Esas No
E. 2009/29195
Karar No
K. 2013/1248
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2009/29195 E.  ,  2013/1248 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Yağma, (Yaralama)
HÜKÜM: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıklar hakkında etkili eylem suçu ile ilgili 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizi olanaklı olmayıp, aynı kanunun 12. maddesi gereğince itirazı mümkün kararlardan olması nedeniyle ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca sanıklar yönünden yasa yolu ile mercide yanılma haklarını ortadan kaldırmayacağından aynı maddenin 2. fıkrasına göre katılanlar vekilince yapılan itirazın, incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere tebliğnameye uygun olarak dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

2.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmolunan cezanın türü ve süresine göre sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE,

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Yasa koyucu suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan kişilerin yargılamalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarından toplumsal yararı gözeterek istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olmaktadır. 5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde CMK'nu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı 5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı yasanın 325. maddesinde de bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğini düzenlemiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaktan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerekiyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir Avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve T.C. Anayasa'sının 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin aynı yasa gücünde olduğu Anayasa'ya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkarılabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.

Anılan maddeye göre hakim uyuşmazlıklarda temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında;

07.02.2008 günlü Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi sorguya gönderilen tüm sanıklar için müdafi Av....'ın hazır bulundurulması, A.İ.H.S. 6/3-b maddesine göre sanığın savunma hakkı ve adeletin selameti için zorunlu olup, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince 5271 sayılı Yasanın 150/3. maddesi uyarınca sanığa yüklenen suç nedeniyle savunma yapmak üzere Barodan zorunlu savunman görevlendirilmesini 17.03.2008 günlü tensip talebi üzerine, İstanbul Barosu 2008/6978 sayı ve 15.04.2008 tarihli yazı ile Av....'yi bu yönde görevlendirmiştir. Sanık ... ise, 03.04.2008 gün 8570 Y.nolu Eyüp 3. Noterliğinden düzenlediği vekaletname ile Av. ...'ı kendine vekil olarak tayin etmiştir.

28.04.2008 günlü 1. celsede sanık ...'ın vekaletnameli Avukatı ... ve İstanbul Barosundan görevlendirilen Av. ... hazır bulunmuşlardır. Sanık kendine atanan savunman Av. ...'yi bu aşamada görmüş ve vekaletnameli Avukatı ...'ın kendisinin avukatı olduğunu açıklamıştır. Av. ...; sanığın kendine özel müdafii tayin ettiğinden görevinin sonlandığını beyan ile sanık kimlik tespiti ve sorgusuna geçilmeden duruşma salonundan ayrılıp, yargılama sürecine dahil olmamıştır. Hal böyle olunca; sorgu aşamasında katılan Av.... yönünden hemde İstanbul Barosu tarafından görevlendirilen Av.... yönünden olmak üzere “400.00 YTL” müdafii ücretinin sanığa yüklenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde yargılama giderine hükmonulması yasal düzenlemeye aykırı olduğundan,

Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ve sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından “400.00 YTL zorunlu müdafii ücreti” kısmı çıkarılarak, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog