Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/597
Karar No
K. 2024/311
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/597 Esas
KARAR NO: 2024/311
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/09/2021
KARAR TARİHİ: 27/03/2024

Mahkememizde görülen Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar -----vekili tarafından dava dilekçesinde özetle: Davacı ---- oğlu olan diger davacı yaşı küçük ----babası olan destekleri müteveffa ---- günü sürücü dava dışı ---- sevk ve idaresinde bulunup davalı ----- trafik sigortası himayesinde bulunan ---- plaka sayılı otomobilin içinde bulunan dava dışı diğer arkadaşları ile birlikte alkol aldıktan sonra davalıya sigortalı dava dışı sürücü----- birlikte alkol aldıkları arkadaşlarını araçla evlerine bıraktığı, Müteveffa ----- araçtan ----- indiktan sonra vazgeçerek tekrar araca yönelerek burada bırakılmamasını evine kadar bırakılmasını istediği, ancak sigortalı sürücünün aracını hareket etirerek yoluna devam etmesi neticesinde düşüp aracın altında kalarak hayatını kayıp etmiş olduğunu, olayla ilgili adli kovuşturmayı yapıp davalının sigortalısı hakkında mahkumiyet kararı veren ----- sayılı kararına esas alınan ve ceza mahkemesi tarafından atanan bilirkişi raporuna göre davalının sigortalısının asli kusurlu olduğunu, Davacı -----oğlu olan destegi kayıp etmesinden sonra desteğin oğlu olan ve annesi ölmüş önceden olan diğer davacı ---- da bakımını üstlenmiş olduğunu, desteğin seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlamakta olduğu vergi mükellefiyeti olmadığı için kazancının bilinmemekte olduğu kazancının öldüğü günki ekonomik koşullara göre emsal ücret araştırması ile tespit edilmesinin gerektiğini, Desteğin annesi olan --- doğumlu davacı---- ve desteğin oğlu olan ---doğumlu davacı-----desteğin ölümünden beri borç harç içinde hayatlarını idame ettirdikleri, olaya sebebiyet veren dava dışı tarafça herhangi bir yardım elinin uzatılmamış olduğu; davacıların desteğin yokluğunun elem ve ıstırabını yaşadıkları, davacı ----herhang bir işte çalışmayadığı destekten yoksun kalmasıyla bizare diger davacı torunu ile başbaşa kaldığını, desteğin ölümü ile sonuçlanan olayda davalı sigortacının sigortalısının asli kusurlu olmasından dolayı sigortacının KTK nun 85. Maddesi ve ZMSS Genel Şartlarının A 3. Maddesi gereince kaza tarihinden geçerli limitler dahilinde olarak davacıların destekten mahrum kalma tezminatlarından sorumlu olduğu; belirtilerek; davacılar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2500 TL destekten mahrum kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı sigortacıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-----tarafından cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın dava yoluna başvurmadan önce arabuluculuk müessesine başvuruda bulunmayarak dava şartını yerine getirmemiş olduğu; yine KTK nun 97. Maddesi gereğince ve aynı kanunun 99/1 gönderme yapılan ZMSS Genel Şartlarında belirlenen gerekli belgelerle sigortacıya başvuruda bulunma şartının yerine getirilmemiş olduğu, davacı tarafından başvuru için gerekli belgelerle birlikte davalı sigortacıya başvuruda bulunma şartı yerine getirilmemiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi taleplerinin olduğunu, Tazminat hesaplamasının; -----sayılı; tazminat hasaplamaları ile ilgili KTK nun 90. Maddesinin ZMSS Genel Şartlarına gönderme yapan hükümlerini iptal kararı sonrası yapılan düzenlemeler çerçevesinde göre ----göre 1.8 teknik faiz uygulaması ile aktüeryal yöntemlerle yapılmasının gerektiği; Kusur oranlarının ----- tarafından yapılmasının gerektiğini, müteveffa desteğindavadışıdesteklerinin olup olmadığnın araştırılması taleplerinin olduğu,davacılardan desteğin oğlu olan ----- kaza tarihinde 16 yaşında olduğu en fazla 18 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabileceği, desteğin geliri belirlenemiyorsa asgari ücret üzerinden hesaplamanın yapılmasının gerektiği, davacı yanın kaza nedeni ile elde ettiği gelirlerin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesinin gerektiği, desteğin müterafik kusurunun tespit edilerek tazminattan indirim sebebi sayılmasının gerektiği,kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilecek faizin dava tarihi itibarabi ile yasal faiz olmasının gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ------ Esas sayılı dava dosyası -----çıktıları, hasar dosyası ve poliçe suretleri, -----dosyası, bilirkişi raporu. --- raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, 28/04/2018 tarihli trafik kazası nedeni ile davacıların, davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın 28/04/2018 günü meydana gelen trafik kazasında davacıların müteveffa ------- trafik kazasında hayatını kaybettiği, oluşan kazada kusurlu olup olmadıkları, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kalıp kalmadıkları, HMK 107.mad. Gereğince 2.500 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilip edilemeyeceğine yönelik olduğu görüldü. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

56.maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (mülga 818 Sayılı BK'nun 53. maddesi) gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır------------2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır 6098 sayılı TBK 61. Maddesinde (818 sayılı BK’nın 50 ve 51. maddelerinde de), haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir.

Dolayısıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını davalılardan talep etmiştir. Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmaktadır.------ İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Alacaklı taraf,

TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.Mahkememizin ön inceleme duruşmasında verilen ara karar uyarınca; dosyanın kusur bilirkişisi ve aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Yukarıda ayrıntılı gerekçeleri ile birlikte arz ve izahına çalışıldığı üzere bu kazanın oluşumunda; Davalı-----Sigortalısı davadışı Sürücü-----: Kazanın oluşumunda % 50 (YÜZDE ELLİ ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Davacı desteği Kazalı ----- Kazanın oluşumunda eşit oranda %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Olayın trafik kazası olduğu; Dava konusu taleplere neden olan zararlı sonucun meydana gelmesinde; Her iki tarafında sarhoşluk derecesindeki alkollü olmalarının etkisi altında yaptıkları davranışların “Trafikte kişinin kendisinden beklenen özeni aşırı derecede ihlal etmesi ve ortaya çıkması makul insanın açıkça ön görebileceği tehlikelerin dikkate alınmaması dolayısı ile özen gösterme tedbir alma ödevlerine ve yukarıda anılan kanun hükümlerine karşı tam bir umursamazlık hali ve irade eksikliği” kapsamında bulunduğundan Her iki tarafından ağır 2kusurlu olduğu bu haliyle asli-tali ayrımı yapılamayıp olup her iki tarafında eşit derecede kusurlu olduğu; Davacıların desteğinin alkollü olduğunu bilerek araca binmesi müterafik kusur Olarak değerlendirebilecek ise de kazanın müteveffanın araçta yolcu iken gerçekleşmediği; ancak desteğin hareket halindeki araca asılmasının yanı sıra bu davranışı sürücünün alkollü olduğunu bilerek dolayısı ile kendisini umursamayabileceğini bilerek yapmasının müterafik kusur olarak değerlendirilebileceğinin mahkemenin takdirlerinde olduğu; Ölen desteğin ağır kusurlu olmasının neticesi olarak; Davalı sigortacının KTK nun 91.maddesi gereğince üstlendiği; işletenin KTK nun 85. Maddesinden kaynaklanan sorumluluğu ortadan kaldıran veya azaltan hususları belirleyen KTK nun 86. Maddesinin: “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” hükmü kapsamında zarar görenin ağır kusuru mevcut ise de ; sorumluluğun tam olarak kalkması için zarar görenin ağır kusurunun karşısında işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün kusurunun olmaması halinin bir arada bulunmasının gerektiği; Vaki kazada sigortalı sürücü de ağır kusurlu olduğundan; sorumluluğun kusur nispetinde ve iki tarafta ağır kusurlu olduğundan % 50 oranında azaltılması gerektiği: Müteveffa / Kazalı ----- geçirdiği ölümlü trafik kazası ile vefatı nedeniyle destekten yoksun kalan Davacılar’ın Davalıdan talep edebileceği maddi zararının; Davacı Anne -----için 336.853,76 TL, Davacı Oğul -----için 17.235,44 TL olmak üzere, Toplam 354.089,19 TL olduğu; Hesaplanan tazminattan % 50 kusur tenzili yapıldığında; 354.089.19 *%50: 177.044,59 TL olduğu; Davacıların Davalı sigortacın talep edebilecekleri tazminat tutarının 177.044,59 TL Olarak Şahıs Başı 360.000,00-TL olan poliçe limitlerinin dahilinde olduğu;

Hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizin 05/10/2022 tarihli duruşmasında verilen ara karar uyarınca; Ceza dosyasındaki kusur raporu ile dosyamızda alınan kusur raporu arasında çelişki bulunduğundan, çelişkinin giderilmesi için dosyanın ----- gönderilmesine karar verilmiştir. ----- alınan raporda özetle; Sürücü ---- %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa ---- %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor olduğunu bildirmişlerdir.

Mahkememizin 29/03/2023 tarihli duruşması ile; "Davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylı bir suretini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına" şeklinde ara karar oluşturulmuştur.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; Dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat alacağı tutarının, bilirkişi raporu doğrultusunda müddeabihin ıslahı yolu ile 174.544,59TL daha arttırılarak toplam 177.044,59 TL’nin hükmen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; ---- tarihinde sürücü ------ sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç içinde bulunan davacıların murisi ---- aracın hareket etmesi nedeni ile vefat ettiği, araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatının tazmini için aracın sigorta şirketine karşı eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Ceza dosyası dosya arasına alınmış, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda davalının sigortalısı sürücü ----- kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu, davacıların desteği müteveffanın tali kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise, sigortalı sürücünün %50, müteveffanın %50 kusurlu olduğu tespit edilmiş, kusur yönünden çelişkinin ortaya çıkması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için dosya ----gönderilmiştir. Alınan raporda, sürücü --------%50 (yüzde elli) oranında kusurlu, müteveffa --------- %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Hesap bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ise, davacıların 177.044,59 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği hesaplanmıştır. Hazırlanan raporda mütevaffanın sabit bir işinin olmaması nedeni ile gelirinin asgari ücret olduğu kabulü ile hesaplama yapıldığı ve hesaplamada------ kullanıldığı görülmüş, rapor bu sebeple hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılardan ----- oğlunun vefat etmesi nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü tarih itibari ile yasal faize hükmedilmiştir. Bununla birlikte, diğer davalı müteveffanın oğlu olan ----- yönünden yapılan değerlendirmede ise; dosya sunulan arabuluculuk tutanağı incelendiğinde yalnızca davacılardan ----- için başvurunun yapıldığı, davalı ---- arabuluculuğa başvrulmadığı, davacı velisi-vasisi tarafından ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulması gerektiği, dosyada bulunan tek arabuluculuk tutanağının içerisinde de ----- için başvuru yapıldığının belirtilmediği, eldeki davada arabulucuğun dava şartı olduğu, ancak dosyanın incelenmesinde davacı ----- yönünden arabulucuğa başvurulmadığının anlaşılması nedeni ile bu davacı yönünden davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davanın davacı ---- yönünden KABULÜ ile, davacı ------ için 168.426,88 TL, destekten yoksun kalma tazminatının 13/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davacı ----- için davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,

3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 11.505,24 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harç ve 597,00 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 10.848,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 1.255,75 TL'nin davalıdan alınarak; 64,25 TL'nin davacı ----- tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

5.Davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 597,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 715,6‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1.600,00 TL bilirkişi ücreti, 2.345,00 TL Adil Tıp Kurumu fatura bedeli ile tebligat ve müzekkere gideri 47,10 TL olmak üzere toplam 3.992,10 TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 3.797,78 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Davacı-------kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 26.948,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

9.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.617,71 TL vekalet ücretinin davacı-------alınarak davalıya verilmesine,

10.HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, Dair karar, davacıların yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------ Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 27/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.