Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/1185
Karar No
K. 2024/372
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/1185 Esas
KARAR NO: 2024/372
DAVA TARİHİ: 15/09/2014

BİRLEŞEN 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/554 E 2021/967 K.DOSYASI

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20/08/2021
KARAR TARİHİ: 30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/08/2011 tarihinde saat 08.30 sıralarında Kemalpaşa Turgutlu karayolunun ova yolu kavşağında müvekkilin sevk ve idaresindeki ... Plakalı motorsiklet ile davalılardan...in sevk ve idaresindeki ... plakalı traktörün çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili oluşan trafik kazası sonucu yaralındığını, kaza sonrasında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... iddianame no ile Kemalpaşa Sulh Ceza mahkemesinde ceza davası açıldığını, Kemalpaşa Sulh Ceza mahkemesinin ... Karar sayılı no ile davalı...'in yaralandığını, oluşan trafik kazasında Asli ve tam kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkilin meydana gelen trafik kazasında ayağının kırıldığını, kaza mahallinden ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, iyileşmesi için gerekli tıbbi müdahalelerde bulunulduğunu, müvekkilinin halen tam olarak iyileşmediğini ve yürümekte dahi zorlandığını, baston yardımı ile yürüdüğünü, oluşan kaza sonucu iş ve aile düzeninin yıprandığını, müvekkilinin bundan sonra eski hayatındaki gibi çalışamayacağını, trafik kazasından dolayı müvekkilinin psikolojik kişiliğinin bozulduğunu, tedavi aldığını, bu nedenlerle davalılardan...'in haksız fiil eylemini gerçekleştiren kişi ve kazaya sebebiyet veren traktörün maliki olmasının diğer davalı Güvence hesabının traktörün zorunlu mali sorumluluk sigortası olmaması nedeni ile güvence hesabına yaptıkları müracaat sonucu 19.153-TL maddi tazminatın tamamını kapsamayacak oranda kısmi ödemede bulunduğu için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500-TL maddi 40.000-TL manevi tazminatı davalılardan talep ve dava etmiştir

Davalı Güvence hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı yargılama görevinin Asliye hukuk mahkemesi olduğunu bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini, ayrıca daavacı tarafın 22/08/2011 tarihinde meydana gelen kaza sonucu maluliyet tazminatı talebi ile ilgili Güvence hesabına davadan önce başvuru yaptıklarını, ekspertiz incelemesi sonucunda davacı tarafın banka hesabına 20/12/2012 tarihinde 19.153,00-TL havale yapılarak davacıdan başka hiç bir hak ve alacakları kalmadığına dair ibraname aldıklarını, bu nedenle de konusuz kalan davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının Kemalpaşa'da olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının sigorta şirketinden alacak hakkını aldığını, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın güvence hesabı tarafından kendisine maddi tazminat ödemesi yapılmış olmasına rağmen maddi çıkar elde etmeye çalıştığını, davacının belirsiz alacak davası açmasının usulsüz olduğunu, davacının sakatlık iddialarının da gerçek olmadığını, davacının maddi tazminat isteminin fahiş olduğunu, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Açılan dava öncelikle Mahkememizin 2014/780 esasına kaydedilmiş olup, 26/02/20215 tarihinde; "Davacının Maddi Tazminat talebinin kabulü ile; 49,142,34-TL maddi tazminatın davalı...'den 22/08/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı sigorta şirketinden ise dava tarihi olan 13/06/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınıp, davacıya verilmesine," "Manevi tazminat talebinin Kısmen kabulü ile; 20.000.00-TL'nin davalı...'den 22/08/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur.

Mahkememizce verilen karar davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş Yargıtay ...H.D.... karar sayılı ilam ile; "Dava konusu trafik kazasında, davacı sürücü ile davalı sürücünün kusur oranlarının tespiti bakımından ceza yargılaması sırasında alınan, 07.08.2012 tarihli raporda belirlenen kusur oranlarının mahkemece benimsendiği, bu kusur oranlarına göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlendiği görülmektedir. Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacı sürücünün geçmesi yasak olduğu yerden geçtiği için asli kusurlu, davalı sürücünün sola dönüş kuralını ihlal ettiği nedeniyle kusurlu olduğu yönünde tespit yapılmış; ceza yargılaması sırasında alınan 01.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davacı sürücü hızını azaltmadığı için 2/8 tali kusurlu olduğu, davalı traktör sürücüsünün 6/8 asli kusurlu olduğu tespit edilmiş; 07.08.2012 tarihli ATK raporunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece hiç kusur raporu alınmadığı gibi, ceza yargılaması sırasında alınan rapor ile ile kaza tespit tutanağında belirlenen kusur dağılımı da birbirleriyle uyumlu değildir.

Açıklanan bu nedenler karşısında mahkemece, ceza dosyası aslı getirtilmek suretiyle, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek ve kusur belirlemeleri arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

2.) Dosyaya sunulan İzmir Bozyaka Araştırma ve Uygulama Hastanesinin Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda, davacının daimi maluliyet oranı %8 olarak belirtilmiş, mahkemece bu hususta bilirkişi incelemesine başvurulmuş Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda %17 daimi maluliyet oranına göre hesaplanan aktüerya bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece, maluliyet oranları arasındaki bu çelişkiyi gidermek için en yakın üniversiteye bağlı Adli Tıp Ana Bilim Dalında görevli uzmanlardan oluşturulacak heyetten veya Adli Tıp Kurumu Şubesi'nden Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak tanzim edilmiş rapor alınarak davacının maluliyet oranının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

Kabule göre de, A) Hükme esas alınan aktüer raporunda davacının ATK raporundan iyileşme süresinin 45 gün olarak ön görülmesine rağmen, davacının SGK hizmet cetvelinde işe gitmediği 92 gün üzerinden hesap yapılması hatalı olmuştur.

b)Davacının, SGK’lı olarak çalıştığı göz önüne alındığında davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapıldıysa hesaplanacak geçici iş göremezlik zararından mahsup edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. " gerekçe göstererek mahkememizce verilen kararı bozmuştur. Bozma ilamı taraflara tebliğ edildikten ve taraf teşkili sağlandıktan sonra 12/11/2019 tarihli celsede bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamına uyulmakla eksikliklerin giderilmesi için öncelikle;

1.KUSUR YÖNÜNDEN;

Mahkememizin 23/01/2019 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı gereğince; ceza dosyası celp edildiğinde dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilerek tüm dosya kapsamı ve ceza davasındaki kusura ilişkin raporları da kapsayacak şeklide kusur oranın belirlenmesi için İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 20/05/2019 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Davalı sürücü...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ün kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Yargıtay bozma ilamında açıkça kusura ilişkin raporun Kara Yolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden alınması gerektiği belirtildiğinden ve bozma ilamına uyulduğundan;

Mahkememizin 12/11/2019 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı gereğince; Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde Kara Yolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden seçilecek bir bilirkişi heyetinden tüm dosya kapsamı incelenerek kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları ve mahkememizce alınan bilirkişi raporlarındaki kusur oranlarındaki çelişkiyi giderecek şekilde ayrıntılı gerekçeli denetime açık rapor düzenlenmesinin için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Bilirkişilerden alınan 21/01/2020 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" *-Davalı belgesiz sürücü...'in; meydana gelen olayda % 75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu; *- Davacı ... ise, meydana gelen olayda %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu; oldukları görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Sunulan raporun heyet halinde verilmediği tek bir bilirkişi tarafından hazırlandığı görüldüğünden bu sefer mahkememizce;

Mahkememizin 09/07/2020 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı gereğince, tüm dosya kapsamı incelenmek ve dosya içerisinde bulunan raporlardaki kusur belirlemeleri arasındaki çelişkiyi gideren ayrıntılı gerekçeli, denetime açık tarafların kusur oranının belirlenmesi için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Bilirkişilerden alınan 20/12/2020 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Davalı sücürü...'in meydana gelen olayda 2918 Karayolları Trafik Kanunu'nun 46. Maddesi (b) ve (c) bendi,53. Maddesi (b) bendi ile 67. Madde (a) bendi hükümleri ile aynı Kanun'un 84. Maddesi (f) ve (j) bendi hükümlerini ihlal ettiği, *-Davacı sürücü ...'ün olayda herhangi bir kural ihlali bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor çelişkiyi giderdiğinden ve maddi vakıa ile uyumlu olduğundan ayrıca açıklayıcı ve denetime açık olduğundan hükme esas alınmıştır.

2.MALULİYET YÖNÜNDEN

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Sağlık Kurulu'dan alınan 15/03/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "sağ bacak kemiklerinde (tibia ve fibulada) kırık nedeniyle oluşan açılanmalara bağlı Meslek Kazanma Gücündeki Azalma Oranı; şahsın olay tarihindeki yaşına göre %19 (on dokuz) ve rapordaki yaşına göre de %21 (yirmi bir) olarak bulunmuştur. Şahsın mevcut evrakına(no:3) göre tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 75 (yetmiş beş) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır.

Mahkeme dosyası için İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından sağ bacaktaki kısalık ve eklem hareket açıklıklarındaki kısıtlığa göre değerlendirme yapıldığı, şahsın radyolojik değerlendirmesinin yapılmadan oran verildiği görülmüştür. Tarafımızca düzenlenen raporda radyolojik tetkike göre ve yönetmelik esasları göz önünde bulundurularak hesaplama yapıldığından oran farkı ortaya çıkmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Mahkememizce 17/06/2021 tarihli celsede; "05/03/2021 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu Raporu, 16/06/2014 tarihli İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün raporu ile İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi için İstanbul ATK'dan rapor alınmasına" karar verilmiş olup İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'den alınan 19/10/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre; ... doğumlu, ...’ün 22/08/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 XII(33Aa……….10)A %14 E cetveline göre %14 (yüzdeondört) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Çelişkinin tam olarak giderilmediği anlaşıldığından; İstanbul Adli Tıp Kurumu ... Üst Kurulundan alınan 13/09/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... doğumlu, ...’ün 22/08/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle; A-) 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 XII (33Aa……….10) A %14 E cetveline göre %14 (yüzdeondört) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor içeriğinde dosya arasında yer alan tüm raporların irdelendiği ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerinin uygulandığı görüldüğünden 13/09/2022 tarihli rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır.

3.SGK' ya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda davacıya 1.980,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ödendiği görülmüştür.

4.ZARAR MİKTARININ BELİRLENMESİ AŞAMASI;

Tarafların kusur durumları ile davacının bedeli zararına ilişkin iyileşme süresi ve maluliyet oranı belirlendiğinden zarar miktarının hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden rapor alınmasına karar verilmiş olup Mahkememizin 17/01/2023 tarihli celsesi 2 nolu ara kararı gereğince, Davacının geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının son alınan ATK raporuna göre dosyaya celp edilen SGK kayıtları ve ödemesi ile davalı Güvence hesabının ödemesi nazara alınarak hesaplanması için Aktüerya Bilirkişinden alınan 29/03/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Yukarıda açıklanan nedenlerle nihai karar, hukuki takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize ait olmakla birlikte;

1.Hesaplamanın davacının tespit edilen Ya14 sürekli maluliyet oranına, 18 ay geçici (01 00) tıbbi İyileşme süresine ( geçici tam iş göremezlik süresi) göre yapıldığı,

2.Davacının talep etmiş olduğu maddi zararına ilişkin olarak geçici İş göremezlik zararının 20.213,13 TL. ve sürekli İş göremezlik zararının ise 553.856,62 TL olmak üzere toplamının 574.069,75 TL. olduğu,

3.Davalı Güvence Hesabı tarafından dava açılmadan evvel yapılan ödemenin faiz güncellemesi yapılarak mahsubu sonrası davacı tarafın talep edebileceği bakiye maddi tazminat toplamının 537.206,78 TL. olduğu,

4.Tespit edilen toplam bakiye 537.206,78-TL maddi tazminat bedelinden davalılar ... , ... ve ...'in birlikte tamamından ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ,diğer davalı Güvence Hesabının ise kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik ) Sigortası bakiye teminat limityle sınırlı olarak, davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödeme iş bu rapor tarihine göre güncellenmek ve toplam teminat limitinden düşülmek suretiyle (200.000-TL 19.153,00-TL =180.847,00-TL ) dan temerrüt tarihi olarak belirlenen 02/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğu,

5.Müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağı ile yapılacak olduğunun kabulü halinde ne oranda (%) indirim yapılacağının" şeklinde sunduğu görülmüştür.

Mahkememizin 06/07/2023 tarihli celsesi 1 nolu ara karar gereğince, YARGITAY Hukuk Genel Kurulu' nun 2021/(21)10-188 Esas, 2022/87 Karar sayılı ilamı nazara alınarak, bozma ilamından önce alınan aktüerya raporunda belirtilen bedel üzerinden kazanılmış haklarda gözetilerek 45 günlük iyileşme süresi ve %14 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılması için mevcut Bilirkişiden alınan 06/02/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre ; "Yukarıda açıklanan nedenlerle nihai karar, hukuki takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize ait olmakla birlikte;

1.Hesaplamanın Sayın Mahkemeniz ara kararı gereğince usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek bu defa en son aldırılan aktüerya raporu tanzim tarihi olan 30.11.2014 tarihi verileri esas alınarak ve davacının tespit edilen 9014 sürekli maluliyet oranı ile 45 günlük tıbbi iyileşme süresine ( geçici tam iş göremezlik süresine) göre, aynı zamanda davalı Güvence Hesabı tarafından hesap tarihi öncesi ve sonrası yapılan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle yeniden yapılığı,

2.Buna göre davacı tarafın talep edebileceği bakiye maddi tazminatın sürekli iş göremezlik zararı olarak 3.510,45 TL. hesaplandığı, ( davalı Güvence Hesabının sorumluluğunun bakiye trafik poliçe teminat limiti olan 131.704,66 TL. ile sınırlı olduğu, yine kusur indirimi / müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağı ile yapılacak olduğunun kabulü halinde ne oranda (94) indirim yapılacağının takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu" şeklinde ek rapor sunduğu görülmüştür.

Sunulan ek raporda, TRH yaşam tablosunun kullanıldığı davacının bakiye yaşam tarihinin 14/06/2048 olarak belirlendiği oysaki bozma ilamından önce aldırılan ve yapılan hesaplama sonucu hüküm kurulan bilirkişi raporunda hesaplamanın PMF yaşam tablosuna göre, %14 maluliyet ve 92 günlük iyileşme süresine göre yapıldığı, yapılan hesaplamaya ilişkin; -davacı tarafın temyiz kanun yoluna başvurulmadığı, -davalı güvence hesabının SGK ödemesine yönelik araştırma ile birlikte 45 gün olması gereken geçici işgöremezlik hesabının 92 gün üzerinden hesaplanmasını temyize konu ettiği, -diğer davalının ise kusur, maluliyet, iyileşme süresi ve hesaplamaya ilişkin temyiz kanun yoluna gittiği görülmektedir.

Sunulan rapora karşı itirazlar mevcut ise de, bozma ilamı öncesi aldırılan bilirkişi raporunda hesaplama TRH yaşam tablosuna göre ve asgari ücretin 1,58 katı üzerinden yapıldığından ve bu hesaplama sonucu mahkememizce verilen hükmün davacı tarafça kanun yoluna taşınmadığı görülmekle, kazanılmış haklar ile birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/(21)10-188 Esas, 2022/87 Karar sayılı ilamı nazara alınarak bozma ilamından önceki bir kısım hesaplama (aşağıda ayrıntıları verilmiştir) mahkememizce hükme esas alınmıştır. Her ne kadar davacı vekili mahkememizin kazanılmış hakları resen gözetemeyeceğini ifade etmiş ise de, kazanılmış hak taraflarca getirme ilkesi içerisinde yer alan bir delil olmadığından resen nazara alınması gerekecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/(21)10-188 Esas, 2022/87 Karar sayılı ilam incelendiğinde; "19. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemece verilen ilk karara yönelik maddi tazminatın hesabı noktasında davacılar tarafından bir temyiz itirazının bulunmadığı gözetildiğinde bu durumun davalılar lehine maddi tazminat zarar tavanı hususunda usulî kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı, bozma kararı sonrası asgari ücretin kamu düzeninden olduğu gerekçesiyle hükme en yakın tarihte geçerli olan asgari ücret esas alınarak yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesinin davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre ilk bozma kararı sonrası maddi tazminat istemine yönelik açılan ve eldeki dava ile birleştirilen ek davanın reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır...

Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da belirtilmiştir.

47.Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir.

48.Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır.

49.Somut olayda 15.04.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde kazalı işçinin vefat ettiği, işçinin eşi ve çocukları tarafından iş kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemli eldeki asıl davanın açıldığı, mahkemece yargılama sırasında alınan 11.03.2015 tarihli hesap raporu benimsenerek 08.09.2015 tarihinde asıl davada maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edildiği ancak davacılar vekilinin sadece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu ve maddi tazminatlara işletilen faiz başlangıç tarihi ile manevi tazminatlara faiz işletilmemesi yönünden kararı temyiz ettiği, maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, Özel Dairenin 03.04.2018 tarihli kararı ile kazalı işçinin gerçek zarar hesabına esas ücretinin araştırılarak taraflar lehine oluşan usulî kazanılmış haklar da dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapılması gerektiği ayrıca faiz ve manevi tazminatın az olduğu hususlarında bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası mahkemece emsal ücret araştırması yapılarak bozmadan önce olduğu gibi bozmadan sonra toplanan delillere göre de kazalı işçinin ücretinin asgari ücretin “3,33 katı” düzeyinde olduğu tespit edilerek 11.02.2019 tarihli hesap raporu alındığı ve bu rapor doğrultusunda bilinen aktif dönem hesabının uzaması nedeniyle artan maddi tazminatlara yönelik bozma kararı sonrası açılan ek dava ile talep edilen maddi tazminat miktarlarının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.

50.Şu hâlde yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yukarıda da belirtildiği üzere mahkemece verilen ilk karara yönelik davacılar vekilinin maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, davalılar vekilinin ise tazminat hesaplamasına esas alınan ücretin yanında hüküm altına alınan tazminatlara hak kazanma koşulları ve miktarına yönelik temyiz itirazlarının bulunduğu, Özel Dairece hesaplamalara esas alınan ücretin miktarı yönünden davalılar lehine kararın bozulduğu, bozma kararında ücretle ilgili yapılacak araştırma sonucuna göre maddi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiği belirtilmekle birlikte taraflar lehine oluşan usulî kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğinin ayrıca ve özellikle vurgulandığı, bozma sonrası alınan raporun da davalılar yönünden ücretin değerlendirilmesi noktasında düzenlendiği, bu itibarla davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hak kapsamında önceki kararda hükmedilen maddi tazminat miktarlarının maddi tazminat zarar tavanını oluşturduğu, bu tavanın aşılmasının mümkün olmadığı, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle davalı taraf lehine oluşan usulî kazanılmış hak kurumu gözönünde bulundurulmaksızın yalnızca davalı tarafın maddi tazminatı temyiz ettiği dikkate alındığında kendi temyizi nedeniyle aleyhine durum meydana getirecek şekilde bozma sonrası ilk karardakinden daha fazla maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu ve bozma kararı sonrası açılan ve asıl dava ile birleştirilen ... Esas sayılı ek davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

51.Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır." şeklinde olduğu görülmekle belirtilen ilam mahkememizce emsal olarak değerlendirilmiştir.

5.SONUÇ;

O halde temyiz kanun yoluna başvurmayan davacı yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu şüphesizdir. Bu nedenle davacının bakiye ömrünün davalılar lehine olan PMF yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerektiği (14/06/2042 tarihine kadar olan süre baz alınmıştır) bu hesaba göre davacının kalıcı işgöremezlik zararının mahkememizce yapılan hesaplamaya göre 66.778,59 TL olarak bulunduğu, davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödemenin güncellenmesi sonucu ise bakiye zararın 44.272,50 TL olduğu görülmüştür.

Somut olayda, yaşanan trafik kazası sonucu davacının bedeni zarar gördüğü, mahkememizce verilen ilk hükmün davacı tarafça temyiz edilmemesi ile bozma ilamından sonra aldırılan raporda iyileşme süresinin daha fazla çıkması davalılar lehine olan kazanılmış hakkın ihlali niteliğini taşıyacağından davacının %14 oranında maluliyeti üzerinden PMF yaşam tablosuna göre yapılan ödeme sonucu 44.272,50 TL kalıcı işgöremezlik zararının bulunduğu, geçici işgöremezliğe yönelik SGK tarafından ödemenin yapıldığı ve 45 günlük süreye karşılık iş bu zararın karşılandığı görülmekle, mahkememizce bozma ilamından önce hüküm altılan alınan (49.142,34- 3.192,83 =45.949,51) 45.949,51 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı davalı Güvence Hesabı tarafından temyiz konusu yapılmadığından bu durumda davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğundan arta kalan bedel yönünden yalnızca davalı Güvence Hesabı sorumlu tutularak maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi taraflarca temyize taşınmadığından kazanışmış haklar gereği mahkememizce verilen ilk hükümde değişikliğe gidilmemiştir. BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... 22.08.2011 tarihinde... plakalı aracı ile seyir halinde iken...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı traktörün kendisine çarpması neticesinde yaralamalı trafık kazası meydana geldiği, Kemalpaşa Sulh Ceza Mahkemesi ...K. sayılı dosyası ile... asli ve tam kusurlu bulunarak cezalandırıldığı, trafik kazası nedeniyle müvekkilimin bacağı kırıldığı, müvekkilin yürümesinde zorluk, bacağında güçsüzlük ve esneklik, açılma ve kaldırma problemi bulunduğu, halen daha yürürken aksak durumda olduğu, vücudunda kalıcı bir özür mevcut olduğu, kaza sonrası uğramış olduğu mağduriyet nedeniyle gitmediği doktor kalmadığı, müvekkilin halen iyileşemediği ve kendisinde kalıcı hastalık mevcut olduğu, bundan dolayı işine devam edememiş oldukça fazla gelir kaybına uğradığı, müvekkilimin zararının tazmini amacıyla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemes...0 E. sayılı dosyası ile dava açılmış olup yargılama süresince alacak miktarının tespit edilmesi üzerine tarafımızca ıslah yapılmış ve davanın kabulüne kararı verilmiş ise de sonrasında dosya Yargıtay'a gönderilmiş ve 22 03 2018 tarihli ... ...

K. Sayılı Yargıtay ...

Hukuk Dairesi ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi almış olduğu yeni Esas... sayılı dava ile yapılan yargılamada alınan raporlar ile kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kusurunun bulunmadığı, ...'in tam kusurlu olduğu, olay tarihindeki meslekte kazanma gücü kayıp oranının..., rapor tarihindeki meslekte kazanma gücü kayıp oranının... olduğu ve iyileşme süresinin 75 gün olduğu, SGK hizmet döküm cetveline göre ise olay tarihindeki brüt ücretinin 1.327,00-TL olduğu yanı asgari ücretin 1,5854 katı gelir elde ettiği tespit edildiği, somut dava ile ilgili 09/01/2015 tarihinde ıslah yapılmış olsa da, Yargıtay Kararından sonra yapılan yargılama neticesinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı davadaki talebimiz haricinde alacağımızın daha fazla olduğu tespit edilmiş olduğundan işbu ek davayı açma zorunluluğumuz hasıl olduğu, ilgili dava da karar aşamasında olduğu, bu nedenle İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde...85 Esas Sayılı davada karar verilmeden önce işbu dava ile birleştirilmesi zorunluluğu doğduğu, usul ekonomisi uyarınca ve mağduriyetin bir an önce giderilmesi için İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dava dosyasındaki tüm bilirkişi, adli tıp raporlarının ve bu zamana kadar toplanan tüm delillerin davada kabul edilmesini talep ettiği, söz konusu davamızda da tüm işlemler ve yargılama süreci işbu dosya ile birebir aynı şekilde gideceği, bu nedenle aynı işlemlerin tekrar edilerek davanın sürüncemede kalmasını önlemek adına birleştirme talebimizin kabulü gerekli olduğu, ilgili davayı açmadan önce davalılar ile dava şartı olan arabuluculuk anlaşması yoluna gidilmiş fakat anlaşılamadığı, ilgili arabuluculuk son tutanağının aslı da dava dilekçesi ekinde sunulduğu, tüm bu sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacağımız saklı kalmak kaydıyla işbu ek davamızda davalı Güvence Hesabı'nın (sorumluluğu oranında) aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olmaması nedeniyle,...'in haksız fiil eylemini gerçekleştirmesi ve yargılama sırasında vefat etmesi ile diğer davalıların...'in yasal mirasçıları olması sebebi ile müvekkil için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 200.000-11 maddi tazminatın kazanın gerçekleştiği 22/08/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte isteme zorunluluğu doğduğu, ayrıca usul ekonomisi uyarınca ve mağduriyetin bir an önce giderilmesi için aynı konu hakkında tarafımızca açılmış olan İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen davada, trafik kazasından doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, asıl davaya konu trafik kazasına ilişkin mahkememizce verilen hükmün bozulması sonrası müvekkilinin maluliyetinin %21, iyileşme süresinin ise 75 gün olduğuna ilişkin aldırılan raporu dayanak yaparak ıslah hakkı da kullanıldığından eldeki ek davayı ikame etmiştir. Ancak maluliyete yönelik oluşan çelişkilerin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu ... Üst Kurulundan rapor aldırılmış ve aldırılan raporda göre de davacının maluliyetinin mahkememizin ilk kararında hükme esas alınan rapor ile aynı olduğu, davacının iyileşme süresinin ise 18 ay olarak belirlendiği görülmüştür. Bu halde davacının maluliyetinin %14 olduğu sabit olmakla, iddiaya konu %21 üzerinden bir maluliyetin oluşmadığı, ayrıca asıl davada ayrıntıları ile açıklandığı üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu...as, ...rar sayılı emsal alınan ilamı gereği davacı vekili tarafından asıl dava temyiz kanun yoluna taşınmadığından geçici işgöremezlik yönünden usuli kazanılmış hakkın resen dikkate alınması gerekeceğinden birleşen ek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

ASIL DAVA YÖNÜNDEN

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Kazanılmış haklar gözetilerek, 45.949,51-TL maddi tazminatın;

- 44.272,50-TL kısmının tüm davalılardan,

-bakiye kalan 1.677,01 TL' nin ise yalnızca Güvence Hesabından,

Muris...asçılarından 22/08/2011 tarihinden itibaren yasal faiz ile, davalı Güvence Hesabı' ndan ise dava tarihi olan 13/06/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemi reddine,

2.Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 20.000,00-TL'nin Muris...asçılarından 22/08/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,

3.Maddi tazminat yönünden alınması gereken 3.138,81 TL karar ve ilam harcının yatan 304,49 TL peşin harç ve ıslah harcından mahsubu eksik kalan 2.834,32 TL' nin, 2.730,88 TL' sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bekiye kalan 103,44 TL' nin yalnızca Güvence Hesabından alınarak Hazine' ye irat kaydına,

4.Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366, 20TL karar ve ilam harcının Muris...asçılarından alınarak Hazine' ye irat kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 304,49 TL ve 24,30 TL başvurma harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.167,50 TL posta ve diğer giderler, 3.650,00 TL bilirkişi masrafı ile 4.134,50 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 8.952,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 6.622,89 TL'nin -6.237,19 TL' sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, -2.714,81 TL' nin ise Muris...asçılarından alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı Güvence Hesabı tarafından yatırılan ve harcanan 100,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 6,50TL' sinin davacıdan alınarak Güvence Hesabı' na ödenmesine,

8.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

9.Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca maddi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.192,83 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, -Muris...asçıları kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca maddi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.677,01 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Muris...asçılarına ödenmesine,

10.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

11.Muris...asçıları kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca manevi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Muris...asçılarına ödenmesine,

12.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

BİRLEŞEN İZMİR ...LİYE TİCARET MAHKEMESİ' NİN...RAR SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN

1-Davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan harcın davacılara iadesine,

3.Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5.6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,

6.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024 Katip ... E imza Hakim ... E imza

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.