6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/1976 E. , 2013/1752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde: Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
20.08.2003 tarihli kolluk tutanağı içeriğine göre suça konu otomobilin kilitli kapısının anahtar uydurularak açıldığının ve motoronun çalıştırılması için de aynı yöntemin kullanıldığının belirtilmesi karşısında; anahtar ya da anahtar benzeri alet kullanılarak otomobilin kilit ve kontak sisteminin çalıştırıldığı ve bu nedenle sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında TCK’nun 53.maddesinin uygulanmaması infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı kabul edildiğinden bozma nedeni sayılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle,eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 343/2. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 206, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 15.08.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.