7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, yurt dışı seyahatine çıkmadan önce davalı ... şirketine 17.12.2020-17.12.2021 tarihlerini kapsayacak şekilde yurt dışı seyahat sağlık sigorta poliçesiyle sigortalandığını, 18.12.2020 tarihinde yurt dışına İngiltere ülkesine oğlunun yanına gittiğini, daha önce de yurt dışına çıktığında bu şekilde sigortalandırıldığını, yurt dışında 21.01.2021 tarihinde aniden rahatsızlık geçirmesi üzerine ilk kademe sağlık kuruluşuna başvurduğunu, ileri derece tetkik yapılması istendiğini, sol ayağında ayak ülseri gelişmiş, tetkik yapıldığını, röntgen ve kan testleri yapıldığını, enfeksiyon hızla ilerlemiş ve sol ayağında parmak kesildiğini, bu dönemde kapanma ve tedavi nedeniyle de dönemediğini, sağlık sigortası da bulunduğunu, bu dönemde Covid nedeniyle İngiltere Uluslararası uçuşlara kapandığını, Sağlık Sigorta poliçesi 1 yıl olarak yapılmış ve ücreti davalı tarafından tahsil edildiğini, davacı ilk olarak 21/01/2021 tarihinde rahatsızlandığını ve tedavisi için ilk kademe sağlık kurumuna başvurduğunu, 92 günlük süre içerisinde başladığını, tedavi yapılmaması kapanma, sağlık riski ve salgın şartları içerisinde zorunlu nedenlere dayandığını, ayağında kangrenin ilerlemesi, tedavinin uzaması, seyahat zorluğu yanında, ameliyat günü verilmesi ve tedavinin kesintiye uğramaması ve en önemlisi kapanma nedeniyle tedavinin aşama kaydetmesi nedeniyle yarıda bırakarak gelemediğini, dava konusu Seyahat Sağlık Sigortası 18.12.2020 ile 18.12.2021 tarihlerini kapsadığını, ayağında kesilmeye neden olan rahatsızlık 21.01.2021 tarihinde gerekleştiğini, poliçede belirtilen tarihler arasında yapacağı seyahati süresince ani olarak hastalanması veya yaralanması durumunda sigortadan belirlenen teminatlar kapsamında ani gelişecek hastalıkların teminat kapsamında olduğu, 30.000 Euro ya kadar yaralanabileceği belirterek davacı tarafından tedavi giderleri İngiliz sterlini olarak yapılması nedeniyle poliçe sınırları içerisinde, şimdilik 1000-TL dava tarihinde kur üzerinden ve sonradan artırılmak üzere ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Seyahat Sağlık Sigortasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesinde mahkemenin görevli olması da dava şartları arasında sayılmıştır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun 73. maddesinin (1) bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer Kanun'larda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Davacı tüketici olup, taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemi olduğundan 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3 ve 73. maddeleri gereğince bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlıklar açısından görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2.HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3.HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4.HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın ve/veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvuru ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/04/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)