Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 111,800,00 TL üzerinden) takdir edilen 17.900,00 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 13/03/2024 Katip ..... Hâkim ... ¸ ¸ Gerekçeli Karar